İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2015/53 K.2016/26

3. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas2015/53Karar2016/26Tarih7 Nisan 2016Okuma10 dk · 2.017 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
7 Nisan 2016
Esas Sayısı
2015/53
Karar Sayısı
2016/26
R.G. Tarih-Sayısı
28.07.2016-29784
İtiraz yoluna başvuran
İstanbul
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.017 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

3. Ağır Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 21.2.2014

tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle, 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 14. maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere…” ibaresinin Anayasa’nın 2., 10., 36. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Sanıklar hakkında “terör örgütü kurma veya yönetme, terör örgütüne üye olma ve terör örgütünün propagandasını yapma” suçlarından açılan kamu davasında, sanık müdafilerinin Anayasa’ya aykırılık iddialarını ciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralın iptali için başvurmuştur.

I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ

6526 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen ve itiraz konusu kuralı da içeren geçici 14. madde şöyledir:

“GEÇİCİ MADDE 14- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza mahkemeleri ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri kaldırılmıştır.

Kaldırılan bu ağır ceza mahkemelerinde görev yapan başkan ve üyeler ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçların soruşturmasında görevlendirilen hâkim ve Cumhuriyet savcıları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, beşinci fıkra uyarınca devirlerin tamamlanmasından itibaren on gün içinde müktesepleri dikkate alınarak uygun görülecek bir göreve atanırlar.

Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca yürütülen soruşturma dosyaları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarına devredilir.

6352 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza mahkemelerinde ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinde derdest bulunan dosyalar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkili ve görevli mahkemelere devredilir. Bu mahkemelerce verilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Yargıtayın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesine devam olunur.

Üçüncü ve dördüncü fıkralar uyarınca yapılacak devir işlemleri, bu

Kanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerinde görevlendirilen hâkimler ile

Cumhuriyet savcıları tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren

on beş gün içinde sonuçlandırılır. Dosyaların devir işlemleri sonuçlandırılıncaya

kadar, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, devredilen dosyalarla ilgili

koruma tedbirleri hakkında karar vermeye bu mahkemelerin bulunduğu yer hâkim ve

mahkemeleri yetkilidir. Ayrıca, bu Kanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerince

verilip henüz gerekçesi yazılmamış olan hükümlerin gerekçeleri, bu Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde yazılır.

Kaldırılan mahkemelerde bulunan ve kesinleşen dosyalara ait arşiv ve emanetler

ile diğer evrak ve dokümanlar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından

belirlenecek mahkeme veya mahkemelere devredilir ve müteakip işlem ve talepler

bu mahkemelerce yerine getirilir veya karara bağlanır.

Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun mülga 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri ile Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış atıflar ağır ceza mahkemelerine; bu mahkemelerin üyelerine yapılmış atıflar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Ankara Ağır Ceza Mahkemesine yapılmış sayılır. Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun mülga 250 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar ile Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına giren suçlara yapılan atıflar, Türk Ceza Kanununda yer alan;

a) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçuna,

b) Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlara,

c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlara (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),

yapılmış sayılır.

Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla açılmış olan davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden bahisle durma veya düşme kararı verilemez.”

II- İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca, Zühtü ARSLAN, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 17.6.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III- ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Sadettin CEYHAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- İtirazın Gerekçesi

3. Başvuru kararında özetle, özel yetkili mahkemelerin ve tabii

hakim ilkesine aykırı düzenlemelerin hukuk güvenliği ve eşitlik ilkelerine

aykırı olduğu, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde derdest bulunan dosyaların

itiraz konusu kural uyarınca yetkili ve görevli mahkemelere bulundukları

aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere devredilmesinin yargılamanın

sonucunu değiştirecek nitelikte bir kanunun yürürlüğe konulması anlamına

geldiği ve bu durumun silahların eşitliği ilkesiyle bağdaşmadığı, ayrıca özel

yetkili ağır ceza mahkemeleri tarafından yürütülen kovuşturmaların yeni

kovuşturma makamları tarafından yeni mevzuat çerçevesinde baştan itibaren ele

alınmayıp bulundukları aşamadan itibaren devam edecek olmasının kanuna aykırı

delil teşkil edebilecek bir durum ortaya çıkardığı ifade edilerek kuralın,

Anayasa’nın 2., 10., 36. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa’nın 37. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

5. 3713 sayılı Kanun’un geçici 14. maddesinin dördüncü fıkrasında, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza mahkemelerinde ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinde derdest bulunan dosyaların, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkili ve görevli mahkemelere devredileceği öngörülmektedir. Söz konusu fıkrada yer alan “…bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere…” ibaresi, itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.

6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

7. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hak arama özgürlüğünün en önemli iki

öğesini oluşturan iddia ve savunma haklarını kısıtlayacak, bu hakların eksiksiz

kullanımını engelleyecek ve adil yargılanmaya engel olacak yasa kurallarının

Anayasa’nın 36. maddesine aykırılık oluşturacağı açıktır. Maddeyle güvence

altına alınan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, kendisi bir temel

hak niteliği taşımasının yanında, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken

şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir.

8. Anayasa’nın 142. maddesinde, “Mahkemelerin kuruluşu,

görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüne

yer verilmiştir. Anılan maddeyle bir yandan söz konusu alanlarda kanun

dışındaki düzenleyici işlemlerle düzenlemeler yapılması yasaklanarak

bireylere “kanuni güvence” sağlanırken, diğer yandan usul

kanunlarının Anayasa’ya uygun olmak koşulu ile düzenlenmesi hususunda kanun

koyucuya takdir yetkisi tanınmıştır. Anayasa’nın 37. maddesinde, “Hiç kimse

kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi

kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran

yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.” denilmektedir. Suçun

işlenmesinden veya çekişmenin doğmasından önce davayı görecek yargı yerinin

belirlenmiş olması şeklinde tanımlanan doğal yargıç kavramı, adil yargılanma

hakkının en önemli öğesi olan “kanuni, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

önünde yargılanma” hakkının temelini oluşturmaktadır.

9. Anayasa’nın 37. maddesinde düzenlenen doğal yargıç ilkesi, yargılama

makamlarının suçun işlenmesinden veya çekişmenin meydana gelmesinden sonra

kurulmasına ya da yargıcın atanmasına engel oluşturur; sanığın veya davanın

taraflarına göre yargıç atanmasına olanak vermez. Söz konusu ilkeyle suçun

işlenmesinden sonra çıkarılacak bir yasa ile oluşturulacak mahkeme önüne

davanın götürülmesi ve böylece “kişiye” ya da “olaya” özgü

mahkeme kurulması yasaklanmıştır. İtiraz konusu kuralın, belirli bir suçun

işlenmesinden sonra bu suça ilişkin davayı görecek yargı yerini belirlemeyi

amaçlamaması, yürürlüğü müteakip kapsamına giren tüm davalara uygulanması

nedeniyle, doğal yargıç ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

10. Hukuk devletinde kanun koyucu, yargılama hukukuna ilişkin

kuralları belirleme ve bu çerçevede soruşturma makamlarının belirlenmesi,

mahkemelerin kuruluşu, yapısı, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama

usulleri hakkında Anayasa kurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğu

düzenlemeyi yapabilir. Bu anlamda bir davaya bakmakla yetkili ve görevli

mahkemenin yeniden belirlenmesi yargılama usulünde yapılan bir değişiklik olup

anayasal sınırlar dâhilinde yasama organının takdirindedir. Bu kapsamda, suçun

niteliği veya suç işlediği iddia edilen kişinin konumu gözetilerek yetkili ve

görevli mahkeme belirlenebileceği gibi bu düzenlemelerde daha sonra değişiklik

de yapılabilir. Aksi düşüncenin kabulü, mevcut mahkemelerin yetki ve

görevlerinde değişiklik yapılamaması sonucuna yol açacaktır. Oysa yargılama

usullerinin düzenlenmesi konusunda yasama organına yetki veren Anayasa’nın 142.

maddesinin bu sonucu amaçlamadığı açıktır. Bununla birlikte kanun koyucunun

kendisine tanınan yargılama usullerinin belirlenmesine ilişkin takdir yetkisini

kullanırken hukukun genel ilkelerine, Anayasa’daki kurallara, özellikle de

hukuk devleti ilkesine ve adil yargılanma hakkına uygun hareket etmesi ve bu

takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı

ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.

11. Ceza yargılamasının asıl amacı maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. Maddi gerçeğe ulaşılabilmesinin önemli şartlarından birisini de adil ve etkin bir şekilde yürütülen ceza kovuşturması oluşturmaktadır. Ceza yargılamasında soruşturma ve kovuşturma evreleri bir bütün olup adil yargılanma hakkı, soruşturma evresinde olduğu gibi kovuşturma evresi yönünden de geçerlidir. Kovuşturmanın etkinliğini oluşturan en önemli unsurlardan birisi de kovuşturmanın mümkün olan en kısa sürede bitirilmesidir.

12. Terörle Mücadele Kanunu’nun geçici 14. maddesi uyarınca, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereği görevlerine devam eden ağır ceza mahkemelerinde ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlara bakmakla görevli özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan dosyaların genel yetkili ağır ceza mahkemelerine devri öngörüldükten sonra devredilen dosyalara ilişkin kovuşturmaların 6526 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte bulunulan aşamadan itibaren kovuşturma yapılmaya devam edilmesi kabul edilmiştir.

13. İtiraz konusu kuralla kovuşturma evresinde daha önce yürütülen usul işlemlerinin tekrarlanması suretiyle kovuşturmaların uzamasının önüne geçilip devam eden davaların mümkün olan en kısa sürede çözülmesi ve karara bağlanması amaçlanmıştır. Yargılama usulünü düzenlemeye ilişkin olan kural, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Bu yönüyle kural, davaların mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141. maddesi ile de uyumlu olup kuralda hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

14. Kişilere yargı mercileri önünde dava ve savunma hakkı tanınması “silahların eşitliği” ilkesi ışığında, hakkaniyete uygun yargılamanın da temelini oluşturmaktadır. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının yargılama sırasında usul hükümleri yönünden eşit konumda bulunmasını öngörmekte, davanın tarafları arasında hakkaniyete uygun bir dengenin varlığını gerekli kılmaktadır. Ayrıca bu ilke, bir tarafı diğer tarafın karşısında önemli ölçüde dezavantajlı bir konuma düşürmeyen koşullar altında, her bir tarafa deliller de dâhil olmak üzere davasını sunmasına yönelik makul bir imkân sağlanmasını gerekli kılmaktadır.

15. İtiraz konusu kuralla genel yetkili ağır ceza mahkemelerine

devredilmesi öngörülen dosyaların bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya

devam edileceği hüküm altına alınmakla birlikte, ceza yargılamasındaki re’sen

kovuşturma ilkesi uyarınca hâkim maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını teminen

kovuşturmanın her aşamasında, daha önceki aşamalara dönebilme imkânına sahip

bulunmaktadır. Başka bir deyişle itiraz konusu kural, kovuşturmalara

bulundukları aşamadan itibaren devam edilmesini öngörmekle birlikte,

mahkemelere maddi gerçeğin araştırılmasına yönelik herhangi bir kısıtlama

getirmemekte, tarafların iddia ve savunması üzerine veya re’sen gerekli

görülmesi halinde keşif, bilirkişi incelemesi, tanık dinleme, iddia ve savunma

makamlarının dinlenmesi gibi usul işlemlerinin tekrarlanması suretiyle

kovuşturmanın önceki aşamalarına dönülmesini yasaklamamaktadır. Bu nedenle,

yargılamaların bulundukları aşamadan itibaren devam edecek olmasının davaların

önceki aşamalarına yönelik inceleme yapılabilmesine engel oluşturduğu iddiası

yerinde değildir. Bu yönüyle kuralın adil yargılama hakkını engellediği

söylenemez.

16. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2., 36., 37. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

17. Kuralın, Anayasa’nın 10. ve 38. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- SONUÇ

21.2.2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 14. maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 7.4.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ

Anayasa Mahkemesi, E. 2015/53, K. 2016/26, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu: 21.2.2014
  4. Olay
  5. I- İptali İstenilen Kanun Hükmü
  6. Iı- İlk İnceleme
  7. Iıı- Esasın İncelenmesi
  8. Özgüldür
  9. Kömürcü
  10. Altan
  11. Akıncı
  12. M. Emin KUZ
  13. Gökcan
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2015/53
Karar No
2016/26
Tarih
7 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2016/24 K.2016/22
  • AYM Norm Denetimi E.2015/109 K.2016/28
  • AYM Norm Denetimi E.2016/28 K.2016/25
  • AYM Norm Denetimi E.2016/26 K.2016/23
  • AYM Norm Denetimi E.2015/7 K.2016/47
  • AYM Norm Denetimi E.2015/72 K.2016/44

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.