KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2016
- Esas Sayısı
- 2016/129
- Karar Sayısı
- 2016/123
- R.G. Tarih-Sayısı
- Tebliğ edildi
- İtiraz yoluna başvuran
- Eskişehir 1. Asliye
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
21.3.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Sanıkların, kaçakçılık suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 5. maddesi şöyledir:
“Etkin pişmanlık
MADDE 5- (1) 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birine iştirak etmiş olan kişi; resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir.
(2) Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Başvuru kararında Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının tamamının iptali istenilmektedir. Anılan fıkranın ilk cümlesinde, yedinci fıkrası hariç, Kanun’un 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişinin, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödemesi hâlinde, bu kişi hakkında Kanun’da tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek cezanın yarı oranında indirileceği; ikinci cümlesinde ise etkin pişmanlığa dair hükmün, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmayacağı öngörülmektedir.
3. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, bir davaya
bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanun veya kanun
hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varırsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak,
bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için
elinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir davanın bulunması ve iptali
istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak kanun
kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde ve
davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte
bulunan kurallardır.
4. Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde etkin pişmanlığa dair hükmün, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır. İtiraz yoluna başvuran Mahkemede bakılmakta olan dava, sanığın mükerrir olduğu ya da suçun bir örgütün faaliyeti kapsamında işlendiği iddiasıyla açılan bir kamu davası olmadığı gibi iddianamede bu hususlara ilişkin bir anlatım da bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
5. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu ikinci cümleye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
6. Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri
sürülmesi” başlığını taşıyan 152. maddesinin dördüncü fıkrasında “Anayasa
Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede
yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.”; 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Başvuruya
engel durumlar” başlığını taşıyan 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında
ise “Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede
yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz.” hükümlerine yer
verilmiştir.
7. Anayasa Mahkemesinin 14.1.2015 tarihli ve E.2014/127, K.2015/5 sayılı kararıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığı gerekçesiyle söz konusu kurala yönelik itiraz başvurusu esastan reddedilmiş ve bu karar 29.4.2015 tarihli ve 29341 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
8. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek verilen ret kararından sonra aynı kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için önceki kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 29.4.2015 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
9. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu birinci cümleye ilişkin iptal talebinin, Anayasa’nın 152. maddesinin son fıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan
ALTAN
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ
Anayasa Mahkemesi, E. 2016/129, K. 2016/123, 22 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası