KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2016
- Esas Sayısı
- 2016/53
- Karar Sayısı
- 2016/118
- R.G. Tarih-Sayısı
- Tebliğ edildi
- İtiraz yoluna başvuran
- Ankara 26. Asliye
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 14. ve 15. maddelerinin, Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY
Davacıların, paylı malik olduğu taşınmaza davalı idarenin kamulaştırmasız el atması nedeniyle oluşan zararlarının tazmini talebiyle açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ
3194 sayılı Kanun’un itiraz konusu 14. ve 15. maddeleri şöyledir:
“Madde 14- Belediye veya valilikler, imar planlarının uygulanması sırasında, bir gayrimenkulün tamamını kamulaştırmadan o yerin muayyen saha, yükseklikte ve derinliğindeki kısmı üzerinde kamu yararı amacıyla irtifak hakkı tesis edebilir.
Belediyeler veya valilikler, mümkün olan yer ve hallerde mal sahibinin muvafakatiyle, bedelsiz irtifak hakkı verme karşılığında, bedelsiz irtifak hakkı tesis edebilir.”
“Madde 15- İmar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin verilmez.
İmar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olması şarttır.
İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.
İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Osman KODAL tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, bir davaya
bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun
hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varması durumunda, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi
için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın
bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir.
Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan
sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde
etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 14. ve 15. maddelerinin iptalini talep etmiştir. Kanun’un “İrtifak hakları” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında, belediye veya valiliklerin imar planlarının uygulanması sırasında bir gayrimenkulün tamamını kamulaştırmadan o yerin muayyen saha, yükseklikte ve derinliğindeki kısmı üzerinde kamu yararı amacıyla irtifak hakkı tesis edebileceği, ikinci fıkrasında ise belediye veya valiliklerin, mümkün olan yer veya hallerde mal sahibinin muvafakatiyle, bedelsiz irtifak hakkı verme karşılığında bedelsiz irtifak hakkı tesis edebileceği düzenlenmiştir.
4. Kanun’un “İfraz ve tevhid” başlıklı 15.
maddesinin birinci fıkrasında imar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha,
park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan
gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin verilmeyeceği,
ikinci fıkrasında imar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak
ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olmasının şart olduğu, üçüncü fıkrasında
imar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak
ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklüklerinin yönetmelikle
belirtilen esaslara göre tespit edileceği, son fıkrasında ise imar planı
dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük
ifrazlara izin verilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
5. İtiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’de bakılmakta olan dava, davalı
idare tarafından gerçekleştirilen imar parselasyon planında, park ve spor
alanında kalan davacıların paylı malik olduğu taşınmaza davalı idarenin
kamulaştırmasız el atması nedeniyle açılan tazminat talebine ilişkindir. Davalı
idare vekili tarafından birinci oturumdan sonra mahkemeye verilen cevap
dilekçesinde, dava konusu taşınmaza idare tarafından fiili müdahalede
bulunulmadığı, mülkiyet hakkının kısıtlanmasının imar uygulamasından
kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu
belirtilerek görev itirazında bulunulduğu halde mahkemece görev itirazı ile
ilgili bir karar verilmemiş ise de 2247 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre
olumlu görev uyuşmazlığının çıkartılabilmesi için görev itirazının hukuk
mahkemesinde en geç birinci oturumda yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla
birinci oturumdan sonra görev itirazında bulunulduğundan olumlu görev
uyuşmazlığının çıkarılması mümkün değildir.
6. Diğer taraftan bakılmakta olan davada, Kanun’un itiraz konusu 14. maddesinde belirtildiği şekilde, parselasyon planında park ve spor alanında kalan davacıların paylı malik olduğu taşınmaz üzerinde idare tarafından tesis edilmiş bedelli veya bedelsiz irtifak hakkı bulunmadığı gibi taşınmazın üzerine irtifak hakkının kurulmasının gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında bir uyuşmazlık da söz konusu değildir. Bu bağlamda itiraz konusu İmar Kanunu’nun 14. maddesinin bakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
7. Ayrıca davacılar, ifraz işlemi için belediyeye yapmış oldukları
başvuru sonucunda, parselasyon planında park ve spor alanında kalan
taşınmazdaki paylarının bedelsiz olarak terk edilmediği takdirde ifraz işlemini
gerçekleştiremeyeceğinin davalı belediye tarafından bildirilmesi üzerine
taşınmazdaki paylarını bedelsiz terk etmek zorunda kaldıklarını, bedelsiz terk
işleminin sebebi olan Kanun’un 15. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri
sürmüşler ise de Kanun’un itiraz konusu 15. maddesi, imar planı veya imar
parselasyon planı tamamlanmış yerlerde bulunan taşınmazlarla ilgili ifraz ve
tevhid işlemlerine ilişkin esasları düzenlemekte olup davacıların ifraz
talepleri sonucunda ortaya çıktığını belirttikleri uyuşmazlığın bakılmakta olan
kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında çözümlenmesine olanak
bulunmamaktadır. Dolayısıyla itiraz konusu İmar Kanunu’nun 15. maddesi de söz
konusu davada uygulanacak kural değildir.
8. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallara ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan
ALTAN
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ
Anayasa Mahkemesi, E. 2016/53, K. 2016/118, 22 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası