KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Temmuz 2017
- Esas Sayısı
- 2017/106
- Karar Sayısı
- 2017/132
- R.G. Tarih Sayısı
- 15.8.2017 – 30155
- İtiraz yoluna başvuran
- Saray (Van) Asliye
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Sanığın hakaret suçundan dolayı cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 129. maddesi şöyledir:
“Madde 129.- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi hâlinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 12.4.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Elif KARAKAŞ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, kanun koyucunun itiraz konusu kuralda kasten yaralama suçunun tamamlanmış olması ya da teşebbüs aşamasında kalması yönünden bir ayrım yapmadığı, dolayısıyla kuralın her iki durumu da kapsadığı, ancak kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs fiillerinin mağdurun ruhsal ve bedensel bütünlüğü üzerinde oluşturduğu infial ve refleksin aynı derecede olamayacağı, buna rağmen kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenen hakaret suçlarında birbirinden farklı etkilere yol açan her iki hâl için de ayrım yapılmaksızın cezasızlık öngörülmesinin eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca, kural ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. Kanun’un 129. maddesinde, hakaret suçunda cezayı hafifleten
sebepler ve özel cezasızlık hâlleri gösterilmiştir. Bu bağlamda da, kuralın (1)
numaralı fıkrasında, hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi
hâlinde, verilecek cezanın üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza
vermekten de vazgeçilebileceği, itiraz konusu kuralın yer aldığı (2) numaralı
fıkrasında, bu suçun kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde
kişiye ceza verilmeyeceği ve (3) numaralı fıkrasında, hakaret suçunun karşılıklı
işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri
hakkında verilecek cezanın üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza
vermekten de vazgeçilebileceği öngörülmektedir.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
7. Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik
tedbirlerine ilişkin kurallar, Anayasa’ya aykırı olmamak üzere ülkenin sosyal,
kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimlerini göz
önüne alan suç politikasına göre belirlenir. Kanun koyucu, izlediği suç
politikası gereği cezalandırma yetkisini kullanırken toplumda hangi eylemlerin
suç sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ile karşılanacağı,
nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edilebileceği
konularında takdir yetkisine sahip olduğu gibi bazı hukuki nedenlerin varlığına
bağlı olarak hukuka uygunluk ve cezasızlık hâlleri de öngörebilir. Kanun
koyucunun bu konudaki tercih ve takdirinin yerindeliğinin incelenmesi, anayasal
denetimin kapsamı dışında kalmaktadır.
8. İtiraz konusu kural uyarınca, hakaret suçunun, kasten
yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde ceza verilmemesinin nedeni, söz
konusu suçun işlenmesinin fail üzerinde oluşturduğu etkidir. Bu etki maddi
olabileceği gibi psikolojik de olabilir. Kuralda belirtilen ceza verilmemesi
hâli, hakaret suçunun kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesinde geçerli
olduğu gibi kasten yaralamaya teşebbüs durumunda da geçerlidir. Çünkü bir
suçun teşebbüs derecesinde kalması ya da nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi
durumu aynı suç kapsamında değerlendirilmektedir. 5237 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “Bir suçun temel şekli ile
daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç
sayılır.” hükmü de aynı suçun kapsamını belirlemiş bulunmaktadır.
9. Kasten yaralama fiilleri vücut dokunulmazlığına yönelik
suçlardandır. Kanun koyucu; kasten yaralama suçunun niteliğini, işleniş şeklini
ve mağdurda oluşan zararı ve bu zararın etkilerini gözeterek kasten yaralama
suçuna tepki olarak işlenen hakaret suçunu cezalandırmamayı öngörmüştür. Kanun
koyucunun kasten yaralamanın teşebbüs aşamasında kalması ya da tamamlanmış
olması yönünden bir ayrım öngörmeksizin yapmış olduğu bu tercih, suç olarak
tanımlanan fiillerin hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımları ile karşılanacağının
belirlenmesindeki takdir yetkisi kapsamındadır. Ayrıca kuralda öngörülen
cezasızlık nedeni, hakaret suçunun kasten yaralama suçuna tepki olarak
işlenmesi hâlinde söz konusu olup, kasten yaralama suçu ile hakaret suçu
arasında bir neden-sonuç ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle, kasten yaralama
suçuna tepki olarak işlenen hakaret suçuna ceza verilmemesi adalet ve
hakkaniyet ölçüsünü zedelemediği gibi kuralda, hukuk devleti ilkesine aykırı
bir yön de bulunmamaktadır.
10. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
11. Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
M. Emin KUZ
Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2017/106, K. 2017/132, 26 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası