İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/120 K.2018/33

Esas Sayısı : 2017/120

Esas2017/120Karar2018/33Tarih28 Mart 2018Okuma11 dk · 2.129 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/120
Karar No
2018/33
Karar tarihi
28 Mart 2018
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.129 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

Esas Sayısı : 2017/120

Karar Sayısı : 2018/33

Karar Tarihi : 28.3.2018

R.G. Tarih – Sayı : 20.4.2018 – 30397

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR

1. Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(E.2017/120)

2. Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi

(E.2018/13)

İTİRAZLARIN KONUSU: 12.1.2011

tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin olarak karar verir” ibaresinin Anayasa’nın 36., 37. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talepleridir.

OLAY

İlk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulması sonucu söz konusu kararların bölge adliye mahkemelerince kaldırılması ve davaların yeniden görülmek üzere dosyaların kararları veren mahkemelere gönderilmesi üzerine yapılan yargılamada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (a) bendi şöyledir:

“Duruşma yapılmadan verilecek kararlar

Madde 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;

a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:

1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.

2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.

3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması.

4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.

5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması.

6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.”

II. İLK İNCELEME

A. E.2017/120 Sayılı Başvuru Yönünden

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 31.5.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kural ile sınırlıdır.

3. Başvuran Mahkeme, 6100 sayılı Kanun’un “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin olarak karar verir” ibaresinin iptalini talep etmiştir.

4. Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, ilk derece

mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması durumunda, bölge adliye

mahkemesince yapılan ön inceleme sonucunda dosyada eksiklik bulunmadığının

anlaşılması hâlinde bölge adliye mahkemesinin esası incelemeden kararın

kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren

mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine

ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak

karar vereceği hâller altı alt bent hâlinde sayılmıştır. Kesin olarak karar

verilecek bu hâller davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması,

haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması, mahkemenin

görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş

olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış

bulunması, diğer dava şartlarına aykırılık bulunması, mahkemece usule aykırı

olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların

birleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması ve mahkemece

tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri

toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş

olmasıdır.

5. Başvuran Mahkemede bakılmakta olan davada Bölge Adliye Mahkemesi, Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendinde yer alan “...gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması” gerekçesine dayanarak dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu bağlamda, bakılmakta olan davada Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendinde yer alan “...gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması” ibaresi dışındaki kuralların davada uygulanma olanağı bulunmadığından kuralın bu ibare yönünden sınırlı olarak incelenmesi gerekir.

6. Açıklanan nedenlerle 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin olarak karar verir’’ ibaresinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin aynı fıkranın (a) bendinin (6) numaralı alt bendinde yer alan “…gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması’’ ibaresi yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

B. E.2018/13 Sayılı Başvuru Yönünden

7. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 28.2.2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.

8. Başvuran Mahkeme, 6100 sayılı Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin…”ibaresinin iptalini talep etmiştir.

9. Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının itiraz konusu kuralın yer aldığı (a) bendinde, ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığının anlaşılması halinde bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görüşülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi kargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği haller düzenlenmektedir.

10. Başvuran Mahkemede bakılmakta olan davada Bölge Adliye Mahkemesi, Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendine dayanarak dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu bağlamda bakılmakta olan davada Kanun’un 353. maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi dışındaki kuralların uygulanma olanağı bulunmadığından itiraz konusu kuralın aynı fıkranın (a) bendinin (6) numaralı alt bendi yönünden incelenmesi gerekir.

11. Açıklanan nedenlerle 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin…” ibaresinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin, aynı fıkranın (a) bendinin (6) numaralı alt bendi yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. BİRLEŞTİRME KARARI

12. 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin …” ibaresinin, aynı fıkranın (a) bendinin (6) numaralı alt bendi yönünden iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin E.2018/13 sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2017/120 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esas incelemenin E.2017/120 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 28.2.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

IV. ESASIN İNCELENMESİ

13. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Hülya ÇOŞTAN ÇETİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazların Gerekçeleri

14. Başvuru kararlarında özetle; itiraz konusu kural uyarınca bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararının kesin olduğu, buna karşılık ilk derece mahkemelerinin Yargıtay kararlarına karşı dahi direnme kararı verebildiği, delillerin hiçbiri toplanmadan karar verilmesi şartı gerçekleşmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin nitelikte kaldırma kararı verildiği, kesin olarak verilen kaldırma kararının hâkimin takdirini ortadan kaldırdığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 36., 37. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

15. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

16. Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendine göre ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması durumunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan ön inceleme sonucunda dosyada eksiklik olmadığının anlaşılması hâlinde esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verileceği belirtilmektedir.

17. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilerek yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Bu düzenleme ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisidir.

18. Anayasa’nın 141. maddesinin son fıkrasında “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” denilmiş ve “usul ekonomisi” olarak da adlandırılan bu ilkeyle yargılama maliyetinin en düşük şekilde olmasının ve bu sürecin mümkün olan en hızlı yöntemlerle gerçekleştirilmesinin yargının görevlerinden olduğu ifade edilmiştir.

19. Anayasa’nın 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Hukuk devletinde kanun koyucu, Anayasa’nın temel ilkelerine ve Anayasa’da öngörülen kurallara bağlı kalmak koşuluyla yargılama usullerinin belirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir.

20. Anayasa’nın hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkını

düzenleyen 36. maddesinde bu hakka yönelik herhangi bir sınırlama nedeni

öngörülmemiş ise de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve

yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğini öngören Anayasa’nın 142. ve

davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141.

maddelerinin hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının kapsamının

belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır. Anayasa’nın tüm maddeleri aynı

etki ve değerde olup aralarında bir üstünlük sıralaması bulunmadığından

uygulamada bunlardan birine öncelik tanımak mümkün değildir. Bu nedenle

Anayasa’da aynı konuya ilişkin bulunan farklı düzenlemelerin birlikte uygulanmasını

sağlayacak şekilde yorum yapılması kural olmakla birlikte bazı durumlarda

Anayasa kurallarından biri diğerinin sınırını oluşturabilmektedir. Bu

bağlamda hukuk sisteminin ve özellikle yargılama usulünün yargılamaların makul

süre içinde bitirilmesini mümkün kılacak şekilde düzenlenmesi ve bu

düzenlemelerde davaların nedensiz olarak uzamasına yol açacak usul kurallarına

yer verilmemesi makul sürede yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu

amaçla alınacak kanuni tedbirlerin yargılama sonucunda işin esasına yönelik

adil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesine engel oluşturmaması gerekir.

Açıklanan bu kurallara uygun olmak kaydıyla yargılama yöntemini belirlemek ise

Anayasa’nın 142. maddesi gereğince kanun koyucunun takdir yetkisi

kapsamındadır.

21. Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin

(6) numaralı alt bendinde ifade edilen “Mahkemece, tarafların davanın

esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya

gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması” hâli

önemli bir usul eksikliği niteliği taşıdığından bölge adliye mahkemesine

dosyanın esasını incelemeden kararı kesin olarak kaldırma yetkisi tanınmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesinin delillerin hiçbirinin toplanmadığı veya gösterilen

delillerin hiç değerlendirilmediği gerekçesiyle verdiği kesin nitelikteki

kaldırma kararı, davanın esasına ilişkin bir husus olmayıp yargılamaya ilişkin

usul kuralının açık ve ağır ihlaline dayanmaktadır. İlk derece mahkemesi

tarafından tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin

hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden verilen bir

kararın esastan yapılacak bir denetime uygun olmadığı da açıktır.

22. Delillerin hiçbirinin toplanmadığı veya gösterilen delillerin hiç değerlendirilmediği gerekçesi ile verilen kaldırma kararına kesin nitelik tanınmasının sebebi; davanın esasına ilişkin olmayan, yargılama usulüne ilişkin açık ve ağır nitelikteki böyle bir ihlalin tespitine rağmen söz konusu ihlal giderilmeksizin ilk derece mahkemesinin kararında ısrar etmesinin önüne geçmek suretiyle davaların uzamasını ve mahkemelerin iş yükünün çoğalmasını engellemektir. Kişiler arasındaki uyuşmazlıkların kısa sürede ve kesin çözümü, usul ekonomisi bakımından önemli olduğu gibi davanın taraflarını davanın uzaması sebebiyle oluşabilecek mağduriyetlere karşı korumak bakımından da önem arz etmektedir.

23. Bu bağlamda davaların uzamasını ve mahkemelerin iş yükünün çoğalmasını engellemeye yönelik kamu yararı amacıyla öngörülen kuralın adil yargılanma hakkını, adalet duygusunu zedeleyen ve demokratik toplum düzeninin gerekleri ile çelişen bir yönü bulunmadığı gibi davaların kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141. maddesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır. Kaldı ki Anayasa’da tüm mahkeme kararlarının istinaf veya temyiz yoluna tabi olması gerektiğine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Kanun koyucu Anayasa’nın 141. maddesini de dikkate alarak yargılamanın hızlandırılmasında kamu yararı görmüştür.

24. Öte yandan Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları ve Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında ise hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı belirtilerek hukuk devleti olmanın zorunlu bir gereği olan mahkemelerin bağımsızlığı teminat altına alınmıştır.

25. Bununla birlikte Anayasa’nın 138. maddesinde, kanun yollarına

başvurmayı ve bir mahkeme kararının başka bir hâkim veya mahkemece

incelenmesini engelleyici bir hüküm bulunmamaktadır. Bu maddenin öngördüğü

bağımsızlığın amacı, bir uyuşmazlığın tek bir hâkim veya mahkemece nihai

olarak çözümlenmesi değil, yargı işlerinin dışarıdan gelecek etkilerden

uzak ve yalnız hukuki ölçülere göre değerlendirilip hükme bağlanmasını sağlamaktır.

Bu bakımdan verilen kararların veya hükümlerin Anayasa’ya, kanuna ve hukuka

uygunluğunu güvence altına almak üzere bir işin veya davanın, başka bir hâkim

veya mahkemeye incelettirilmesini ve o hâkim veya mahkemenin kararının ilk

hâkim veya mahkeme için bağlayıcı olmasını öngören bir kanun hükmü, Anayasa’nın

sözü edilen maddesindeki bağımsızlık ilkesine aykırılık oluşturmaz.

26. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 36., 138., 141. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 37. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin olarak karar verir” ibaresinin, aynı fıkranın (a) bendinin (6) numaralı alt bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 28.3.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/120, K. 2018/33, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuranlar
  4. (E.2017/120)
  5. (E.2018/13)
  6. İtirazların Konusu: 12.1.2011
  7. Olay
  8. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  9. II. İlk İnceleme
  10. A. E.2017/120 Sayılı Başvuru Yönünden
  11. B. E.2018/13 Sayılı Başvuru Yönünden
  12. III. Birleştirme Kararı
  13. IV. Esasın İncelenmesi
  14. A. İtirazların Gerekçeleri
  15. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  16. Kömürcü
  17. Akıncı
  18. M. Emin KUZ
  19. Gökcan
  20. Hakyemez
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/120
Karar No
2018/33
Tarih
28 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2017/172 K.2018/32
  • AYM Norm Denetimi E.2018/60 K.2018/30
  • AYM Norm Denetimi E.2018/32 K.2018/31
  • AYM Norm Denetimi E.2016/196 K.2018/34
  • AYM Norm Denetimi E.2018/64 K.2018/35
  • AYM Norm Denetimi E.2018/2 K.2018/43

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.