KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Esas Sayısı
- 2018/32
- Karar Sayısı
- 2018/31
- R.G. Tarih – Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
1.571 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Edildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Bakırköy 13. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun;
A. 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan “…kanun yoluna başvurulmaksızın…” ibaresinin,
B. 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…kanun yoluna başvurulmaksızın…” ibaresinin,
C. 23. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “…kanun yolu
incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” bölümünün,
Anayasa’nın 2., 36. ve 141. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY
Davacının haksız rekabet hükümlerinin ihlaline dayanarak açtığı tazminat davasında Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararının istinaf kanun yoluna başvuru sonucunda kesinleşmesi üzerine dava dosyasının gönderildiği İş Mahkemesinde bakılmakta olan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların yer aldığı;
1. 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi şöyledir:
“c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse.”
2. 22. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(2) İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.”
3. 23. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(2) Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hülya ÇOŞTAN ÇETİN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un; 21. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (c) Bendinde ve 22. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “…kanun yoluna başvurulmaksızın…”İbarelerinin İncelenmesi
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir
davaya bakmakta olan mahkemenin o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya
kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varması durumunda bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine
başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir
davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması
gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde
ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da
olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
3. Kanun’un 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler sayılmıştır. Kanun’un 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasının itiraz konusu ibareyi de içeren (c) bendinde, iki mahkemenin de görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi hâlinde davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacağı belirtilmektedir. İtiraz konusu kural, söz konusu bentte yer alan kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşen görevsizlik kararlarına ilişkindir.
4. Kanun’un 22. maddesinde ise görev veya yetkiye ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme yeri belirlenmiştir. Kanun’un 22. maddesinin itiraz konusu ibareyi de içeren (2) numaralı fıkrasında, iki mahkemenin de aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi hâlinde görevli veya yetkili mahkemenin ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirleneceği düzenlenmiştir.
5. Bakılmakta olan davada davacı tarafından haksız rekabet
hükümlerinin ihlali iddiasıyla açılan tazminat davasında, Bakırköy 2. Asliye
Ticaret Mahkemesince iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik
kararı verilmiştir. Bu kararın bozulması talebiyle davacı tarafından yapılan
istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince
reddedilmiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği
Bakırköy 13. İş Mahkemesi tarafından da ticaret mahkemelerinin görevli olduğu
gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek merci tayini için dosya İstanbul
Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. İstanbul Bölge
Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, Bakırköy 13. İş Mahkemesinin, İstanbul
Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin verdiği kararla bağlı olduğuna ve
görevsizlik kararı veremeyeceğine hükmetmiştir. Bakılmakta olan davada, iki
ayrı mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararları istinaf kanun yoluna
başvuru neticesinde kesinleşmiştir. Dolayısıyla iki mahkemenin kanun yoluna
başvurulmaksızın kesinleşen göreve ilişkin kararları hakkında düzenleme öngören
itiraz konusu kuralların uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
6. Bu nedenle bakılmakta olan davada uygulanacak kural niteliği taşımayan, Kanun’un 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde ve 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…kanun yoluna başvurulmaksızın…” ibarelerine yönelik başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
B. Kanun’un 23. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasında Yer Alan;
1. “…davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” İbaresinin İncelenmesi
7. Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğer
mahkemelerde ileri sürülmesi” başlığını taşıyan 152. maddesinin
dördüncü fıkrasında “Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği
red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı
kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.”;
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlığını taşıyan
41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise “Mahkemenin işin esasına
girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl
geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu
yapılamaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
8. Kanun’un 23. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” ibaresine yönelik itiraz başvurusu Anayasa Mahkemesinin 14.1.2015 tarihli ve E.2014/128, K.2015/10 sayılı kararıyla itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığı gerekçesi ile esastan reddedilmiş ve bu karar 9.4.2015 tarihli ve 29321 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
9. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek verilen ret kararından sonra aynı kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için önceki kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 9.4.2015 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
10. Açıklanan nedenlerle Kanun’un 23. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” ibaresine yönelik itiraz başvurusunun Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
2. “…kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar,...” İbaresinin İncelenmesi
11. İtiraz konusu ibarenin yer aldığı kuralda, bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararların davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlayacağı belirtilmektedir. Bakılmakta olan davada göreve ilişkin karar verilmiş olup yetki ile alakalı bir husus bulunmamaktadır. Dolayısıyla itiraz konusu “…veya yetkiye…” ibaresi uygulanacak kural değildir. Bu nedenle bakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmayan bu ibareye yönelik başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
12. 6216 sayılı Kanun’un “Anayasa’ya aykırılığın
mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa
Mahkemesine itiraz yolu ile yapılacak başvurularda izlenecek yöntem
belirlenmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan
mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin
hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri
sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada
sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği
kurala bağlanmış; anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali istenen
kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli
başvuru kararının aslı” söz konusu belgeler arasında sayılmıştır.
Anılan maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun
veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından
esas incelemeye geçilmeksizin, gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
13. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 46. maddesinin (1)
numaralı fıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçeli
kararında, Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin
Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve
gerekçeleriyle birlikte açıkça göstermesi gerektiği ifade edilmiştir. Yine
İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde de Anayasa
Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit
edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin
başvurunun reddine karar verileceği, (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b)
bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksikliklerini
tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
14. Başvuru kararında belirtilen gerekçelerin Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca on yıl yasağı kapsamına girmesi nedeniyle itiraz başvurusunun reddedilen “…davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” ibaresine yönelik olduğu ve kalan kısmı oluşturan “…kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve...” ve “...ilişkin kararlar,...” ibareleri yönünden söz konusu ibarelerin Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenle aykırı olduğunun gerekçesinin belirtilmediği anlaşılmıştır.
15. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan “…kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve...” ve “...ilişkin kararlar,...” ibarelerine yönelik itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
B. 23. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “…kanun
yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” bölümünün;
1. “…davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” ibaresine yönelik başvurunun, Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,
2. “…veya yetkiye…” ibaresinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
3. “…kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve...” ve “...ilişkin kararlar,...”ibarelerinin iptallerine karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE,
28.3.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2018/32, K. 2018/31, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası