İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/132 K.2017/149

Dairesi

Esas2017/132Karar2017/149Tarih1 Kasım 2017Okuma14 dk · 2.887 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
1 Kasım 2017
Esas Sayısı
2017/132
Karar Sayısı
2017/149
R.G. Tarih – Sayı
22.12.2017 – 30278
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay Onüçüncü
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.887 kelime·14 dk okuma·18 bölüm

Dairesi

İTİRAZIN KONUSU

4.12.2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” bölümünün, bendin (3) numaralı alt bendindeki “9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması” yönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

İdari para cezasının iptali için açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ

A. İptali İstenen Kanun Hükmü

Kanun’un 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen itiraz konusu kuralı da içeren 19. maddesi şöyledir;

“İdari para cezaları

MADDE 19- (Değişik: 23/1/2008-5728/522 md.)

Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez.

Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapılması.

2) Kurumca, 10 uncu madde gereği yapılan uygulamaların dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.

3) 9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması.

4) 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali.

b) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması.

2) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.

3) 4 üncü madde hükümlerinin ihlali.

4) 12 nci maddede yer alan hükümler dahilinde iletim ve depolama tesislerine erişimin dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi.

Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte biri uygulanır.

Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisans gerektirmeyen faaliyet gösterecek hale getirilinceye kadar mühürlenir.

Ceza uygulanan bir fiilin iki takvim yılı geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı halinde, cezalar iki kat olarak uygulanır.

Kurul tarafından verilen idarî para cezalarına karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”

B. İlgili Görülen Kanun Hükmü

Kanun’un ilgili görülen 9. maddesi şöyledir:

“Faaliyetlerin kısıtlanması

Madde 9- Yurt dışından ham petrol ve akaryakıt temin edeceklerin

rafinerici veya dağıtıcı veya ihrakiye teslim şirketi lisansına sahip olması

gereklidir. Türkiye'de ham petrol üretimi yapan üreticiler, düşük gravite yerli

üretim ham petrol ile karıştırılacak miktarda ham petrol ithalatı yapabilirler.

Ham petrol ve akaryakıt ithalatı miktar ve belirli teknik ölçümleri yapabilecek

donanıma sahip yetkili gümrük idarelerinden yapılır. Dağıtıcılarca yapılacak

akaryakıt ithalatı, ilgilinin lisansında yer alan alt başlık kapsamındaki

akaryakıtlarla sınırlıdır ve Kuruma bayi bilgileriyle birlikte verilen

pazarlama projeksiyonu ile uyumlu olduğu bildirildikten sonra yapılabilir. Dağıtıcılar

arası akaryakıt ticareti Kurulun iznine bağlıdır. Ham petrolün yurt içinde

ticareti; sadece rafinerici ve üreticilerce ve birbirleri arasında yapılabilir.

Dağıtıcılar, lisans başvurularında asgarî yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin, motorin) dağıtım projeksiyonu ile bayi bilgilerini Kuruma vermek zorundadır ve kendi dağıtım ağına bağlı bayilerin işlettikleri akaryakıt istasyonlarında farklı lisans alt başlığına sahip dağıtıcıların bayisi sıfatı ile yapacakları faaliyetler hariç olmak üzere, kullanıcılara lisans alt başlığında yer almayan akaryakıtları teslim edemez.

İhrakiye teslimleri; rafinerici, dağıtıcı ve ihrakiye teslim şirketlerince yapılır. İhrakiye teslimi yapanlar, gümrük antrepolarına getirdikleri ve deniz/hava taşıtlarına verilmek üzere çıkardıkları akaryakıt cins ve miktarlarını üç ayda bir Kuruma bildirirler.

Akaryakıt haricinde kalan petrol ürünleri (solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta vb.) ile ilgili ithalat ve ihracat dahil, faaliyetler Kurumun hazırlayacağı düzenlemelere göre yapılır.

Sanayi tesislerinde yan ürün olarak elde edilen ürünün yurt içinde akaryakıt olarak faaliyete konu edilmesi halinde, Kuruma bilgi verilmek şartıyla teknik düzenlemelere uygun olanları dağıtıcılara, uygun olmayanlar rafinerilerin olumlu görüş vermesi ve anlaşma sağlanması halinde rafinerilere teslim edilir. Rafinerilere verilmeyen ürünlerin ihraç edilmesi halinde fiili üretim ve ihracata ait aylık bilgiler Kuruma bildirilir.

Akaryakıtların, 4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının (ı) bendinde belirlenen teknik düzenlemelere uygun olmayanları faaliyete konu edilemez.

Fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri ve benzeri kendi ihtiyaçları için depolama imkânı ve kendi araçlarına akaryakıt ikmal kapasitesi olan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmali bayilik lisansı ve yeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamaz.

(Mülga sekizinci fıkra: 9/7/2008-5784/27 md.)

İcrası için tesis gerektiren faaliyet türlerinde, bu maddede konu edilen hakların kullanılabilmesi için, ilgili tesisin fiilen faaliyette bulunması zorunludur.

Rafinericiler evsafına uygun ürün teslim etmek, dağıtıcılar ile bayiler ise akaryakıtların kullanım amacını, niteliğini, niceliğini değiştirmemek ile yükümlüdür.

Kurulca belirlenecek usul ve esaslara göre akaryakıtla harmanlanan ürünler bu durumda akaryakıt ile eşdeğer vergiye tâbi olurlar. Ancak, yerli tarım ürünlerinden elde edilen ve akaryakıtla harmanlanan ürünler bunun dışındadır.

Dağıtıcılar, bayilerin katılımıyla gerçekleştirdikleri promosyon kampanyası hakkında bayilerini, promosyon kampanyasının maliyetine ilişkin belgelerle birlikte şeffaf, açık bir şekilde bilgilendireceklerdir. Ancak bayilerin kampanyaya katılımı ihtiyarîdir.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 14.6.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.

3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme; Kanun'un, 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” bölümünün bendin (3) numaralı alt bendindeki “9 uncu madde yer alan kısıtlamalara uyulmaması” yönünden iptalini talep etmiştir.

4. Somut olayda bayilik lisansına sahip davacıya istasyon dışında

araçlara akaryakıt ikmali yapması nedeniyle idari para cezası verilmiştir.

Bakılmakta olan davanın uyuşmazlık konusunu, Kanun’un 9. maddesinin yedinci

fıkrasında düzenlenen “Fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri ve

benzeri kendi ihtiyaçları için depolama imkânı ve kendi araçlarına akaryakıt

ikmal kapasitesi olan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmali bayilik

lisansı ve yeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamaz.” kuralının

ihlali nedeniyle verilen idari para cezası oluşturmaktadır. Anılan maddenin

diğer fıkralarında da faaliyetlerin kısıtlanmasını gerektiren farklı kurallar

yer almaktadır. Bu kurallara ilişkin bir dava ise bulunmamaktadır. Dolayısıyla

itiraz konusu kurala yönelik esas incelemenin Kanun’un 19. maddesinin ikinci

fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen 9. maddenin

yedinci fıkrası yönünden sınırlı olarak yapılması gerekir.

5. Açıklanan nedenlerle dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, 4.12.2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” bölümünün esasına ilişkin incelemenin bendin (3) numaralı alt bendinde belirtilen 9. maddenin yedinci fıkrası yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

6. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralı ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

7. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralın maktu idari para cezası öngörmesi nedeniyle fiili gerçekleştirenin kusuru ya da ekonomik gücü gibi özelliklerinin değerlendirilemediği, yasaklanan fiili gerçekleştirenlerin tamamına aynı para cezasının verildiği, bu durumun ise adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı, her ne kadar bayilik lisansına sahip olanlar için itiraz konusu kuralın da düzenlendiği 19. maddede bir indirim öngörülmüşse de bayiler arasında bir ayrım yapılmamasının da ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

8. Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3)

numaralı alt bendinde, 9. maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması halinde

sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.

Kanun’un “Faaliyetlerin kısıtlanması” başlıklı 9. maddesinin yedinci

fıkrasında ise fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri ve benzeri kendi

ihtiyaçları için depolama imkânı ve kendi araçlarına akaryakıt ikmal kapasitesi

olan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmalinin bayilik lisansı ve

yeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamayacağı hüküm

altına alınmıştır. Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki

hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir” bölümünün,

bendin (3) numaralı alt bendinde yer alan 9. maddenin yedinci fıkrası yönünden

incelenmesi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.

9. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

10. Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi hangi eylemlerin idari yaptırımlarla cezalandırılmasının öngörüleceği, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir. Bununla birlikte kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında öngördüğü yaptırımın adil ve hakkaniyete uygun olması gerekmektedir.

11. Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının “yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak” olduğu belirtilmiştir. Kanun koyucunun bu amaca ulaşılması için etkili bir denetim sisteminin kurulmasını ve caydırıcı cezalar getirilmesini hedeflediği anlaşılmaktadır.

12. Kanun koyucu, akaryakıtın güvenli ve ekonomik olarak rekabet

ortamı içinde kullanıcılara sunulmasının sağlanması için akaryakıt ikmalinin

yapılmasını lisansa tabi tutmuştur. Kamu can ve mal güvenliği açısından tehlike

arz etmesi nedeniyle de lisansa tabi bu faaliyetin, kendi araçlarına akaryakıt

ikmal kapasitesi olan ve fabrika, şantiye nakliye filosu işletmeleri ve benzeri

kendi ihtiyaçları için depolama imkânı bulunan yerlerin dışında, mevzuata uygun

bir biçimde yeterli teknik donanımın bulunduğu istasyonlarda yapılması zorunlu

kılınmıştır. Bu zorunluluğun ihlal edilmesi hâlinde uygulanacak yaptırım ise

maktu idari para cezası olarak belirlenmiştir. Kanun koyucunun kanunla yapılan

düzenlemelerin etkili bir şekilde hayata geçirilebilmesi bakımından öngörülen

yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve yasaklanan fiillerin

işlenmesini önlemek için maktu idari para cezası öngörmesinin kamu yararını

sağlamaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

13. Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasında, idari para cezasını gerektiren filler ağırlık derecelerine göre gruplandırılarak ihlalin önemine göre farklı idari para cezaları öngörülmüştür. Anılan maddenin altıncı fıkrasında ise hangi hâllerde ikinci fıkrada verilen cezaların artırılacağı düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin dördüncü fıkrasında bayiler için bir indirim düzenlemesine de yer verilmiştir. Kanun koyucu, petrol piyasasında yürütülen faaliyetlerin kamu hizmeti niteliğini de göz önünde tutarak cezaları, caydırıcılık fonksiyonunu yerine getirebileceğini takdir ettiği maktu cezalar olarak düzenlemiştir.

14. Maktu olarak belirlenen idari para cezaları, cezayı gerektiren fiili işleyenlerin üzerinde ekonomik durumlarına göre farklı etkiler doğurabilirse de bu durumun adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturduğu söylenemez. Kaldı ki itiraz konusu kuralın da yer aldığı 19. maddede farklı fiillere farklı idari yaptırımlar öngörüldüğü gibi idari yaptırımların hangi hâllerde artırılması ve indirilmesi gerektiği de düzenlenmiştir. Dolayısıyla kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında fiilin meydana getireceği neticeleri de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır.

15. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

16. Zühtü ARSLAN, Serruh KALELİ ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

4.12.2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” bölümünün, bendin (3) numaralı alt bendinde yer alan 9. maddenin yedinci fıkrası yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Serruh KALELİ ile Celal Mümtaz AKINCI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 1.11.2017 tarihinde karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen, 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idari para cezası verilir” bölümünün, bendin (3) numaralı alt bendindeki “9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması” yönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olmadığına karar verilmiştir.

2. İtiraz konusu kuralla bayilik lisansı ve yeterli donanımın bulunduğu istasyonlar dışında araçlara akaryakıt ikmalinin yapılması durumunda sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idari para cezası uygulanması öngörülmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, akaryakıt faaliyetlerinin regüle edilmesine yönelik tedbirler alma, bu bağlamda bazı yükümlülüklerin ihlali durumunda yaptırımlar uygulama devletin görevidir. Hiç kuşkusuz bu tedbirlerin mahiyeti, uygulanacak cezaların türü ve miktarı konusunda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir.

3. Bu takdir yetkisinin anayasal sınırlar içinde adalet ve hakkaniyete uygun şekilde kullanılması gerekir. Başka bir ifadeyle, fiilin ağırlığı, failin kusuru ve ekonomik durumu, ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenler gibi etkenler dikkate alınarak uygulanan yaptırımın ölçülü olması zorunludur. Cezaya konu fiille ceza arasında gözetilmesi gereken bu ölçülülük hukuk devletinin vazgeçilmez unsurudur.

4. Nispi cezalarla, alt ve üst sınırı belirlenen maktu cezalarda işlenen fiilin haksızlık derecesi ile failin kusuru ve ekonomik durumu esas alınabilecektir. Maktu para cezası ise failin durumunu dikkate alarak cezanın kişiselleştirilmesi imkanını ortadan kaldırmaktadır. Halbuki hakkaniyete uygun, adil ve ölçülü bir para cezasının failin kusuru, ekonomik durumu gibi etkenleri dikkate alması gerekir. Nitekim 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrasına göre alt ve üst sınırları gösterilen “idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur”.

5. Anayasa Mahkemesi birçok kararında failin ekonomik durumunu

dikkate almayan para cezalarının adil ve hakkaniyete uygun olmayan sonuçlar

doğurabileceğine dikkat çekmiştir. 3.7.2014 tarihli ve E.2014/62, K.2014/125

sayılı kararda, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ek 10.

maddesinde yer alan “44 üncü madde gereğince alınması zorunlu sertifikaları

almaksızın faaliyet gösteren kişi mahallî mülkî amir tarafından onbin Türk

Lirasından otuzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.”

şeklindeki kural iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesine göre, idari para

cezasının alt sınırı küçük çaplı bir işletmenin ölçülü olmayacak şekilde

cezalandırılabilmesine imkan tanımaktadır. Bu nedenle “işletmelerin,

ekonomik büyüklüğü ve sınıfına göre adil bir denge gözetilmeden, itiraz konusu

kuralla ölçülü ve makul olmayan idari para cezası ile cezalandırılmaları, hukuk

devletinin gereği olan “adalet” ve “hakkaniyet” ilkeleriyle bağdaşmamaktadır”.

6. Mahkememiz 7.4.2016 tarihli ve E.2015/109, K.2016/28 sayılı

kararında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci

fıkrasında yer alan ve belli durumlarda sorumlulara “sekiz yüz elli bin Türk

Lirası” ve “altı yüz bin Türk Lirası” tutarlarında

idari para cezası verileceğini öngören hükümlerini incelemiştir. Anayasa

Mahkemesi itiraz konusu kurallarla öngörülen yaptırımların “regülatif

idari para cezası” olduğunu, meblağları yüksek olduğundan bu cezaların

muhatapları üzerinde çok ağır sonuçlar doğurabildiğini, bu nedenle genellikle

nispi ya da alt ve üst sınırları belirlenmek suretiyle düzenlendiğini

belirtmiştir (§ 21). Mahkeme, iptal gerekçesini şu şekilde açıklamıştır: “Bu

idari para cezası maktu düzenlendiği için uygulanırken işlenen fiilin haksızlık

içeriği, bayinin kusur durumu bir başka deyişle fiilin kasten veya taksirle

işlenip işlenmediği hususları dikkate alınamadığı gibi bayilerin işletmelerinin

ekonomik büyüklüğü, cirosu, kârı gibi kriterler de değerlendirilememektedir.

Buna göre, tek pompa ile faaliyet gösteren ve uygulanan idari para cezası

miktarı kadar yıllık cirosu bulunmayan bir akaryakıt istasyonu ile büyük

ölçekteki akaryakıt istasyonunu işletenler açısından bu yükümlülüklerin ihlali

halinde verilecek ceza miktarı aynı olmakla birlikte para cezasının miktarının

yüksek olması göz önünde bulundurulduğunda tek pompa ile faaliyet gösteren ve

cirosu yüksek olmayan akaryakıt bayisi için verilen ceza daha ağır sonuçlar

doğurabilmektedir” (§ 30).

7. Somut başvuruda Anayasa Mahkemesinin bu kararında ulaştığı sonuçtan ayrılmayı gerektiren farklı bir durum bulunmamaktadır. Hiç kuşkusuz, “caydırıcılık” idari para cezalarının en önemli amaçlarından biridir. Ancak, yüksek maktu para cezalarının ekonomik büyüklükleri aynı olmayan gerçek ve tüzel kişiler üzerinde aynı oranda caydırıcı olamayacağı açıktır. Ayrıca caydırıcılık makul ve ölçülü olmayan, dolayısıyla adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayan cezaları haklı gösteremez.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğunu düşündüğümüzden, redde yönelik çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

KARŞIOY

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesi ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idari para cezası verilir” bölümünün, bendin (3) numaralı alt bendinde yer alan 9. maddenin yedinci fıkrası yönünden Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir.

İtirazen iptaline gelinen kural kapsamında yasaklanan fiillerin gerçekleşmesi halinde maktu belirlenmiş para cezası uygulamasını gerektirmekte olup, bu hali ile fiilin bir çok yönden değerlendirme dışında kalmasının adalet ve hakkaniyet ve ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı ve Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu iddia edilmiştir.

Mahkememiz aynı konuda 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi ikinci

fıkrasının (c) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara sekizyüzbin

Türk Lirası para cezası verilir.” bölümünün bendin (3) numaralı

alt bendindeki 8. maddenin ihlali yönünden, aynı fıkranın (a) bendinin “Aşağıdaki

hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası para cezası verilir.” bölümünün

bendin 4 numaralı alt bendindeki “7. maddenin ihlali” yönünden,

Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptali istemiyle yaptığı inceleme sonucunda,

fiilin haksızlık içeriği, işletmelerin kusur durumu dikkate alınmadan, ekonomik

büyüklüklerine ve sınıflarına göre adil bir denge gözetilmeden, itiraz konusu

kuralarla ölçülü ve makul olmayan idari para cezası öngörülmesinin, hukuk

devletinin gereği olan “adalet” ve “hakkaniyet”ilkeleriyle

bağdaşmadığını belirterek, dava konusu maktu idari para cezalarına ilişkin

kuralların oyçokluğu ile Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğuna hükmetmiştir.

(2015/109 E., 7.4.2016)

Anılan ve ayrıca regülatif para cezalarının öngörülmesine ilişkin

kuralların yer aldığı dava dosyalarında olduğu gibi, dava konusu kuralın suç ve

ceza (kabahat ve yaptırımı) arası gözetilmesi gereken, beklenen hakkaniyet ve

dengeyi korumadığı, eylem ve ona uygulanan yaptırımın nicelik ve niteliğine

bakmak gereğini duyurmadığı, önlediği, denetimsiz alan yarattığı şeklindeki

7.4.2016 tarihli, 2015/109 E. sayılı dosyada yer alan iptal gerekçemiz

altındaki oyum gibi ve bu konuda Mahkememizin 2015/73 E., ile 2017/103 E.

sayılı dosyalarında bir kısım önceki dosyada iptal oyu kullanmış üyeler

çoğunluğunun bu kez redde yönelmesiyle, bu dosyalarda azınlıkta kalmakla

kullandığımız karşıoy gerekçeleri ile çoğunluk görüşüne katılınmamıştır. Kural

Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Başkan

Zühtü

ARSLAN

Üye Celal · Mümtaz AKINCI Üye Serruh KALELİ

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/132, K. 2017/149, 1 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Ve İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  6. A. İptali İstenen Kanun Hükmü
  7. B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
  8. II. İlk İnceleme
  9. III. Esasın İncelenmesi
  10. A. İtirazın Gerekçesi
  11. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  12. Özgüldür
  13. Kömürcü
  14. Akıncı
  15. M. Emin KUZ
  16. Karşıoy Gerekçesi
  17. Hakyemez
  18. Karşıoy
  19. (2015/109 E., 7.4.2016)
  20. Arslan
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/132
Karar No
2017/149
Tarih
1 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2017/97 K.2017/148
  • AYM Norm Denetimi E.2017/142 K.2017/150
  • AYM Norm Denetimi E.2017/113 K.2017/157
  • AYM Norm Denetimi E.2017/150 K.2017/162
  • AYM Norm Denetimi E.2016/192 K.2017/160
  • AYM Norm Denetimi E.2017/171 K.2017/152

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.