KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2018
- Esas Sayısı
- 2017/61
- Karar Sayısı
- 2018/12
- R.G.Tarih-Sayısı
- 6.4.2018-30383
- İptal davasını açan
- Türkiye
Karar Metni
23.011 kelime·115 dk okuma·68 bölüm
Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Levent GÖK, Özgür ÖZEL ile birlikte 121 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 16.12.2016
tarihli ve 6767 sayılı 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;
A. 6. maddesinin
1. (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin,
2. (2) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresinin,
B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci
cümlesinin “(Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)”bölümünün,
C. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin;
1. (11) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,
b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,
2. (17) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba…” ibaresinin,
b. Üçüncü cümlesinin,
3. (18) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresinin,
b. İkinci cümlesinin,
4. (19) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinde yer alan “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin,
5. (23) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” ibaresinin,
b. İkinci cümlesinin,
6. (26) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,
b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,
7. (27) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinin,
8. (53) numaralı sırasındaki açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibaresinin,
9. (57) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin,
10. (58) numaralı sırasındaki açıklamada yer alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibarelerinin,
11. (63) numaralı sırasındaki açıklamanın,
12. (66) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır.” ibaresinin,
b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,
13. (73) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci paragrafında yer alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin,
14.(77) numaralı sırasındaki açıklamanın,
15. (79) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,
b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,
16. (82) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır…” ibaresinin,
b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,
17. (89) numaralı sırasındaki açıklamanın,
18. (90) numaralı sırasındaki açıklamanın,
D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2
HAZİNE YARDIMLARI 101.334.000” tertibi ile eki E-Cetveli’nin (81) numaralı sırasındaki açıklamanın,
E. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin,
Anayasa’nın 2., 6., 7., 87., 88., 89., 107., 124., 160., 161. ve 163. maddelerine aykırılığını ileri sürerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen kuralların yer aldığı 6767 sayılı Kanun’un;
1. 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Aktarma, ekleme, devir ve iptal
MADDE 6- (1) a) Bu Kanunla verilen ödeneklerin etkin ve verimli bir şekilde kullanılması amacıyla, kamu idarelerinin yıl içinde ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer kamu idarelerinin ödenek ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını temin etmek veya ödeneklerin öncelikli hizmetlerde kullanılmasını sağlamak üzere genel bütçe ödeneklerinin yüzde 10’unu aşmamak kaydıyla; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerine konulan (01), (02), (03), (05), (06), (07), (08) ve (09) ekonomik kodlarındaki ödenekleri kamu idareleri bütçeleri arasında veya Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine aktarmaya,
…
Maliye Bakanı yetkilidir.
…
(2) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresi, yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine, fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkilidir.”
2. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Yatırım harcamaları
MADDE 9- (1) 2017 Yılı Yatırım Programına ek yatırım cetvellerinde
yer alan projeler dışında herhangi bir projeye harcama yapılamaz. Bu
cetvellerde yer alan projeler ile ödeneği toplu olarak verilmiş projeler
kapsamındaki yıllara sari işlere (Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro
yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç) 2017
yılında başlanabilmesi için proje veya işin 2017 yılı yatırım ödeneği, proje maliyetinin
yüzde 10’undan az olamaz. Bu oranın altında kalan proje ve işler için
gerektiğinde projeler 2017 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve
İzlenmesine Dair Karar esaslarına uyulmak ve öncelikle kurumların yatırım
ödenekleri içinde kalmak suretiyle revize edilebilir.”
3. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’ndeki açıklamaların ilgili kısımları şöyledir:
“11. Dışişleri Bakanlığının yurtdışında açılacak yeni
temsilciliklerinin kuruluş aşamasındaki ve daha önceden açılmış ancak mücbir
sebeplerle tahliye edilmiş temsilciliklerinin yeniden faaliyete geçirilmesi
aşamasındaki ivedi giderleri ile gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve
hazırlık için yeterli süresi bulunmayan uluslararası toplantıların giderlerinin
karşılanması amacıyla 11.00.00.02-01.1.9.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek,
Kıbrıs konusunda Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek çeşitli faaliyetler
için 11.01.36.00-01.2.1.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek, Karadeniz
Ekonomik İşbirliği Örgütü çerçevesinde ülkemizde yapılan çok taraflı
uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması amacıyla
11.01.41.00-01.1.3.00-1-03.6 tertibinde yer alan ödenek ile yurtdışında
yürütülecek tanıtım faaliyetleri için 11.01.43.00-01.1.3.00-1-05.6 tertibinde
yer alan ödenek Dışişleri Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel
hesaba aktarılarak kullanılır. Aktarılan bu tutarların
harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar
Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenir. Söz konusu özel
hesaptan yapılan harcamalar 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale
Kanunundan, 5018 sayılı Kanundan ve 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt
Kanunundan müstesnadır.
17. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği
Daimi Komitesi (İSEDAK) üyesi ülkelere teknik ve mali destek sağlamak amacıyla,
ülkemiz ve diğer üye ülkelerin kamu kurum ve kuruluşları ile İİT bünyesinde
ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlarca teklif
edilen projelerden, İSEDAK sekretaryası görevini ifa eden Kalkınma Bakanlığı
tarafından 2017 yılı içinde onaylananlar ile 2016 yılında onaylanmış olup 2017
yılı içinde ödemesi devam eden projelere kullandırılmak üzere Kalkınma
Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1 ve
32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2 tertiplerine konulan ödenekler, Türkiye Kalkınma
Bankası Anonim Şirketi nezdinde açılacak özel hesaba aktarılarak
kullanılır. Söz konusu program ve projeler çerçevesinde oluşabilecek
harcamalar, program ve projelerin yürütülmesi esnasında Kalkınma Bankası
tarafından talep edilebilecek komisyon, transfer ücreti, döviz kuru farkı ve
benzeri nitelikteki harcamalar ile projelerin değerlendirilmesine ilişkin
hizmet alımları bu ödeneklerden karşılanır. Bu ödeneklerden yapılacak
harcamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kalkınma Bakanı yetkilidir.
18. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek, Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) kapsamında; kamu kurum ve kuruluşlarına, kalkınma ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara, üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel idarelerine, belediyelere ve mahalli idare birliklerine CMDP için anılan her bir kurum ve kuruluş tarafından açılacak özel hesap aracılığıyla kullandırılır. Bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kalkınma Bakanı yetkilidir.
19. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1
tertibinde yer alan ödenek, Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında öncelikle
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki
iller olmak üzere Kalkınma Bakanlığı tarafından oluşturulacak usul ve esaslar
çerçevesinde belirlenecek illerde istihdamın artırılması, sosyal içermenin,
spor, kültür ve sanatın geliştirilmesi, SODES programının yürütülmesine yönelik
kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ile SODES’in değerlendirilmesi, izlenmesi
ve tanıtımına yönelik faaliyetler için kullandırılır. Bu kapsamda ilgili
valilikler veya kalkınma ajansları tarafından belirli bir program çerçevesinde
Kalkınma Bakanlığına teklif edilen ve anılan Bakanlık tarafından uygun bulunan
projelerin bedelleri, münhasıran proje ile ilgili harcamalarda kullanılmak
üzere söz konusu ödenekten ilgili valilik veya kalkınma ajansı adına
açılacak özel bir hesabaaktarılır ve proje amaçlarına uygun olarak kamu
kurum ve kuruluşları, il özel idareleri, belediyeler, mahalli idare birlikleri,
meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarına Kalkınma
Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ilgili
valilik veya kalkınma ajansı tarafından kullandırılır.
…
23. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde hibe mahiyetinde olmak üzere, bölgesel girişim sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine aktarılır. Söz konusu ödeneğin tahsisi, aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin geri dönüşüne dair usul ve esaslar Yüksek Planlama Kurulu tarafından tespit olunur.
…
26. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının daimi Başkanlığını deruhte ettiği İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek Bakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle açılacak özel hesaba aktarılarak kullanılır. Söz konusu özel hesaptan yapılan harcamalar 4734 sayılı Kanun ile 5018 sayılı Kanuna tabi değildir. Bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esaslar Kalkınma Bakanlığınca belirlenir.”
27. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibinde yer alan ödeneği bölgesel eylem planları ve programları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri Programı ve Yatırım ve Destek Hamlesi ve Öncelikli Dönüşüm Programları eylem planları kapsamındaki işler ile bilimsel araştırma projeleri ve yükseköğretim kurumlarının muhtelif yatırım projeleri için kullandırmaya Kalkınma Bakanı yetkilidir. Bu tertipte yer alan ödenekten Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen tutarları yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.
…
53. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim öğrencilerine
ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitapları için 289.000.000 Türk Lirası,
taşımalı ilköğretim ve ortaöğretim kapsamındaki öğrencilerin öğle yemeği için
de 700.000.000 Türk Lirası ve Özel Eğitime İhtiyaç Duyan Öğrencilerin Okullara
ve Kurumlara Erişiminin Sağlanması İçin Ücretsiz Taşınması Projesi kapsamında
295.000.000 Türk Lirası olmak üzere toplam 1.284.000.000 Türk Lirasına kadar
yapılacak harcamalar karşılığı tutarı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Fonuna 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanun ile 29/5/1986 tarihli ve 3294
sayılı Kanun uyarınca aktarılacak tutardan keserek Milli Eğitim Bakanlığı adına
açılmış olan özel hesaplara aktarmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
Ücretsiz kitap uygulaması için açılan özel hesaba aktarılan tutardan yüklenme
tutarının yüzde 30’una kadar olan kısmını sözleşme tarihinde, geri kalanını ise
işin bitim tarihinde kullandırmaya Milli Eğitim Bakanı yetkilidir.
…
57. Toplumda Fiziksel Aktivitenin Arttırılması Projesi kapsamında; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından, bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden bisiklet alımı ve dağıtımı yapılır. Bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkilidir.
58. “Koruyucu Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetlerinin Geliştirilmesi ve Sürdürülmesi" kapsamında; diş fırçası ve diş macununun alımı için Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-03.2 tertibi ile döner sermaye bütçesine, bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına, diş fırçası ve diş macununun bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkilidir.
…
63. Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneği, belediyelerin ihtiyaç duyduğu yatırım nitelikli zorunlu projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanmaya Maliye Bakanı yetkilidir.”
…
66. Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödenekler, Başbakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılır. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esaslar Başbakan onayı ile belirlenir.
…
73. 24.01.33.00-10.2.0.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek; Türkiye’de ikamet eden ve hizmete ihtiyaç duyan 65 yaş üstü yaşlıların korunması ve desteklenmesi ile biyo-psiko sosyal bakıma ihtiyacı olanların yaşadıkları mekânlarda gerekli olan bakımlarının yapılarak yaşamlarının kolaylaştırılmasını amaçlayan Yaşlı Destek Programı (YADES) için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde Büyükşehir Belediyelerinin program amaçlarına uygun olarak hazırlayacakları projeler için kullandırılır.
YADES Programı kapsamında valilikler tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına teklif edilen ve anılan Bakanlık tarafından uygun bulunan projelerden, valinin yetki ve sorumluluğunda gerçekleştirilmesi uygun görülenlerin bedelleri, münhasıran proje ile ilgili harcamalarda kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır ve proje amaçlarına uygun olarak vali tarafından büyükşehir belediyelerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kullandırılır.
…
77. 25/1/2006 tarihli ve 5449 sayılı Kanun gereğince, merkezi
yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından
desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis edilen kaynaklar, proje yürütücüsü
idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izlenir.
Söz konusu projelerde kullanılmak üzere merkezi yönetim kapsamındaki kamu
idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarı, bütçe ve bütçe dışı
imkanlardan karşılanır. Bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman
tutarını, bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik kodlarını
içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle söz
konusu projeler için açılan özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü idareler
yetkilidir. Kalkınma ajansı ve yararlanıcı kamu idaresi tarafından projeye
tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve proje süresiyle
sınırlı olmak üzere 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
hükümleri çerçevesinde personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve
muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Kalkınma
Bakanlığı tarafından tespit edilir.
…
79. Avrupa Birliği Bakanlığının “Avrupa Birliği İletişim Stratejisi” çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için yeterli süresi bulunmayan faaliyetlerine ilişkin giderlerinin karşılanması amacıyla 25.01.00.38-01.1.9.00-1-03.6 tertibinde yer alan ödenekten Bakan tarafından belirlenecek olan tutar Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılır. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar Avrupa Birliği Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir.
…
81. Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esaslar Başbakanlıkça tespit edilir.
82. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesine 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince uluslararası acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödenekler Başkanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılır. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca müştereken belirlenir.”
…
89. Maliye Bakanlığı bütçesinin
12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.6 tertibinde yer alan ödenekten 200.000.000 TL’ye
kadar olan kısmını, emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası
yapımı projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla ihtiyaca göre
gerektiğinde Cazibe Merkezleri Programı kapsamında kullandırılmak üzere Hazine
Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.1.1.20-1-07.1 tertibine aktarmaya veya
Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde
kullandırılmak üzere Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi’ne, İl Özel
İdarelerine veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına tahakkuka
bağlamak suretiyle ödenmesi amacıyla Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içerisinde
açılacak tertiplere aktarmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
90. T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 24/4/2013 tarihli ve 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıkları, Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan ödenekten karşılanır.
4. Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2 kodlu tertibi şöyledir:
5. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli şöyledir:
“2017 YILI CUMHURBAŞKANLIĞI BÜTÇESİ E-CETVELİ
Cumhurbaşkanlığı Bütçesinden yapılacak, Cumhurbaşkanı’nın konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından karşılanacağı aşağıda gösterilmiştir:
1. Cumhurbaşkanı’nın, eşinin ve resmi ya da özel davetli olarak ülkemizi ziyaret eden Yabancı Devlet Başkanlarının gezilerinde, güvenlik ve hizmet nedeniyle eşlik etmek üzere görevlendirilen personelin özel kıyafet giderleri,”03.2.5.01- Giyecek Alımları”, geziye ilişkin konaklama, yeme-içme gibi her türlü giderleri, ”03.6.1.01- Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertiplerinden,
2. Cumhurbaşkanı ve Genel Sekreterin yazışma ve kutlamaya ilişkin posta giderleri, “03.5.2.01-Posta ve Telgraf Giderleri” tertibinden,
3. Cumhurbaşkanlığı Makamına hizmet veren taşıtlar ile diğer taşıtların kasko sigortası giderleri, “03.5.4.02-Sigorta Giderleri” tertibinden,
4. Kamu kuruluşlarından geçici olarak tahsis edilen; bina, araç ve gereçlerin bakım, onarım ve her türlü giderleri, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden,
5. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne tahsisli uçakların bakım ve işletmesine ilişkin giderleri ile ihtiyaç halinde kiralanacak uçak kira ve diğer giderleri Türk Hava Yolları A.O.’lığı; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne tahsisli M/Y Savarona Gemisine ait, bakım-onarım, seyir, personel ve diğer her türlü işletme giderleri Kamu Kurum ve Kuruluşları ile yapılan protokol esasları doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden,
6. Cumhurbaşkanı, eşi ve Genel Sekreterin temsil niteliğinde verecekleri yemek, kabul, resepsiyon ve organizasyon bedelleri ile bunlarla ilgili diğer her türlü giderleri; Cumhurbaşkanlığınca milli ve dini bayramlar ile diğer zamanlarda yapılacak ikram, hediye, gönderilecek çiçek ve çelenk bedelleri, konukları ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı’nın takdirleri ile verilecek ödül, şilt ve benzeri giderler, ”03.6.1.01-Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertibinden,
7. Cumhurbaşkanlığı temsil, tören ve ağırlama giderleri,
Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek hediyelik eşya, verilen
resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle giymiş oldukları
kıyafetlerin yaptırılması-temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve konutlarında
kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer hizmet alımları
ile çalışma ofisinin, personel yemek hizmetleri alımı ile bununla ilgili mal ve
mamul alımları, konutların ve tarihi-bedii değeri olan varlıkların yapım, bakım
ve onarımları, çalışmaların kitap haline getirilmesi giderleri; 4734 sayılı
Kamu İhale Kanununda belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın aynı kanunun
22. maddesine göre tedarikçi ile yapılacak pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı
bütçesinin ilgili tertiplerinden,
8. Cumhurbaşkanı ve aile bireyleri ile bakmakla yükümlü olduklarının, Cumhurbaşkanlığı yapmış olanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, ölenlerin dul ve yetimlerinin her türlü tedavi, ilaç ve cenaze giderleri, ”03.9.3.01- Cenaze Giderleri”, ”03.9.8.90-Diğer Tedavi ve Sağlık Malzemesi Giderleri” ve ”03.9.9.90 Diğer İlaç Giderleri” tertiplerinden,
9. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatında görev yapan personele, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yiyecek Yardımı Yönergesi kurallarına göre yapılacak yiyecek yardımı, “05.3.1.05-Memurların öğle Yemeğine Yardım” tertibinden, görevli personel tarafından diğer zamanlarda yenilen yemek ücretleri ile Genel Sekreterimizin misafirlerine verilen yemek ücretleri “03.6.1.01- Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar ve Organizasyon Giderleri” tertibinden,
10. Cumhurbaşkanı’nın takdirlerine göre;
a) Muhtaç durumdaki kişilere ve öğrencilere, dernek, birlik, kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri kuruluşlar ile kamuya yararlı kampanyalara yapılacak yardımlar, ilgisine göre,
“05.3.1.01 -Dernek, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık vb. Kuruluşlara”,
“05.3.1.08-Türk Kültür Varlığının Korunması ve Tanıtımı Giderleri”,
“05.4.2.01-Eğitim Amaçlı Diğer Transferler”,
“05.4.3.01-Sağlık Amaçlı Transferler”,
“05.4.4.01-Yiyecek Amaçlı Transferler”,
“05.4.7.01-Muhtaç ve Körlere Yardım”,
“05.4.9.01-Hane Halkına Yapılan Diğer Transferler”, tertiplerinden,
b) Kamu personeli olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler “03.4.2.05-ödül, İkramiye ve benzeri ödemeler”
c) Kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın “01.1.6.01 -ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden,
karşılanır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 1.3.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali talep edilen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca 14.2.2018 tarihinde yapılan toplantıda Maliye Bakanı Naci AĞBAL, Müsteşar H. Abdullah KAYA, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü Hakan AY, Gelir Politikaları Genel Müdürü Burcu AYDIN ÖZÜDOĞRU’nun sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un 6. Maddesinin
1. (1) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinin İncelenmesi
a. Anlam ve Kapsam
3. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, esas olarak devlet tüzel kişiliğine dâhil olan kamu idarelerini ifade etmek için kullanılmaktadır. Nitekim bu husus 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçe türleri ve kapsamı” başlıklı 12. maddesinde “…Genel bütçe, Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir…” şeklinde ifade edilmiştir.
4. Özel bütçe ise aynı maddede “…Özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları özel kanunla düzenlenen ve bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu idaresinin bütçesidir…” şeklinde belirtilmiştir.
5. Söz konusu kurumların bütçeleri hazırlanırken kamu hizmetinde
kullanılmak amacıyla öngörülen ödenekler ilgili bütçe tertiplerinde
gösterilmektedir. Bütçe tertibi; bütçenin sistematik bir şekilde hazırlanması,
uygulanması ve sonuçlandırılabilmesi açısından kamu gelirlerinin ve kamu
giderlerinin ayrıntılı olarak ve belli bir düzen içinde sınıflandırılarak
gösterildiği kayıt düzenidir. Nitekim 5018 sayılı Kanun’un 15. maddesinin
dördüncü fıkrasında da “…‘Tertip’ deyimi kurumsal, fonksiyonel ve finansman
tipi kodların bütün düzeyleri ile ekonomik sınıflandırmanın ilk iki düzeyini,
borç ödemeleri yönünden ‘ilgili hizmet tertibi’ deyimi borç konusu hizmetlerin yürütüldüğü
ilgili tertipleri ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. 2017 yılı
bütçe hazırlama rehberinde personel giderleri (01), sosyal güvenlik kurumlarına
devlet giderleri primi giderleri (02), mal ve hizmet alım giderleri (03), faiz
giderleri (04), cari transferler (05), sermaye giderleri (06), sermaye
transferleri (07), borç verme (08), yedek ödenekler ise (09) şeklinde
kodlanmıştır.
6. “Kurumsal sınıflandırma”, yönetim yetkisini temel kriter olarak kabul eden sınıflandırma şeklidir. Kurumsal sınıflandırmayla siyasi ve idari sorumluluğun bütçede gösterilmesi hedeflenmektedir.
7. “Fonksiyonel sınıflandırma”, devlet faaliyetlerinin türünü göstermektedir. Devlet faaliyetlerinin ve bu faaliyetlere yönelik harcamaların zaman serileri boyunca izlenmesi ve uluslararası karşılaştırma imkânı elde edilmesi, fonksiyonel sınıflandırma ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca bütçe politikalarının oluşturulmasında sektörel ayrımların yapılabilmesi de bu sınıflandırmanın hedefleri arasındadır.
8. “Finansman tipi sınıflandırma”, yapılan harcamaların hangi kaynaktan finanse edildiğini göstermektedir. Bu sınıflandırma tipinin belirlenmesinde ödemenin nereye yapıldığı hususu önem taşımamaktadır. Finansman tipi sınıflandırma aynı zamanda dış proje kredileri, özel ödenekler ile şartlı bağış ve yardımların takibine imkân vermekte olup özellikle mali mevzuat gereği ayrı tertiplerde izlenmesi gereken ödeneklerin takibine de imkân sağlamaktadır.
9. “Ekonomik sınıflandırma”yla ise devletin görev ve
fonksiyonlarını yerine getirirken yürüttüğü faaliyetlerin millî ekonomiye,
piyasalara ve gelir dağılımına etkilerinin planlanması, izlenmesi ve
değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Ekonomik sınıflandırma; gelirlerin, harcama
ve borç vermenin, finansmanın (gelir-gider farkı) sınıflandırması şeklinde üç
bölümden oluşmaktadır. Gelir ile harcama ve borç vermenin sınıflandırılmasında
karşılıklı veya karşılıksız, cari veya sermaye ayrımı öncelik taşımaktadır.
Karşılıksız işlemler, kanunun emrettiği hususlarda bir mal veya hizmet
karşılığı olmadan yapılan, burs ödemeleri veya vergi gelirleri gibi tahsilat ve
ödemeleri kapsar. Sermaye ve cari harcama ayrımında ise bütçe hazırlama rehberi
ve merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenen asgari değerler ile kullanım ömrü
dikkate alınmaktadır.
10. Ödenek esas itibarıyla para veya nakit olmayıp yürütülmesi
zorunlu kamu hizmetlerinin gerektirdiği harcamaların yapılabilmesine imkân
tanıyan harcama iznini ifade etmektedir. Bütçeyle verilen ödenekler, tahsis
edildikleri amaçlar doğrultusunda yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal
ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılır. Ödeneklerin bütçe
yılındaki tüm ihtiyaçları karşılayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Ancak söz
konusu ödenekler tahmine dayalı olduğundan bunun çeşitli nedenlerle yıl içinde
yetersiz kalması söz konusu olabilmektedir. Böyle durumlarda ortaya çıkacak
ödenek ihtiyacının karşılanması yöntemlerinden birisi de bütçenin kendi içinde
gerçekleştirilecek olan ödenek aktarmasıdır.
11. Ödenek aktarmalarına ilişkin temel kurallar 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılacağı ancak harcamalarda tasarrufu sağlamak, dengeli ve etkili bir bütçe politikasını gerçekleştirmek üzere -genel bütçe ödeneklerinin yüzde onunu geçmemek kaydıyla- merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarına ilişkin yetki ve işlemler ile usul ve esasların merkezî yönetim bütçe kanununda belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
12. Dava konusu kuralla da Bütçe Kanunu’yla verilen ödeneklerin
etkin ve verimli bir şekilde kullanılması amacıyla kamu idarelerinin yıl içinde
ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer kamu idarelerinin ödenek
ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını temin etmek veya ödeneklerin
öncelikli hizmetlerde kullanılmasını sağlamak üzere genel bütçe ödeneklerinin
yüzde onunu aşmamak kaydıyla genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel
bütçeli idarelerin bütçelerine konulan (01), (02), (03), (05), (06), (07), (08)
ve (09) ekonomik kodlarındaki ödenekleri, kamu idareleri bütçeleri arasında
veya Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine aktarmaya,
maliye bakanı yetkili kılınmıştır.
13. 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin (c) bendinde, Maliye Bakanlığına
harcama politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması ile devlet bütçesinin
hazırlanması, uygulanması, uygulamanın izlenmesi ve yönlendirilmesine ilişkin
hizmetleri yürütmek görevi verilmiştir. Buna göre Maliye Bakanlığı; bütçenin
kalkınma planı ve programlarda yer alan politika, hedef ve önceliklere uygun
şekilde, idarelerin stratejik planları ile performans ölçütlerine ve
fayda-maliyet analizine göre uygulanmasını gözetmekle yükümlü kılınmıştır. Dava
konusu kuralla, kurumlar arası ödenek aktarmaları konusunda bütçenin
hazırlanması, uygulanması ve yönlendirilmesinden sorumlu olan Maliye
Bakanlığının yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
14. Dava dilekçesinde özetle; maliye bakanına ödenek aktarma
konusunda sınırsız bir yetki verilerek yeni bir bütçe yapma hakkı tanındığı, bu
durumun 5018 sayılı Kanun’la kurulmak istenen mali sistemle bağdaşmadığı,
kanunla temel ilkeleri belirlenmeden maliye bakanına ödenek aktarma konusunda sınırsız
bir yetki verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu gibi Meclise
ait olan bütçe hakkının ihlal edildiği, kuralda ödenek aktarma konusunda genel
bütçe ödeneklerinin yüzde onu oranında sınır konması veya ödenek aktarması
yapılacak ekonomik kodların gösterilmesinin ödenek aktarma konusunda bir sınır
olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 6., 7., 87., 88.,
89., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
15. Bütçe genel olarak belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belgedir. Devlet, bir yıl süresince bütçe kanununda belirtilmesi koşuluyla harcama yapabilmekte ve gelir toplayabilmektedir.
16. Bütçe kanunları; bir devlette kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için öngörülen gelirlerin nasıl toplanacağına ve yönetileceğine, planlanan harcama ve yatırımlara ilişkin ilkelerin belirlendiği özel yasama işlemleridir. Bütçe kanunları yıllık olarak çıkarılmakta ve ilgili oldukları yıl boyunca uygulanmakta olup bütçe yılı tamamlandıktan sonra hükmünü yitirmektedir. Bütçe kanunlarının zamanında hazırlanamaması veya kabul edilememesi, kamu düzeninde telafisi güç zararlar doğurabilecek nitelikte olduğundan Anayasa'da bütçe kanunlarının hazırlanmaları, parlamentoda görüşülmeleri ve yayımlanmaları bakımından diğer kanunlardan farklı usuller benimsenmiştir.
17. Anayasa’nın 87. maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
(TBMM) görev ve yetkileri arasında “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak”
yanında “bütçe kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek” görev ve
yetkisine ayrıca yer verilmiştir. Anayasa’nın 88. maddesinde, kanunların
TBMM’de teklif, görüşülme usul ve esasları düzenlenirken bütçe kanunlarının
görüşülme usul ve esasları 162. maddede düzenlenmiştir. Bu maddeyle bütçe kanun
tasarılarının görüşülmesinde ayrı bir yöntem kabul edilmiş, Genel Kurulda
üyelerin gider artırıcı veya gelir azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiş ve
Anayasa’nın 89. maddesiyle de Cumhurbaşkanına bütçe kanunlarını bir daha
görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan
Anayasa’nın 163. maddesinde bütçede değişiklik yapılabilmesinin esasları da
ayrıca düzenlenmiş, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede
değişiklik yapma yetkisi verilemeyeceği belirtilmiştir.
18. Anayasa’nın anılan maddeleri incelendiğinde anayasakoyucunun bütçe kanunlarına diğer kanunlara nazaran özel bir önem atfettiği anlaşılmaktadır. Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve değişik olarak düzenlenen bu iki kanunlaştırma yönteminin doğal sonucu olarak olağan kanun ile düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe kanunu ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi mevcut kanun hükümlerinin değiştirilmesi veya kaldırılması da olanaksızdır. Bu durum Anayasa’nın 161. maddesinde “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” denilmek suretiyle açık bir şekilde ifade edilmiştir.
19. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre “bütçe ile ilgili hükümler” kavramı, mali nitelikteki hükümleri değil kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamaması koşuluyla bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümleri ifade etmektedir. Anayasa’nın 161. maddesinin getiriliş amacı, bütçe kanunlarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek; böylece bütçe kanunlarını ilgisiz kurallardan uzak tutarak kendi yapısı içinde bütünleştirmektir.
20. Yasama organının halk adına kamu gelirlerini toplama ve yine halk adına bu gelirleri harcama konusunda yürütme organına sınırları belirleyerek yetki vermesi ve sonuçlarını denetlemesine bütçe hakkı denilmektedir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere bütçe hakkı; vergi ve benzeri gelirlerle kamu harcamalarının çeşit ve miktarını belirleme, onaylama ve harcamaların sonuçlarını denetleme hakkıdır. Bu hak, demokratik ülkelerde halk tarafından seçilen temsilcilerden oluşan yasama organına ait bulunmaktadır.
21. Dava konusu kuralda, Bütçe Kanunu’yla verilen
ödeneklerin etkin ve verimli bir şekilde kullanılması amacıyla kamu
idarelerinin yıl içinde ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer
kamu idarelerinin ödenek ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını temin etmek
veya ödeneklerin öncelikli hizmetlerde kullanılmasını sağlamak üzere genel
bütçe ödeneklerinin yüzde onunu aşmamak kaydıyla genel bütçe kapsamındaki kamu
idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerine konulan (01), (02), (03),
(05), (06), (07), (08) ve (09) ekonomik kodlarındaki ödenekleri, kamu idareleri
bütçeleri arasında veya Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine
aktarmaya maliye bakanının yetkili olduğu hüküm altına alınmaktadır. Kurumlar
arası ödenek aktarmalarını düzenleyen kural bu hâliyle bütçenin uygulanması ile
ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva
etmektedir.
22. Kuralda, kurumlar arası ödenek aktarmanın ancak genel
bütçe ödeneklerinin yüzde onunu aşmamak kaydıyla ve kamu idarelerinin yıl
içinde ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer kamu idarelerinin
ödenek ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını sağlamak amacıyla
yapılabileceği belirtilerek ödenek aktarmaya ilişkin çerçeve ve maliye
bakanına verilen ödenek aktarma yetkisinin sınırları
belirlenmiştir. Kuralın cari yıl bütçesinde ödenek artışına olanak
tanıması veya doğrudan ödenek üstü harcama yapmaya sebebiyet vermesi söz konusu
değildir. Bu itibarla bütçenin hazırlanması, uygulanması ve yönlendirilmesinden
sorumlu olan maliye bakanına kanunda belirtilen sınırlar içinde ödenek aktarma
konusunda yetki veren kural, yasama yetkisinin devri sonucunu doğurmadığı
gibi Meclise ait olan bütçe hakkını da ihlal etmemektedir.
23. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 6., 7., 88., 89. ve 163. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2. (2) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” İbaresinin İncelenmesi
a. Anlam ve Kapsam
24. Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkili olduğu ifade edilmiştir. Fıkrada yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın...” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
25. Günümüzde bütçe kanunları çeşitli sınıflandırmalar yardımıyla oluşturulmaktadır. Bu sınıflandırma türlerinden biri olan fonksiyonel sınıflandırma, devlet faaliyetlerinin türünü göstermektedir. Devlet faaliyetlerinin ve bu faaliyetlere yönelik harcamaların zaman serileri boyunca izlenmesi ve uluslararası karşılaştırma imkânı elde edilmesi, fonksiyonel sınıflandırma ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca bütçe politikalarının oluşturulmasında sektörel ayrımların yapılabilmesi de bu sınıflandırmanın hedefleri arasındadır.
26. Analitik bütçe sınıflandırmasında fonksiyonel sınıflandırma,
devlet faaliyetlerinin türünü göstermekte; ödeneklerin kamu hizmetlerine ve
işlevlerine göre tahsis edilmesi ile bütçe politikalarının oluşturulmasında
sektörel ayrımların yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda
ödeneklerin kamusal faaliyetlerin türüne/işlevine göre tahsisi, kamu
hizmetlerinin maliyetlerinin ortaya konulabilmesi, maliyet-fayda analizinin
yapılabilmesi ile verimlilik, etkililik ve ekonomiklik hedeflerine
ulaşılabilmesi bütçenin sınıflandırması ile gerçekleşebilmektedir. Bu yanıyla
bütçe sınıflandırmasının temelini fonksiyonel sınıflandırma oluşturmaktadır.
Nitekim 5018 sayılı Kanun’un 15. maddesinin üçüncü fıkrasında “Merkezi
yönetim bütçe kanununun gider cetvelinin bölümleri, analitik bütçe
sınıflandırmasına uygun olarak fonksiyonlar şeklinde düzenlenir. Fonksiyonlar
birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü düzeyde alt fonksiyonlara ayrılır.”
denilmektedir.
27. Fonksiyonel sınıflandırma, dört düzeyli bir kod grubundan oluşmaktadır. I. düzey, devlet faaliyetlerini on ana fonksiyona ayırmaktadır. Ana fonksiyonlar, II. düzeyde alt fonksiyonlara bölünmektedir. III. düzey kodlar ise nihai hizmetleri göstermektedir. Fonksiyonel sınıflandırmanın IV. düzeyi de özel olarak izlemeyi gerektiren bazı kurumsal planlama ihtiyaçlarının karşılanması ve izlenmesi amacıyla yapıya dâhil edilmiş olup böyle bir ihtiyaç ortaya çıktığında IV. düzeye ilişkin kodlar ve bu kodların açıklamaları Maliye Bakanlığı ile mutabakat sağlanarak belirlenmektedir.
28. Diğer yandan kamu kurumlarınca ihtiyaç duyulan bazı hizmetler
başka bir kamu kurumunun ana hizmeti kapsamında bulunabilmektedir. Bu
doğrultuda kamu kurumları bu hizmetleri kendileri yapmak yerine ilgili kamu
kurumunun uzmanlık ve tecrübelerinden istifade edecek şekilde bu idarelere
yaptırabilmektedir. Bununla birlikte analitik bütçe sınıflandırma sistemine
göre kullanılan fonksiyonlar her bir kurumun ana hizmet grubu ile
ilişkilendirilerek bütçelerde yer almaktadır. Dolayısıyla hizmeti yaptıracak
idareler ile hizmeti yürütecek olan idarelerin ana hizmetlerinin farklı olması,
bütçelerinde kullanılan fonksiyonel kodların farklı olması sonucunu
doğurmaktadır.Bu nedenle genel bütçe kapsamında yer alan bir kamu kurumundan
diğer bir kamu kurumuna yapılacak aktarmalar fonksiyonel kod değişikliği
gerektirmektedir.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
29. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla maliye bakanına verilen ödenek aktarma yetkisinin ödeneğin konulduğu kamu idaresi ile hizmeti yürütecek kamu idaresini değiştirmenin ötesinde, yürütülecek kamu hizmetinin fonksiyonu yanında türünü de değiştirerek bütçede yer almayan farklı bir kamusal fonksiyona/işleve (veya yer alan farklı fonksiyonun ödeneğinin artırılarak ödenekten fazla) harcama yapılmasına sebebiyet verdiği, bu durumun bütçede değişiklik yapılması suretiyle bütçe hakkını ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
30. Dava konusu kuralda, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkili olduğu belirtilmektedir.
31. Kural ile getirilen düzenleme her ne kadar genel bütçe
kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl
içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine fonksiyonel sınıflandırma
ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarma yetkisi vermekte ise de Anayasa
Mahkemesinin 26.5.2016 tarihli ve E.2015/7, K.2016/47 sayılı kararında
belirtildiği üzere aslında ödenek diğer kamu idaresine aktarılıp
aktarılmamasına bakılmaksızın konuluş amacı doğrultusunda kullanılacaktır. Bir
başka ifade ile hizmeti yaptıracak olan kamu idaresi söz konusu hizmeti ister
kendi ifa edecek olsun isterse de hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine
fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarsın, her şart
altında merkezî yönetim bütçe kanunu ile konulan ödenek konuluş amacı
doğrultusunda kullanılacaktır. Dava konusu kural, bu yönüyle bütçenin
uygulanması ile ilgili hüküm kapsamında değerlendirilmekte olup bütçe hakkını
zedelememektedir.
32. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 163. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
B. Kanun’un 9. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesinin “(Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)” Bölümünün İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
33. Dava dilekçesinde özetle; kamu yatırım projelerine bütçeden
harcama yapılabilmesi için projenin 641 sayılı KHK’nın 32. ve 5018 sayılı
Kanun’un 19. maddesi gereğince Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanacak 2017
yılı yatırım programına ek yatırım cetvellerinde yer almasının zorunlu olduğu,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesinde birden fazla yılı kapsayan
yatırım projelerinde ihaleye çıkılabilmesi için ilk yıl öngörülen ödeneğin
proje maliyetinin yüzde ondan az olamayacağının belirtildiği, dava konusu
kuralda ise Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek
şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu
yapımı ve çeken araç projelerinin anılan Kanun hükümlerinden muaf tutulduğu
belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı
olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
34. Kanun’un “Yatırım harcamaları” kenar başlıklı 9.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, 2017 Yılı Yatırım
Programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projeler dışında herhangi bir
projeye harcama yapılamayacağı belirtilmiş; dava konusu kuralın da yer aldığı
ikinci cümlesinde, bu cetvellerde yer alan projeler ile ödeneği toplu olarak
verilmiş projeler kapsamındaki yıllara sari işlere (Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve
metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve çeken araç projeleri
hariç) 2017 yılında başlanabilmesi için proje veya işin 2017 yılı yatırım
ödeneğinin proje maliyetinin yüzde onundan az olamayacağı hüküm altına
alınmıştır. Anılan fıkrada parantez içinde yer alan “…(Ulaştırma, Denizcilik
ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri
ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri
hariç)…” şeklindeki bölüm dava konusu kuralı oluşturmaktadır. Buna
göre Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi
raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve
çeken araç projeleri için ayrılan 2017 yılı yatırım ödeneği, proje maliyetinin
yüzde onundan az olsa dahi 2017 yılında bu projelere başlanabilecektir.
35. 4734 sayılı Kanun’un 62. maddesinin (a) bendinde, yatırım
projelerinin planlanan sürede tamamlanarak ekonomiye kazandırılabilmesi
amacıyla birden fazla yılı kapsayan işlerde ihaleye çıkılabilmesi için işin
süresine uygun olarak yıllar itibarıyla ödeneğin bütçelerinde bulunmasını
sağlamak üzere programlamanın yapılmış olmasının zorunlu olduğu; ilk yıl için
öngörülen ödeneğin -yılı merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenen stratejik
öneme sahip yatırımlar veya projeler hariç olmak üzere- proje maliyetinin
%10’undan az olamayacağı ve başlangıçta daha sonraki yıllar için programlanmış
olan ödenek dilimlerinin de sonraki yıllarda azaltılamayacağı hüküm altına
alınmıştır. Böylece birden fazla yılı kapsayan yatırım projelerinde ihaleye
çıkılabilmesi için ilk yıl için öngörülen ödeneğin proje maliyetinin yüzden
onundan az olamayacağı kabul edilmekle birlikte yılı merkezî yönetim bütçe
kanununda belirlenen stratejik öneme sahip yatırımlar veya projeler bu hükümden
muaf tutulmuştur.
36. Dava konusu kuralda da Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve çeken araç projelerinde 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nde proje maliyetinin yüzde 10’una kadar yatırım ödeneği olmaması durumunda dahi adı geçen projelere başlanabilmesine olanak tanınmaktadır. Bu yönüyle dava konusu kural, herhangi bir kanun hükmünü değiştirmediği gibi olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.
37. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
C. Kanun’un Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara
İlişkin Esaslar” Başlıklı E-Cetvelinin;
1. (11) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
38. Dava dilekçesinde özetle; Dışişleri Bakanlığı bütçesinde yer
alan bazı ödeneklerin dava konusu kuralla bütçe sistemi dışına çıkarılarak özel
hesaplara aktarıldığı, 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun’da Dışişleri Bakanlığının ödeneklerini özel hesaba aktarma
yaparak harcayabileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, özel hesabın
Sayıştay denetimine tabi olup olmayacağının belirsiz olduğu, nitekim Sayıştayın
2014 yılı Dışişleri Bakanlığı denetim raporunda özel hesapların denetimi
konusunda bir değerlendirmede bulunulmadığı, çerçeve çizilmeden ve sınırlamaya
bağlı olunmadan özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,
muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda
dışişleri ve maliye bakanına yetki verilmesinin yasama yetkisinin devri
sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124.,
160. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
39. 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki E-Cetveli’nin dava
konusu kuralların da yer aldığı (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde,
Dışişleri Bakanlığının yurt dışında açılacak yeni temsilciliklerinin kuruluş
aşamasındaki ivedi giderleri ile gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve
hazırlık için yeterli süresi bulunmayan uluslararası toplantıların giderlerinin
karşılanması amacıyla 11.00.00.02-01.1.9.00-1-05.6 tertibinde yer alan
ödeneğin, Kıbrıs konusunda Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek
çeşitli faaliyetler için 11.01.36.00-01.2.1.00-1-05.6 tertibinde yer alan
ödeneğin, Türkiye’de Yapılan Birleşmiş Milletler Konferansları ve
Toplantılarına Dair Ayrıcalık, Bağışıklık ve Diğer Bazı Hususlara İlişkin
Düzenlemeler Hakkında Birleşmiş Milletler ve Türkiye Arasındaki Çerçeve Anlaşma
uyarınca Birleşmiş Milletler (BM) toplantı ve organizasyon giderlerinin
karşılanması amacıyla 11.01.41.00-01.1.3.00-1-03.6 ve
11.01.32.00-01.1.3.00-1-03.6 tertiplerinde yer alan ödeneklerin, İslam
İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde ülkemizde yapılan çok taraflı uluslararası
toplantıların giderlerinin karşılanması amacıyla 11.01.37.00-01.1.3.00-1-03.6
tertibinde yer alan ödeneğin, yurt dışında yürütülecek tanıtım faaliyetleri
için 11.01.43.00-01.1.3.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödeneğin Dışişleri
Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak
kullanılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde de aktarılan bu tutarların
harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların
Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirleneceği hüküm altına
alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…özel
hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesidir.
40. Dava konusu kurallara göre yukarıda sayılan tertiplerden yapılacak harcamalar Dışişleri Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılacak; özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ise Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenecektir.
41. Anayasa’nın 7. maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilmektedir. Yasama yetkisinin TBMM’ye ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir. Bu hükme yer veren Anayasa’nın 7. maddesinin gerekçesinde, yasama yetkisinin parlamentoya ait olması hususu “demokrasi rejimini benimseyen siyasi rejimlerde kaçınılmaz bir durum” olarak nitelendirilmiştir.
42. Anayasa’nın açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir kanun hükmünün Anayasa’nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir.
43. Anayasa’nın 161. maddesinin son fıkrasında “Bütçe kanununa,
bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” hükmüne yer
verilmiştir. Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve değişik olarak düzenlenen
kanunlaştırma yöntemlerinin doğal sonucu olarak olağan kanun ile düzenlenmesi
gereken bir konunun bütçe kanunu ile düzenlenmesi, değiştirilmesi veya
kaldırılması olanaksızdır. “Bütçe ile ilgili hükümler” kavramı, mali
nitelikteki bütün hükümleri değil kanun konusu olabilecek bir kuralı
kapsamaması koşuluyla bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı
ve açıklayıcı nitelikte hükümleri ifade etmektedir. Anayasa’nın 161. maddesinin
getiriliş amacı, bütçe kanunlarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer
vermemek; böylece bütçe kanunlarını ilgisiz kurallardan uzak tutarak kendi
yapısı içinde bütünleştirmektir.
44. 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı eki E-Cetveli, bütçe kanunlarına her yıl eklenen cetvellerden biri olup ilgili olduğu mali yıl bütçesinde yer alan bazı ödeneklerin nasıl ve ne şekilde kullanılacağı ile bazı harcamaların kamu bütçesinden yapılmasında izlenecek usulleri göstermek için düzenlenmektedir.
45. Cetvel’in (11) numaralı açıklamasında, Dışişleri
Bakanlığının yurt dışında açılacak yeni temsilciliklerinin kuruluş aşamasındaki
ivedi giderleri ile gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için
yeterli süresi bulunmayan uluslararası toplantı giderlerinin Kıbrıs konusunda
Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek çeşitli faaliyetlerin,
Türkiye’de Yapılan Birleşmiş Milletler Konferansları ve Toplantılarına Dair
Ayrıcalık, Bağışıklık ve Diğer Bazı Hususlara İlişkin Düzenlemeler Hakkında
Birleşmiş Milletler ve Türkiye Arasındaki Çerçeve Anlaşma uyarınca BM toplantı
ve organizasyon giderlerinin, İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde ülkemizde
yapılan çok taraflı uluslararası toplantı giderlerinin ve yurt dışında
yürütülecek tanıtım faaliyetlerinin hangi bütçe tertiplerinden karşılanacağı
belirtilerek bu tertiplerde yer alan ödeneklerin hangi faaliyetlerde
kullanılacağına ilişkin çerçeve çizilmiş; sınırlar belirlenmiştir. Dava konusu
kurallarla da bu tertiplerde yer alan ödeneklerin özel hesaba aktarılmak
suretiyle kullanılması, ödeneklerinin harcanması, muhasebeleştirilmesi ve
denetlenmesine ilişkin usul ve esasların da Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca
belirlenmesi öngörülmüştür.
46. Dava konusu kurallar, doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Açıklamada, bütçe ödeneklerin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödeneklerin harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarına yetki verilmesi yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
47. Anayasa’nın 160. maddesinde, Sayıştayın merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevli olduğu belirtilmiş; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “denetim alanı” başlıklı 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde de kamu idareleri bütçelerinde yer alıp almadığına bakılmaksızın özel hesaplar dâhil tüm kamu hesapları, fonları, kaynakları ve faaliyetlerinin Sayıştay denetimi kapsamında olduğu hüküm altına alınmıştır.
48. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasında, özel hesaba aktarılmak suretiyle kullanılan ödeneklerin Sayıştay denetimine tabi olmayacağına yönelik herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Dolayısıyla bütçe ödeneklerinin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamalar da Sayıştay denetimine tabidir. Özel hesaba aktarılan ödeneklerin denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarına yetki verilmesi, harcamaların Sayıştay denetiminden çıkarıldığı anlamına gelmemektedir.
49. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2. (11) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
50. Dava dilekçesinde özetle, Dışişleri Bakanlığının 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, Bakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a; mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a; taşıt edinme, kullanma ve tahsis işlemlerinin ise 237 sayılı Taşıt Kanunu’na tabi olduğu, özel hesaptan yapılacak harcamaların dava konusu kural uyarınca adı geçen Kanunlardan müstesna tutulmasının Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
51. Dava konusu kuralda 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasında sayılan ödeneklerin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.
52. 4734 sayılı Kanun, kamu hukukuna tabi olan veya kamunun
denetimi altında bulunan veya kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve
kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemek
amacıyla çıkarılmıştır. Kanun kapsamında yer alan idarelerin kullanımında
bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım
işlerinin ihaleleri (Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları
ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını
gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile
tamamlanan işlemler) anılan Kanun hükümlerine göre yürütülecektir. Kanun’un 2.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, genel bütçe kapsamındaki kamu
idareleri bu Kanun kapsamında sayılmıştır.
53. 5018 sayılı Kanun, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemek amacıyla çıkarılmıştır.
54. 237 sayılı Kanun ise kamu kurumlarının taşıt edinmesi
işlemlerine ilişkin kuralları düzenlemektedir. Söz konusu Kanun; genel bütçeye
dâhil dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ile bunlara bağlı sabit ve
döner sermayeli müesseseler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı
kuruluşları ile mahallî idare birliklerini, iktisadi devlet teşekkülleri ile
özel kanun ve kararnamelerle kurulan her çeşit banka ve teşekkülleri, sayılan
daire, idare, banka, teşekkül ve müesseselerin sermayesinin yarısından
fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseseleri, kamuya yararlı
derneklerden Başbakanlıkça lüzumlu görülenleri kapsamaktadır. Dolayısıyla genel
bütçeye dâhil kamu idareleri tarafından kullanılacak taşıtlar anılan Kanun
hükümleri çerçevesinde edinilebilecektir.
55. Dışişleri Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı
Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından 4734,
217 ve 5018 sayılı Kanunlara tabidir. Dava konusu kuralda ise Dışişleri
Bakanlığının 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (11)
numaralı açıklaması uyarınca özel hesaba aktarılan ödeneklerden yapacağı
harcamalar, yukarıda anılan 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna
tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir. Dava
konusu kuralla kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe
kanunlarında yer almasına olanak tanınması ise bu kanunlarda o yıl için
değişiklik yapılması anlamına gelmektedir. Bu itibarla genel bütçe kapsamındaki
kamu idareleri arasında sayılan Dışişleri Bakanlığının özel hesaptan yapacağı
harcamaların 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna tutulması bütçe
kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açık veya zımnen değiştirilemeyeceği
ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
56. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
3. (17) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…açılacak özel hesaba…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi
a. Anlam ve Kapsam
57. 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki E-Cetveli’nin dava
konusu kuralların da yer aldığı (17) numaralı açıklamasının birinci
cümlesinde, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi
Komitesi (İSEDAK) üyesi ülkelere teknik ve mali destek sağlamak amacıyla
ülkemiz ve diğer üye ülkelerin kamu kurum ve kuruluşları ile İslam İşbirliği
Teşkilatı (İİT) bünyesinde ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren
uluslararası kuruluşlarca teklif edilen projelerden, İSEDAK sekretaryası
görevini ifa eden Kalkınma Bakanlığı tarafından 2017 yılı içinde onaylananlar
ile 2016 yılında onaylanmış olup 2017 yılı içinde ödemesi devam eden projelere
kullandırılmak üzere Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1
ve 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2 tertiplerine konulan ödeneklerin Türkiye
Kalkınma Bankası Anonim Şirketi nezdinde açılacak özel hesaba aktarılarak
kullanılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde söz konusu program ve projeler
çerçevesinde oluşabilecek harcamalar, program ve projelerin yürütülmesi
esnasında Kalkınma Bankası tarafından talep edilebilecek komisyon, transfer
ücreti, döviz kuru farkı ve benzeri nitelikteki harcamalar ile projelerin
değerlendirilmesine ilişkin hizmet alımlarının bu ödeneklerden karşılanacağı
ifade edilmiş; üçüncü cümlesinde de bu ödeneklerden yapılacak harcamalara
ilişkin usul ve esasları belirlemeye kalkınma bakanının yetkili olduğu hüküm
altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesindeki “…açılacak
özel hesaba…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.
58. İİT; İslam dünyasının hak ve çıkarlarını korumak, üye devletler arasında iş birliği ve dayanışmayı güçlendirme amacıyla 1969 yılında kurulmuştur. Örgütün 57 üyesi bulunmakta olup Türkiye, kuruluşundan beri bu örgüte üyedir. İSEDAK ise daha çok ürettiği somut projeler ve müzakere edilerek kabul edilen ticari-ekonomik içerikli anlaşmalar bakımından öne çıkmaktadır. Komitenin Başkanlığı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından üstlenilmekte ve her yıl ülkemizde bir kez bakanlar düzeyinde, bir kez de teknik düzeyde İzleme Komitesi toplantısı düzenlenmektedir.
59. İSEDAK çalışmaları kapsamında İİT üyesi ülkeler arasında iş birliğini geliştirmek amacıyla üye ülkelerin kamu kurum ve kuruluşlarınca ve İİT bünyesinde ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlarca teklif edilen kurumsal kapasite geliştirme amaçlı program ve projeler, Kalkınma Bakanlığı ile Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. arasında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülmektedir.
b. İptal Taleplerinin Gerekçesi
60. Dava dilekçesinde özetle; Kalkınma Bakanlığının merkezî
yönetim kapsamında bir kamu idaresi olduğu, dolayısıyla Bakanlığa tahsis edilen
ödeneklerin 5018 sayılı Kanun’a göre kullanılması gerektiği, dava konusu
kurallarda ise Bakanlığa tahsis edilen ödeneklerin özel hesaba aktarılarak
kullanılmasının 5018 sayılı Kanun’da öngörülen harcama sistemine uygun
olmadığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esas belirlenmeksizin ve sınırlamayla
bağlı olmaksızın Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1 ve
32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2 tertiplerine konulan ve özel hesaba aktarılan
tutarlardan yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda
kalkınma bakanın yetkili kılınmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu,
641 sayılı Kalkınma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’de de Kalkınma Bakanlığının ödeneklerini özel hesaba aktarma yaparak
harcayabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, özel ödenekten yapılan
harcamaların denetimi konusunda da belirsizlik bulunduğu belirtilerek
kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı
olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
61. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kurallar Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.
62. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
63. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
64. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
4. (18) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan“…tarafından açılacak özel hesap…” İbaresi ile İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
65. Dava dilekçesinde özetle; özel hesap uygulamasının kamu
yararını gerçekleştirmeyi amaçlamadığı, kamu kaynaklarının kamu yararına
çalışan dernek ve vakıflar yanında her türlü mali işlemlerinde mali mevzuat
hükümlerine tabi olan kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, il özel
idareleri, belediyeler ve mahallî idare birlikleri ile faaliyetlerini kuruluş
kanunlarına göre yürüten kalkınma ajansları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının bütçeleri dışında ve temel mali mevzuat hükümleri ile kuruluş
kanunlarına tabi olmadan harcanması amacını taşıdığı, hiçbir çerçeve
çizilmeksizin, esaslar belirlenmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın özel
hesaba aktarılmak suretiyle yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasları belirleme
yetkisinin kalkınma bakanına bırakılmasının yasama yetkisinin devri sonucunu
doğurduğu, 641 sayılı KHK’da kalkınma bakanına böyle bir yetki verilmediği,
yapılan düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek oluşturulduğu, Sayıştayın
harcamalar üzerindeki denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek kuralların
Anayasa’nın 2., 7., 124., 160. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
66. 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki E-Cetveli’nin dava
konusu kuralların da yer aldığı (18) numaralı açıklamasında, Kalkınma Bakanlığı
bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin Cazibe
Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) kapsamında, kamu kurum ve
kuruluşlarına, kalkınma ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara,
üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel
idarelerine, belediyelere ve mahallî idare birliklerine CMDP için anılan her
bir kurum ve kuruluş tarafından açılacak özel hesap aracılığıyla
kullandırılacağı; bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri,
sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul
ve esasların da kalkınma bakanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Dava
konusu kurallar, Kanun’un eki E-Cetveli’nin (18) numaralı sırasında yer alan
açıklamanın birinci cümlesindeki “…tarafından açılacak özel hesap…”
ibaresi ile ikinci cümlesidir.
67. Açıklamaya göre Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek, CMDP kapsamında; kamu kurum ve kuruluşlarına, kalkınma ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara, üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel idarelerine, belediyelere ve mahallî idare birliklerine kullandırılacaktır. Dava konusu kurallar uyarınca anılan ödenek, her bir kurum ve kuruluş tarafından açılacak özel hesap aracılığıyla kullandırılacak; bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esaslar da kalkınma bakanı tarafından belirlenecektir.
68. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
69. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kuralların bütçenin uygulanması kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.
70. Bütçe kanunu ile CMDP kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, ödeneği kullanacak kamu kurum ve kuruluşları belirlenmiş, ödeneklerin harcanması ve muhasebeleştirilmesi sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
71. Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi gereğince bütün kamusal işlemler, nihai olarak kamu yararını gerçekleştirme hedefine yönelmek durumundadır. Kanunun amaç unsuru bakımından Anayasa’ya uygun sayılabilmesi için kanunun çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemiş olması gerekir. İlgili yasama belgelerinin incelenmesinden kanunun kamu yararı dışında bir amaçla çıkarılmış olduğu açıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırı olduğu söylenebilir. Kanun koyucunun kamu yararı amacıyla hareket edip etmediği ancak ilgili yasama belgeleri incelenerek ve kuralın objektif anlamına bakılarak tespit edilebilir.
72. CMDP, 2007-2013 dönemini kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planı ile
bölgesel politika öncelikleri arasına girmiş; Onuncu Kalkınma Planı’nda da yer
almıştır. Bu program, az gelişmiş bölgelerde büyüme merkezi işlevi görecek
kentsel merkezlerin desteklenmesi amacıyla uygulamaya konulmuştur. Dava konusu
kuralların CMDP programının daha etkin ve hızlı uygulanabilmesi, karar alma
süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile kamu kaynaklarının etkili ve
ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek
amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralda, kamu yararı
dışında bir amacın güdüldüğü söylenemeyeceğinden hukuk devleti ilkesine aykırı
bir yön bulunmamaktadır.
73. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
5. (19) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinde Yer Alan “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” İbarelerinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
74. Dava dilekçesinde özetle; 641 sayılı KHK’da Kalkınma
Bakanlığına devlet destek ve yardımları ile teşviklerin uygulanması ve
yürütülmesine ilişkin görev verilmediği, bundan dolayı Bakanlığın bütçesine
devlet desteği, yardımı ve teşviki amacıyla ödenek konulabilmesinin mümkün
olmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde
kamu idarelerinin tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterilmesi esası
getirilerek özel hesap uygulamasına son verildiği, Sosyal Destek Programı
(SODES) için ayrılan ödeneklerin valilikler ve kalkınma ajansları adına
açılacak özel hesaplara aktarılmasının bu hesaptan yapılacak harcamaların
valilikler bakımından temel mali mevzuat hükümlerine tabi olmadan harcanması,
kalkınma ajansları açısından da 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu,
Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun dışında harcanması sonucunu
doğurduğu, bu durumun bütçe disiplininden uzaklaşılmasına, harcamalarda
keyfîliğe sebebiyet vereceği, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar
belirlenmeksizin ve hiçbir sınırlamayla bağlı olmaksızın Kalkınma Bakanlığı
bütçesinin 32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1 tertibine konulan ödeneğin özel hesaba
aktarılmak suretiyle kullanılmasına ilişkin usul ve esasları belirleme
yetkisinin kalkınma bakanına bırakılmasının yasama yetkisinin devri sonucunu
doğurduğu, 641 sayılı KHK’da kalkınma bakanına böyle bir görev verilmediği,
yapılan düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek oluşturulduğu, Sayıştayın
harcamalar üzerindeki denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek kuralların
Anayasa’nın 2., 7., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
75. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.
76. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (19) numaralı açıklamasının birinci
cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1
tertibinde yer alan ödeneğin SODES kapsamında öncelikle Güneydoğu Anadolu
Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki iller olmak üzere
Kalkınma Bakanlığı tarafından oluşturulacak usul ve esaslar çerçevesinde
belirlenecek illerde istihdamın artırılması, sosyal içermenin, spor, kültür ve
sanatın geliştirilmesi, SODES’in yürütülmesine yönelik kurumsal kapasitenin
geliştirilmesi ile SODES’in değerlendirilmesi, izlenmesi ve tanıtımına yönelik
faaliyetler için kullandırılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde de bu kapsamda
ilgili valilikler veya kalkınma ajansları tarafından belirli bir program
çerçevesinde Kalkınma Bakanlığına teklif edilen ve anılan Bakanlık tarafından
uygun bulunan proje bedellerinin münhasıran proje ile ilgili harcamalarda
kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilgili valilik veya kalkınma ajansı
adına açılacak özel bir hesaba aktarılacağı ve proje amaçlarına uygun olarak
kamu kurum ve kuruluşları, il özel idareleri, belediyeler, mahallî idare
birlikleri, meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarına
kalkınma bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ilgili
valilik veya kalkınma ajansı tarafından kullandırılacağı hüküm altına
alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın ikinci cümlesinde yer alan “…adına
açılacak özel bir hesaba…” ve “…kalkınma bakanı tarafından
belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibareleridir.
77. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
78. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kurallar bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.
79. SODES, Onuncu Kalkınma Planı’nda yer alan bir sosyal kalkınma
programıdır. Program, dezavantajlı bölgelerin beşerî sermayesini güçlendirmek
ve toplumsal bütünleşme sürecine destek olmak, bu bölgelerdeki göç, yoksulluk
ve işsizlik gibi sorunların ve değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı
ihtiyaçlara kısa sürede karşılık vermeyi hedefleyecek şekilde tasarlanmıştır.
SODES projeleri ile istihdam edilebilirliğin artırılması, toplumun dezavantajlı
kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha fazla katılmalarının sağlanması,
kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetler yoluyla bölgedeki çocuk, genç ve
kadınların kendilerini daha iyi ifade etmelerine katkı verilmesi
hedeflenmektedir. Dava konusu kuralların, SODES’in daha etkin ve hızlı
uygulanabilmesi, karar alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile
kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda
harcanabilmesini temin etmek amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır.
80. Bütçe kanunu ile SODES kapsamında kullanılması öngörülen ödenek, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, ödeneği kullanacak kamu kurum ve kuruluşları belirlenmiş, harcanma sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneğin kullanılmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
81. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
6. (23) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” İbaresi İle İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
82. Dava dilekçesinde özetle; Yüksek Planlama Kurulunun Kalkınma
Bakanlığı bütçesinde yer alan ödeneği Kalkınma Bankasına aktarma yetkisi
bulunmadığı, dava konusu kurallarla Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda yer alan
ödeneğin Kalkınma Bankasına aktarılmak suretiyle kamu mali yönetimi ve kontrol
sisteminin dışına çıkarıldığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar
belirlenmeksizin ve hiçbir sınırlamayla bağlı olmaksızın Kalkınma Bakanlığı
bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibine konulan ödeneğin tahsisi,
aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin
geri dönüşüne dair usul ve esasları belirleme konusunda Yüksek Planlama
Kurulunun yetkili kılınmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek
kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı
olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
83. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.
84. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (23) numaralı açıklamasının birinci
cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin
32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin Yüksek Planlama
Kurulunca uygun görülmesi hâlinde hibe mahiyetinde olmak üzere bölgesel girişim
sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine
aktarılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde de söz konusu ödeneğin tahsisi,
aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin
geri dönüşüne dair usul ve esasların Yüksek Planlama Kurulu tarafından tespit
olunacağı hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci
cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” ibaresi
ile ikinci cümlesidir.
85. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
86. Bölgesel girişim sermayesi modeli, bölge planlarında
belirlenen öncelikler doğrultusunda büyüme potansiyeli taşıyan ancak finansman
sıkıntısı çeken girişim ve şirketlere süreli ortaklık yoluyla finansman ve
danışmanlık desteği sağlamayı ve firma belli bir seviyeye ulaştıktan sonra
ortaklıktan çıkmayı öngörmektedir. Böylece bölgelerin gelişmesine ve rekabet
güçlerinin yükseltilmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bölgesel düzeyde
yenilikçi finansal destek mekanizmaları oluşturulması, bu kapsamda bölgesel
girişim sermayesi ve kredi garanti fonu uygulamalarının başlatılması Onuncu
Kalkınma Planı’nda da yer almıştır. Dava konusu kurallarda, Kalkınma Bakanlığı
bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin Yüksek
Planlama Kurulunca uygun görülmesi hâlinde hibe mahiyetinde olmak üzere
bölgesel girişim sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim
Şirketine aktarılması öngörülmektedir.
87. Yüksek Planlama Kurulu; başbakanın başkanlığında, kalkınma
bakanı ile başbakanın belirleyeceği diğer bakanlardan oluşan, ekonomik, sosyal
ve kültürel hedefler ile politikaların belirlenmesine esas teşkil edecek
hususların görüşüldüğü bir kuruldur. 641 sayılı KHK’nın 22. maddesinin (3) numaralı
fıkrasında; iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı planlamada ve politika
hedeflerinin tayininde Bakanlar Kuruluna yardımcı olmak ve hazırlanacak
kalkınma planları ile yıllık programları Bakanlar Kuruluna sunulmadan önce
belirlenen amaçlara uygunluk ve yeterlik bakımından incelemek, ülkenin yurt içi
ve yurt dışı ekonomik hayatıyla ilgili konularda yüksek düzeyde kararlar almak,
yatırım ve ihracatın teşvikine ilişkin esasları tespit etmek, Yüksek Planlama
Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
88. Dava konusu kurallar; bütçenin uygulanması ile ilgili,
uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva
etmektedir. Bütçe kanunu ile bölgesel girişim sermayesi uygulamaları kapsamında
kullanılması öngörülen ödenek, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır.
Açıklamada ödeneğin hangi faaliyet kapsamında kullanılacağına ilişkin çerçeve
belirlenmiş, sınırlar çizilmiştir. Dolayısıyla ilgili bütçe tertibinden
bölgesel girişim sermayesi uygulamaları için hibe mahiyetinde kullandırılması
ile ödeneğin tahsisi, aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi
ve gereğinde bakiyenin geri dönüşüne dair usul ve esasların belirlenmesi
konusunda, ülkenin ekonomik hayatıyla ilgili konularda yüksek düzeyde kararlar almakla
görevli olan Yüksek Planlama Kurulunun yetkili kılınması yasama yetkisinin
devri niteliği taşımamaktadır.
89. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
7. (26) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
90. Dava dilekçesinde özetle; özel hesap uygulamasının mevcut
bütçeleme, kamu mali yönetim ve denetim sisteminin dışına çıkılmasına ve yeni
bir harcama hukukunun oluşturulmasına sebebiyet verdiği, hiçbir çerçeve
çizilmeksizin, esaslar belirlenmeksizin ve hiçbir sınırlamayla bağlı olmaksızın
Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibine konulan
ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle harcanması, muhasebeleştirilmesi,
denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin Kalkınma
Bakanlığına verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 641
sayılı KHK’da Kalkınma Bakanlığına böyle bir görevin de verilmediği, yapılan
düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek oluşturulduğu belirtilerek kuralların
Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
91. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (26) numaralı açıklamasının birinci
cümlesinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının daimi başkanlığını üstlendiği
İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin
karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1
tertibinde yer alan ödeneğin Bakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle
açılacak özel hesaba aktarılarak kullanılacağı belirtilmiş; üçüncü cümlesinde
de söz konusu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi,
denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esasların Kalkınma Bakanlığınca
belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın
birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresi
ile üçüncü cümlesidir.
92. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
93. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Kalkınma Bakanlığına yetki verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
94. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
8. (26) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
95. Dava dilekçesinde özetle, Kalkınma Bakanlığının 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, dolayısıyla Bakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a tabi olduğu; dava konusu kuralla özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutulmasının Anayasa’nın bütçeyle ilgili kurallarıyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
96. Dava konusu kuralda, İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlara tabi olmayacağı hüküm altına alınmıştır.
97. Kalkınma Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (1) sayılı Cetvel’de genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla Kalkınma Bakanlığı bütçesinden yapılacak harcamalar 4734 ve 5018 sayılı Kanun’a tabidir. Dava konusu kuralda ise Kalkınma Bakanlığı bütçesinden İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için özel hesaba aktarılan ödenekten yapacağı harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.
98. Kanun’un eki E-Cetveli'nin (11) numaralı açıklamasının üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.
99. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
9. (27) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. Anlam ve Kapsam
100. Kanun’un eki-Cetveli’nin (27) numaralı sırasındaki
açıklamanın birinci cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin
32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibinde yer alan ödeneği bölgesel eylem
planları ve programları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri
Programı ve Yatırım ve Destek Hamlesi ve Öncelikli Dönüşüm Programları eylem
planları kapsamındaki işler ile bilimsel araştırma projeleri ve yükseköğretim
kurumlarının muhtelif yatırım projeleri için kullandırmaya kalkınma bakanı
yetkili olduğu belirtilmiş; dava konusu ikinci cümlesinde de bu tertipte yer
alan ödenekten Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen tutarları yatırımları
hızlandırma ödeneğine aktarmaya Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına
alınmıştır.
101. Kalkınma planları, uzun vadeli hedeflere uygun olarak sektörler arası denge gözetilerek hazırlanmaktadır. Plan hazırlıkları sırasında oluşturulan Özel İhtisas Komisyonları (ÖİK) aracılığıyla, toplumun çeşitli kesimlerinin ekonomik ve sosyal politikalar ile hedefler konusundaki görüş ve önerileri kalkınma planlarına yansıtılmaktadır. Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Onuncu Kalkınma Planı 2.7.2013 tarihinde TBMM’de kabul edilmiştir.
102. Öncelikli dönüşüm programları ise 2023 hedefleri ve Onuncu Kalkınma Planı’nın amaçlarına ulaşılması açısından önem taşıyan, temel yapısal sorunlara çözüm olabilecek, dönüşüm sürecine katkıda bulunabilecek, genellikle birden fazla bakanlığın sorumluluk alanına giren, kurumlar arası etkin koordinasyon ve sorumluluk gerektiren kritik reform alanları için tasarlanan programlar şeklinde tanımlanmıştır. Üretimde verimliliğin artırılması programı, ithalata olan bağımlılığın azaltılması programı, yurt içi tasarrufların artırılması ve israfın önlenmesi programı, kamu harcamalarının rasyonelleştirilmesi programı bu programlara örnek olarak gösterilebilir.
103. “Yatırımları Hızlandırma Ödeneği” ise 2017 yılı
Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Gerektiğinde kullanılabilecek ödenekler”
başlıklı 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre Maliye
Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.3 tertibinde yer alan ödenekten,
2017 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar
esaslarına uyularak 2017 Yılı Yatırım Programının uygulama durumuna göre
gerektiğinde öncelikli sektörlerde yer alan yatırımların hızlandırılması veya
yılı içinde gelişen şartlara göre öncelikli sektör ve alt sektörlerde yer alan
ve programa yeni alınması gereken projelere ödenek tahsisi veya ödeneklerinin
artırılmasında kullanılmak üzere genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile
özel bütçeli idarelerin projelerine ilişkin mevcut veya yeni açılacak
tertiplere aktarma yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
104. Yatırımları hızlandırma ödeneği, öncelikli sektörlerde yer alan yatırımların hızlandırılması veya yılı içinde gelişen şartlara göre öncelikli sektör ve alt sektörlerde yer alan ve programa yeni alınması gereken projelere ödenek tahsisi veya ödeneklerinin artırılmasında kullanılmak için öngörülmektedir.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
105. Dava dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kanun’a göre merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılması gerektiği, Anayasa’nın kanun hükmünde kararnameyle Bakanlar Kuruluna dahi vermediği bütçede değişiklik yapma yetkisinin dava konusu kuralla Maliye Bakanlığına verilmesinin Anayasa’nın 87., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
106. 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılacağı ifade edilmiş; ikinci cümlesinde de harcamalarda tasarrufu sağlamak, dengeli ve etkili bir bütçe politikasını gerçekleştirmek üzere genel bütçe ödeneklerinin yüzde onunu geçmemek kaydıyla merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarına ilişkin yetki ve işlemler ile usul ve esasların merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenmesi öngörülmüştür.
107. Dava konusu kuralda; bölgesel plan ve programlar, eylem
planları ile Onuncu Kalkınma Planı’nda belirtilen öncelikli dönüşüm programları
kapsamındaki eylem ve yatırımlar için kullanılmak üzere Kalkınma Bakanlığı
bütçesinin 32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibine konulan ödeneğin Kalkınma
Bakanlığınca uygun görülen kısmının Maliye Bakanlığı bütçesi içinde yer alan
yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarılması konusunda Maliye Bakanlığına
yetki verilmektedir. Böylece açıklamada sayılan eylem planı, yatırım programı
ve projelerde kullanılması öngörülen ödeneğin Kalkınma Bakanlığınca uygun
görülen kısmı yıl içinde gelişen şartlara göre öncelikli sektör ve alt
sektörlerde yer alan ve programa yeni alınması gereken projelere yatırımları
hızlandırma ödeneği vasıtasıyla aktarılabilecektir. Bu hâliyle dava konusu
kural, olağan kanunlarda değişiklik yapmadığı gibi bütçenin uygulanmasına
yönelik olup açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.
108. 5018 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasında, kamu
yatırım programının merkezî yönetim bütçe kanununa uygun olarak Kalkınma
Bakanlığı tarafından hazırlanacağı ve Bütçe Kanunu’nun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren on beş gün içinde Bakanlar Kurulu kararıyla Resmî Gazete’de
yayımlanacağı hüküm altına alınmıştır. Kurala göre kamu yatırımlarının
hazırlanmasından Kalkınma Bakanlığı sorumlu olup yatırım programının nihai
olarak onaylanması Bakanlar Kuruluna aittir. Dava konusu kuralla bölgesel eylem
planları ve programları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri
Programı ve Yatırım ve Destek Hamlesi ve Öncelikli Dönüşüm Programları eylem
planları kapsamındaki işler ile bilimsel araştırma projeleri ve yükseköğretim
kurumlarının muhtelif yatırım projeleri için kullandırılması öngörülen ödeneğin
yatırım programının hazırlanmasından sorumlu olan Kalkınma Bakanlığınca uygun
görülen kısmı yine Kalkınma Bakanlığınca hazırlanan başka projelerde
kullanılmak üzere yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarılmasına olanak
tanınmakta olup herhangi bir şekilde ödenek üstü harcama yapılması söz konusu
değildir.
109. Bu itibarla bölgesel plan ve programlar, eylem planları ile Onuncu Kalkınma Planı’nda belirtilen öncelikli dönüşüm programları kapsamındaki eylem ve yatırımlar için kullanılmak üzere Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibine konulan ödeneğin Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen kısmıyla sınırlı olarak yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarılması konusunda Maliye Bakanlığına yetki veren kural, Meclise ait olan bütçe hakkını ihlal etmemektedir.
110. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 163. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
10. (53) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” İbaresinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
111. Dava dilekçesinde özetle; ilköğretim öğrencilerine ücretsiz
olarak dağıtılacak ders kitapları, taşımalı ilköğretim ve ortaöğretim
kapsamındaki öğrencilere verilecek öğle yemeği ve özel eğitime ihtiyaç duyan
öğrencilerin okullara ve kurumlara erişiminin sağlanması için ücretsiz
taşınması kapsamında yapılacak giderlerin merkezî yönetim bütçesinden kaynak
aktarılmak suretiyle yapılması gerektiği, Millî Eğitim Bakanlığının 5018 sayılı
Kanun’a ekli (I) sayılı Cetvel’de yer alan merkezî yönetim kapsamındaki kamu
idaresi olduğu, bu nedenle Bakanlığa tahsis edilen kaynakların 5018 sayılı
Kanun’a tabi olduğu, 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de Bakanlığın ödeneklerini özel hesaba
aktarma yaparak harcayabileceğine yönelik düzenleme bulunmadığı, Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’ndan Millî Eğitim Bakanlığı adına açılmış özel
hesaplara aktarılan parasal kaynakların mevcut mali yönetim ve denetim
sisteminin dışına çıkarıldığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esas
belirlenmeksizin Millî Eğitim ve Maliye Bakanlıklarına fon kaynaklarını
kullanma yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu
belirtilerek kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
112. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (53) numaralı açıklamasının
birinci cümlesinde; Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim öğrencilerine
ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitapları için 289.000.000 Türk lirası,
taşımalı ilköğretim ve ortaöğretim kapsamındaki öğrencilerin öğle yemeği için
de 700.000.000 Türk lirası ve Özel Eğitime İhtiyaç Duyan Öğrencilerin Okullara
ve Kurumlara Erişiminin Sağlanması İçin Ücretsiz Taşınması Projesi kapsamında
295.000.000 Türk lirası olmak üzere toplam 1.284.000.000 Türk lirasına kadar
yapılacak harcamalar karşılığı tutarın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Fonu’na (SYDTF) 9.4.2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanun ile 29.5.1986 tarihli ve
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu uyarınca
aktarılacak tutardan keserek Millî Eğitim Bakanlığı adına açılmış olan özel
hesaplara aktarmaya maliye bakanının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu kural, anılan cümlede yer alan “...adına açılmış olan özel
hesaplara...” ibaresidir.
113. SYDTF, 3294 sayılı Kanun’da öngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Başbakanlığa bağlı T.C. Merkez Bankası nezdinde kurulmuş bir fondur. 3294 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, Kanun’un fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek amacıyla ihdas edildiği ifade edilmiştir.
114. 3294 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre Fon’un gelirleri; Kanun ve kararnamelerle kurulu bulunan ve kurulacak olan fonlardan Bakanlar Kurulu kararıyla %10'a kadar aktarılacak miktardan, bütçeye konulacak ödeneklerden, trafik para cezası hasılatının yarısından, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu reklam gelirleri hasılatından aktarılacak %15'lik miktardan, her nevi bağış ve yardımlardan ve diğer gelirlerden teşekkül etmektedir. Ayrıca 4842 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle gelir ve kurumlar vergisi tahsilat toplamı üzerinden %2,8 oranında Fon’a pay verilmesi öngörülmüştür.
115. Fon, yukarıda sayılan kalemlerden elde ettiği gelirlerle Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine getirmektedir. Fon’un çalışma usul ve esasları ile toplanacak kaynakların Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına dağıtım esasları yönetmelikle tespit edilmektedir.
116. 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı Eki E-Cetveli, Bütçe Kanunlarına her yıl eklenen cetvellerden biri olup isminden de anlaşılabileceği üzere ilgili olduğu mali yıl bütçesinde yer alan bazı ödeneklerin nasıl ve ne şekilde kullanılacağı ile bazı harcamaların kamu bütçesinden yapılmasında izlenecek usulleri göstermek için düzenlenmektedir.
117. Dava konusu kuralda; merkezî yönetim kapsamında bulunan Millî Eğitim Bakanlığınca yerine getirilecek bazı faaliyetlere ilişkin harcamaların 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde Bakanlığa ayrılan bütçe tertipleriyle herhangi bir ilişki kurulmaksızın doğrudan SYDTF’den, Millî Eğitim Bakanlığı adına açılacak özel hesaba aktarılacak kaynaklardan karşılanması öngörülmektedir. Dava konusu kuralın bu hâliyle bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte olduğu söylenemez. Bu itibarla dava konusu kuralların olağan kanunlarla düzenlenmesi gerekirken Bütçe Kanunu ile düzenlenmesi bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
118. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 7., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
11. (57) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
119. Dava dilekçesinde özetle; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibinden bisiklet alımı, dağıtımı ve
kullandırılmasına ilişkin hiçbir ölçüt getirilmeksizin tüm yetkinin Türkiye
Halk Sağlığı Kurumuna bırakılmasının kamu yararıyla bağdaşmadığı, kanun
koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütme organına sınırsız
yetki vermesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, bisiklet alımı,
dağıtımı ve denetimi gibi konularda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 2886 sayılı
Devlet İhale Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 6085
sayılı Sayıştay Kanunu ile 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı
Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’nın devre dışı bırakıldığı
belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
120. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (57) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden Toplumda Fiziksel Aktivitenin Arttırılması Projesi kapsamında bisiklet alımı ve dağıtımı yapılacağı belirtildikten sonra dava konusu ikinci cümlesinde ise bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının yetkili olduğu ifade edilmiştir.
121. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.
122. Dava konusu kural; doğrudan mali nitelikteki bir hüküm olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kural, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.
123. Fiziksel aktivite yetersizliği ve obezite ile mücadele gibi sağlıklı hayata yönelik program ve eylem planlarının geliştirilmesi ve uygulamada etkinliğin artırılması Onuncu Kalkınma Planı hedefleri arasında sayılmıştır. Dava konusu kuralla da Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden Toplumda Fiziksel Aktivitenin Arttırılması Projesi kapsamında bisiklet alımı, dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkili kılınmıştır.
124. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyet kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlenmiştir. Dolayısıyla Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bisiklet alımı, dağıtımı ve kullandırılmasına ilişkin sınırsız bir yetki verildiği söylenemez. Belirtilen çerçeve içinde bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
125. Diğer taraftan dava konusu kuralda bisiklet alımı, dağıtımı ve denetiminin 4734, 2886, 5018, 6085 sayılı Kanunlara tabi olmadığına ilişkin ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden bisiklet alımı için yapılacak harcamanın anılan Kanunlardan müstesna tutulması söz konusu değildir.
126. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
12. (58) Numaralı Sırasındaki Açıklamada Yer Alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” İbarelerinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
127. Dava dilekçesinde özetle; diş fırçası ve diş macunu alımına, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin hiçbir ölçüt getirilmeksizin tüm yetkinin Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bırakılmasının kamu yararıyla bağdaşmadığı, kanun koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütme organına sınırsız yetki vermesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 4734, 2886, 5018 ve 6085 sayılı Kanun ile 663 sayılı KHK’nın 2017 yılı için devre dışı bırakıldığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
128. Kanun’un eki E-Cetveli’nin dava konusu kuralların da yer
aldığı (58) numaralı açıklamasında, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin
geliştirilmesi ve sürdürülmesi kapsamında; diş fırçası ve diş macununun alımı
için Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-03.2
tertibi ile döner sermaye bütçesine, bu amaçla konulan ödeneklerin
harcanmasına, diş fırçası ve diş macununun bedeli karşılığında veya bedelsiz
olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı
Kurumu Başkanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir. Dava konusu kural,
açıklamada yer alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli
karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibareleridir.
129. Bir önceki başlık altında, Kanun’un eki E-Cetveli’nin (57) numaralı açıklamasının ikinci cümlesine ilişkin gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
130. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
13. (63) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi
a. Anlam ve Kapsam
131. İl özel idareleri ve belediyelere genel bütçe vergi gelirleri
tahsilatı toplamı üzerinden ayrılacak paylara ilişkin usul ve esaslar 5779
sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay
Verilmesi Hakkında Kanun’da düzenlemektedir. Kanun’un 2. maddesinin (1)
numaralı fıkrasında, il özel idareleri ve belediyelere genel bütçe vergi
gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden pay verileceği; (2) numaralı fıkrasında,
genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının %1,50’sinin büyükşehir
dışındaki belediyelere, %4,50’sinin büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine ve
%0,5’inin il özel idarelerine ayrılacağı; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi
Kanunu’na ekli (I) sayılı listede yer alan mallardan tahsil edilen özel tüketim
vergisi hariç olmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde yapılan genel
bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının %6’sı ile genel bütçe vergi
gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine
ayrılan payların %30’unun büyükşehir belediye payı olarak ayrılacağı, (4)
numaralı fıkrasında da Bakanlar Kurulunun bu maddede belirtilen oranları iki
katına kadar artırmaya veya kanuni haddine kadar indirmeye yetkili olduğu
belirtilmiştir.
132. 5779 sayılı Kanun’un “Denkleştirme Ödeneği” başlıklı
6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kesinleşmiş en son genel bütçe vergi
gelirleri tahsilatı toplamının binde birinin Maliye Bakanlığı bütçesine nüfusu
10.000’e kadar olan belediyeler için kullanılmak üzere denkleştirme ödeneği
olarak konulacağı, Maliye Bakanlığının bu ödeneği mart ve temmuz aylarında iki
eşit taksit hâlinde dağıtılmak üzere İlbank A.Ş. hesabına aktaracağı, İlbank
A.Ş. hesabına aktarılan ödeneğin %65’ini eşit şekilde, %35’ini ise nüfus
esasına göre dağıtacağı ifade edildikten sonra (2) numaralı fıkrasında -bu
Kanun’da ayrılması öngörülen paylar ile birinci fıkrada belirtilen ödenek
dışında- mahallî idarelere yardım amacıyla bakanlıklar ile bağlı ve ilgili
kurum ve kuruluşların bütçelerine pay, fon veya özel hesap gibi adlarla başka
bir ödenek konulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
133. Dava konusu kuralda ise Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin belediyelerin ihtiyaç duyduğu yatırım nitelikli zorunlu projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilmiştir.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
134. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla maliye bakanına bütçeden istediği kadar kaynağı istediği belediyeye aktarma yetkisi tanındığı, kuralda yer alan ödeneğin bir nevi örtülü ödeneğe dönüştüğü, 5779 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının 2017 yılı bütçe döneminde uygulanamaz hâle geldiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
135. 5779 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanun’da ayrılması öngörülen vergi payları ile maddenin (1) numaralı fıkrasında belirtilen ödenek dışında (denkleştirme ödeneği), mahallî idarelere yardım amacıyla bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşların bütçelerine pay, fon veya özel hesap gibi adlarla başka bir ödenek konulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
136. Dava konusu kuralda ise Maliye Bakanlığı bütçesinin
12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin belediyelerin ihtiyaç
duyduğu yatırım nitelikli zorunlu projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla
kullanmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilerek 5779 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin (2) numaralı fıkrası 2017 bütçe dönemi için uygulanamaz hâle
getirilmektedir. Dava konusu kuralla kısmen veya tamamen uygulanamayacak
hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması, bu kanunlarda o
yıl için değişiklik yapılması anlamına gelmektedir. Bu itibarla dava konusu
kural bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açık veya zımnen
değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
137. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
14. (66) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesindeki “…özel hesaba aktarılır…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
138. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarla bütçe
tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi
dışına çıkarıldığı, bu durumun kamusal kaynakların temel mali mevzuat
hükümlerine tabi olmadan keyfî bir şekilde harcanmasına sebebiyet
verdiği, özel hesaptan yapılacak harcamaların denetimi konusunda
belirsizlik bulunduğu, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede Başbakanlığın bu tür ödenekleri özel hesaba aktarma yaparak
harcayabileceğine yönelik düzenleme bulunmadığı, kanunla temel ilkeleri
belirlenmeden yürütme organına düzenleme yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin
devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88.,
89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
139. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kurallar Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.
140. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (66) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödeneklerin Başbakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılacağı belirtilmiş; üçüncü cümlesinde de özel hesaba aktarılan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esasların başbakanın onayı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.
141. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
142. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kurallar, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.
143. Açıklamada bütçe ödeneğinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağı açık bir şekilde belirlenmiştir. Söz konusu ödenekte yer alan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Başbakanın yetkili kılınması, ödeneklerin başka bir amaçla kullanılması anlamına gelmeyeceği gibi açıklamada belirtilen sınırlar içinde başbakana düzenleme yetkisi verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
144. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
15. (66) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
145. Dava dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de Başbakanlığın merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, dolayısıyla Başbakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a tabi olduğu, dava konusu kuralla özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutulmasının bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet verdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
146. Dava konusu kuralda, Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödeneklerin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.
147. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.
148. Başbakanlık, 5018 sayılı Kanun’a ek (1) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla faaliyetlerini yukarıda sayılan 4734 ve 5018 sayılı Kanun kapsamında ifa etmekle yükümlüdür. Dava konusu kuralda ise Başbakanlık bütçesinden 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla yapılacak harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.
149. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
16. (73) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Paragrafında Yer Alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” İbarelerinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
150. Dava dilekçesinde özetle; bütçe tertibinde yer alan
ödeneklerin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi dışına çıkarıldığı,
bu durumun bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını
önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet
verdiği, vali tarafından; kamu kurum ve kuruluşları, il özel idareleri,
belediyeler, meslek odaları ve üniversitelere kullandırılacak ödeneklerin, 5302
sayılı Kanun gereğince ilgisine göre il özel idaresi veya yatırım izleme ve
koordinasyon başkanlığı hesaplarına aktarılması ve bu hesaplar aracılığıyla
kullandırılması gerektiği, özel hesaptan yapılacak harcamaların denetimi
konusunda belirsizlik bulunduğu, 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinde yer alan ödeneklerin Yaşlı Destek
Projesi kapsamında kullanılmak üzere valilikler adına açılacak özel hesaba
aktarılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, kanun koyucunun temel
ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden özel hesaba aktarılan tutarların
kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisini Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığına bırakmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu
belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124. ve 161.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
151. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kurallar Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.
152. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (73) numaralı açıklamasının
birinci fıkrasında, 24.01.33.00-10.2.0.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin;
Türkiye’de ikamet eden ve hizmete ihtiyaç duyan 65 yaş üstü yaşlıların
korunması ve desteklenmesi ile biyo-psiko sosyal bakıma ihtiyacı olanların
yaşadıkları mekânlarda gerekli olan bakımlarının yapılarak yaşamlarının
kolaylaştırılmasını amaçlayan Yaşlı Destek Programı (YADES) için Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde
büyükşehir belediyelerinin program amaçlarına uygun olarak hazırlayacakları projeler
için kullandırılacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında da YADES kapsamında
valilikler tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına teklif edilen ve
anılan Bakanlık tarafından uygun bulunan projelerden, valinin yetki ve
sorumluluğunda gerçekleştirilmesi uygun görülenlerin bedellerinin münhasıran
proje ile ilgili harcamalarda kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilde
valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılacağı ve proje amaçlarına uygun
olarak vali tarafından büyükşehir belediyelerine Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kullandırılacağı
hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu kurallar, açıklamanın ikinci fıkrasında yer alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibareleridir.
153. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
154. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kurallar, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.
155. Yaşlıların kendi çevrelerinden uzaklaşmadan evlerinde bakımını sağlamaya yönelik hizmetlerin çeşitlendirilerek yaygınlaştırılması ve yaşlılara yönelik kurumsal bakım hizmetlerinin sayı ve niteliğinin artırılması ile engellilere yönelik eğitim, istihdam ve bakım hizmetlerinin etkinliği ve denetiminin artırılması onuncu kalkınma planı hedefleri arasında sayılmıştır. Dava konusu kuralların YADES’in daha etkin ve hızlı uygulanabilmesi, karar alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek için kamu yararı amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.
156. Bütçe kanunu ile YADES kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, kullanacak kuruluşlar belirlenmiş, ödeneklerin harcanması sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
157. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
17. (77) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
158. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla bütçe
tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi
dışına çıkarılarak temel mali mevzuat hükümlerine tabi olmadan harcanmasına
olanak tanındığı, kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye
hak kazanan projelerine yapılan kaynak transferinin idarelerin bütçelerine
gelir kaydedilmeksizin özel hesapta izlenmesinin yanlış raporlama yapılmasına
sebebiyet vereceği, 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu
ve Görevleri Hakkında Kanun’da merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin
kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis
edilen kaynakların proje yürütücüsü idarelerin bütçelerine gelir
kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izleneceği veya söz konusu projeler
için bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman tutarının bu amaçla
idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik kodlarını içeren tertiplerde yer
alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle söz konusu projeler için açılan
özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü idarelerin yetkili olduğuna ilişkin bir
düzenleme bulunmadığı, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkında KHK ile 641 sayılı KHK’da özel hesapların işleyişi ve
muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların
belirlenmesine yönelik olarak Maliye Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığına
herhangi bir yetki verilmediği, bu yetkinin ilgili Bakanlıklara verilmesinin
yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 7.,
87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
159. Dava konusu kuralda, 5449 sayılı Kanun gereğince merkezî
yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından
desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis edilen kaynakların proje
yürütücüsü idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel
hesaplarda izleneceği, söz konusu projelerde kullanılmak üzere merkezî yönetim
kapsamındaki kamu idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarının bütçe ve
bütçe dışı imkânlardan karşılanacağı, bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş
finansman tutarının bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik
kodlarını içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle
söz konusu projeler için açılan özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü
idarelerin yetkili olduğu, kalkınma ajansı ve yararlanıcı kamu idaresi
tarafından projeye tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve
proje süresiyle sınırlı olmak üzere sözleşmeli personel çalıştırılmasına
ilişkin esasları düzenleyen 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı hükümleri çerçevesinde personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve
muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların Kalkınma
Bakanlığı tarafından tespit edileceği hüküm altına alınmaktadır.
160. Kalkınma ajansları; kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum
kuruluşları arasındaki iş birliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin
kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle ulusal
kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak
bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası
ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak üzere kurulmuş tüzel
kişiliklerdir. Ajansların görevlerinden birisi de bölge plan ve programlarının
uygulanmasını sağlayıcı faaliyet ve projelere destek olmaktır. Bu kapsamda
ajanslar, kendilerine tahsis edilen kaynakları bölge plan ve programlarına
uygun olarak kullanma veya kullandırma yetkisine sahiptir.
161. Dava konusu kuralda merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis edilen kaynakların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Kurala göre proje için kalkınma ajansı tarafından tahsis edilen kaynaklar, proje yürütücüsü idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izlenecektir. Böylece ajans tarafından kamu idaresine tahsis edilen kaynakların başka iş ve projelerde kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
162. Kuralda, söz konusu projelerde kullanılmak üzere merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarının bütçe ve bütçe dışı imkânlardan karşılanması, bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman tutarının da bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) (sermaye giderleri) ve (07) (sermaye transferleri) ekonomik kodlarını içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden karşılanması ve bu ödeneklerin özel hesaba aktarılmak suretiyle kullanılması öngörülmüştür. Bu yönüyle dava konusu kural, olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir.
163. Dava konusu kuralda, bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden projeye tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve proje süresiyle sınırlı olmak sözleşmeli personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
164. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
18. (79) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
165. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarla bütçe
tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi
dışına çıkarıldığı, bu durumun harcamalarda keyfîliğe sebebiyet verdiği, bütçe
uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını önlediği, özel
hesapların denetimi konusunda belirsizlik bulunduğu, özel hesaba aktarılan
tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine yönelik olarak
kanunla çerçeve çizilmeksizin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye ve
Avrupa Birliği Bakanlıklarının yetkili kılınmasının yasama yetkisinin devri
sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89.,
124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
166. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kurallar Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.
167. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (79) numaralı açıklamasının
birinci cümlesinde Avrupa Birliği Bakanlığının Avrupa Birliği İletişim
Stratejisi çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için
yeterli süresi bulunmayan faaliyetlerine ilişkin giderlerinin karşılanması
amacıyla 25.00.00.02-01.1.9.00-1-03.6 tertibine bütçe ile tahsis edilen
ödenekten Bakan tarafından belirlenecek olan tutarın Avrupa Birliği Bakanlığı
bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılması öngörülmüş;
üçüncü cümlesinde de özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,
muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların Avrupa Birliği
Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenmesi hüküm altına
alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan
“… özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.
168. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine ilişkin gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
169. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir.
170. Avrupa Birliği İletişim Stratejisi, Türkiye’nin Avrupa
Birliği (AB) üyelik sürecine hem iç hem dış desteğin artırılması ve sürece ivme
kazandırılması amacıyla hazırlanmıştır. Stratejinin yurt içi iletişim boyutu,
halkın AB’ye katılım sürecine olan inancını güçlendirmeyi ve reformlara
desteğini artırmayı hedeflemekte, yurt dışı boyutu ise AB ile Türkiye
arasındaki karşılıklı güveni yeniden oluşturmayı ve AB sürecindeki kararlılığı
ön plana çıkarmayı amaçlamaktadır. Dava konusu kuralların Avrupa Birliği
İletişim Stratejisi çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve
hazırlık için yeterli süresi bulunmayan faaliyetlerinin daha etkin ve hızlı
uygulanabilmesi, karar alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile
kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda
harcanabilmesini temin etmek için kamu yararı amacıyla ihdas edildiği
anlaşılmaktadır.
171. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (79) numaralı açıklamasında, Avrupa Birliği İletişim Stratejisi kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Açıklamada bütçe ödeneğinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Avrupa Birliği Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
172. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
19. (79) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
173. Dava dilekçesinde özetle; Avrupa Birliği Bakanlığının 5018
sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki kamu
idareleri arasında sayıldığından 4734 ve 5018 sayılı Kanun’a tabi olduğu, 634
sayılı Avrupa Birliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’da
Bakanlığa bütçe kanunları ile tahsis edilen ödeneklerini özel hesaba aktarma
yaparak 5018 ve 4734 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın harcayabileceğine
yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu kuralla özel
hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna
tutulmasının bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını
önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet
verdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
174. Dava konusu kuralda, Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesinin 25.00.00.02-01.1.9.00-1-03.6 tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.
175. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.
176. Avrupa Birliği Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla faaliyetlerini 4734 ve 5018 sayılı Kanun kapsamında ifa etmekle yükümlüdür. Dava konusu kuralda ise Bakanlığın 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (82) numaralı açıklaması uyarınca özel hesaba aktarılan ödenekten yapacağı harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.
177. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
20. (82) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…özel hesaba aktarılır…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
178. Dava dilekçesinde özetle; uluslararası acil yardımların
yapılmasıyla ilgili hususların Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kendi
kuruluş kanununda düzenlenmesi gerektiği, dava konusu kurallarla uluslararası
acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödeneklerin özel hesaba
aktarılmak suretiyle mevcut mali yönetim ve denetim sisteminin dışına
çıkarılmak istendiği, bu durumun harcamalarda keyfîliğe sebebiyet verdiği, 5902
sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun’da, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına, bütçe kanunları ile tahsis
edilen ödenekleri özel hesaba aktarma yetkisi verilmediği, özel hesaba
aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine yönelik
olarak hiçbir çerçeve çizilmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın usul ve
esasları belirleme konusunda yürütme organına düzenleme yetkisi verilmesinin
yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat
ve Görevleri Hakkında KHK’da ve 5902 sayılı Kanun’da Dışişleri, Maliye ve Afet
ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına bu yönde bir yetki verilmediği belirtilerek
kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124., ve 161. maddelerine aykırı
olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
179. Kanun’un eki E-Cetvelinin (82) numaralı açıklamasının birinci
cümlesinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesine 5902 sayılı
Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince uluslararası
acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödeneklerin Başkanlık
bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılacağı belirtilmiş,
üçüncü cümlesinde de özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,
muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usıl ve esasların Dışişleri
Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca
müştereken belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar,
açıklamanın, birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…”
ibaresi ile üçüncü cümlesidir.
180. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine ilişkin gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.
181. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Dava konusu kuralların, uluslararası acil yardımların ulaştırılmasına yönelik olarak karar alma süreçlerinin hızlandırılması suretiyle ödeneklerin amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek için ihdas edildiği anlaşılmaktadır.
182. (82) numaralı açıklamada, bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına yetki verilmesi yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.
183. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
21. (82) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
184. Dava dilekçesinde özetle, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de, merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, Bakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a tabi olduğu, dava konusu kurallarla, özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanun’dan müstesna tutulmasının Anayasa’nın bütçeyle ilgili kurallarıyla bağdaşmadığı gibi harcamalarda keyfîliğe sebebiyet vereceği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
185. Dava konusu kuralda, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesine uluslararası acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödeneklerin, özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılacak harcamaların 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanun’dan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.
186. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.
187. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (1) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından 4734 ve 5018 sayılı Kanun’a tabidir. Dava konusu kuralda ise Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesine uluslararası acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödeneklerden yapılacak harcamalar, 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.
188. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89. ve 124. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
22. (89) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
189. Dava dilekçesinde özetle; ödenek aktarmalarının kanunla
yapılması gerektiği, Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.6
tertibinde yer alan ödenekten 200.000.000 TL’ye kadar olan kısmını, emek
yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası yapımı projesi kapsamındaki
giderlerin karşılanması amacıyla ihtiyaca göre gerektiğinde Cazibe Merkezleri
Programı kapsamında kullandırılmak üzere Hazine Müsteşarlığı bütçesinin
07.82.31.00-04.1.1.20-1-07.1 tertibine aktarmaya veya Yüksek Planlama Kurulu
kararı ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kullandırılmak üzere
Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine, İl Özel İdarelerine veya Yatırım
İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına tahakkuka bağlamak suretiyle ödenmesi
amacıyla Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içinde açılacak tertiplere aktarmaya
maliye bakanının yetkili kılınmasının, yasama organına ait olan bütçe hakkının
yürütme organına devri anlamına geldiği ifade edilerek kuralın Anayasa’nın 2.,
6., 87., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
190. Dava konusu kuralla, Maliye Bakanlığı bütçesinin
12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.6 tertibinde yer alan ödenekten 200.000.000 TL’ye
kadar olan kısmını, emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası
yapımı projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla ihtiyaca göre
gerektiğinde Cazibe Merkezleri Programı kapsamında kullandırılmak üzere Hazine
Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.1.1.20-1-07.1 tertibine aktarmaya veya
Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde
kullandırılmak üzere Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine, İl Özel
İdarelerine veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına tahakkuka
bağlamak suretiyle ödenmesi amacıyla Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içerisinde
açılacak tertiplere aktarmaya maliye bakanı yetkili kılınmaktadır.
191. Cazibe Merkezleri Programı, görece az gelişmiş bölgelerdeki yatırım ortamını canlandırarak istihdam, üretim ve ihracatı artırmak yoluyla bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla uygulamaya konulmuştur. 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun’a 31.10.2016 tarih ve 678 sayılı KHK’nın 27. maddesiyle eklenen ek 1. maddeyle Program kapsamında yapılacak desteklere ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
192. 4456 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında,
Cazibe Merkezleri Programı kapsamında verilecek desteklerin Hazine Müsteşarlığı
bütçesinden Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine aktarılacak kaynaktan
karşılanacağı belirtilmiş; üçüncü fıkrasında, Bankanın, Cazibe Merkezleri
Programı kapsamında; arsa temini, altyapı işleri ve bina inşaatı ile ilgili iş
ve işlemler için söz konusu kaynağı öncelikle Yatırım İzleme ve Koordinasyon
Başkanlıklarına, il özel idarelerine, belediyelere olmak üzere kamu kurum ve
kuruluşlarına veya organize sanayi bölgeleri tüzel kişiliklerine
kullandırabileceği hüküm altına alınmıştır. Maddenin dördüncü ve devamı
fıkralarında ise program kapsamında desteklenecek yatırımlar ve faaliyetler,
konuyla ilgili yetkili kurum ve kuruluşların görevleri ile uygulamaya ilişkin
usul ve esaslar düzenlenmiştir.
193. Dava konusu kuralda da Maliye Bakanlığının bütçesinin
12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.6 tertibinde yer alan yedek ödenekten 200.000.000
TL’ye kadar olan kısmın emek yoğun sektörlerde anahtar
teslimi fabrika binası yapımı projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması
amacıyla kullandırılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Kural
uyarınca Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibinden 200.000.000 TL’ye
kadar olan kısım, ihtiyaca göre gerektiğinde Cazibe Merkezleri Programı
kapsamında kullandırılmak üzere Hazine Müsteşarlığı bütçesine aktarılabilecek
veya Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenecek usul ve esaslar
çerçevesinde kullandırılmak üzere Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine, İl
Özel İdarelerine veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına tahakkuka
bağlamak suretiyle ödenmesi amacıyla Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içinde
açılacak tertiplere aktarılabilecektir. Bu açıdan bakıldığında dava konusu
kural; bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı
nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.
194. Bütçe kanunu ile emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi
fabrika binası yapımı projesi kapsamında kullanılması öngörülen kaynak, Maliye
Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibinde yer almaktadır. Dava konusu
kuralda, yedek ödenek tertibinden söz konusu proje için ayrılan kaynağın azami
miktarı belirlenmiş; bu kaynağın aktarılacağı kamu kurum ve kuruluşları tek tek
sayılmıştır. Dolayısıyla kuralda belirlenen çerçeve içinde kullanılmak üzere
Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibinde yer alan 200.000.000.TL’nin
Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.1.1.20-1-07.1 tertibine veya
Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içinde açılacak tertiplere aktarmaya maliye
bakanının yetkili kılınması Meclise ait olan bütçe hakkını ihlal etmemektedir.
195. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. ve 163. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2., 6. ve 87. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
23. (90) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi
a. Anlam ve Kapsam
196. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ulusal demir yolu altyapı ağı içinde yer alan ve devletin tasarrufundaki demir yolu altyapısının kendisine devredilen kısmı üzerinde demir yolu altyapı işletmecisi olarak görev yapan bir iktisadi devlet teşekkülüdür.
197. 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’da, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün demir yolu altyapı işletmecisi olarak yapılandırılması; TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi adıyla da demir yolu tren işletmecisi olarak yeni bir şirket kurulması öngörülmüştür.
198. 6461 sayılı Kanun’un 3. maddesinde; demir yolu trafiğini tekel olarak yönetmek, tasarrufunda olan demir yolu altyapısı üzerinde verdiği trafik yönetimi ücretlerini belirlemek ve tahsil etmek, demir yolu altyapısını iyileştirmek, yenilemek, genişletmek, bakım ve onarımını yapmak veya yaptırmak TCDD’nin görevleri arasında sayılmıştır.
199. Kanun’un 5. maddesinde, TCDD’nin hızlı ve yüksek hızlı
tren taşımacılığı için yaptığı demir yolu altyapı yatırımlarının tasarrufundaki
hatların çift veya çoklu hat hâline getirilmesi ve iltisak hatları yapımı ile
bunların elektrifikasyon, sinyalizasyon ve telekomünikasyon tesisleriyle
donatılması yatırımlarının ve tasarrufundaki demir yolu altyapısının
yenilenmesine ve iyileştirilmesine ilişkin yatırımlarının yılı yatırım programı
ile ilişkilendirilerek Bakanlık bütçesinde söz konusu yatırımların finansmanını
karşılamak amacıyla gerekli ödeneğin ayrılması öngörülmüştür. Diğer taraftan
TCDD’nin desteklenmesi amacıyla Kanun’un geçici 3. maddesiyle; Kanun’un
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beşinci yılın yıl sonuyla sınırlı olarak
TCDD’nin 5. maddede belirtilenlerin dışında kalan yatırımlarının finansmanı,
bakım ve onarım bütçesinde yer alan finansman açıkları ile TCDD Taşımacılık
A.Ş.ye yapılan sermaye transferi nedeniyle doğan açıklarının sermayesine
mahsuben Hazine Müsteşarlığı tarafından karşılanması öngörülmüştür.
200. Dava konusu kuralda da TCDD’nin 6461 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan ödenekten karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
201. Dava dilekçesinde özetle; TCDD’nin 6461 sayılı Kanun’un
geçici 3. maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının Hazine
Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan
ödenekten karşılanabilmesi için muhtemel tutarın belirlenmesi ve bu tutarın
büyüklüğüne Meclis tarafından karar verilmesinin bütçe hakkının gereği olduğu,
dava konusu kuralla hiçbir sınır getirilmeksizin söz konusu finansman açığının
Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan
ödenekten karşılanmasının bir nevi yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu,
dava konusu düzenlemenin bütçe kanunları yerine ilgili kurumların kuruluş
kanunlarında yapılması gerektiği, bu yönüyle kuralın parlamenter demokrasinin
temel öncülleriyle bağdaşmadığı belirtilerek Anayasa’nın 6., 87., 161. ve 163.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
202. TCDD, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK hükümlerine tabi olan bir iktisadi devlet teşekkülüdür. 233 sayılı KHK’ya ek (A) Cetvel’de TCDD, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıyla ilgili iktisadi devlet teşekkülleri arasında gösterilmiştir. İktisadi devlet teşekkülleri; sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüsleridir.
203. 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun’un 2. maddesinin (b) bendinde; kamu iktisadi teşebbüsleri ile
ilgili olarak Hazine pay sahipliğinin gerektirdiği her türlü işlemi yapmak,
Hazine ile kamu iktisadi teşebbüsleri ilişkisini kurmak, bu kuruluşların Devlet
Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının görüşünü alarak yıllık genel yatırım ve
finansman programlarını hazırlamak ve Bakanlar Kurulunun onayına sunmak Hazine
Müsteşarlığının görevleri arasında sayılmıştır. 233 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Hakkında KHK’nın 36. maddesinin (8) numaralı fıkrasında da kamu
ortaklıkları ve iştiraklerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin tedbirleri
uygulamak, sermaye artırımlarına katılmak, kamu iktisadi teşebbüslerinin
yatırım ve finansman programlarının gereklerini yerine getirmek ve bu Kanun
Hükmünde Kararname hükümlerini uygulamak amacıyla Hazinece her türlü sermaye
artırımlarına katılınması ve sermaye paylarının satın alınmasına Hazine
Müsteşarlığının bağlı olduğu bakan; bu işlemlerin gerektirdiği tutarları, anılan
Müsteşarlığın teklifi üzerine bütçede açılacak özel tertiplere gelir ve ödenek
kaydetmeye maliye bakanı yetkili kılınmıştır.
204. Dava konusu kuralda, TCDD’nin 6461 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan ödenekten karşılanması öngörülmektedir. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile ilgili olarak hazine pay sahipliğinin gerektirdiği her türlü işlemi yapmakla görevli olan Hazine Müsteşarlığının yukarıda anılan bütçe tertibinde yer alan ödeneğinin bir iktisadi devlet teşekkülü olan TCDD’nin finansman açıkları için kullanılmasını öngören kural, bu hâliyle kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.
205. TCDD’nin bir iktisadi devlet teşekkülü olarak finansman
ihtiyacı sadece yatırım harcamalarından meydana gelmemektedir. 6461 sayılı
Kanun’dan kaynaklanan görevlerini icra ederken yaptığı harcamaların da
finansmanına ihtiyaç duyulabilir. Dava konusu kuralla TCDD’nin Kanun’un geçici
3. maddesi dışında kalan harcamaları nedeniyle oluşan finansman açıklarının
karşılanması öngörülmektedir. TCDD’nin 6461 sayılı Kanun’un geçici 3.
maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının önceden tahmin edilmesi
mümkün olmamakla birlikte ilgili bütçe tertibine 2.383.706.000.TL ödenek
konularak aktarılması öngörülen ödenek miktarının üst sınırı da belirlenmiştir.
Dolayısıyla dava konusu kuralla TCDD’ye finansman açıkları için sınırsız bir
ödenek aktarımı yapılması söz konusu değildir. Bu itibarla TCDD’nin 6461 sayılı
Kanun’un geçici 3. maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının Hazine
Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan
ödenekten karşılanmasını öngören kural bütçe hakkını ihlal etmemektedir.
206. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 6. ve 163. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2
HAZİNE YARDIMLARI 101.334.000” Tertibi ile Eki E-Cetveli’nin (81) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
207. Dava dilekçesinde özetle; 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’da
sosyal yardım ve hizmetlerin yerine getirilmesine ilişkin bir görevin
Başbakanlığa verilmediği, bu nedenle dava konusu kurallarla Başbakanlık
bütçesine “Sınıflandırmaya girmeyen sosyal güvenlik ve sosyal yardım
hizmetleri-Acil Destek Giderleri-Cari Transferler-Hazine Yardımları”
tertibi adı altında ödenek konulmasının anayasal açıdan mümkün olmadığı, bu
tertipteki ödeneğin kullanımına yönelik olarak temel ilkeler belirlenmeden ve
çerçeve çizilmeden usul ve esasları belirleme yetkisinin Başbakanlığa
verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların
Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
208. Dava konusu kurallarla Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-05.2 tertibine 101.334.00-TL ödenek konulması ve bu tertipte yer alan ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esasların Başbakanlıkça tespit edilmesi öngörülmektedir.
209. Dava konusu kurallar bütçenin uygulanması ile ilgili hükümler ihtiva etmekte olup olağan kanun konusu olabilecek bir hüküm öngörmemektedir. Belirtilen ödeneğin sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri kapsamında acil desteğe ihtiyaç bulunan hâllerde hazine yardımı şeklinde kullanılmak üzere Başbakanlık bütçesine konulduğu anlaşılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında belirtilen ödeneğin konulmasında, kamu yararı dışında bir amacın güdüldüğü söylenemeyeceğinden kuralda hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
210. Başbakanlık tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre
kullanılması öngörülen ödenekler, Başbakanlık bütçesinde yer almaktadır. İlgili
bütçe tertibine “Sınıflandırmaya girmeyen sosyal güvenlik ve sosyal yardım
hizmetleri-Acil Destek Giderleri-Cari Transferler-Hazine Yardımları” adı
altında 101.344.000 TL ödenek konmuştur. Buna göre söz konusu tertipte yer alan
ödenek, analitik bütçe sınıflandırmasına göre sınıflandırmaya girmeyen sosyal
güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri kapsamında acil desteğe ihtiyaç bulunan
hâllerde Hazine yardımı şeklinde kullanılabilecektir. Belirtilen sınıflandırma
esas alınmak suretiyle ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esasların
belirlenmesi konusunda Başbakanlığın yetkili kılınması yasama yetkisinin devri
sonucunu da doğurmamaktadır.
211. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
E. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin
1. (1), (2), (3), (4), (5), (6), (8) ve (9) Numaralı Açıklamaları ile (10) Numaralı Açıklamasının (a) ve (b) Paragraflarının İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
212. Dava dilekçesinde özetle; Cumhurbaşkanının görev ve
yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 104. maddesinde Cumhurbaşkanlığı bütçesinin
hazırlanması ve kullanımı ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı,
Cumhurbaşkanlığı bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve denetimi bakımından
diğer kurumlara göre bir ayrıcalığının bulunmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 12.
maddesinde Cumhurbaşkanlığının genel bütçe kapsamındaki idareler arasında
sayıldığı, dolayısıyla Cumhurbaşkanlığına tahsis edilen kaynakların 5018 ve
4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kullanılması gerektiği, dava konusu
kuralla Cumhurbaşkanlığı bütçesinin mevcut bütçe sistemi dışına çıkarılarak
yeni bir harcama sistemi oluşturulduğu, 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genel
Sekreterliği Teşkilatı Kanunu ile 5018 ve 4734 sayılı Kanun’da değişiklik
yapılmadan dava konusu kurallarla Cumhurbaşkanlığına tahsis edilen ödeneklerin
kullanımı ile ilgili özel düzenlemeler yapılamayacağı, bazı harcamaların 4734
sayılı Kanun’da yer alan sınırlamalardan müstesna tutulduğu, yine bazı
harcamalar yönünden hiçbir çerçeve çizilmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın
Cumhurbaşkanına harcama yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu
doğurduğu, Cumhurbaşkanına bu gibi ayrıcalıklar tanınmasının adalet ve
hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7.,
87., 88., 89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
213. Anayasa’nın 8. maddesinde “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.” hükmüne yer verilmek suretiyle parlamenter sistemin özelliklerine uygun olarak yürütme organı, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu biçiminde yapılandırılmıştır.
214. Anayasa’nın 112. maddesinin birinci fıkrasında başbakanın, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak hükûmetin genel siyasetinin yürütülmesini gözeteceği ve Bakanlar Kurulunun bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumlu olacağı belirtilmek suretiyle hükûmet etme görev ve sorumluluğunun Bakanlar Kuruluna ait olduğu vurgulanmıştır.
215. Yürütme organının diğer kanadını oluşturan Cumhurbaşkanının
görev ve yetkileri ise Anayasa’nın 104. maddesinde düzenlenmektedir. Anılan
maddenin birinci fıkrasında, Cumhurbaşkanının devletin başı olduğu ve bu
sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil edeceği;
Anayasa’nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını
gözeteceği belirtilmektedir. Anayasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrasında,
Cumhurbaşkanının temsil ve gözetme görevlerini yerine getirebilmesi amacıyla
kullanacağı yetkiler ve yapacağı görevler yasama, yürütme ve yargıya ilişkin
olmak üzere üç başlık altında sayılmaktadır. Anayasa’nın 104. maddesinin son
fıkrasında ise Cumhurbaşkanının, ayrıca Anayasa’da ve kanunlarda verilen seçme
ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getireceği ve yetkileri
kullanacağı belirtilmek suretiyle kanunlarla Cumhurbaşkanına başka görevler
verilebilmesine de imkân sağlanmaktadır.
216. Anayasa koyucu, Anayasa ve ilgili kanunlarla Cumhurbaşkanına tanınan ve başbakan ve ilgili bakanın imzalarını gerektirmeyen yetkilerin devletin başı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil eden, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmekle görevli olan ve siyaseten sorumlu olmayan Cumhurbaşkanınca kullanılmasını öngörmüştür.
217. Cumhurbaşkanlığı 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından bütçesi Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda düzenlenmektedir. Bu çerçevede 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesine toplamda 648.488.000.TL ödenek ayrılmış, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nde de Cumhurbaşkanlığı bütçesinden yapılacak, Cumhurbaşkanının konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından karşılanacağına ilişkin açıklamalar yer almıştır.
218. Cetvel’in (1) numaralı açıklamasında Cumhurbaşkanının, eşinin ve resmî ya da özel davetli olarak ülkemizi ziyaret eden yabancı devlet başkanlarının gezilerinde, güvenlik ve hizmet nedeniyle eşlik etmek üzere görevlendirilen personelin özel kıyafet giderlerinin ”03.2.5.01- Giyecek Alımları”, geziye ilişkin konaklama, yeme içme gibi her türlü giderlerinin “03.6.1.01- Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.
219. (2) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanı ve genel sekreterin yazışma ve kutlamaya ilişkin posta giderlerinin “03.5.2.01-Posta ve Telgraf Giderleri” tertibinden; (3) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı makamına hizmet veren taşıtlar ile diğer taşıtların kasko sigortası giderlerinin “03.5.4.02-Sigorta Giderleri” tertibinden; (4) numaralı açıklamasında, kamu kuruluşlarından geçici olarak tahsis edilen bina, araç ve gereçlerin bakım, onarım ve her türlü giderlerinin Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.
220. (5) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine tahsisli uçakların bakım ve işletmesine ilişkin giderleri ile ihtiyaç hâlinde kiralanacak uçak kira ve diğer giderlerinin Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine tahsisli M/Y Savarona gemisine ait bakım-onarım, seyir, personel ve diğer her türlü işletme giderlerinin ise kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan protokol esasları doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.
221. (6) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanı, eşi ve genel sekreterin temsil niteliğinde verecekleri yemek, kabul, resepsiyon ve organizasyon bedelleri ile bunlarla ilgili diğer her türlü giderlerin; Cumhurbaşkanlığınca millî ve dinî bayramlar ile diğer zamanlarda yapılacak ikram, hediye, gönderilecek çiçek ve çelenk bedelleri, konukları ağırlama giderlerinin; Cumhurbaşkanının takdirleri ile verilecek ödül, şilt ve benzeri giderlerin “03.6.1.01-Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertibinden karşılanması öngörülmektedir.
222. (8) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanı ve aile bireyleri ile
bakmakla yükümlü olduklarının, Cumhurbaşkanlığı yapmış olanlar ile bunların
bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, ölenlerin dul ve yetimlerinin her
türlü tedavi, ilaç ve cenaze giderlerinin “03.9.3.01- Cenaze Giderleri”,
“03.9.8.90-Diğer Tedavi ve Sağlık Malzemesi Giderleri” ve “03.9.9.90
Diğer İlaç Giderleri” tertiplerinden; (9) numaralı açıklamasında,
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatında görev yapan personele
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yiyecek Yardımı Yönergesi kurallarına göre
yapılacak yiyecek yardımının “05.3.1.05-Memurların Öğle Yemeğine Yardım”
tertibinden, görevli personel tarafından diğer zamanlarda yenilen yemek
ücretleri ile Genel Sekreterin misafirlerine verilen yemek ücretlerinin “03.6.1.01-
Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar ve Organizasyon Giderleri” tertibinden
karşılanması öngörülmektedir.
223. (10) numaralı açıklamanın (a) paragrafında Cumhurbaşkanının
takdirlerine göre muhtaç durumdaki kişilere ve öğrencilere, dernek, birlik,
kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri kuruluşlar ile kamuya yararlı
kampanyalara yapılacak yardımların ilgisine göre “05.3.1.01-Dernek,
Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık vb. Kuruluşlara”, “05.3.1.08-Türk Kültür
Varlığının Korunması ve Tanıtımı Giderleri”, “05.4.2.01-Eğitim Amaçlı Diğer
Transferler”, “05.4.3.01-Sağlık Amaçlı Transferler”, “05.4.4.01-Yiyecek Amaçlı
Transferler”, “05.4.7.01-Muhtaç ve Körlere Yardım”, “05.4.9.01 -Hane Halkına
Yapılan Diğer Transferler” tertiplerinden; (b) paragrafında ise kamu
personeli olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi
ödemelerin “03.4.2.05-Ödül, İkramiye ve benzeri ödemeler” tertibinden
karşılanması öngörülmektedir.
224. 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki A-Cetveli’nde
Cumhurbaşkanlığı bütçesine 648.488.000,00 TL tutarında ödenek ayrılmış ve bu
ödenek analitik bütçe sistemine sınıflandırmasına göre ilgili bütçe
tertiplerinde gösterilmiştir. Dava konusu kurallarda ise Cumhurbaşkanının
konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin
analitik bütçe sistemine göre ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından
karşılanacağına yönelik açıklamalar yer almaktadır. Dolayısıyla dava konusu
kurallar, 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda Cumhurbaşkanlığı için
ayrılan bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı
ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu
kurallar bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.
225. Dava konusu kurallarda Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılacak
harcamaların çerçevesi çizilmiş ve analitik bütçe sistemine göre hangi bütçe
tertibinden karşılanacağı tek tek belirtilmiştir. Muhtaç durumdaki kişilere ve
öğrencilere, dernek, birlik, kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri
kuruluşlara, kamuya yararlı kampanyalara yapılacak yardımlar ile kamu personeli
olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler
bakımından Cumhurbaşkanına takdir yetkisi tanınmakla birlikte bu harcamaların
karşılanacağı ilgili bütçe tertiplerinde yer alan ödenek miktarıyla sınırlıdır.
Diğer bir ifadeyle Cumhurbaşkanı takdir yetkisini, Meclisin Bütçe Kanunuyla
izin verdiği ödenek miktarıyla sınırlı olarak kullanabilecektir. Dolayısıyla,
Cumhurbaşkanına sınırsız bir harcama yetkisi verilmesi söz konusu değildir.
Cumhurbaşkanının konumu gereği yapacağı yardımlar ile ödül, ikramiye gibi nakdi
ödemeler bakımından ilgili bütçe tertiplerinde belirtilen ödenek miktarıyla sınırlı
olmak üzere takdir hakkı tanınması, yasama yetkisinin devri sonucunu
doğurmamaktadır.
226. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın, 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2. (7) Numaralı Açıklamasının İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
227. Dava dilekçesinde özetle, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin (1), (2), (3), (4), (5), (6), (8) ve (9) numaralı açıklamaları ile (10) numaralı açıklamasının (a) ve (b) paragraflarına yönelik gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
228. Dava konusu kuralda, Cumhurbaşkanlığı temsil, tören ve
ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek hediyelik eşya,
verilen resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle giymiş oldukları
kıyafetlerin yaptırılması temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve konutlarında
kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer hizmet alımları
ile çalışma ofisinin, personel yemek hizmetleri alımı ile bununla ilgili mal ve
mamul alımları, konutların ve tarihî bedi değeri olan varlıkların yapım, bakım
ve onarımları, çalışmaların kitap hâline getirilmesi giderlerinin; 4734 sayılı
Kanun’da belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın aynı Kanun’un 22. maddesine
göre tedarikçi ile yapılacak pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin
ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.
229. Cumhurbaşkanının konumu ve yerine getirilen hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan yukarıda sayılan giderlerin analitik bütçe sistemine göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanmasını öngören kural, bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kural, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.
230. Cumhurbaşkanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı
Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından mal
ve hizmet alımlarında 4734 sayılı Kanun’a tabidir. 4734 sayılı Kanun’un 22.
maddesinde ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın “doğrudan temin”
yöntemine başvurulabilecek haller sayılmıştır. Bu maddeye göre yapılacak
alımlarda, ihale komisyonu kurma ve Kanun’un 10. maddesinde sayılan yeterlik
kurallarının aranma zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince
görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması
yapılarak ihtiyaçlar temin edilebilecektir. Buna göre dava konusu kuralda
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılması öngörülen mal ve hizmet alımlarından
Kanun’un 22. maddesinde sayılan şartları taşıyanlar doğrudan temin usulü ile
temin edilebilecektir.
231. Diğer taraftan dava konusu kuralda Cumhurbaşkanlığı temsil,
tören ve ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek hediyelik
eşya, verilen resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle giymiş
oldukları kıyafetlerin yaptırılması, temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve
konutlarında kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer
hizmet alımları ile çalışma ofisinin personel yemek hizmetleri alımı ile
bununla ilgili mal ve mamul alımları, konutların ve tarihi-bedii değeri olan
varlıkların yapım, bakım ve onarımları, çalışmaların kitap hâline getirilmesi
giderlerinin 4734 sayılı Kanun’da belirtilen “parasal limitlere
bakılmaksızın” aynı Kanun’un 22. maddesine göre tedarikçi ile yapılacak
pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden
karşılanması öngörülmüştür. Anılan mal ve hizmetlerin, 4734 sayılı Kanun’un 22.
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi dışındaki bentlerinde belirtilen
şartları taşıması kaydıyla (d) bendindeki parasal sınırlara tabi olmaksızın
doğrudan temin edilmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava
konusu kural sadece diğer bentlerdeki şartları taşımayan mal ve hizmetler için
parasal limitler bakımından istisna getirmektedir. Söz konusu parasal
limitlerin ilgili yıl bütçe yılında uygulanmayacağının öngörülmesi ise 4734
sayılı Kanun’da o yıl için değişiklik yapılması anlamına gelmektedir.
232. Dava konusu kuralda yer alan “...belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın...” ibaresiyle kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması, bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açıkça veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
233. Açıklanan nedenlerle kuralda yer alan “...belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın...” ibaresi Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın kalan bölümü Anayasa’nın, 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2. (10) Numaralı Açıklamasının (c) Paragrafının İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
234. Dava dilekçesinde özetle, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin (1), (2), (3), (4), (5), (6), (8) ve (9) numaralı açıklamaları ile (10) numaralı açıklamasının (a) ve (b) paragraflarına yönelik gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
235. Dava konusu kuralda Cumhurbaşkanının takdirlerine göre kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki ödemelerin ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın “01.1.6.01-Ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.
236. Cumhurbaşkanı’nın konumu gereği kamu personeline yapacağı ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemelerin, analitik bütçe sınıflandırmasına göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmasını öngören kural, bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kural, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.
237. Diğer taraftan görevlerinde üstün başarı gösteren memurların
ödüllendirilmesine ilişkin usul ve esaslar 657 sayılı Kanun’un 122. maddesinde
düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, görevli oldukları kurumlarda
olağanüstü gayret ve çalışmaları ile emsallerine göre daha başarılı olarak
görev yapmak suretiyle kamu kaynağında önemli ölçüde tasarruf sağlanmasında,
kamu zararının oluşmasının önlenmesinde ve önlenemez kamu zararlarının önemli
ölçüde azaltılmasında, kamusal fayda ve gelirlerin beklenenin üzerinde
artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin
yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları
tespit edilen memurlara, merkezde bağlı veya ilgili bakan, illerde valiler,
ilçelerde kaymakamlar tarafından başarı belgesi verilebileceği, üç defa başarı
belgesi alanlara da üstün başarı belgesi verileceği; ikinci fıkrasında, üstün
başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler
tarafından uygun görülmesi hâlinde en yüksek devlet memuru aylığının (ek
gösterge dâhil) %200’üne kadar ödül verilebileceği; üçüncü fıkrasında, bir mali
yıl içinde ödüllendirileceklerin sayısının kurumun yılbaşındaki dolu kadro
mevcudunun binde onundan, Gümrük Müsteşarlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve
Emniyet Genel Müdürlüğü kadroları için binde yirmisinden fazla olamayacağı ve
yıl içinde ödüllendirilen personel sayısının kurumlarınca izleyen yılın ocak
ayı sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ifade edilmiştir.
238. Dava konusu kuralda ise ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın Cumhurbaşkanının takdirlerine göre kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki ödemelerin “01.1.6.01-Ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden karşılanması öngörülerek 657 sayılı Kanun’un yukarıda anılan hükmü uygulanamaz hâle gelmektedir. Dava konusu kuralda yer alan “...ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın...” ibaresiyle kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması 657 sayılı Kanun’da değişiklik yapılması anlamına gelmektedir.
239. Açıklanan nedenlerle kuralda yer alan “...ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın...” ibaresi Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın kalan bölümü Anayasa’nın, 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
240. Dava dilekçesinde özetle, iptali talep edilen kurallarla Maliye Bakanı ile ilgili bakanlara veya kamu idarelerine verilen yetkilerin 5018 sayılı Kanun ile kurulan mali sistemi işlemez hale getirdiği, 5018 sayılı Kanun yanında 4734 sayılı Kanun, 237 sayılı Kanun, 5779 sayılı Kanun, kamu idarelerinin kuruluş kanunları ve daha birçok kanun ve KHK’lerde değişiklik yapıldığı, bütçe kanunlarının bir yıllık bir dönemi kapsadığı göz önünde bulundurulduğunda iptali istenen düzenlemeler hakkında yürürlüğü durdurma kararı verilmemesinin giderilmesi olanaksız durum ve zararlara yol açacağı belirtilerek kuralların yürürlüklerinin durdurulması talep edilmiştir.
16.12.2016 tarihli ve 6767 sayılı 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;
A. 1. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve
Harcamalarına İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin;
a. (11) numaralı sırasındaki açıklamanın üçüncü cümlesine;
b. (26) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,
c. (53) numaralı sırasındaki açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibaresine,
d. (63) numaralı sırasındaki açıklamaya,
e. (66) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,
f. (79) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,
g. (82) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,
2. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin;
a. (7) numaralı açıklamasında yer alan “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresine,
b. (10) numaralı açıklamasının (c) paragrafında yer alan “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresine,
yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,
B. 1. 6. maddesinin
a. (1) numaralı fıkrasının (a) bendine,
b. (2) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresine,
2. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “(Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)”bölümüne,
3. Eki E - Cetveli’nin;
a. (11) numaralı sırasındaki açıklamanın;
aa. Birinci cümlesinde yer alan "…özel hesaba aktarılarak…" ibaresine,
ab. İkinci cümlesine,
b. (17) numaralı sırasındaki açıklamanın;
ba. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba…” ibaresine,
bb. Üçüncü cümlesine,
c. (18) numaralı sırasındaki açıklamanın;
ca. Birinci cümlesinde yer alan “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresine,
cb. İkinci cümlesine,
d. (19) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinde yer alan “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerine,
e. (23) numaralı sırasındaki açıklamanın;
ea. Birinci cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” ibaresine,
eb. İkinci cümlesine,
f. (26) numaralı sırasındaki açıklamanın;
fa. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresine,
fb. Üçüncü cümlesine,
g. (27) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,
h. (57) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,
ı. (58) numaralı sırasındaki açıklamada yer alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibarelerine,
i. (66) numaralı sırasındaki açıklamanın;
ia. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır” ibaresine,
ib. Üçüncü cümlesine,
j. (73) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci paragrafında yer alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerine,
k. (77) numaralı sırasındaki açıklamaya,
l. (79) numaralı sırasındaki açıklamanın;
la. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresine,
lb. Üçüncü cümlesine,
m. (82) numaralı sırasındaki açıklamanın;
ma. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır…” ibaresine,
mb. Üçüncü cümlesine,
n. (89) numaralı sırasındaki açıklamaya,
o. (90) numaralı sırasındaki açıklamaya,
4. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2 HAZİNE YARDIMLARI 101.334.000” tertibi ile eki E-Cetveli’nin (81) numaralı sırasındaki açıklamaya,
5. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin;
a. (1), (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı açıklamalarına,
b. (7) numaralı açıklamasının “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresi dışında kalan bölümüne,
c. (8) ve (9) numaralı açıklamalarına,
d. (10) numaralı açıklamasının;
da. (a) ve (b) paragraflarına,
db. (c) paragrafının “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresi dışında kalan bölümüne,
yönelik iptal talepleri, 14.2.2018 tarihli, E.2017/61, K.2018/12 sayılı kararla reddedildiğinden, bu bent, cümle, bölüm, ibare ve açıklamalara ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
14.2.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
A. 6. maddesinin
1. (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2. (2) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci
cümlesinin “(Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)”bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
C. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve
Harcamalarına İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin;
1. (11) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. (17) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
3. (18) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
4. (19) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinde yer alan “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
5. (23) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
6. (26) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
7. (27) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
8. (53) numaralı sırasındaki açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
9. (57) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
10. (58) numaralı sırasındaki açıklamada yer alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
11. (63) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
12. (66) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
13. (73) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci paragrafında yer alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
14. (77) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
15. (79) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
16. (82) numaralı sırasındaki açıklamanın;
a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
17. (89) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
18. (90) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2
HAZİNE YARDIMLARI 101.334.000” tertibi ile eki E-Cetveli’nin (81) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
E. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E -
Cetveli’nin;
1. (1), (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı açıklamalarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2. (7) numaralı açıklamasının;
a. “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. Kalan bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
3. (8) ve (9) numaralı açıklamalarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
4. (10) numaralı açıklamasının;
a. (a) ve (b) paragraflarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b. (c) paragrafının;
ba. “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
bb. Kalan bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
14.2.2018 tarihinde karar verildi.
KURUMSAL
SINIFLANDIRMA
FONKSİYONEL
SINIFLANDIRMA
FİN.
TİPİ
EKO.
SINIF.
AÇIKLAMA
I
II
III
IV
I
II
III
IV
I
I
II
5
HİZMET ALIMLARI
50.000
6
TEMSİL VE TANITMA GİDERLERİ
525.000
7
MENKUL MAL,GAYRİMADDİ HAK ALIM, BAKIM VE ONARIM
GİDERLERİ
35.000
37
EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL İŞLER BAŞKANLIĞI
117.074.000
04
EKONOMİK İŞLER VE HİZMETLER
7.074.000
1
Genel Ekonomik İşler ve Hizmetler
7.074.000
1
00
Genel ekonomik ve ticari işler ve hizmetler
7.074.000
1
Genel Bütçeli İdareler
7.074.000
01
PERSONEL GİDERLERİ
6.166.000
1
MEMURLAR
3.093.000
2
SÖZLEŞMELİ PERSONEL
3.073.000
02
SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARINA DEVLET PRİMİ
GİDERLERİ
825.000
1
MEMURLAR
474.000
2
SÖZLEŞMELİ PERSONEL
351.000
03
MAL VE HİZMET ALIM GİDERLERİ
83.000
2
TÜKETİME YÖNELİK MAL VE MALZEME ALIMLARI
26.000
3
YOLLUKLAR
20.000
5
HİZMET ALIMLARI
1.000
6
TEMSİL VE TANITMA GİDERLERİ
5.000
7
MENKUL MAL,GAYRİMADDİ HAK ALIM, BAKIM VE ONARIM
GİDERLERİ
31.000
10
SOSYAL GÜVENLİK VE SOSYAL YARDIM HİZMETLERİ
110.000.000
9
Sınıflandırmaya Girmeyen Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hizmetleri
110.000.000
9
Sınıflandırmaya girmeyen sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri
110.000.000
61
Acil Destek Giderleri
110.000.000
1
Genel Bütçeli İdareler
110.000.000
05
CARİ TRANSFERLER
110.000.000
2
HAZİNE YARDIMLARI
110.000.000
39
İDAREYİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI
4.239.000
01
GENEL KAMU HİZMETLERİ
4.239.000
8
Genel Kamu Hizmetlerine İlişkin Araştırma ve Geliştirme Hizmetleri
4.239.000
8
00
Genel Kamu Hizmetlerine İlişkin Araştırma ve Geliştirme Hizmetleri
4.239.000
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞI OY
1. Mahkememiz çoğunluğunca, 16.12.2016 tarihli ve 6767 sayılı 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;
Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalarına İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin,
- (11) numaralı sırasındaki açıklamanın üçüncü cümlesi,
- (26) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesi,
- (53) numaralı sırasındaki açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibaresi,
- (63) numaralı sırasındaki açıklama,
- (66) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesi,
- (79) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesi,
- (82) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesi,
2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin,
- (7) numaralı açıklamasının “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresi,
- (10) numaralı açıklamasının (c) paragrafının “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresi,
Anayasanın 161. maddesinde yer alan “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” kuralına aykırılık oluşturdukları gerekçesiyle iptal edilmiş bulunmaktadır.
2. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’ndaki tanımıyla
bütçe, belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların
uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe
konulan belgedir. Bütçe, devlet hayatına yön veren hükümler içeren, bu nedenle
de önemli ve kapsamlı sonuçları bulunan, yürütme organının yıl içinde Devletin
mali idaresi konusunda görev ve yetki sahibi olmasını meşrulaştıran hukuki bir
metindir. Bütçe hakkı ise, mali araçların ortaya çıkışı, kullanılışı ve
denetimi konusunda anayasa ve yasalarda toplum adına karar vermeye yetkili
kılınmış kurumların söz sahibi olmaları anlamına gelmektedir ve yasama
organının, halk adına iktidara, kamu gelirlerinin toplanması ve kamu
giderlerinin harcanması konusunda bütçe yasasıyla yetki vermesi ve gerçekleşen
harcama sonuçlarını denetlemesini ifade etmektedir.
3. Bütçeye ilişkin tasarının kanunlaşması ile birlikte yasama organı tarafından yürütme organına, devlet adına gelirleri toplama ve bu gelirlerden harcama yapma izni verilmektedir. Dolayısıyla ilgili yıl için yürütme tarafından gelirlerin toplanması ve giderlerin yapılması bütçe kanunu ile getirilen hükümler çerçevesinde verilen yetkinin kullanımı sonucunda gerçekleşmektedir.
4. Anayasa’da, bütçeye ilişkin kanunun görüşülme usul ve esasları diğer kanunlardan değişik biçimde düzenlenmiştir. Örneğin kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği öngörülmesine karşın, bütçenin TBMM’ye sunulması değişik ve özel usul kurallarına bağlanmıştır. Ayrıca Cumhurbaşkanına yayımlanmasını uygun görmediği kanunları bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderme yetkisi tanınırken, bütçe kanunları bu hükmün dışında tutulmuştur.
5. Anayasa’nın 161. maddesinde bütçenin hazırlanması ve
uygulanması, 162. maddesinde görüşülmesi, 163. maddesinde bütçelerde değişiklik
yapılabilme esasları düzenlenmiştir. 161. maddenin 1. fıkrasında, Devletin ve
kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamalarının
yıllı bütçelerle yapılacağı belirtildikten sonra, son fıkrasında, “Bütçe
kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” kuralı yer
almıştır. 163. maddede ise; “Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek,
harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının
Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz.
Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak
yetkisi verilemez. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik
tasarılarında ve cari ve ileriki yıl bütçelerine mali yük getirecek nitelikteki
kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek mali
kaynak gösterilmesi zorunludur.” kuralı yer almıştır.
6. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda da bütçenin
hazırlanma süreçlerine, ödenek kullanımlarına, harcama süreçlerine ve
gerçekleşen harcamalara yönelik denetim gibi bütçe hakkının kullanımını
sağlayacak temel kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Kanunun “Bütçelerin
Uygulama Esasları” başlıklı 3. bölümünde yer alan “Ödeneklerin
kullanılması” başlıklı 20. maddesinde, “Ödenek aktarmaları” başlıklı 21.
maddesinde, “Merkez dışı birimlere ödenek gönderme” başlıklı 22. maddesinde,
“Yedek ödenek” başlıklı 23. maddesinde ve ayrıca 24., 25., 26., 27., 28., 29.
ve 30. maddelerinde bütçe uygulaması ve ödenek kullanılması esnasında uyulması
gereken kurallara ilişkin genel çerçeve çizilmiştir. Bununla birlikte 5018
sayılı Kanun genel bir düzenleme olup, özel kanunlarla söz konusu hususların
düzenlenmesi her zaman için mümkün bulunmaktadır.
7. Mahkememiz çoğunluğunca yılı bütçesinde konulan kimi ödeneklerin kullanılması ve harcanmasında belli kanunların o yıl içinde uygulanmayacağı veya ödenek kullanım biçimine dair hüküm öngören ya da benzer bazı hüküm içeren kuralların tatbik edilemeyeceği şeklindeki bütçe kanunu kurallarının “o kanunları değiştirmiş sayacağı”, dolayısıyla bu nitelikteki bütçe kanunu kurallarının Anayasa’nın 161. maddesi hükmüne aykırı düştüğü değerlendirilerek ve Anayasa Mahkemesinin bugüne kadarki içtihadının da bu doğrultuda olduğu belirtilerek bu yöndeki kuralların iptaline karar verilmiştir.
8. Bütçe kanununun devletin o yıl içindeki harcama ihtiyacına
yetki veren temel bir yasa mahiyetinde oluşu, mali disiplin esas olmak
kaydıyla, ülkenin mali ihtiyaç ve ödeneklerinin, öngörülemez hal ve durumları
karşılamasındaki güçlükler ve zorunluluklar dikkate alındığında, 2017 yılı
Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun iptal edilen hükümlerinin tümünün, kamu
kaynaklarının etkili, verimli ve tutumlu kullanılmasını sağlamaya ve kamu hizmetlerinin
aksatılmadan yürütülebilmesi için kimi zaman ihtiyaç duyulan “hızlı hareket
etme”yi temine yönelik, bütçenin uygulanması ile ilgili, bütçenin uygulanmasını
kolaylaştırıcı, tamamlayıcı ya da açıklayıcı nitelikte oldukları
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla “bütçe ile ilgili olduklarında” kuşku
bulunmamaktadır.
9. Öte yandan Bütçe Kanununun kimi hükümleri bazı bakanlıklara
verilen yetkinin niteliği ile yetki verilen konuların içeriği dikkate
alındığında, olağan bir kanuni düzenleme ile de gerçekleştirilmesi mümkün
olabilecek olan bu hususun, bütçe bütünlüğü içerisinde ve bütçeyle olan yakın
ilişkisi nedeniyle bütçe kanunu yoluyla düzenlenmesinin, söz konusu hususların
bir bütün olarak değerlendirilmesini ve yasalaştırılmasını sağladığı
(böylelikle de bütçenin öngörülebilirliğinin artırılmasına ve bütçenin,
“bütçenin doğruluğu ilkesi” çerçevesinde gerçekçi ekonomik varsayımlar altında
yasalaşmasına katkı sağladığı) için daha tercih edilebilir bir seçenek olduğu,
olağan kanunlarla verilebilen bir yetkinin, bütçe ile ilgili olmak şartıyla
kendi özel süreçleri olan ve özel bir düzenleme olan bütçe kanunu ile
verilemeyeceğinin söylenilmesinin uygun olmadığı, dolayısıyla anayasaya aykırı
bir yönünün bulunmadığı değerlendirilmektedir.
10. Ayrıca, tüm kanunları kabul edip yürürlüğe koyan TBMM’nin, Bütçe Kanunu’na bu yönde hükümler koyarak, kimi kanunların o bütçe yılı içinde uygulanmayacağını öngörmesinin kendi yasama yetkisi dahilinde olduğunu, diğer bir deyişle yasa koyucunun zorunlu mali ihtiyaçlar karşısında bir yıl süreli istisnalar öngörmesinin takdir hakkı çerçevesinde olduğunu söylemek de gerekmektedir.
11. Belirtilen nedenlerle, Mahkememiz çoğunluğunca Anayasa’nın 161. maddesi hükmüne aykırı oldukları değerlendirilerek iptaline karar verilen tüm kuralların Anayasa’nın 161. maddesi kapsamında olmadıkları, dolayısıyla bunlara ilişkin iptal istemlerinin reddi gerektiği kanaatine vardığımızdan, çoğunluk görüşüne dayalı karara katılmıyoruz.
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Hicabi DURSUN Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL
Anayasa Mahkemesi, E. 2017/61, K. 2018/12, 14 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası