İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/61 K.2018/12

Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Levent GÖK, Özgür ÖZEL ile birlikte 121 milletvekili

Esas2017/61Karar2018/12Tarih14 Şubat 2018Okuma115 dk · 23.011 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
14 Şubat 2018
Esas Sayısı
2017/61
Karar Sayısı
2018/12
R.G.Tarih-Sayısı
6.4.2018-30383
İptal davasını açan
Türkiye
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

23.011 kelime·115 dk okuma·68 bölüm

Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Levent GÖK, Özgür ÖZEL ile birlikte 121 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU: 16.12.2016

tarihli ve 6767 sayılı 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;

A. 6. maddesinin

1. (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin,

2. (2) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresinin,

B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci

cümlesinin “(Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)”bölümünün,

C. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin;

1. (11) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

2. (17) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba…” ibaresinin,

b. Üçüncü cümlesinin,

3. (18) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresinin,

b. İkinci cümlesinin,

4. (19) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinde yer alan “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin,

5. (23) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” ibaresinin,

b. İkinci cümlesinin,

6. (26) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

7. (27) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinin,

8. (53) numaralı sırasındaki açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibaresinin,

9. (57) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin,

10. (58) numaralı sırasındaki açıklamada yer alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibarelerinin,

11. (63) numaralı sırasındaki açıklamanın,

12. (66) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır.” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

13. (73) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci paragrafında yer alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin,

14.(77) numaralı sırasındaki açıklamanın,

15. (79) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

16. (82) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır…” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

17. (89) numaralı sırasındaki açıklamanın,

18. (90) numaralı sırasındaki açıklamanın,

D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2

HAZİNE YARDIMLARI 101.334.000” tertibi ile eki E-Cetveli’nin (81) numaralı sırasındaki açıklamanın,

E. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin,

Anayasa’nın 2., 6., 7., 87., 88., 89., 107., 124., 160., 161. ve 163. maddelerine aykırılığını ileri sürerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

İptali talep edilen kuralların yer aldığı 6767 sayılı Kanun’un;

1. 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Aktarma, ekleme, devir ve iptal

MADDE 6- (1) a) Bu Kanunla verilen ödeneklerin etkin ve verimli bir şekilde kullanılması amacıyla, kamu idarelerinin yıl içinde ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer kamu idarelerinin ödenek ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını temin etmek veya ödeneklerin öncelikli hizmetlerde kullanılmasını sağlamak üzere genel bütçe ödeneklerinin yüzde 10’unu aşmamak kaydıyla; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerine konulan (01), (02), (03), (05), (06), (07), (08) ve (09) ekonomik kodlarındaki ödenekleri kamu idareleri bütçeleri arasında veya Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine aktarmaya,

…

Maliye Bakanı yetkilidir.

…

(2) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresi, yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine, fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkilidir.”

2. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Yatırım harcamaları

MADDE 9- (1) 2017 Yılı Yatırım Programına ek yatırım cetvellerinde

yer alan projeler dışında herhangi bir projeye harcama yapılamaz. Bu

cetvellerde yer alan projeler ile ödeneği toplu olarak verilmiş projeler

kapsamındaki yıllara sari işlere (Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme

Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro

yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç) 2017

yılında başlanabilmesi için proje veya işin 2017 yılı yatırım ödeneği, proje maliyetinin

yüzde 10’undan az olamaz. Bu oranın altında kalan proje ve işler için

gerektiğinde projeler 2017 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve

İzlenmesine Dair Karar esaslarına uyulmak ve öncelikle kurumların yatırım

ödenekleri içinde kalmak suretiyle revize edilebilir.”

3. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’ndeki açıklamaların ilgili kısımları şöyledir:

“11. Dışişleri Bakanlığının yurtdışında açılacak yeni

temsilciliklerinin kuruluş aşamasındaki ve daha önceden açılmış ancak mücbir

sebeplerle tahliye edilmiş temsilciliklerinin yeniden faaliyete geçirilmesi

aşamasındaki ivedi giderleri ile gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve

hazırlık için yeterli süresi bulunmayan uluslararası toplantıların giderlerinin

karşılanması amacıyla 11.00.00.02-01.1.9.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek,

Kıbrıs konusunda Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek çeşitli faaliyetler

için 11.01.36.00-01.2.1.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek, Karadeniz

Ekonomik İşbirliği Örgütü çerçevesinde ülkemizde yapılan çok taraflı

uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması amacıyla

11.01.41.00-01.1.3.00-1-03.6 tertibinde yer alan ödenek ile yurtdışında

yürütülecek tanıtım faaliyetleri için 11.01.43.00-01.1.3.00-1-05.6 tertibinde

yer alan ödenek Dışişleri Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel

hesaba aktarılarak kullanılır. Aktarılan bu tutarların

harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar

Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenir. Söz konusu özel

hesaptan yapılan harcamalar 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale

Kanunundan, 5018 sayılı Kanundan ve 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt

Kanunundan müstesnadır.

17. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği

Daimi Komitesi (İSEDAK) üyesi ülkelere teknik ve mali destek sağlamak amacıyla,

ülkemiz ve diğer üye ülkelerin kamu kurum ve kuruluşları ile İİT bünyesinde

ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlarca teklif

edilen projelerden, İSEDAK sekretaryası görevini ifa eden Kalkınma Bakanlığı

tarafından 2017 yılı içinde onaylananlar ile 2016 yılında onaylanmış olup 2017

yılı içinde ödemesi devam eden projelere kullandırılmak üzere Kalkınma

Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1 ve

32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2 tertiplerine konulan ödenekler, Türkiye Kalkınma

Bankası Anonim Şirketi nezdinde açılacak özel hesaba aktarılarak

kullanılır. Söz konusu program ve projeler çerçevesinde oluşabilecek

harcamalar, program ve projelerin yürütülmesi esnasında Kalkınma Bankası

tarafından talep edilebilecek komisyon, transfer ücreti, döviz kuru farkı ve

benzeri nitelikteki harcamalar ile projelerin değerlendirilmesine ilişkin

hizmet alımları bu ödeneklerden karşılanır. Bu ödeneklerden yapılacak

harcamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kalkınma Bakanı yetkilidir.

18. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek, Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) kapsamında; kamu kurum ve kuruluşlarına, kalkınma ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara, üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel idarelerine, belediyelere ve mahalli idare birliklerine CMDP için anılan her bir kurum ve kuruluş tarafından açılacak özel hesap aracılığıyla kullandırılır. Bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kalkınma Bakanı yetkilidir.

19. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1

tertibinde yer alan ödenek, Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında öncelikle

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki

iller olmak üzere Kalkınma Bakanlığı tarafından oluşturulacak usul ve esaslar

çerçevesinde belirlenecek illerde istihdamın artırılması, sosyal içermenin,

spor, kültür ve sanatın geliştirilmesi, SODES programının yürütülmesine yönelik

kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ile SODES’in değerlendirilmesi, izlenmesi

ve tanıtımına yönelik faaliyetler için kullandırılır. Bu kapsamda ilgili

valilikler veya kalkınma ajansları tarafından belirli bir program çerçevesinde

Kalkınma Bakanlığına teklif edilen ve anılan Bakanlık tarafından uygun bulunan

projelerin bedelleri, münhasıran proje ile ilgili harcamalarda kullanılmak

üzere söz konusu ödenekten ilgili valilik veya kalkınma ajansı adına

açılacak özel bir hesabaaktarılır ve proje amaçlarına uygun olarak kamu

kurum ve kuruluşları, il özel idareleri, belediyeler, mahalli idare birlikleri,

meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarına Kalkınma

Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ilgili

valilik veya kalkınma ajansı tarafından kullandırılır.

…

23. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde hibe mahiyetinde olmak üzere, bölgesel girişim sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine aktarılır. Söz konusu ödeneğin tahsisi, aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin geri dönüşüne dair usul ve esaslar Yüksek Planlama Kurulu tarafından tespit olunur.

…

26. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının daimi Başkanlığını deruhte ettiği İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek Bakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle açılacak özel hesaba aktarılarak kullanılır. Söz konusu özel hesaptan yapılan harcamalar 4734 sayılı Kanun ile 5018 sayılı Kanuna tabi değildir. Bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esaslar Kalkınma Bakanlığınca belirlenir.”

27. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibinde yer alan ödeneği bölgesel eylem planları ve programları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri Programı ve Yatırım ve Destek Hamlesi ve Öncelikli Dönüşüm Programları eylem planları kapsamındaki işler ile bilimsel araştırma projeleri ve yükseköğretim kurumlarının muhtelif yatırım projeleri için kullandırmaya Kalkınma Bakanı yetkilidir. Bu tertipte yer alan ödenekten Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen tutarları yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.

…

53. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim öğrencilerine

ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitapları için 289.000.000 Türk Lirası,

taşımalı ilköğretim ve ortaöğretim kapsamındaki öğrencilerin öğle yemeği için

de 700.000.000 Türk Lirası ve Özel Eğitime İhtiyaç Duyan Öğrencilerin Okullara

ve Kurumlara Erişiminin Sağlanması İçin Ücretsiz Taşınması Projesi kapsamında

295.000.000 Türk Lirası olmak üzere toplam 1.284.000.000 Türk Lirasına kadar

yapılacak harcamalar karşılığı tutarı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik

Fonuna 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanun ile 29/5/1986 tarihli ve 3294

sayılı Kanun uyarınca aktarılacak tutardan keserek Milli Eğitim Bakanlığı adına

açılmış olan özel hesaplara aktarmaya Maliye Bakanı yetkilidir.

Ücretsiz kitap uygulaması için açılan özel hesaba aktarılan tutardan yüklenme

tutarının yüzde 30’una kadar olan kısmını sözleşme tarihinde, geri kalanını ise

işin bitim tarihinde kullandırmaya Milli Eğitim Bakanı yetkilidir.

…

57. Toplumda Fiziksel Aktivitenin Arttırılması Projesi kapsamında; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından, bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden bisiklet alımı ve dağıtımı yapılır. Bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkilidir.

58. “Koruyucu Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetlerinin Geliştirilmesi ve Sürdürülmesi" kapsamında; diş fırçası ve diş macununun alımı için Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-03.2 tertibi ile döner sermaye bütçesine, bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına, diş fırçası ve diş macununun bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkilidir.

…

63. Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneği, belediyelerin ihtiyaç duyduğu yatırım nitelikli zorunlu projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanmaya Maliye Bakanı yetkilidir.”

…

66. Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödenekler, Başbakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılır. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esaslar Başbakan onayı ile belirlenir.

…

73. 24.01.33.00-10.2.0.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek; Türkiye’de ikamet eden ve hizmete ihtiyaç duyan 65 yaş üstü yaşlıların korunması ve desteklenmesi ile biyo-psiko sosyal bakıma ihtiyacı olanların yaşadıkları mekânlarda gerekli olan bakımlarının yapılarak yaşamlarının kolaylaştırılmasını amaçlayan Yaşlı Destek Programı (YADES) için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde Büyükşehir Belediyelerinin program amaçlarına uygun olarak hazırlayacakları projeler için kullandırılır.

YADES Programı kapsamında valilikler tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına teklif edilen ve anılan Bakanlık tarafından uygun bulunan projelerden, valinin yetki ve sorumluluğunda gerçekleştirilmesi uygun görülenlerin bedelleri, münhasıran proje ile ilgili harcamalarda kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır ve proje amaçlarına uygun olarak vali tarafından büyükşehir belediyelerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kullandırılır.

…

77. 25/1/2006 tarihli ve 5449 sayılı Kanun gereğince, merkezi

yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından

desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis edilen kaynaklar, proje yürütücüsü

idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izlenir.

Söz konusu projelerde kullanılmak üzere merkezi yönetim kapsamındaki kamu

idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarı, bütçe ve bütçe dışı

imkanlardan karşılanır. Bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman

tutarını, bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik kodlarını

içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle söz

konusu projeler için açılan özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü idareler

yetkilidir. Kalkınma ajansı ve yararlanıcı kamu idaresi tarafından projeye

tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve proje süresiyle

sınırlı olmak üzere 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı

hükümleri çerçevesinde personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve

muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Kalkınma

Bakanlığı tarafından tespit edilir.

…

79. Avrupa Birliği Bakanlığının “Avrupa Birliği İletişim Stratejisi” çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için yeterli süresi bulunmayan faaliyetlerine ilişkin giderlerinin karşılanması amacıyla 25.01.00.38-01.1.9.00-1-03.6 tertibinde yer alan ödenekten Bakan tarafından belirlenecek olan tutar Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılır. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar Avrupa Birliği Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir.

…

81. Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esaslar Başbakanlıkça tespit edilir.

82. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesine 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince uluslararası acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödenekler Başkanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılır. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca müştereken belirlenir.”

…

89. Maliye Bakanlığı bütçesinin

12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.6 tertibinde yer alan ödenekten 200.000.000 TL’ye

kadar olan kısmını, emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası

yapımı projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla ihtiyaca göre

gerektiğinde Cazibe Merkezleri Programı kapsamında kullandırılmak üzere Hazine

Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.1.1.20-1-07.1 tertibine aktarmaya veya

Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde

kullandırılmak üzere Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi’ne, İl Özel

İdarelerine veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına tahakkuka

bağlamak suretiyle ödenmesi amacıyla Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içerisinde

açılacak tertiplere aktarmaya Maliye Bakanı yetkilidir.

90. T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 24/4/2013 tarihli ve 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıkları, Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan ödenekten karşılanır.

4. Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2 kodlu tertibi şöyledir:

5. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli şöyledir:

“2017 YILI CUMHURBAŞKANLIĞI BÜTÇESİ E-CETVELİ

Cumhurbaşkanlığı Bütçesinden yapılacak, Cumhurbaşkanı’nın konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından karşılanacağı aşağıda gösterilmiştir:

1. Cumhurbaşkanı’nın, eşinin ve resmi ya da özel davetli olarak ülkemizi ziyaret eden Yabancı Devlet Başkanlarının gezilerinde, güvenlik ve hizmet nedeniyle eşlik etmek üzere görevlendirilen personelin özel kıyafet giderleri,”03.2.5.01- Giyecek Alımları”, geziye ilişkin konaklama, yeme-içme gibi her türlü giderleri, ”03.6.1.01- Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertiplerinden,

2. Cumhurbaşkanı ve Genel Sekreterin yazışma ve kutlamaya ilişkin posta giderleri, “03.5.2.01-Posta ve Telgraf Giderleri” tertibinden,

3. Cumhurbaşkanlığı Makamına hizmet veren taşıtlar ile diğer taşıtların kasko sigortası giderleri, “03.5.4.02-Sigorta Giderleri” tertibinden,

4. Kamu kuruluşlarından geçici olarak tahsis edilen; bina, araç ve gereçlerin bakım, onarım ve her türlü giderleri, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden,

5. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne tahsisli uçakların bakım ve işletmesine ilişkin giderleri ile ihtiyaç halinde kiralanacak uçak kira ve diğer giderleri Türk Hava Yolları A.O.’lığı; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne tahsisli M/Y Savarona Gemisine ait, bakım-onarım, seyir, personel ve diğer her türlü işletme giderleri Kamu Kurum ve Kuruluşları ile yapılan protokol esasları doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden,

6. Cumhurbaşkanı, eşi ve Genel Sekreterin temsil niteliğinde verecekleri yemek, kabul, resepsiyon ve organizasyon bedelleri ile bunlarla ilgili diğer her türlü giderleri; Cumhurbaşkanlığınca milli ve dini bayramlar ile diğer zamanlarda yapılacak ikram, hediye, gönderilecek çiçek ve çelenk bedelleri, konukları ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı’nın takdirleri ile verilecek ödül, şilt ve benzeri giderler, ”03.6.1.01-Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertibinden,

7. Cumhurbaşkanlığı temsil, tören ve ağırlama giderleri,

Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek hediyelik eşya, verilen

resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle giymiş oldukları

kıyafetlerin yaptırılması-temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve konutlarında

kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer hizmet alımları

ile çalışma ofisinin, personel yemek hizmetleri alımı ile bununla ilgili mal ve

mamul alımları, konutların ve tarihi-bedii değeri olan varlıkların yapım, bakım

ve onarımları, çalışmaların kitap haline getirilmesi giderleri; 4734 sayılı

Kamu İhale Kanununda belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın aynı kanunun

22. maddesine göre tedarikçi ile yapılacak pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı

bütçesinin ilgili tertiplerinden,

8. Cumhurbaşkanı ve aile bireyleri ile bakmakla yükümlü olduklarının, Cumhurbaşkanlığı yapmış olanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, ölenlerin dul ve yetimlerinin her türlü tedavi, ilaç ve cenaze giderleri, ”03.9.3.01- Cenaze Giderleri”, ”03.9.8.90-Diğer Tedavi ve Sağlık Malzemesi Giderleri” ve ”03.9.9.90 Diğer İlaç Giderleri” tertiplerinden,

9. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatında görev yapan personele, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yiyecek Yardımı Yönergesi kurallarına göre yapılacak yiyecek yardımı, “05.3.1.05-Memurların öğle Yemeğine Yardım” tertibinden, görevli personel tarafından diğer zamanlarda yenilen yemek ücretleri ile Genel Sekreterimizin misafirlerine verilen yemek ücretleri “03.6.1.01- Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar ve Organizasyon Giderleri” tertibinden,

10. Cumhurbaşkanı’nın takdirlerine göre;

a) Muhtaç durumdaki kişilere ve öğrencilere, dernek, birlik, kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri kuruluşlar ile kamuya yararlı kampanyalara yapılacak yardımlar, ilgisine göre,

“05.3.1.01 -Dernek, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık vb. Kuruluşlara”,

“05.3.1.08-Türk Kültür Varlığının Korunması ve Tanıtımı Giderleri”,

“05.4.2.01-Eğitim Amaçlı Diğer Transferler”,

“05.4.3.01-Sağlık Amaçlı Transferler”,

“05.4.4.01-Yiyecek Amaçlı Transferler”,

“05.4.7.01-Muhtaç ve Körlere Yardım”,

“05.4.9.01-Hane Halkına Yapılan Diğer Transferler”, tertiplerinden,

b) Kamu personeli olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler “03.4.2.05-ödül, İkramiye ve benzeri ödemeler”

c) Kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın “01.1.6.01 -ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden,

karşılanır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 1.3.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali talep edilen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca 14.2.2018 tarihinde yapılan toplantıda Maliye Bakanı Naci AĞBAL, Müsteşar H. Abdullah KAYA, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü Hakan AY, Gelir Politikaları Genel Müdürü Burcu AYDIN ÖZÜDOĞRU’nun sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Kanun’un 6. Maddesinin

1. (1) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinin İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

3. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, esas olarak devlet tüzel kişiliğine dâhil olan kamu idarelerini ifade etmek için kullanılmaktadır. Nitekim bu husus 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçe türleri ve kapsamı” başlıklı 12. maddesinde “…Genel bütçe, Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir…” şeklinde ifade edilmiştir.

4. Özel bütçe ise aynı maddede “…Özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları özel kanunla düzenlenen ve bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu idaresinin bütçesidir…” şeklinde belirtilmiştir.

5. Söz konusu kurumların bütçeleri hazırlanırken kamu hizmetinde

kullanılmak amacıyla öngörülen ödenekler ilgili bütçe tertiplerinde

gösterilmektedir. Bütçe tertibi; bütçenin sistematik bir şekilde hazırlanması,

uygulanması ve sonuçlandırılabilmesi açısından kamu gelirlerinin ve kamu

giderlerinin ayrıntılı olarak ve belli bir düzen içinde sınıflandırılarak

gösterildiği kayıt düzenidir. Nitekim 5018 sayılı Kanun’un 15. maddesinin

dördüncü fıkrasında da “…‘Tertip’ deyimi kurumsal, fonksiyonel ve finansman

tipi kodların bütün düzeyleri ile ekonomik sınıflandırmanın ilk iki düzeyini,

borç ödemeleri yönünden ‘ilgili hizmet tertibi’ deyimi borç konusu hizmetlerin yürütüldüğü

ilgili tertipleri ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. 2017 yılı

bütçe hazırlama rehberinde personel giderleri (01), sosyal güvenlik kurumlarına

devlet giderleri primi giderleri (02), mal ve hizmet alım giderleri (03), faiz

giderleri (04), cari transferler (05), sermaye giderleri (06), sermaye

transferleri (07), borç verme (08), yedek ödenekler ise (09) şeklinde

kodlanmıştır.

6. “Kurumsal sınıflandırma”, yönetim yetkisini temel kriter olarak kabul eden sınıflandırma şeklidir. Kurumsal sınıflandırmayla siyasi ve idari sorumluluğun bütçede gösterilmesi hedeflenmektedir.

7. “Fonksiyonel sınıflandırma”, devlet faaliyetlerinin türünü göstermektedir. Devlet faaliyetlerinin ve bu faaliyetlere yönelik harcamaların zaman serileri boyunca izlenmesi ve uluslararası karşılaştırma imkânı elde edilmesi, fonksiyonel sınıflandırma ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca bütçe politikalarının oluşturulmasında sektörel ayrımların yapılabilmesi de bu sınıflandırmanın hedefleri arasındadır.

8. “Finansman tipi sınıflandırma”, yapılan harcamaların hangi kaynaktan finanse edildiğini göstermektedir. Bu sınıflandırma tipinin belirlenmesinde ödemenin nereye yapıldığı hususu önem taşımamaktadır. Finansman tipi sınıflandırma aynı zamanda dış proje kredileri, özel ödenekler ile şartlı bağış ve yardımların takibine imkân vermekte olup özellikle mali mevzuat gereği ayrı tertiplerde izlenmesi gereken ödeneklerin takibine de imkân sağlamaktadır.

9. “Ekonomik sınıflandırma”yla ise devletin görev ve

fonksiyonlarını yerine getirirken yürüttüğü faaliyetlerin millî ekonomiye,

piyasalara ve gelir dağılımına etkilerinin planlanması, izlenmesi ve

değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Ekonomik sınıflandırma; gelirlerin, harcama

ve borç vermenin, finansmanın (gelir-gider farkı) sınıflandırması şeklinde üç

bölümden oluşmaktadır. Gelir ile harcama ve borç vermenin sınıflandırılmasında

karşılıklı veya karşılıksız, cari veya sermaye ayrımı öncelik taşımaktadır.

Karşılıksız işlemler, kanunun emrettiği hususlarda bir mal veya hizmet

karşılığı olmadan yapılan, burs ödemeleri veya vergi gelirleri gibi tahsilat ve

ödemeleri kapsar. Sermaye ve cari harcama ayrımında ise bütçe hazırlama rehberi

ve merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenen asgari değerler ile kullanım ömrü

dikkate alınmaktadır.

10. Ödenek esas itibarıyla para veya nakit olmayıp yürütülmesi

zorunlu kamu hizmetlerinin gerektirdiği harcamaların yapılabilmesine imkân

tanıyan harcama iznini ifade etmektedir. Bütçeyle verilen ödenekler, tahsis

edildikleri amaçlar doğrultusunda yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal

ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılır. Ödeneklerin bütçe

yılındaki tüm ihtiyaçları karşılayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Ancak söz

konusu ödenekler tahmine dayalı olduğundan bunun çeşitli nedenlerle yıl içinde

yetersiz kalması söz konusu olabilmektedir. Böyle durumlarda ortaya çıkacak

ödenek ihtiyacının karşılanması yöntemlerinden birisi de bütçenin kendi içinde

gerçekleştirilecek olan ödenek aktarmasıdır.

11. Ödenek aktarmalarına ilişkin temel kurallar 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılacağı ancak harcamalarda tasarrufu sağlamak, dengeli ve etkili bir bütçe politikasını gerçekleştirmek üzere -genel bütçe ödeneklerinin yüzde onunu geçmemek kaydıyla- merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarına ilişkin yetki ve işlemler ile usul ve esasların merkezî yönetim bütçe kanununda belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

12. Dava konusu kuralla da Bütçe Kanunu’yla verilen ödeneklerin

etkin ve verimli bir şekilde kullanılması amacıyla kamu idarelerinin yıl içinde

ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer kamu idarelerinin ödenek

ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını temin etmek veya ödeneklerin

öncelikli hizmetlerde kullanılmasını sağlamak üzere genel bütçe ödeneklerinin

yüzde onunu aşmamak kaydıyla genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel

bütçeli idarelerin bütçelerine konulan (01), (02), (03), (05), (06), (07), (08)

ve (09) ekonomik kodlarındaki ödenekleri, kamu idareleri bütçeleri arasında

veya Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine aktarmaya,

maliye bakanı yetkili kılınmıştır.

13. 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin (c) bendinde, Maliye Bakanlığına

harcama politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması ile devlet bütçesinin

hazırlanması, uygulanması, uygulamanın izlenmesi ve yönlendirilmesine ilişkin

hizmetleri yürütmek görevi verilmiştir. Buna göre Maliye Bakanlığı; bütçenin

kalkınma planı ve programlarda yer alan politika, hedef ve önceliklere uygun

şekilde, idarelerin stratejik planları ile performans ölçütlerine ve

fayda-maliyet analizine göre uygulanmasını gözetmekle yükümlü kılınmıştır. Dava

konusu kuralla, kurumlar arası ödenek aktarmaları konusunda bütçenin

hazırlanması, uygulanması ve yönlendirilmesinden sorumlu olan Maliye

Bakanlığının yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

14. Dava dilekçesinde özetle; maliye bakanına ödenek aktarma

konusunda sınırsız bir yetki verilerek yeni bir bütçe yapma hakkı tanındığı, bu

durumun 5018 sayılı Kanun’la kurulmak istenen mali sistemle bağdaşmadığı,

kanunla temel ilkeleri belirlenmeden maliye bakanına ödenek aktarma konusunda sınırsız

bir yetki verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu gibi Meclise

ait olan bütçe hakkının ihlal edildiği, kuralda ödenek aktarma konusunda genel

bütçe ödeneklerinin yüzde onu oranında sınır konması veya ödenek aktarması

yapılacak ekonomik kodların gösterilmesinin ödenek aktarma konusunda bir sınır

olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 6., 7., 87., 88.,

89., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

15. Bütçe genel olarak belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belgedir. Devlet, bir yıl süresince bütçe kanununda belirtilmesi koşuluyla harcama yapabilmekte ve gelir toplayabilmektedir.

16. Bütçe kanunları; bir devlette kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için öngörülen gelirlerin nasıl toplanacağına ve yönetileceğine, planlanan harcama ve yatırımlara ilişkin ilkelerin belirlendiği özel yasama işlemleridir. Bütçe kanunları yıllık olarak çıkarılmakta ve ilgili oldukları yıl boyunca uygulanmakta olup bütçe yılı tamamlandıktan sonra hükmünü yitirmektedir. Bütçe kanunlarının zamanında hazırlanamaması veya kabul edilememesi, kamu düzeninde telafisi güç zararlar doğurabilecek nitelikte olduğundan Anayasa'da bütçe kanunlarının hazırlanmaları, parlamentoda görüşülmeleri ve yayımlanmaları bakımından diğer kanunlardan farklı usuller benimsenmiştir.

17. Anayasa’nın 87. maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin

(TBMM) görev ve yetkileri arasında “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak”

yanında “bütçe kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek” görev ve

yetkisine ayrıca yer verilmiştir. Anayasa’nın 88. maddesinde, kanunların

TBMM’de teklif, görüşülme usul ve esasları düzenlenirken bütçe kanunlarının

görüşülme usul ve esasları 162. maddede düzenlenmiştir. Bu maddeyle bütçe kanun

tasarılarının görüşülmesinde ayrı bir yöntem kabul edilmiş, Genel Kurulda

üyelerin gider artırıcı veya gelir azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiş ve

Anayasa’nın 89. maddesiyle de Cumhurbaşkanına bütçe kanunlarını bir daha

görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan

Anayasa’nın 163. maddesinde bütçede değişiklik yapılabilmesinin esasları da

ayrıca düzenlenmiş, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede

değişiklik yapma yetkisi verilemeyeceği belirtilmiştir.

18. Anayasa’nın anılan maddeleri incelendiğinde anayasakoyucunun bütçe kanunlarına diğer kanunlara nazaran özel bir önem atfettiği anlaşılmaktadır. Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve değişik olarak düzenlenen bu iki kanunlaştırma yönteminin doğal sonucu olarak olağan kanun ile düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe kanunu ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi mevcut kanun hükümlerinin değiştirilmesi veya kaldırılması da olanaksızdır. Bu durum Anayasa’nın 161. maddesinde “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” denilmek suretiyle açık bir şekilde ifade edilmiştir.

19. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre “bütçe ile ilgili hükümler” kavramı, mali nitelikteki hükümleri değil kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamaması koşuluyla bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümleri ifade etmektedir. Anayasa’nın 161. maddesinin getiriliş amacı, bütçe kanunlarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek; böylece bütçe kanunlarını ilgisiz kurallardan uzak tutarak kendi yapısı içinde bütünleştirmektir.

20. Yasama organının halk adına kamu gelirlerini toplama ve yine halk adına bu gelirleri harcama konusunda yürütme organına sınırları belirleyerek yetki vermesi ve sonuçlarını denetlemesine bütçe hakkı denilmektedir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere bütçe hakkı; vergi ve benzeri gelirlerle kamu harcamalarının çeşit ve miktarını belirleme, onaylama ve harcamaların sonuçlarını denetleme hakkıdır. Bu hak, demokratik ülkelerde halk tarafından seçilen temsilcilerden oluşan yasama organına ait bulunmaktadır.

21. Dava konusu kuralda, Bütçe Kanunu’yla verilen

ödeneklerin etkin ve verimli bir şekilde kullanılması amacıyla kamu

idarelerinin yıl içinde ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer

kamu idarelerinin ödenek ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını temin etmek

veya ödeneklerin öncelikli hizmetlerde kullanılmasını sağlamak üzere genel

bütçe ödeneklerinin yüzde onunu aşmamak kaydıyla genel bütçe kapsamındaki kamu

idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerine konulan (01), (02), (03),

(05), (06), (07), (08) ve (09) ekonomik kodlarındaki ödenekleri, kamu idareleri

bütçeleri arasında veya Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine

aktarmaya maliye bakanının yetkili olduğu hüküm altına alınmaktadır. Kurumlar

arası ödenek aktarmalarını düzenleyen kural bu hâliyle bütçenin uygulanması ile

ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva

etmektedir.

22. Kuralda, kurumlar arası ödenek aktarmanın ancak genel

bütçe ödeneklerinin yüzde onunu aşmamak kaydıyla ve kamu idarelerinin yıl

içinde ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer kamu idarelerinin

ödenek ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını sağlamak amacıyla

yapılabileceği belirtilerek ödenek aktarmaya ilişkin çerçeve ve maliye

bakanına verilen ödenek aktarma yetkisinin sınırları

belirlenmiştir. Kuralın cari yıl bütçesinde ödenek artışına olanak

tanıması veya doğrudan ödenek üstü harcama yapmaya sebebiyet vermesi söz konusu

değildir. Bu itibarla bütçenin hazırlanması, uygulanması ve yönlendirilmesinden

sorumlu olan maliye bakanına kanunda belirtilen sınırlar içinde ödenek aktarma

konusunda yetki veren kural, yasama yetkisinin devri sonucunu doğurmadığı

gibi Meclise ait olan bütçe hakkını da ihlal etmemektedir.

23. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 6., 7., 88., 89. ve 163. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

2. (2) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” İbaresinin İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

24. Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkili olduğu ifade edilmiştir. Fıkrada yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın...” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.

25. Günümüzde bütçe kanunları çeşitli sınıflandırmalar yardımıyla oluşturulmaktadır. Bu sınıflandırma türlerinden biri olan fonksiyonel sınıflandırma, devlet faaliyetlerinin türünü göstermektedir. Devlet faaliyetlerinin ve bu faaliyetlere yönelik harcamaların zaman serileri boyunca izlenmesi ve uluslararası karşılaştırma imkânı elde edilmesi, fonksiyonel sınıflandırma ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca bütçe politikalarının oluşturulmasında sektörel ayrımların yapılabilmesi de bu sınıflandırmanın hedefleri arasındadır.

26. Analitik bütçe sınıflandırmasında fonksiyonel sınıflandırma,

devlet faaliyetlerinin türünü göstermekte; ödeneklerin kamu hizmetlerine ve

işlevlerine göre tahsis edilmesi ile bütçe politikalarının oluşturulmasında

sektörel ayrımların yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda

ödeneklerin kamusal faaliyetlerin türüne/işlevine göre tahsisi, kamu

hizmetlerinin maliyetlerinin ortaya konulabilmesi, maliyet-fayda analizinin

yapılabilmesi ile verimlilik, etkililik ve ekonomiklik hedeflerine

ulaşılabilmesi bütçenin sınıflandırması ile gerçekleşebilmektedir. Bu yanıyla

bütçe sınıflandırmasının temelini fonksiyonel sınıflandırma oluşturmaktadır.

Nitekim 5018 sayılı Kanun’un 15. maddesinin üçüncü fıkrasında “Merkezi

yönetim bütçe kanununun gider cetvelinin bölümleri, analitik bütçe

sınıflandırmasına uygun olarak fonksiyonlar şeklinde düzenlenir. Fonksiyonlar

birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü düzeyde alt fonksiyonlara ayrılır.”

denilmektedir.

27. Fonksiyonel sınıflandırma, dört düzeyli bir kod grubundan oluşmaktadır. I. düzey, devlet faaliyetlerini on ana fonksiyona ayırmaktadır. Ana fonksiyonlar, II. düzeyde alt fonksiyonlara bölünmektedir. III. düzey kodlar ise nihai hizmetleri göstermektedir. Fonksiyonel sınıflandırmanın IV. düzeyi de özel olarak izlemeyi gerektiren bazı kurumsal planlama ihtiyaçlarının karşılanması ve izlenmesi amacıyla yapıya dâhil edilmiş olup böyle bir ihtiyaç ortaya çıktığında IV. düzeye ilişkin kodlar ve bu kodların açıklamaları Maliye Bakanlığı ile mutabakat sağlanarak belirlenmektedir.

28. Diğer yandan kamu kurumlarınca ihtiyaç duyulan bazı hizmetler

başka bir kamu kurumunun ana hizmeti kapsamında bulunabilmektedir. Bu

doğrultuda kamu kurumları bu hizmetleri kendileri yapmak yerine ilgili kamu

kurumunun uzmanlık ve tecrübelerinden istifade edecek şekilde bu idarelere

yaptırabilmektedir. Bununla birlikte analitik bütçe sınıflandırma sistemine

göre kullanılan fonksiyonlar her bir kurumun ana hizmet grubu ile

ilişkilendirilerek bütçelerde yer almaktadır. Dolayısıyla hizmeti yaptıracak

idareler ile hizmeti yürütecek olan idarelerin ana hizmetlerinin farklı olması,

bütçelerinde kullanılan fonksiyonel kodların farklı olması sonucunu

doğurmaktadır.Bu nedenle genel bütçe kapsamında yer alan bir kamu kurumundan

diğer bir kamu kurumuna yapılacak aktarmalar fonksiyonel kod değişikliği

gerektirmektedir.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

29. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla maliye bakanına verilen ödenek aktarma yetkisinin ödeneğin konulduğu kamu idaresi ile hizmeti yürütecek kamu idaresini değiştirmenin ötesinde, yürütülecek kamu hizmetinin fonksiyonu yanında türünü de değiştirerek bütçede yer almayan farklı bir kamusal fonksiyona/işleve (veya yer alan farklı fonksiyonun ödeneğinin artırılarak ödenekten fazla) harcama yapılmasına sebebiyet verdiği, bu durumun bütçede değişiklik yapılması suretiyle bütçe hakkını ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

30. Dava konusu kuralda, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkili olduğu belirtilmektedir.

31. Kural ile getirilen düzenleme her ne kadar genel bütçe

kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl

içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine fonksiyonel sınıflandırma

ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarma yetkisi vermekte ise de Anayasa

Mahkemesinin 26.5.2016 tarihli ve E.2015/7, K.2016/47 sayılı kararında

belirtildiği üzere aslında ödenek diğer kamu idaresine aktarılıp

aktarılmamasına bakılmaksızın konuluş amacı doğrultusunda kullanılacaktır. Bir

başka ifade ile hizmeti yaptıracak olan kamu idaresi söz konusu hizmeti ister

kendi ifa edecek olsun isterse de hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine

fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarsın, her şart

altında merkezî yönetim bütçe kanunu ile konulan ödenek konuluş amacı

doğrultusunda kullanılacaktır. Dava konusu kural, bu yönüyle bütçenin

uygulanması ile ilgili hüküm kapsamında değerlendirilmekte olup bütçe hakkını

zedelememektedir.

32. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 163. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

B. Kanun’un 9. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesinin “(Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)” Bölümünün İncelenmesi

1. İptal Talebinin Gerekçesi

33. Dava dilekçesinde özetle; kamu yatırım projelerine bütçeden

harcama yapılabilmesi için projenin 641 sayılı KHK’nın 32. ve 5018 sayılı

Kanun’un 19. maddesi gereğince Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanacak 2017

yılı yatırım programına ek yatırım cetvellerinde yer almasının zorunlu olduğu,

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesinde birden fazla yılı kapsayan

yatırım projelerinde ihaleye çıkılabilmesi için ilk yıl öngörülen ödeneğin

proje maliyetinin yüzde ondan az olamayacağının belirtildiği, dava konusu

kuralda ise Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek

şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu

yapımı ve çeken araç projelerinin anılan Kanun hükümlerinden muaf tutulduğu

belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı

olduğu ileri sürülmüştür.

2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

34. Kanun’un “Yatırım harcamaları” kenar başlıklı 9.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, 2017 Yılı Yatırım

Programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projeler dışında herhangi bir

projeye harcama yapılamayacağı belirtilmiş; dava konusu kuralın da yer aldığı

ikinci cümlesinde, bu cetvellerde yer alan projeler ile ödeneği toplu olarak

verilmiş projeler kapsamındaki yıllara sari işlere (Ulaştırma, Denizcilik ve

Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve

metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve çeken araç projeleri

hariç) 2017 yılında başlanabilmesi için proje veya işin 2017 yılı yatırım

ödeneğinin proje maliyetinin yüzde onundan az olamayacağı hüküm altına

alınmıştır. Anılan fıkrada parantez içinde yer alan “…(Ulaştırma, Denizcilik

ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri

ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri

hariç)…” şeklindeki bölüm dava konusu kuralı oluşturmaktadır. Buna

göre Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi

raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve

çeken araç projeleri için ayrılan 2017 yılı yatırım ödeneği, proje maliyetinin

yüzde onundan az olsa dahi 2017 yılında bu projelere başlanabilecektir.

35. 4734 sayılı Kanun’un 62. maddesinin (a) bendinde, yatırım

projelerinin planlanan sürede tamamlanarak ekonomiye kazandırılabilmesi

amacıyla birden fazla yılı kapsayan işlerde ihaleye çıkılabilmesi için işin

süresine uygun olarak yıllar itibarıyla ödeneğin bütçelerinde bulunmasını

sağlamak üzere programlamanın yapılmış olmasının zorunlu olduğu; ilk yıl için

öngörülen ödeneğin -yılı merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenen stratejik

öneme sahip yatırımlar veya projeler hariç olmak üzere- proje maliyetinin

%10’undan az olamayacağı ve başlangıçta daha sonraki yıllar için programlanmış

olan ödenek dilimlerinin de sonraki yıllarda azaltılamayacağı hüküm altına

alınmıştır. Böylece birden fazla yılı kapsayan yatırım projelerinde ihaleye

çıkılabilmesi için ilk yıl için öngörülen ödeneğin proje maliyetinin yüzden

onundan az olamayacağı kabul edilmekle birlikte yılı merkezî yönetim bütçe

kanununda belirlenen stratejik öneme sahip yatırımlar veya projeler bu hükümden

muaf tutulmuştur.

36. Dava konusu kuralda da Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve çeken araç projelerinde 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nde proje maliyetinin yüzde 10’una kadar yatırım ödeneği olmaması durumunda dahi adı geçen projelere başlanabilmesine olanak tanınmaktadır. Bu yönüyle dava konusu kural, herhangi bir kanun hükmünü değiştirmediği gibi olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.

37. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

C. Kanun’un Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara

İlişkin Esaslar” Başlıklı E-Cetvelinin;

1. (11) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

38. Dava dilekçesinde özetle; Dışişleri Bakanlığı bütçesinde yer

alan bazı ödeneklerin dava konusu kuralla bütçe sistemi dışına çıkarılarak özel

hesaplara aktarıldığı, 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri

Hakkında Kanun’da Dışişleri Bakanlığının ödeneklerini özel hesaba aktarma

yaparak harcayabileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, özel hesabın

Sayıştay denetimine tabi olup olmayacağının belirsiz olduğu, nitekim Sayıştayın

2014 yılı Dışişleri Bakanlığı denetim raporunda özel hesapların denetimi

konusunda bir değerlendirmede bulunulmadığı, çerçeve çizilmeden ve sınırlamaya

bağlı olunmadan özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,

muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda

dışişleri ve maliye bakanına yetki verilmesinin yasama yetkisinin devri

sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124.,

160. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

39. 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki E-Cetveli’nin dava

konusu kuralların da yer aldığı (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde,

Dışişleri Bakanlığının yurt dışında açılacak yeni temsilciliklerinin kuruluş

aşamasındaki ivedi giderleri ile gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve

hazırlık için yeterli süresi bulunmayan uluslararası toplantıların giderlerinin

karşılanması amacıyla 11.00.00.02-01.1.9.00-1-05.6 tertibinde yer alan

ödeneğin, Kıbrıs konusunda Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek

çeşitli faaliyetler için 11.01.36.00-01.2.1.00-1-05.6 tertibinde yer alan

ödeneğin, Türkiye’de Yapılan Birleşmiş Milletler Konferansları ve

Toplantılarına Dair Ayrıcalık, Bağışıklık ve Diğer Bazı Hususlara İlişkin

Düzenlemeler Hakkında Birleşmiş Milletler ve Türkiye Arasındaki Çerçeve Anlaşma

uyarınca Birleşmiş Milletler (BM) toplantı ve organizasyon giderlerinin

karşılanması amacıyla 11.01.41.00-01.1.3.00-1-03.6 ve

11.01.32.00-01.1.3.00-1-03.6 tertiplerinde yer alan ödeneklerin, İslam

İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde ülkemizde yapılan çok taraflı uluslararası

toplantıların giderlerinin karşılanması amacıyla 11.01.37.00-01.1.3.00-1-03.6

tertibinde yer alan ödeneğin, yurt dışında yürütülecek tanıtım faaliyetleri

için 11.01.43.00-01.1.3.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödeneğin Dışişleri

Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak

kullanılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde de aktarılan bu tutarların

harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların

Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirleneceği hüküm altına

alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…özel

hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesidir.

40. Dava konusu kurallara göre yukarıda sayılan tertiplerden yapılacak harcamalar Dışişleri Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılacak; özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ise Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenecektir.

41. Anayasa’nın 7. maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilmektedir. Yasama yetkisinin TBMM’ye ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir. Bu hükme yer veren Anayasa’nın 7. maddesinin gerekçesinde, yasama yetkisinin parlamentoya ait olması hususu “demokrasi rejimini benimseyen siyasi rejimlerde kaçınılmaz bir durum” olarak nitelendirilmiştir.

42. Anayasa’nın açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir kanun hükmünün Anayasa’nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir.

43. Anayasa’nın 161. maddesinin son fıkrasında “Bütçe kanununa,

bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” hükmüne yer

verilmiştir. Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve değişik olarak düzenlenen

kanunlaştırma yöntemlerinin doğal sonucu olarak olağan kanun ile düzenlenmesi

gereken bir konunun bütçe kanunu ile düzenlenmesi, değiştirilmesi veya

kaldırılması olanaksızdır. “Bütçe ile ilgili hükümler” kavramı, mali

nitelikteki bütün hükümleri değil kanun konusu olabilecek bir kuralı

kapsamaması koşuluyla bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı

ve açıklayıcı nitelikte hükümleri ifade etmektedir. Anayasa’nın 161. maddesinin

getiriliş amacı, bütçe kanunlarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer

vermemek; böylece bütçe kanunlarını ilgisiz kurallardan uzak tutarak kendi

yapısı içinde bütünleştirmektir.

44. 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı eki E-Cetveli, bütçe kanunlarına her yıl eklenen cetvellerden biri olup ilgili olduğu mali yıl bütçesinde yer alan bazı ödeneklerin nasıl ve ne şekilde kullanılacağı ile bazı harcamaların kamu bütçesinden yapılmasında izlenecek usulleri göstermek için düzenlenmektedir.

45. Cetvel’in (11) numaralı açıklamasında, Dışişleri

Bakanlığının yurt dışında açılacak yeni temsilciliklerinin kuruluş aşamasındaki

ivedi giderleri ile gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için

yeterli süresi bulunmayan uluslararası toplantı giderlerinin Kıbrıs konusunda

Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek çeşitli faaliyetlerin,

Türkiye’de Yapılan Birleşmiş Milletler Konferansları ve Toplantılarına Dair

Ayrıcalık, Bağışıklık ve Diğer Bazı Hususlara İlişkin Düzenlemeler Hakkında

Birleşmiş Milletler ve Türkiye Arasındaki Çerçeve Anlaşma uyarınca BM toplantı

ve organizasyon giderlerinin, İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde ülkemizde

yapılan çok taraflı uluslararası toplantı giderlerinin ve yurt dışında

yürütülecek tanıtım faaliyetlerinin hangi bütçe tertiplerinden karşılanacağı

belirtilerek bu tertiplerde yer alan ödeneklerin hangi faaliyetlerde

kullanılacağına ilişkin çerçeve çizilmiş; sınırlar belirlenmiştir. Dava konusu

kurallarla da bu tertiplerde yer alan ödeneklerin özel hesaba aktarılmak

suretiyle kullanılması, ödeneklerinin harcanması, muhasebeleştirilmesi ve

denetlenmesine ilişkin usul ve esasların da Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca

belirlenmesi öngörülmüştür.

46. Dava konusu kurallar, doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Açıklamada, bütçe ödeneklerin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödeneklerin harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarına yetki verilmesi yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

47. Anayasa’nın 160. maddesinde, Sayıştayın merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevli olduğu belirtilmiş; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “denetim alanı” başlıklı 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde de kamu idareleri bütçelerinde yer alıp almadığına bakılmaksızın özel hesaplar dâhil tüm kamu hesapları, fonları, kaynakları ve faaliyetlerinin Sayıştay denetimi kapsamında olduğu hüküm altına alınmıştır.

48. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasında, özel hesaba aktarılmak suretiyle kullanılan ödeneklerin Sayıştay denetimine tabi olmayacağına yönelik herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Dolayısıyla bütçe ödeneklerinin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamalar da Sayıştay denetimine tabidir. Özel hesaba aktarılan ödeneklerin denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarına yetki verilmesi, harcamaların Sayıştay denetiminden çıkarıldığı anlamına gelmemektedir.

49. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

2. (11) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

50. Dava dilekçesinde özetle, Dışişleri Bakanlığının 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, Bakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a; mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a; taşıt edinme, kullanma ve tahsis işlemlerinin ise 237 sayılı Taşıt Kanunu’na tabi olduğu, özel hesaptan yapılacak harcamaların dava konusu kural uyarınca adı geçen Kanunlardan müstesna tutulmasının Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

51. Dava konusu kuralda 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasında sayılan ödeneklerin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

52. 4734 sayılı Kanun, kamu hukukuna tabi olan veya kamunun

denetimi altında bulunan veya kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve

kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemek

amacıyla çıkarılmıştır. Kanun kapsamında yer alan idarelerin kullanımında

bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım

işlerinin ihaleleri (Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları

ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını

gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile

tamamlanan işlemler) anılan Kanun hükümlerine göre yürütülecektir. Kanun’un 2.

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, genel bütçe kapsamındaki kamu

idareleri bu Kanun kapsamında sayılmıştır.

53. 5018 sayılı Kanun, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemek amacıyla çıkarılmıştır.

54. 237 sayılı Kanun ise kamu kurumlarının taşıt edinmesi

işlemlerine ilişkin kuralları düzenlemektedir. Söz konusu Kanun; genel bütçeye

dâhil dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ile bunlara bağlı sabit ve

döner sermayeli müesseseler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı

kuruluşları ile mahallî idare birliklerini, iktisadi devlet teşekkülleri ile

özel kanun ve kararnamelerle kurulan her çeşit banka ve teşekkülleri, sayılan

daire, idare, banka, teşekkül ve müesseselerin sermayesinin yarısından

fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseseleri, kamuya yararlı

derneklerden Başbakanlıkça lüzumlu görülenleri kapsamaktadır. Dolayısıyla genel

bütçeye dâhil kamu idareleri tarafından kullanılacak taşıtlar anılan Kanun

hükümleri çerçevesinde edinilebilecektir.

55. Dışişleri Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı

Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından 4734,

217 ve 5018 sayılı Kanunlara tabidir. Dava konusu kuralda ise Dışişleri

Bakanlığının 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (11)

numaralı açıklaması uyarınca özel hesaba aktarılan ödeneklerden yapacağı

harcamalar, yukarıda anılan 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna

tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir. Dava

konusu kuralla kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe

kanunlarında yer almasına olanak tanınması ise bu kanunlarda o yıl için

değişiklik yapılması anlamına gelmektedir. Bu itibarla genel bütçe kapsamındaki

kamu idareleri arasında sayılan Dışişleri Bakanlığının özel hesaptan yapacağı

harcamaların 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna tutulması bütçe

kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açık veya zımnen değiştirilemeyeceği

ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

56. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

3. (17) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…açılacak özel hesaba…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

57. 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki E-Cetveli’nin dava

konusu kuralların da yer aldığı (17) numaralı açıklamasının birinci

cümlesinde, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi

Komitesi (İSEDAK) üyesi ülkelere teknik ve mali destek sağlamak amacıyla

ülkemiz ve diğer üye ülkelerin kamu kurum ve kuruluşları ile İslam İşbirliği

Teşkilatı (İİT) bünyesinde ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren

uluslararası kuruluşlarca teklif edilen projelerden, İSEDAK sekretaryası

görevini ifa eden Kalkınma Bakanlığı tarafından 2017 yılı içinde onaylananlar

ile 2016 yılında onaylanmış olup 2017 yılı içinde ödemesi devam eden projelere

kullandırılmak üzere Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1

ve 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2 tertiplerine konulan ödeneklerin Türkiye

Kalkınma Bankası Anonim Şirketi nezdinde açılacak özel hesaba aktarılarak

kullanılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde söz konusu program ve projeler

çerçevesinde oluşabilecek harcamalar, program ve projelerin yürütülmesi

esnasında Kalkınma Bankası tarafından talep edilebilecek komisyon, transfer

ücreti, döviz kuru farkı ve benzeri nitelikteki harcamalar ile projelerin

değerlendirilmesine ilişkin hizmet alımlarının bu ödeneklerden karşılanacağı

ifade edilmiş; üçüncü cümlesinde de bu ödeneklerden yapılacak harcamalara

ilişkin usul ve esasları belirlemeye kalkınma bakanının yetkili olduğu hüküm

altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesindeki “…açılacak

özel hesaba…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.

58. İİT; İslam dünyasının hak ve çıkarlarını korumak, üye devletler arasında iş birliği ve dayanışmayı güçlendirme amacıyla 1969 yılında kurulmuştur. Örgütün 57 üyesi bulunmakta olup Türkiye, kuruluşundan beri bu örgüte üyedir. İSEDAK ise daha çok ürettiği somut projeler ve müzakere edilerek kabul edilen ticari-ekonomik içerikli anlaşmalar bakımından öne çıkmaktadır. Komitenin Başkanlığı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından üstlenilmekte ve her yıl ülkemizde bir kez bakanlar düzeyinde, bir kez de teknik düzeyde İzleme Komitesi toplantısı düzenlenmektedir.

59. İSEDAK çalışmaları kapsamında İİT üyesi ülkeler arasında iş birliğini geliştirmek amacıyla üye ülkelerin kamu kurum ve kuruluşlarınca ve İİT bünyesinde ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlarca teklif edilen kurumsal kapasite geliştirme amaçlı program ve projeler, Kalkınma Bakanlığı ile Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. arasında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülmektedir.

b. İptal Taleplerinin Gerekçesi

60. Dava dilekçesinde özetle; Kalkınma Bakanlığının merkezî

yönetim kapsamında bir kamu idaresi olduğu, dolayısıyla Bakanlığa tahsis edilen

ödeneklerin 5018 sayılı Kanun’a göre kullanılması gerektiği, dava konusu

kurallarda ise Bakanlığa tahsis edilen ödeneklerin özel hesaba aktarılarak

kullanılmasının 5018 sayılı Kanun’da öngörülen harcama sistemine uygun

olmadığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esas belirlenmeksizin ve sınırlamayla

bağlı olmaksızın Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1 ve

32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2 tertiplerine konulan ve özel hesaba aktarılan

tutarlardan yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda

kalkınma bakanın yetkili kılınmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu,

641 sayılı Kalkınma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname’de de Kalkınma Bakanlığının ödeneklerini özel hesaba aktarma yaparak

harcayabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, özel ödenekten yapılan

harcamaların denetimi konusunda da belirsizlik bulunduğu belirtilerek

kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı

olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

61. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kurallar Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

62. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

63. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

64. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

4. (18) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan“…tarafından açılacak özel hesap…” İbaresi ile İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

65. Dava dilekçesinde özetle; özel hesap uygulamasının kamu

yararını gerçekleştirmeyi amaçlamadığı, kamu kaynaklarının kamu yararına

çalışan dernek ve vakıflar yanında her türlü mali işlemlerinde mali mevzuat

hükümlerine tabi olan kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, il özel

idareleri, belediyeler ve mahallî idare birlikleri ile faaliyetlerini kuruluş

kanunlarına göre yürüten kalkınma ajansları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek

kuruluşlarının bütçeleri dışında ve temel mali mevzuat hükümleri ile kuruluş

kanunlarına tabi olmadan harcanması amacını taşıdığı, hiçbir çerçeve

çizilmeksizin, esaslar belirlenmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın özel

hesaba aktarılmak suretiyle yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasları belirleme

yetkisinin kalkınma bakanına bırakılmasının yasama yetkisinin devri sonucunu

doğurduğu, 641 sayılı KHK’da kalkınma bakanına böyle bir yetki verilmediği,

yapılan düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek oluşturulduğu, Sayıştayın

harcamalar üzerindeki denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek kuralların

Anayasa’nın 2., 7., 124., 160. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

66. 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki E-Cetveli’nin dava

konusu kuralların da yer aldığı (18) numaralı açıklamasında, Kalkınma Bakanlığı

bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin Cazibe

Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) kapsamında, kamu kurum ve

kuruluşlarına, kalkınma ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara,

üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel

idarelerine, belediyelere ve mahallî idare birliklerine CMDP için anılan her

bir kurum ve kuruluş tarafından açılacak özel hesap aracılığıyla

kullandırılacağı; bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri,

sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul

ve esasların da kalkınma bakanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Dava

konusu kurallar, Kanun’un eki E-Cetveli’nin (18) numaralı sırasında yer alan

açıklamanın birinci cümlesindeki “…tarafından açılacak özel hesap…”

ibaresi ile ikinci cümlesidir.

67. Açıklamaya göre Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek, CMDP kapsamında; kamu kurum ve kuruluşlarına, kalkınma ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara, üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel idarelerine, belediyelere ve mahallî idare birliklerine kullandırılacaktır. Dava konusu kurallar uyarınca anılan ödenek, her bir kurum ve kuruluş tarafından açılacak özel hesap aracılığıyla kullandırılacak; bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esaslar da kalkınma bakanı tarafından belirlenecektir.

68. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

69. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kuralların bütçenin uygulanması kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.

70. Bütçe kanunu ile CMDP kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, ödeneği kullanacak kamu kurum ve kuruluşları belirlenmiş, ödeneklerin harcanması ve muhasebeleştirilmesi sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

71. Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi gereğince bütün kamusal işlemler, nihai olarak kamu yararını gerçekleştirme hedefine yönelmek durumundadır. Kanunun amaç unsuru bakımından Anayasa’ya uygun sayılabilmesi için kanunun çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemiş olması gerekir. İlgili yasama belgelerinin incelenmesinden kanunun kamu yararı dışında bir amaçla çıkarılmış olduğu açıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırı olduğu söylenebilir. Kanun koyucunun kamu yararı amacıyla hareket edip etmediği ancak ilgili yasama belgeleri incelenerek ve kuralın objektif anlamına bakılarak tespit edilebilir.

72. CMDP, 2007-2013 dönemini kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planı ile

bölgesel politika öncelikleri arasına girmiş; Onuncu Kalkınma Planı’nda da yer

almıştır. Bu program, az gelişmiş bölgelerde büyüme merkezi işlevi görecek

kentsel merkezlerin desteklenmesi amacıyla uygulamaya konulmuştur. Dava konusu

kuralların CMDP programının daha etkin ve hızlı uygulanabilmesi, karar alma

süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile kamu kaynaklarının etkili ve

ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek

amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralda, kamu yararı

dışında bir amacın güdüldüğü söylenemeyeceğinden hukuk devleti ilkesine aykırı

bir yön bulunmamaktadır.

73. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

5. (19) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinde Yer Alan “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” İbarelerinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

74. Dava dilekçesinde özetle; 641 sayılı KHK’da Kalkınma

Bakanlığına devlet destek ve yardımları ile teşviklerin uygulanması ve

yürütülmesine ilişkin görev verilmediği, bundan dolayı Bakanlığın bütçesine

devlet desteği, yardımı ve teşviki amacıyla ödenek konulabilmesinin mümkün

olmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde

kamu idarelerinin tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterilmesi esası

getirilerek özel hesap uygulamasına son verildiği, Sosyal Destek Programı

(SODES) için ayrılan ödeneklerin valilikler ve kalkınma ajansları adına

açılacak özel hesaplara aktarılmasının bu hesaptan yapılacak harcamaların

valilikler bakımından temel mali mevzuat hükümlerine tabi olmadan harcanması,

kalkınma ajansları açısından da 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu,

Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun dışında harcanması sonucunu

doğurduğu, bu durumun bütçe disiplininden uzaklaşılmasına, harcamalarda

keyfîliğe sebebiyet vereceği, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar

belirlenmeksizin ve hiçbir sınırlamayla bağlı olmaksızın Kalkınma Bakanlığı

bütçesinin 32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1 tertibine konulan ödeneğin özel hesaba

aktarılmak suretiyle kullanılmasına ilişkin usul ve esasları belirleme

yetkisinin kalkınma bakanına bırakılmasının yasama yetkisinin devri sonucunu

doğurduğu, 641 sayılı KHK’da kalkınma bakanına böyle bir görev verilmediği,

yapılan düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek oluşturulduğu, Sayıştayın

harcamalar üzerindeki denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek kuralların

Anayasa’nın 2., 7., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

75. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

76. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (19) numaralı açıklamasının birinci

cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1

tertibinde yer alan ödeneğin SODES kapsamında öncelikle Güneydoğu Anadolu

Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki iller olmak üzere

Kalkınma Bakanlığı tarafından oluşturulacak usul ve esaslar çerçevesinde

belirlenecek illerde istihdamın artırılması, sosyal içermenin, spor, kültür ve

sanatın geliştirilmesi, SODES’in yürütülmesine yönelik kurumsal kapasitenin

geliştirilmesi ile SODES’in değerlendirilmesi, izlenmesi ve tanıtımına yönelik

faaliyetler için kullandırılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde de bu kapsamda

ilgili valilikler veya kalkınma ajansları tarafından belirli bir program

çerçevesinde Kalkınma Bakanlığına teklif edilen ve anılan Bakanlık tarafından

uygun bulunan proje bedellerinin münhasıran proje ile ilgili harcamalarda

kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilgili valilik veya kalkınma ajansı

adına açılacak özel bir hesaba aktarılacağı ve proje amaçlarına uygun olarak

kamu kurum ve kuruluşları, il özel idareleri, belediyeler, mahallî idare

birlikleri, meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarına

kalkınma bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ilgili

valilik veya kalkınma ajansı tarafından kullandırılacağı hüküm altına

alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın ikinci cümlesinde yer alan “…adına

açılacak özel bir hesaba…” ve “…kalkınma bakanı tarafından

belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibareleridir.

77. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

78. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kurallar bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.

79. SODES, Onuncu Kalkınma Planı’nda yer alan bir sosyal kalkınma

programıdır. Program, dezavantajlı bölgelerin beşerî sermayesini güçlendirmek

ve toplumsal bütünleşme sürecine destek olmak, bu bölgelerdeki göç, yoksulluk

ve işsizlik gibi sorunların ve değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı

ihtiyaçlara kısa sürede karşılık vermeyi hedefleyecek şekilde tasarlanmıştır.

SODES projeleri ile istihdam edilebilirliğin artırılması, toplumun dezavantajlı

kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha fazla katılmalarının sağlanması,

kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetler yoluyla bölgedeki çocuk, genç ve

kadınların kendilerini daha iyi ifade etmelerine katkı verilmesi

hedeflenmektedir. Dava konusu kuralların, SODES’in daha etkin ve hızlı

uygulanabilmesi, karar alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile

kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda

harcanabilmesini temin etmek amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır.

80. Bütçe kanunu ile SODES kapsamında kullanılması öngörülen ödenek, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, ödeneği kullanacak kamu kurum ve kuruluşları belirlenmiş, harcanma sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneğin kullanılmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

81. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

6. (23) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” İbaresi İle İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

82. Dava dilekçesinde özetle; Yüksek Planlama Kurulunun Kalkınma

Bakanlığı bütçesinde yer alan ödeneği Kalkınma Bankasına aktarma yetkisi

bulunmadığı, dava konusu kurallarla Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda yer alan

ödeneğin Kalkınma Bankasına aktarılmak suretiyle kamu mali yönetimi ve kontrol

sisteminin dışına çıkarıldığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar

belirlenmeksizin ve hiçbir sınırlamayla bağlı olmaksızın Kalkınma Bakanlığı

bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibine konulan ödeneğin tahsisi,

aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin

geri dönüşüne dair usul ve esasları belirleme konusunda Yüksek Planlama

Kurulunun yetkili kılınmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek

kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı

olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

83. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

84. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (23) numaralı açıklamasının birinci

cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin

32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin Yüksek Planlama

Kurulunca uygun görülmesi hâlinde hibe mahiyetinde olmak üzere bölgesel girişim

sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine

aktarılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde de söz konusu ödeneğin tahsisi,

aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin

geri dönüşüne dair usul ve esasların Yüksek Planlama Kurulu tarafından tespit

olunacağı hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci

cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” ibaresi

ile ikinci cümlesidir.

85. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

86. Bölgesel girişim sermayesi modeli, bölge planlarında

belirlenen öncelikler doğrultusunda büyüme potansiyeli taşıyan ancak finansman

sıkıntısı çeken girişim ve şirketlere süreli ortaklık yoluyla finansman ve

danışmanlık desteği sağlamayı ve firma belli bir seviyeye ulaştıktan sonra

ortaklıktan çıkmayı öngörmektedir. Böylece bölgelerin gelişmesine ve rekabet

güçlerinin yükseltilmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bölgesel düzeyde

yenilikçi finansal destek mekanizmaları oluşturulması, bu kapsamda bölgesel

girişim sermayesi ve kredi garanti fonu uygulamalarının başlatılması Onuncu

Kalkınma Planı’nda da yer almıştır. Dava konusu kurallarda, Kalkınma Bakanlığı

bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin Yüksek

Planlama Kurulunca uygun görülmesi hâlinde hibe mahiyetinde olmak üzere

bölgesel girişim sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim

Şirketine aktarılması öngörülmektedir.

87. Yüksek Planlama Kurulu; başbakanın başkanlığında, kalkınma

bakanı ile başbakanın belirleyeceği diğer bakanlardan oluşan, ekonomik, sosyal

ve kültürel hedefler ile politikaların belirlenmesine esas teşkil edecek

hususların görüşüldüğü bir kuruldur. 641 sayılı KHK’nın 22. maddesinin (3) numaralı

fıkrasında; iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı planlamada ve politika

hedeflerinin tayininde Bakanlar Kuruluna yardımcı olmak ve hazırlanacak

kalkınma planları ile yıllık programları Bakanlar Kuruluna sunulmadan önce

belirlenen amaçlara uygunluk ve yeterlik bakımından incelemek, ülkenin yurt içi

ve yurt dışı ekonomik hayatıyla ilgili konularda yüksek düzeyde kararlar almak,

yatırım ve ihracatın teşvikine ilişkin esasları tespit etmek, Yüksek Planlama

Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.

88. Dava konusu kurallar; bütçenin uygulanması ile ilgili,

uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva

etmektedir. Bütçe kanunu ile bölgesel girişim sermayesi uygulamaları kapsamında

kullanılması öngörülen ödenek, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır.

Açıklamada ödeneğin hangi faaliyet kapsamında kullanılacağına ilişkin çerçeve

belirlenmiş, sınırlar çizilmiştir. Dolayısıyla ilgili bütçe tertibinden

bölgesel girişim sermayesi uygulamaları için hibe mahiyetinde kullandırılması

ile ödeneğin tahsisi, aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi

ve gereğinde bakiyenin geri dönüşüne dair usul ve esasların belirlenmesi

konusunda, ülkenin ekonomik hayatıyla ilgili konularda yüksek düzeyde kararlar almakla

görevli olan Yüksek Planlama Kurulunun yetkili kılınması yasama yetkisinin

devri niteliği taşımamaktadır.

89. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

7. (26) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

90. Dava dilekçesinde özetle; özel hesap uygulamasının mevcut

bütçeleme, kamu mali yönetim ve denetim sisteminin dışına çıkılmasına ve yeni

bir harcama hukukunun oluşturulmasına sebebiyet verdiği, hiçbir çerçeve

çizilmeksizin, esaslar belirlenmeksizin ve hiçbir sınırlamayla bağlı olmaksızın

Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibine konulan

ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle harcanması, muhasebeleştirilmesi,

denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin Kalkınma

Bakanlığına verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 641

sayılı KHK’da Kalkınma Bakanlığına böyle bir görevin de verilmediği, yapılan

düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek oluşturulduğu belirtilerek kuralların

Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu

ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

91. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (26) numaralı açıklamasının birinci

cümlesinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının daimi başkanlığını üstlendiği

İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin

karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1

tertibinde yer alan ödeneğin Bakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle

açılacak özel hesaba aktarılarak kullanılacağı belirtilmiş; üçüncü cümlesinde

de söz konusu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi,

denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esasların Kalkınma Bakanlığınca

belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın

birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresi

ile üçüncü cümlesidir.

92. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

93. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Kalkınma Bakanlığına yetki verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

94. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

8. (26) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

95. Dava dilekçesinde özetle, Kalkınma Bakanlığının 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, dolayısıyla Bakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a tabi olduğu; dava konusu kuralla özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutulmasının Anayasa’nın bütçeyle ilgili kurallarıyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

96. Dava konusu kuralda, İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlara tabi olmayacağı hüküm altına alınmıştır.

97. Kalkınma Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (1) sayılı Cetvel’de genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla Kalkınma Bakanlığı bütçesinden yapılacak harcamalar 4734 ve 5018 sayılı Kanun’a tabidir. Dava konusu kuralda ise Kalkınma Bakanlığı bütçesinden İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için özel hesaba aktarılan ödenekten yapacağı harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.

98. Kanun’un eki E-Cetveli'nin (11) numaralı açıklamasının üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

99. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

9. (27) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

100. Kanun’un eki-Cetveli’nin (27) numaralı sırasındaki

açıklamanın birinci cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin

32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibinde yer alan ödeneği bölgesel eylem

planları ve programları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri

Programı ve Yatırım ve Destek Hamlesi ve Öncelikli Dönüşüm Programları eylem

planları kapsamındaki işler ile bilimsel araştırma projeleri ve yükseköğretim

kurumlarının muhtelif yatırım projeleri için kullandırmaya kalkınma bakanı

yetkili olduğu belirtilmiş; dava konusu ikinci cümlesinde de bu tertipte yer

alan ödenekten Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen tutarları yatırımları

hızlandırma ödeneğine aktarmaya Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına

alınmıştır.

101. Kalkınma planları, uzun vadeli hedeflere uygun olarak sektörler arası denge gözetilerek hazırlanmaktadır. Plan hazırlıkları sırasında oluşturulan Özel İhtisas Komisyonları (ÖİK) aracılığıyla, toplumun çeşitli kesimlerinin ekonomik ve sosyal politikalar ile hedefler konusundaki görüş ve önerileri kalkınma planlarına yansıtılmaktadır. Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Onuncu Kalkınma Planı 2.7.2013 tarihinde TBMM’de kabul edilmiştir.

102. Öncelikli dönüşüm programları ise 2023 hedefleri ve Onuncu Kalkınma Planı’nın amaçlarına ulaşılması açısından önem taşıyan, temel yapısal sorunlara çözüm olabilecek, dönüşüm sürecine katkıda bulunabilecek, genellikle birden fazla bakanlığın sorumluluk alanına giren, kurumlar arası etkin koordinasyon ve sorumluluk gerektiren kritik reform alanları için tasarlanan programlar şeklinde tanımlanmıştır. Üretimde verimliliğin artırılması programı, ithalata olan bağımlılığın azaltılması programı, yurt içi tasarrufların artırılması ve israfın önlenmesi programı, kamu harcamalarının rasyonelleştirilmesi programı bu programlara örnek olarak gösterilebilir.

103. “Yatırımları Hızlandırma Ödeneği” ise 2017 yılı

Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Gerektiğinde kullanılabilecek ödenekler”

başlıklı 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre Maliye

Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.3 tertibinde yer alan ödenekten,

2017 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar

esaslarına uyularak 2017 Yılı Yatırım Programının uygulama durumuna göre

gerektiğinde öncelikli sektörlerde yer alan yatırımların hızlandırılması veya

yılı içinde gelişen şartlara göre öncelikli sektör ve alt sektörlerde yer alan

ve programa yeni alınması gereken projelere ödenek tahsisi veya ödeneklerinin

artırılmasında kullanılmak üzere genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile

özel bütçeli idarelerin projelerine ilişkin mevcut veya yeni açılacak

tertiplere aktarma yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir.

104. Yatırımları hızlandırma ödeneği, öncelikli sektörlerde yer alan yatırımların hızlandırılması veya yılı içinde gelişen şartlara göre öncelikli sektör ve alt sektörlerde yer alan ve programa yeni alınması gereken projelere ödenek tahsisi veya ödeneklerinin artırılmasında kullanılmak için öngörülmektedir.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

105. Dava dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kanun’a göre merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılması gerektiği, Anayasa’nın kanun hükmünde kararnameyle Bakanlar Kuruluna dahi vermediği bütçede değişiklik yapma yetkisinin dava konusu kuralla Maliye Bakanlığına verilmesinin Anayasa’nın 87., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

106. 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılacağı ifade edilmiş; ikinci cümlesinde de harcamalarda tasarrufu sağlamak, dengeli ve etkili bir bütçe politikasını gerçekleştirmek üzere genel bütçe ödeneklerinin yüzde onunu geçmemek kaydıyla merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarına ilişkin yetki ve işlemler ile usul ve esasların merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenmesi öngörülmüştür.

107. Dava konusu kuralda; bölgesel plan ve programlar, eylem

planları ile Onuncu Kalkınma Planı’nda belirtilen öncelikli dönüşüm programları

kapsamındaki eylem ve yatırımlar için kullanılmak üzere Kalkınma Bakanlığı

bütçesinin 32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibine konulan ödeneğin Kalkınma

Bakanlığınca uygun görülen kısmının Maliye Bakanlığı bütçesi içinde yer alan

yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarılması konusunda Maliye Bakanlığına

yetki verilmektedir. Böylece açıklamada sayılan eylem planı, yatırım programı

ve projelerde kullanılması öngörülen ödeneğin Kalkınma Bakanlığınca uygun

görülen kısmı yıl içinde gelişen şartlara göre öncelikli sektör ve alt

sektörlerde yer alan ve programa yeni alınması gereken projelere yatırımları

hızlandırma ödeneği vasıtasıyla aktarılabilecektir. Bu hâliyle dava konusu

kural, olağan kanunlarda değişiklik yapmadığı gibi bütçenin uygulanmasına

yönelik olup açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.

108. 5018 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasında, kamu

yatırım programının merkezî yönetim bütçe kanununa uygun olarak Kalkınma

Bakanlığı tarafından hazırlanacağı ve Bütçe Kanunu’nun yürürlüğe girdiği

tarihten itibaren on beş gün içinde Bakanlar Kurulu kararıyla Resmî Gazete’de

yayımlanacağı hüküm altına alınmıştır. Kurala göre kamu yatırımlarının

hazırlanmasından Kalkınma Bakanlığı sorumlu olup yatırım programının nihai

olarak onaylanması Bakanlar Kuruluna aittir. Dava konusu kuralla bölgesel eylem

planları ve programları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri

Programı ve Yatırım ve Destek Hamlesi ve Öncelikli Dönüşüm Programları eylem

planları kapsamındaki işler ile bilimsel araştırma projeleri ve yükseköğretim

kurumlarının muhtelif yatırım projeleri için kullandırılması öngörülen ödeneğin

yatırım programının hazırlanmasından sorumlu olan Kalkınma Bakanlığınca uygun

görülen kısmı yine Kalkınma Bakanlığınca hazırlanan başka projelerde

kullanılmak üzere yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarılmasına olanak

tanınmakta olup herhangi bir şekilde ödenek üstü harcama yapılması söz konusu

değildir.

109. Bu itibarla bölgesel plan ve programlar, eylem planları ile Onuncu Kalkınma Planı’nda belirtilen öncelikli dönüşüm programları kapsamındaki eylem ve yatırımlar için kullanılmak üzere Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibine konulan ödeneğin Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen kısmıyla sınırlı olarak yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarılması konusunda Maliye Bakanlığına yetki veren kural, Meclise ait olan bütçe hakkını ihlal etmemektedir.

110. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 163. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

10. (53) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” İbaresinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

111. Dava dilekçesinde özetle; ilköğretim öğrencilerine ücretsiz

olarak dağıtılacak ders kitapları, taşımalı ilköğretim ve ortaöğretim

kapsamındaki öğrencilere verilecek öğle yemeği ve özel eğitime ihtiyaç duyan

öğrencilerin okullara ve kurumlara erişiminin sağlanması için ücretsiz

taşınması kapsamında yapılacak giderlerin merkezî yönetim bütçesinden kaynak

aktarılmak suretiyle yapılması gerektiği, Millî Eğitim Bakanlığının 5018 sayılı

Kanun’a ekli (I) sayılı Cetvel’de yer alan merkezî yönetim kapsamındaki kamu

idaresi olduğu, bu nedenle Bakanlığa tahsis edilen kaynakların 5018 sayılı

Kanun’a tabi olduğu, 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de Bakanlığın ödeneklerini özel hesaba

aktarma yaparak harcayabileceğine yönelik düzenleme bulunmadığı, Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’ndan Millî Eğitim Bakanlığı adına açılmış özel

hesaplara aktarılan parasal kaynakların mevcut mali yönetim ve denetim

sisteminin dışına çıkarıldığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esas

belirlenmeksizin Millî Eğitim ve Maliye Bakanlıklarına fon kaynaklarını

kullanma yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu

belirtilerek kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

112. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (53) numaralı açıklamasının

birinci cümlesinde; Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim öğrencilerine

ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitapları için 289.000.000 Türk lirası,

taşımalı ilköğretim ve ortaöğretim kapsamındaki öğrencilerin öğle yemeği için

de 700.000.000 Türk lirası ve Özel Eğitime İhtiyaç Duyan Öğrencilerin Okullara

ve Kurumlara Erişiminin Sağlanması İçin Ücretsiz Taşınması Projesi kapsamında

295.000.000 Türk lirası olmak üzere toplam 1.284.000.000 Türk lirasına kadar

yapılacak harcamalar karşılığı tutarın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik

Fonu’na (SYDTF) 9.4.2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanun ile 29.5.1986 tarihli ve

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu uyarınca

aktarılacak tutardan keserek Millî Eğitim Bakanlığı adına açılmış olan özel

hesaplara aktarmaya maliye bakanının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Dava konusu kural, anılan cümlede yer alan “...adına açılmış olan özel

hesaplara...” ibaresidir.

113. SYDTF, 3294 sayılı Kanun’da öngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Başbakanlığa bağlı T.C. Merkez Bankası nezdinde kurulmuş bir fondur. 3294 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, Kanun’un fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek amacıyla ihdas edildiği ifade edilmiştir.

114. 3294 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre Fon’un gelirleri; Kanun ve kararnamelerle kurulu bulunan ve kurulacak olan fonlardan Bakanlar Kurulu kararıyla %10'a kadar aktarılacak miktardan, bütçeye konulacak ödeneklerden, trafik para cezası hasılatının yarısından, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu reklam gelirleri hasılatından aktarılacak %15'lik miktardan, her nevi bağış ve yardımlardan ve diğer gelirlerden teşekkül etmektedir. Ayrıca 4842 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle gelir ve kurumlar vergisi tahsilat toplamı üzerinden %2,8 oranında Fon’a pay verilmesi öngörülmüştür.

115. Fon, yukarıda sayılan kalemlerden elde ettiği gelirlerle Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine getirmektedir. Fon’un çalışma usul ve esasları ile toplanacak kaynakların Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına dağıtım esasları yönetmelikle tespit edilmektedir.

116. 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı Eki E-Cetveli, Bütçe Kanunlarına her yıl eklenen cetvellerden biri olup isminden de anlaşılabileceği üzere ilgili olduğu mali yıl bütçesinde yer alan bazı ödeneklerin nasıl ve ne şekilde kullanılacağı ile bazı harcamaların kamu bütçesinden yapılmasında izlenecek usulleri göstermek için düzenlenmektedir.

117. Dava konusu kuralda; merkezî yönetim kapsamında bulunan Millî Eğitim Bakanlığınca yerine getirilecek bazı faaliyetlere ilişkin harcamaların 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde Bakanlığa ayrılan bütçe tertipleriyle herhangi bir ilişki kurulmaksızın doğrudan SYDTF’den, Millî Eğitim Bakanlığı adına açılacak özel hesaba aktarılacak kaynaklardan karşılanması öngörülmektedir. Dava konusu kuralın bu hâliyle bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte olduğu söylenemez. Bu itibarla dava konusu kuralların olağan kanunlarla düzenlenmesi gerekirken Bütçe Kanunu ile düzenlenmesi bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

118. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 7., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

11. (57) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

119. Dava dilekçesinde özetle; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu

bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibinden bisiklet alımı, dağıtımı ve

kullandırılmasına ilişkin hiçbir ölçüt getirilmeksizin tüm yetkinin Türkiye

Halk Sağlığı Kurumuna bırakılmasının kamu yararıyla bağdaşmadığı, kanun

koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütme organına sınırsız

yetki vermesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, bisiklet alımı,

dağıtımı ve denetimi gibi konularda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 2886 sayılı

Devlet İhale Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 6085

sayılı Sayıştay Kanunu ile 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı

Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’nın devre dışı bırakıldığı

belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

120. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (57) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden Toplumda Fiziksel Aktivitenin Arttırılması Projesi kapsamında bisiklet alımı ve dağıtımı yapılacağı belirtildikten sonra dava konusu ikinci cümlesinde ise bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının yetkili olduğu ifade edilmiştir.

121. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

122. Dava konusu kural; doğrudan mali nitelikteki bir hüküm olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kural, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.

123. Fiziksel aktivite yetersizliği ve obezite ile mücadele gibi sağlıklı hayata yönelik program ve eylem plan­larının geliştirilmesi ve uygulamada etkinliğin artırılması Onuncu Kalkınma Planı hedefleri arasında sayılmıştır. Dava konusu kuralla da Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden Toplumda Fiziksel Aktivitenin Arttırılması Projesi kapsamında bisiklet alımı, dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkili kılınmıştır.

124. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyet kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlenmiştir. Dolayısıyla Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bisiklet alımı, dağıtımı ve kullandırılmasına ilişkin sınırsız bir yetki verildiği söylenemez. Belirtilen çerçeve içinde bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

125. Diğer taraftan dava konusu kuralda bisiklet alımı, dağıtımı ve denetiminin 4734, 2886, 5018, 6085 sayılı Kanunlara tabi olmadığına ilişkin ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden bisiklet alımı için yapılacak harcamanın anılan Kanunlardan müstesna tutulması söz konusu değildir.

126. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

12. (58) Numaralı Sırasındaki Açıklamada Yer Alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” İbarelerinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

127. Dava dilekçesinde özetle; diş fırçası ve diş macunu alımına, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin hiçbir ölçüt getirilmeksizin tüm yetkinin Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bırakılmasının kamu yararıyla bağdaşmadığı, kanun koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütme organına sınırsız yetki vermesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 4734, 2886, 5018 ve 6085 sayılı Kanun ile 663 sayılı KHK’nın 2017 yılı için devre dışı bırakıldığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

128. Kanun’un eki E-Cetveli’nin dava konusu kuralların da yer

aldığı (58) numaralı açıklamasında, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin

geliştirilmesi ve sürdürülmesi kapsamında; diş fırçası ve diş macununun alımı

için Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-03.2

tertibi ile döner sermaye bütçesine, bu amaçla konulan ödeneklerin

harcanmasına, diş fırçası ve diş macununun bedeli karşılığında veya bedelsiz

olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı

Kurumu Başkanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir. Dava konusu kural,

açıklamada yer alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli

karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları

belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibareleridir.

129. Bir önceki başlık altında, Kanun’un eki E-Cetveli’nin (57) numaralı açıklamasının ikinci cümlesine ilişkin gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

130. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

13. (63) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

131. İl özel idareleri ve belediyelere genel bütçe vergi gelirleri

tahsilatı toplamı üzerinden ayrılacak paylara ilişkin usul ve esaslar 5779

sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay

Verilmesi Hakkında Kanun’da düzenlemektedir. Kanun’un 2. maddesinin (1)

numaralı fıkrasında, il özel idareleri ve belediyelere genel bütçe vergi

gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden pay verileceği; (2) numaralı fıkrasında,

genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının %1,50’sinin büyükşehir

dışındaki belediyelere, %4,50’sinin büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine ve

%0,5’inin il özel idarelerine ayrılacağı; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi

Kanunu’na ekli (I) sayılı listede yer alan mallardan tahsil edilen özel tüketim

vergisi hariç olmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde yapılan genel

bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının %6’sı ile genel bütçe vergi

gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine

ayrılan payların %30’unun büyükşehir belediye payı olarak ayrılacağı, (4)

numaralı fıkrasında da Bakanlar Kurulunun bu maddede belirtilen oranları iki

katına kadar artırmaya veya kanuni haddine kadar indirmeye yetkili olduğu

belirtilmiştir.

132. 5779 sayılı Kanun’un “Denkleştirme Ödeneği” başlıklı

6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kesinleşmiş en son genel bütçe vergi

gelirleri tahsilatı toplamının binde birinin Maliye Bakanlığı bütçesine nüfusu

10.000’e kadar olan belediyeler için kullanılmak üzere denkleştirme ödeneği

olarak konulacağı, Maliye Bakanlığının bu ödeneği mart ve temmuz aylarında iki

eşit taksit hâlinde dağıtılmak üzere İlbank A.Ş. hesabına aktaracağı, İlbank

A.Ş. hesabına aktarılan ödeneğin %65’ini eşit şekilde, %35’ini ise nüfus

esasına göre dağıtacağı ifade edildikten sonra (2) numaralı fıkrasında -bu

Kanun’da ayrılması öngörülen paylar ile birinci fıkrada belirtilen ödenek

dışında- mahallî idarelere yardım amacıyla bakanlıklar ile bağlı ve ilgili

kurum ve kuruluşların bütçelerine pay, fon veya özel hesap gibi adlarla başka

bir ödenek konulamayacağı hüküm altına alınmıştır.

133. Dava konusu kuralda ise Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin belediyelerin ihtiyaç duyduğu yatırım nitelikli zorunlu projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilmiştir.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

134. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla maliye bakanına bütçeden istediği kadar kaynağı istediği belediyeye aktarma yetkisi tanındığı, kuralda yer alan ödeneğin bir nevi örtülü ödeneğe dönüştüğü, 5779 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının 2017 yılı bütçe döneminde uygulanamaz hâle geldiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

135. 5779 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanun’da ayrılması öngörülen vergi payları ile maddenin (1) numaralı fıkrasında belirtilen ödenek dışında (denkleştirme ödeneği), mahallî idarelere yardım amacıyla bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşların bütçelerine pay, fon veya özel hesap gibi adlarla başka bir ödenek konulamayacağı hüküm altına alınmıştır.

136. Dava konusu kuralda ise Maliye Bakanlığı bütçesinin

12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin belediyelerin ihtiyaç

duyduğu yatırım nitelikli zorunlu projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla

kullanmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilerek 5779 sayılı Kanun’un 6.

maddesinin (2) numaralı fıkrası 2017 bütçe dönemi için uygulanamaz hâle

getirilmektedir. Dava konusu kuralla kısmen veya tamamen uygulanamayacak

hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması, bu kanunlarda o

yıl için değişiklik yapılması anlamına gelmektedir. Bu itibarla dava konusu

kural bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açık veya zımnen

değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

137. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

14. (66) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesindeki “…özel hesaba aktarılır…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

138. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarla bütçe

tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi

dışına çıkarıldığı, bu durumun kamusal kaynakların temel mali mevzuat

hükümlerine tabi olmadan keyfî bir şekilde harcanmasına sebebiyet

verdiği, özel hesaptan yapılacak harcamaların denetimi konusunda

belirsizlik bulunduğu, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamede Başbakanlığın bu tür ödenekleri özel hesaba aktarma yaparak

harcayabileceğine yönelik düzenleme bulunmadığı, kanunla temel ilkeleri

belirlenmeden yürütme organına düzenleme yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin

devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88.,

89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

139. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kurallar Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

140. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (66) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödeneklerin Başbakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılacağı belirtilmiş; üçüncü cümlesinde de özel hesaba aktarılan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esasların başbakanın onayı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.

141. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

142. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kurallar, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.

143. Açıklamada bütçe ödeneğinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağı açık bir şekilde belirlenmiştir. Söz konusu ödenekte yer alan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Başbakanın yetkili kılınması, ödeneklerin başka bir amaçla kullanılması anlamına gelmeyeceği gibi açıklamada belirtilen sınırlar içinde başbakana düzenleme yetkisi verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

144. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

15. (66) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

145. Dava dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de Başbakanlığın merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, dolayısıyla Başbakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a tabi olduğu, dava konusu kuralla özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutulmasının bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet verdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

146. Dava konusu kuralda, Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödeneklerin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

147. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

148. Başbakanlık, 5018 sayılı Kanun’a ek (1) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla faaliyetlerini yukarıda sayılan 4734 ve 5018 sayılı Kanun kapsamında ifa etmekle yükümlüdür. Dava konusu kuralda ise Başbakanlık bütçesinden 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla yapılacak harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.

149. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

16. (73) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Paragrafında Yer Alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” İbarelerinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

150. Dava dilekçesinde özetle; bütçe tertibinde yer alan

ödeneklerin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi dışına çıkarıldığı,

bu durumun bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını

önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet

verdiği, vali tarafından; kamu kurum ve kuruluşları, il özel idareleri,

belediyeler, meslek odaları ve üniversitelere kullandırılacak ödeneklerin, 5302

sayılı Kanun gereğince ilgisine göre il özel idaresi veya yatırım izleme ve

koordinasyon başkanlığı hesaplarına aktarılması ve bu hesaplar aracılığıyla

kullandırılması gerektiği, özel hesaptan yapılacak harcamaların denetimi

konusunda belirsizlik bulunduğu, 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar

Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de Aile ve

Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinde yer alan ödeneklerin Yaşlı Destek

Projesi kapsamında kullanılmak üzere valilikler adına açılacak özel hesaba

aktarılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, kanun koyucunun temel

ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden özel hesaba aktarılan tutarların

kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisini Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığına bırakmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu

belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124. ve 161.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

151. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kurallar Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

152. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (73) numaralı açıklamasının

birinci fıkrasında, 24.01.33.00-10.2.0.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin;

Türkiye’de ikamet eden ve hizmete ihtiyaç duyan 65 yaş üstü yaşlıların

korunması ve desteklenmesi ile biyo-psiko sosyal bakıma ihtiyacı olanların

yaşadıkları mekânlarda gerekli olan bakımlarının yapılarak yaşamlarının

kolaylaştırılmasını amaçlayan Yaşlı Destek Programı (YADES) için Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde

büyükşehir belediyelerinin program amaçlarına uygun olarak hazırlayacakları projeler

için kullandırılacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında da YADES kapsamında

valilikler tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına teklif edilen ve

anılan Bakanlık tarafından uygun bulunan projelerden, valinin yetki ve

sorumluluğunda gerçekleştirilmesi uygun görülenlerin bedellerinin münhasıran

proje ile ilgili harcamalarda kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilde

valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılacağı ve proje amaçlarına uygun

olarak vali tarafından büyükşehir belediyelerine Aile ve Sosyal Politikalar

Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kullandırılacağı

hüküm altına alınmıştır.

Dava konusu kurallar, açıklamanın ikinci fıkrasında yer alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibareleridir.

153. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

154. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kurallar, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.

155. Yaşlıların kendi çevrelerinden uzaklaş­madan evlerinde bakımını sağlamaya yöne­lik hizmetlerin çeşitlendirilerek yaygınlaştırı­lması ve yaşlılara yönelik kurumsal bakım hizmetlerinin sayı ve niteliğinin artırılması ile engellilere yönelik eğitim, istihdam ve bakım hizmetlerinin etkinliği ve deneti­minin artırılması onuncu kalkınma planı hedefleri arasında sayılmıştır. Dava konusu kuralların YADES’in daha etkin ve hızlı uygulanabilmesi, karar alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek için kamu yararı amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.

156. Bütçe kanunu ile YADES kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, kullanacak kuruluşlar belirlenmiş, ödeneklerin harcanması sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

157. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

17. (77) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

158. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla bütçe

tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi

dışına çıkarılarak temel mali mevzuat hükümlerine tabi olmadan harcanmasına

olanak tanındığı, kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye

hak kazanan projelerine yapılan kaynak transferinin idarelerin bütçelerine

gelir kaydedilmeksizin özel hesapta izlenmesinin yanlış raporlama yapılmasına

sebebiyet vereceği, 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu

ve Görevleri Hakkında Kanun’da merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin

kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis

edilen kaynakların proje yürütücüsü idarelerin bütçelerine gelir

kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izleneceği veya söz konusu projeler

için bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman tutarının bu amaçla

idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik kodlarını içeren tertiplerde yer

alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle söz konusu projeler için açılan

özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü idarelerin yetkili olduğuna ilişkin bir

düzenleme bulunmadığı, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında KHK ile 641 sayılı KHK’da özel hesapların işleyişi ve

muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların

belirlenmesine yönelik olarak Maliye Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığına

herhangi bir yetki verilmediği, bu yetkinin ilgili Bakanlıklara verilmesinin

yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 7.,

87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

159. Dava konusu kuralda, 5449 sayılı Kanun gereğince merkezî

yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından

desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis edilen kaynakların proje

yürütücüsü idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel

hesaplarda izleneceği, söz konusu projelerde kullanılmak üzere merkezî yönetim

kapsamındaki kamu idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarının bütçe ve

bütçe dışı imkânlardan karşılanacağı, bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş

finansman tutarının bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik

kodlarını içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle

söz konusu projeler için açılan özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü

idarelerin yetkili olduğu, kalkınma ajansı ve yararlanıcı kamu idaresi

tarafından projeye tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve

proje süresiyle sınırlı olmak üzere sözleşmeli personel çalıştırılmasına

ilişkin esasları düzenleyen 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararı hükümleri çerçevesinde personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve

muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların Kalkınma

Bakanlığı tarafından tespit edileceği hüküm altına alınmaktadır.

160. Kalkınma ajansları; kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum

kuruluşları arasındaki iş birliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin

kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle ulusal

kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak

bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası

ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak üzere kurulmuş tüzel

kişiliklerdir. Ajansların görevlerinden birisi de bölge plan ve programlarının

uygulanmasını sağlayıcı faaliyet ve projelere destek olmaktır. Bu kapsamda

ajanslar, kendilerine tahsis edilen kaynakları bölge plan ve programlarına

uygun olarak kullanma veya kullandırma yetkisine sahiptir.

161. Dava konusu kuralda merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis edilen kaynakların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Kurala göre proje için kalkınma ajansı tarafından tahsis edilen kaynaklar, proje yürütücüsü idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izlenecektir. Böylece ajans tarafından kamu idaresine tahsis edilen kaynakların başka iş ve projelerde kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

162. Kuralda, söz konusu projelerde kullanılmak üzere merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarının bütçe ve bütçe dışı imkânlardan karşılanması, bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman tutarının da bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) (sermaye giderleri) ve (07) (sermaye transferleri) ekonomik kodlarını içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden karşılanması ve bu ödeneklerin özel hesaba aktarılmak suretiyle kullanılması öngörülmüştür. Bu yönüyle dava konusu kural, olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir.

163. Dava konusu kuralda, bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden projeye tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve proje süresiyle sınırlı olmak sözleşmeli personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

164. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

18. (79) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

165. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarla bütçe

tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi

dışına çıkarıldığı, bu durumun harcamalarda keyfîliğe sebebiyet verdiği, bütçe

uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını önlediği, özel

hesapların denetimi konusunda belirsizlik bulunduğu, özel hesaba aktarılan

tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine yönelik olarak

kanunla çerçeve çizilmeksizin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye ve

Avrupa Birliği Bakanlıklarının yetkili kılınmasının yasama yetkisinin devri

sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89.,

124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

166. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kurallar Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

167. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (79) numaralı açıklamasının

birinci cümlesinde Avrupa Birliği Bakanlığının Avrupa Birliği İletişim

Stratejisi çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için

yeterli süresi bulunmayan faaliyetlerine ilişkin giderlerinin karşılanması

amacıyla 25.00.00.02-01.1.9.00-1-03.6 tertibine bütçe ile tahsis edilen

ödenekten Bakan tarafından belirlenecek olan tutarın Avrupa Birliği Bakanlığı

bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılması öngörülmüş;

üçüncü cümlesinde de özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,

muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların Avrupa Birliği

Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenmesi hüküm altına

alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan

“… özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.

168. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine ilişkin gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

169. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir.

170. Avrupa Birliği İletişim Stratejisi, Türkiye’nin Avrupa

Birliği (AB) üyelik sürecine hem iç hem dış desteğin artırılması ve sürece ivme

kazandırılması amacıyla hazırlanmıştır. Stratejinin yurt içi iletişim boyutu,

halkın AB’ye katılım sürecine olan inancını güçlendirmeyi ve reformlara

desteğini artırmayı hedeflemekte, yurt dışı boyutu ise AB ile Türkiye

arasındaki karşılıklı güveni yeniden oluşturmayı ve AB sürecindeki kararlılığı

ön plana çıkarmayı amaçlamaktadır. Dava konusu kuralların Avrupa Birliği

İletişim Stratejisi çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve

hazırlık için yeterli süresi bulunmayan faaliyetlerinin daha etkin ve hızlı

uygulanabilmesi, karar alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile

kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda

harcanabilmesini temin etmek için kamu yararı amacıyla ihdas edildiği

anlaşılmaktadır.

171. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (79) numaralı açıklamasında, Avrupa Birliği İletişim Stratejisi kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Açıklamada bütçe ödeneğinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Avrupa Birliği Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

172. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

19. (79) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

173. Dava dilekçesinde özetle; Avrupa Birliği Bakanlığının 5018

sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki kamu

idareleri arasında sayıldığından 4734 ve 5018 sayılı Kanun’a tabi olduğu, 634

sayılı Avrupa Birliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’da

Bakanlığa bütçe kanunları ile tahsis edilen ödeneklerini özel hesaba aktarma

yaparak 5018 ve 4734 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın harcayabileceğine

yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu kuralla özel

hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna

tutulmasının bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını

önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet

verdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

174. Dava konusu kuralda, Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesinin 25.00.00.02-01.1.9.00-1-03.6 tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

175. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

176. Avrupa Birliği Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla faaliyetlerini 4734 ve 5018 sayılı Kanun kapsamında ifa etmekle yükümlüdür. Dava konusu kuralda ise Bakanlığın 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (82) numaralı açıklaması uyarınca özel hesaba aktarılan ödenekten yapacağı harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.

177. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

20. (82) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…özel hesaba aktarılır…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

178. Dava dilekçesinde özetle; uluslararası acil yardımların

yapılmasıyla ilgili hususların Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kendi

kuruluş kanununda düzenlenmesi gerektiği, dava konusu kurallarla uluslararası

acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödeneklerin özel hesaba

aktarılmak suretiyle mevcut mali yönetim ve denetim sisteminin dışına

çıkarılmak istendiği, bu durumun harcamalarda keyfîliğe sebebiyet verdiği, 5902

sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanun’da, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına, bütçe kanunları ile tahsis

edilen ödenekleri özel hesaba aktarma yetkisi verilmediği, özel hesaba

aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine yönelik

olarak hiçbir çerçeve çizilmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın usul ve

esasları belirleme konusunda yürütme organına düzenleme yetkisi verilmesinin

yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının

Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat

ve Görevleri Hakkında KHK’da ve 5902 sayılı Kanun’da Dışişleri, Maliye ve Afet

ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına bu yönde bir yetki verilmediği belirtilerek

kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124., ve 161. maddelerine aykırı

olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

179. Kanun’un eki E-Cetvelinin (82) numaralı açıklamasının birinci

cümlesinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesine 5902 sayılı

Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince uluslararası

acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödeneklerin Başkanlık

bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılacağı belirtilmiş,

üçüncü cümlesinde de özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,

muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usıl ve esasların Dışişleri

Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca

müştereken belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar,

açıklamanın, birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…”

ibaresi ile üçüncü cümlesidir.

180. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine ilişkin gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

181. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Dava konusu kuralların, uluslararası acil yardımların ulaştırılmasına yönelik olarak karar alma süreçlerinin hızlandırılması suretiyle ödeneklerin amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek için ihdas edildiği anlaşılmaktadır.

182. (82) numaralı açıklamada, bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına yetki verilmesi yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

183. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

21. (82) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

184. Dava dilekçesinde özetle, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de, merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, Bakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a tabi olduğu, dava konusu kurallarla, özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanun’dan müstesna tutulmasının Anayasa’nın bütçeyle ilgili kurallarıyla bağdaşmadığı gibi harcamalarda keyfîliğe sebebiyet vereceği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

185. Dava konusu kuralda, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesine uluslararası acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödeneklerin, özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılacak harcamaların 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanun’dan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

186. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

187. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (1) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından 4734 ve 5018 sayılı Kanun’a tabidir. Dava konusu kuralda ise Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesine uluslararası acil yardımların yapılması amacıyla tefrik edilen ödeneklerden yapılacak harcamalar, 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2017 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.

188. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89. ve 124. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

22. (89) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

189. Dava dilekçesinde özetle; ödenek aktarmalarının kanunla

yapılması gerektiği, Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.6

tertibinde yer alan ödenekten 200.000.000 TL’ye kadar olan kısmını, emek

yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası yapımı projesi kapsamındaki

giderlerin karşılanması amacıyla ihtiyaca göre gerektiğinde Cazibe Merkezleri

Programı kapsamında kullandırılmak üzere Hazine Müsteşarlığı bütçesinin

07.82.31.00-04.1.1.20-1-07.1 tertibine aktarmaya veya Yüksek Planlama Kurulu

kararı ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kullandırılmak üzere

Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine, İl Özel İdarelerine veya Yatırım

İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına tahakkuka bağlamak suretiyle ödenmesi

amacıyla Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içinde açılacak tertiplere aktarmaya

maliye bakanının yetkili kılınmasının, yasama organına ait olan bütçe hakkının

yürütme organına devri anlamına geldiği ifade edilerek kuralın Anayasa’nın 2.,

6., 87., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

190. Dava konusu kuralla, Maliye Bakanlığı bütçesinin

12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.6 tertibinde yer alan ödenekten 200.000.000 TL’ye

kadar olan kısmını, emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası

yapımı projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla ihtiyaca göre

gerektiğinde Cazibe Merkezleri Programı kapsamında kullandırılmak üzere Hazine

Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.1.1.20-1-07.1 tertibine aktarmaya veya

Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde

kullandırılmak üzere Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine, İl Özel

İdarelerine veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına tahakkuka

bağlamak suretiyle ödenmesi amacıyla Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içerisinde

açılacak tertiplere aktarmaya maliye bakanı yetkili kılınmaktadır.

191. Cazibe Merkezleri Programı, görece az gelişmiş bölgelerdeki yatırım ortamını canlandırarak istihdam, üretim ve ihracatı artırmak yoluyla bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla uygulamaya konulmuştur. 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun’a 31.10.2016 tarih ve 678 sayılı KHK’nın 27. maddesiyle eklenen ek 1. maddeyle Program kapsamında yapılacak desteklere ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

192. 4456 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında,

Cazibe Merkezleri Programı kapsamında verilecek desteklerin Hazine Müsteşarlığı

bütçesinden Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine aktarılacak kaynaktan

karşılanacağı belirtilmiş; üçüncü fıkrasında, Bankanın, Cazibe Merkezleri

Programı kapsamında; arsa temini, altyapı işleri ve bina inşaatı ile ilgili iş

ve işlemler için söz konusu kaynağı öncelikle Yatırım İzleme ve Koordinasyon

Başkanlıklarına, il özel idarelerine, belediyelere olmak üzere kamu kurum ve

kuruluşlarına veya organize sanayi bölgeleri tüzel kişiliklerine

kullandırabileceği hüküm altına alınmıştır. Maddenin dördüncü ve devamı

fıkralarında ise program kapsamında desteklenecek yatırımlar ve faaliyetler,

konuyla ilgili yetkili kurum ve kuruluşların görevleri ile uygulamaya ilişkin

usul ve esaslar düzenlenmiştir.

193. Dava konusu kuralda da Maliye Bakanlığının bütçesinin

12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.6 tertibinde yer alan yedek ödenekten 200.000.000

TL’ye kadar olan kısmın emek yoğun sektörlerde anahtar

teslimi fabrika binası yapımı projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması

amacıyla kullandırılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Kural

uyarınca Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibinden 200.000.000 TL’ye

kadar olan kısım, ihtiyaca göre gerektiğinde Cazibe Merkezleri Programı

kapsamında kullandırılmak üzere Hazine Müsteşarlığı bütçesine aktarılabilecek

veya Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenecek usul ve esaslar

çerçevesinde kullandırılmak üzere Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine, İl

Özel İdarelerine veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına tahakkuka

bağlamak suretiyle ödenmesi amacıyla Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içinde

açılacak tertiplere aktarılabilecektir. Bu açıdan bakıldığında dava konusu

kural; bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı

nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.

194. Bütçe kanunu ile emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi

fabrika binası yapımı projesi kapsamında kullanılması öngörülen kaynak, Maliye

Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibinde yer almaktadır. Dava konusu

kuralda, yedek ödenek tertibinden söz konusu proje için ayrılan kaynağın azami

miktarı belirlenmiş; bu kaynağın aktarılacağı kamu kurum ve kuruluşları tek tek

sayılmıştır. Dolayısıyla kuralda belirlenen çerçeve içinde kullanılmak üzere

Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibinde yer alan 200.000.000.TL’nin

Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.1.1.20-1-07.1 tertibine veya

Maliye Bakanlığı bütçesinde yıl içinde açılacak tertiplere aktarmaya maliye

bakanının yetkili kılınması Meclise ait olan bütçe hakkını ihlal etmemektedir.

195. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. ve 163. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 2., 6. ve 87. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

23. (90) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

196. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ulusal demir yolu altyapı ağı içinde yer alan ve devletin tasarrufundaki demir yolu altyapısının kendisine devredilen kısmı üzerinde demir yolu altyapı işletmecisi olarak görev yapan bir iktisadi devlet teşekkülüdür.

197. 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’da, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün demir yolu altyapı işletmecisi olarak yapılandırılması; TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi adıyla da demir yolu tren işletmecisi olarak yeni bir şirket kurulması öngörülmüştür.

198. 6461 sayılı Kanun’un 3. maddesinde; demir yolu trafiğini tekel olarak yönetmek, tasarrufunda olan demir yolu altyapısı üzerinde verdiği trafik yönetimi ücretlerini belirlemek ve tahsil etmek, demir yolu altyapısını iyileştirmek, yenilemek, genişletmek, bakım ve onarımını yapmak veya yaptırmak TCDD’nin görevleri arasında sayılmıştır.

199. Kanun’un 5. maddesinde, TCDD’nin hızlı ve yüksek hızlı

tren taşımacılığı için yaptığı demir yolu altyapı yatırımlarının tasarrufundaki

hatların çift veya çoklu hat hâline getirilmesi ve iltisak hatları yapımı ile

bunların elektrifikasyon, sinyalizasyon ve telekomünikasyon tesisleriyle

donatılması yatırımlarının ve tasarrufundaki demir yolu altyapısının

yenilenmesine ve iyileştirilmesine ilişkin yatırımlarının yılı yatırım programı

ile ilişkilendirilerek Bakanlık bütçesinde söz konusu yatırımların finansmanını

karşılamak amacıyla gerekli ödeneğin ayrılması öngörülmüştür. Diğer taraftan

TCDD’nin desteklenmesi amacıyla Kanun’un geçici 3. maddesiyle; Kanun’un

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beşinci yılın yıl sonuyla sınırlı olarak

TCDD’nin 5. maddede belirtilenlerin dışında kalan yatırımlarının finansmanı,

bakım ve onarım bütçesinde yer alan finansman açıkları ile TCDD Taşımacılık

A.Ş.ye yapılan sermaye transferi nedeniyle doğan açıklarının sermayesine

mahsuben Hazine Müsteşarlığı tarafından karşılanması öngörülmüştür.

200. Dava konusu kuralda da TCDD’nin 6461 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan ödenekten karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

201. Dava dilekçesinde özetle; TCDD’nin 6461 sayılı Kanun’un

geçici 3. maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının Hazine

Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan

ödenekten karşılanabilmesi için muhtemel tutarın belirlenmesi ve bu tutarın

büyüklüğüne Meclis tarafından karar verilmesinin bütçe hakkının gereği olduğu,

dava konusu kuralla hiçbir sınır getirilmeksizin söz konusu finansman açığının

Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan

ödenekten karşılanmasının bir nevi yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu,

dava konusu düzenlemenin bütçe kanunları yerine ilgili kurumların kuruluş

kanunlarında yapılması gerektiği, bu yönüyle kuralın parlamenter demokrasinin

temel öncülleriyle bağdaşmadığı belirtilerek Anayasa’nın 6., 87., 161. ve 163.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

202. TCDD, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK hükümlerine tabi olan bir iktisadi devlet teşekkülüdür. 233 sayılı KHK’ya ek (A) Cetvel’de TCDD, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıyla ilgili iktisadi devlet teşekkülleri arasında gösterilmiştir. İktisadi devlet teşekkülleri; sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüsleridir.

203. 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun’un 2. maddesinin (b) bendinde; kamu iktisadi teşebbüsleri ile

ilgili olarak Hazine pay sahipliğinin gerektirdiği her türlü işlemi yapmak,

Hazine ile kamu iktisadi teşebbüsleri ilişkisini kurmak, bu kuruluşların Devlet

Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının görüşünü alarak yıllık genel yatırım ve

finansman programlarını hazırlamak ve Bakanlar Kurulunun onayına sunmak Hazine

Müsteşarlığının görevleri arasında sayılmıştır. 233 sayılı Kamu İktisadi

Teşebbüsleri Hakkında KHK’nın 36. maddesinin (8) numaralı fıkrasında da kamu

ortaklıkları ve iştiraklerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin tedbirleri

uygulamak, sermaye artırımlarına katılmak, kamu iktisadi teşebbüslerinin

yatırım ve finansman programlarının gereklerini yerine getirmek ve bu Kanun

Hükmünde Kararname hükümlerini uygulamak amacıyla Hazinece her türlü sermaye

artırımlarına katılınması ve sermaye paylarının satın alınmasına Hazine

Müsteşarlığının bağlı olduğu bakan; bu işlemlerin gerektirdiği tutarları, anılan

Müsteşarlığın teklifi üzerine bütçede açılacak özel tertiplere gelir ve ödenek

kaydetmeye maliye bakanı yetkili kılınmıştır.

204. Dava konusu kuralda, TCDD’nin 6461 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının Hazine Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan ödenekten karşılanması öngörülmektedir. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile ilgili olarak hazine pay sahipliğinin gerektirdiği her türlü işlemi yapmakla görevli olan Hazine Müsteşarlığının yukarıda anılan bütçe tertibinde yer alan ödeneğinin bir iktisadi devlet teşekkülü olan TCDD’nin finansman açıkları için kullanılmasını öngören kural, bu hâliyle kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.

205. TCDD’nin bir iktisadi devlet teşekkülü olarak finansman

ihtiyacı sadece yatırım harcamalarından meydana gelmemektedir. 6461 sayılı

Kanun’dan kaynaklanan görevlerini icra ederken yaptığı harcamaların da

finansmanına ihtiyaç duyulabilir. Dava konusu kuralla TCDD’nin Kanun’un geçici

3. maddesi dışında kalan harcamaları nedeniyle oluşan finansman açıklarının

karşılanması öngörülmektedir. TCDD’nin 6461 sayılı Kanun’un geçici 3.

maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının önceden tahmin edilmesi

mümkün olmamakla birlikte ilgili bütçe tertibine 2.383.706.000.TL ödenek

konularak aktarılması öngörülen ödenek miktarının üst sınırı da belirlenmiştir.

Dolayısıyla dava konusu kuralla TCDD’ye finansman açıkları için sınırsız bir

ödenek aktarımı yapılması söz konusu değildir. Bu itibarla TCDD’nin 6461 sayılı

Kanun’un geçici 3. maddesinde sayılanlar dışındaki finansman açıklarının Hazine

Müsteşarlığı bütçesinin 07.82.31.00-04.5.5.00-1-08.1 tertibinde yer alan

ödenekten karşılanmasını öngören kural bütçe hakkını ihlal etmemektedir.

206. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 6. ve 163. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2

HAZİNE YARDIMLARI 101.334.000” Tertibi ile Eki E-Cetveli’nin (81) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

207. Dava dilekçesinde özetle; 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’da

sosyal yardım ve hizmetlerin yerine getirilmesine ilişkin bir görevin

Başbakanlığa verilmediği, bu nedenle dava konusu kurallarla Başbakanlık

bütçesine “Sınıflandırmaya girmeyen sosyal güvenlik ve sosyal yardım

hizmetleri-Acil Destek Giderleri-Cari Transferler-Hazine Yardımları”

tertibi adı altında ödenek konulmasının anayasal açıdan mümkün olmadığı, bu

tertipteki ödeneğin kullanımına yönelik olarak temel ilkeler belirlenmeden ve

çerçeve çizilmeden usul ve esasları belirleme yetkisinin Başbakanlığa

verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların

Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

208. Dava konusu kurallarla Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-05.2 tertibine 101.334.00-TL ödenek konulması ve bu tertipte yer alan ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esasların Başbakanlıkça tespit edilmesi öngörülmektedir.

209. Dava konusu kurallar bütçenin uygulanması ile ilgili hükümler ihtiva etmekte olup olağan kanun konusu olabilecek bir hüküm öngörmemektedir. Belirtilen ödeneğin sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri kapsamında acil desteğe ihtiyaç bulunan hâllerde hazine yardımı şeklinde kullanılmak üzere Başbakanlık bütçesine konulduğu anlaşılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında belirtilen ödeneğin konulmasında, kamu yararı dışında bir amacın güdüldüğü söylenemeyeceğinden kuralda hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

210. Başbakanlık tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre

kullanılması öngörülen ödenekler, Başbakanlık bütçesinde yer almaktadır. İlgili

bütçe tertibine “Sınıflandırmaya girmeyen sosyal güvenlik ve sosyal yardım

hizmetleri-Acil Destek Giderleri-Cari Transferler-Hazine Yardımları” adı

altında 101.344.000 TL ödenek konmuştur. Buna göre söz konusu tertipte yer alan

ödenek, analitik bütçe sınıflandırmasına göre sınıflandırmaya girmeyen sosyal

güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri kapsamında acil desteğe ihtiyaç bulunan

hâllerde Hazine yardımı şeklinde kullanılabilecektir. Belirtilen sınıflandırma

esas alınmak suretiyle ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esasların

belirlenmesi konusunda Başbakanlığın yetkili kılınması yasama yetkisinin devri

sonucunu da doğurmamaktadır.

211. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

E. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin

1. (1), (2), (3), (4), (5), (6), (8) ve (9) Numaralı Açıklamaları ile (10) Numaralı Açıklamasının (a) ve (b) Paragraflarının İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

212. Dava dilekçesinde özetle; Cumhurbaşkanının görev ve

yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 104. maddesinde Cumhurbaşkanlığı bütçesinin

hazırlanması ve kullanımı ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı,

Cumhurbaşkanlığı bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve denetimi bakımından

diğer kurumlara göre bir ayrıcalığının bulunmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 12.

maddesinde Cumhurbaşkanlığının genel bütçe kapsamındaki idareler arasında

sayıldığı, dolayısıyla Cumhurbaşkanlığına tahsis edilen kaynakların 5018 ve

4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kullanılması gerektiği, dava konusu

kuralla Cumhurbaşkanlığı bütçesinin mevcut bütçe sistemi dışına çıkarılarak

yeni bir harcama sistemi oluşturulduğu, 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genel

Sekreterliği Teşkilatı Kanunu ile 5018 ve 4734 sayılı Kanun’da değişiklik

yapılmadan dava konusu kurallarla Cumhurbaşkanlığına tahsis edilen ödeneklerin

kullanımı ile ilgili özel düzenlemeler yapılamayacağı, bazı harcamaların 4734

sayılı Kanun’da yer alan sınırlamalardan müstesna tutulduğu, yine bazı

harcamalar yönünden hiçbir çerçeve çizilmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın

Cumhurbaşkanına harcama yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu

doğurduğu, Cumhurbaşkanına bu gibi ayrıcalıklar tanınmasının adalet ve

hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7.,

87., 88., 89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

213. Anayasa’nın 8. maddesinde “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.” hükmüne yer verilmek suretiyle parlamenter sistemin özelliklerine uygun olarak yürütme organı, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu biçiminde yapılandırılmıştır.

214. Anayasa’nın 112. maddesinin birinci fıkrasında başbakanın, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak hükûmetin genel siyasetinin yürütülmesini gözeteceği ve Bakanlar Kurulunun bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumlu olacağı belirtilmek suretiyle hükûmet etme görev ve sorumluluğunun Bakanlar Kuruluna ait olduğu vurgulanmıştır.

215. Yürütme organının diğer kanadını oluşturan Cumhurbaşkanının

görev ve yetkileri ise Anayasa’nın 104. maddesinde düzenlenmektedir. Anılan

maddenin birinci fıkrasında, Cumhurbaşkanının devletin başı olduğu ve bu

sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil edeceği;

Anayasa’nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını

gözeteceği belirtilmektedir. Anayasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrasında,

Cumhurbaşkanının temsil ve gözetme görevlerini yerine getirebilmesi amacıyla

kullanacağı yetkiler ve yapacağı görevler yasama, yürütme ve yargıya ilişkin

olmak üzere üç başlık altında sayılmaktadır. Anayasa’nın 104. maddesinin son

fıkrasında ise Cumhurbaşkanının, ayrıca Anayasa’da ve kanunlarda verilen seçme

ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getireceği ve yetkileri

kullanacağı belirtilmek suretiyle kanunlarla Cumhurbaşkanına başka görevler

verilebilmesine de imkân sağlanmaktadır.

216. Anayasa koyucu, Anayasa ve ilgili kanunlarla Cumhurbaşkanına tanınan ve başbakan ve ilgili bakanın imzalarını gerektirmeyen yetkilerin devletin başı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil eden, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmekle görevli olan ve siyaseten sorumlu olmayan Cumhurbaşkanınca kullanılmasını öngörmüştür.

217. Cumhurbaşkanlığı 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından bütçesi Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda düzenlenmektedir. Bu çerçevede 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesine toplamda 648.488.000.TL ödenek ayrılmış, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nde de Cumhurbaşkanlığı bütçesinden yapılacak, Cumhurbaşkanının konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından karşılanacağına ilişkin açıklamalar yer almıştır.

218. Cetvel’in (1) numaralı açıklamasında Cumhurbaşkanının, eşinin ve resmî ya da özel davetli olarak ülkemizi ziyaret eden yabancı devlet başkanlarının gezilerinde, güvenlik ve hizmet nedeniyle eşlik etmek üzere görevlendirilen personelin özel kıyafet giderlerinin ”03.2.5.01- Giyecek Alımları”, geziye ilişkin konaklama, yeme içme gibi her türlü giderlerinin “03.6.1.01- Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

219. (2) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanı ve genel sekreterin yazışma ve kutlamaya ilişkin posta giderlerinin “03.5.2.01-Posta ve Telgraf Giderleri” tertibinden; (3) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı makamına hizmet veren taşıtlar ile diğer taşıtların kasko sigortası giderlerinin “03.5.4.02-Sigorta Giderleri” tertibinden; (4) numaralı açıklamasında, kamu kuruluşlarından geçici olarak tahsis edilen bina, araç ve gereçlerin bakım, onarım ve her türlü giderlerinin Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

220. (5) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine tahsisli uçakların bakım ve işletmesine ilişkin giderleri ile ihtiyaç hâlinde kiralanacak uçak kira ve diğer giderlerinin Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine tahsisli M/Y Savarona gemisine ait bakım-onarım, seyir, personel ve diğer her türlü işletme giderlerinin ise kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan protokol esasları doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

221. (6) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanı, eşi ve genel sekreterin temsil niteliğinde verecekleri yemek, kabul, resepsiyon ve organizasyon bedelleri ile bunlarla ilgili diğer her türlü giderlerin; Cumhurbaşkanlığınca millî ve dinî bayramlar ile diğer zamanlarda yapılacak ikram, hediye, gönderilecek çiçek ve çelenk bedelleri, konukları ağırlama giderlerinin; Cumhurbaşkanının takdirleri ile verilecek ödül, şilt ve benzeri giderlerin “03.6.1.01-Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertibinden karşılanması öngörülmektedir.

222. (8) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanı ve aile bireyleri ile

bakmakla yükümlü olduklarının, Cumhurbaşkanlığı yapmış olanlar ile bunların

bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, ölenlerin dul ve yetimlerinin her

türlü tedavi, ilaç ve cenaze giderlerinin “03.9.3.01- Cenaze Giderleri”,

“03.9.8.90-Diğer Tedavi ve Sağlık Malzemesi Giderleri” ve “03.9.9.90

Diğer İlaç Giderleri” tertiplerinden; (9) numaralı açıklamasında,

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatında görev yapan personele

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yiyecek Yardımı Yönergesi kurallarına göre

yapılacak yiyecek yardımının “05.3.1.05-Memurların Öğle Yemeğine Yardım”

tertibinden, görevli personel tarafından diğer zamanlarda yenilen yemek

ücretleri ile Genel Sekreterin misafirlerine verilen yemek ücretlerinin “03.6.1.01-

Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar ve Organizasyon Giderleri” tertibinden

karşılanması öngörülmektedir.

223. (10) numaralı açıklamanın (a) paragrafında Cumhurbaşkanının

takdirlerine göre muhtaç durumdaki kişilere ve öğrencilere, dernek, birlik,

kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri kuruluşlar ile kamuya yararlı

kampanyalara yapılacak yardımların ilgisine göre “05.3.1.01-Dernek,

Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık vb. Kuruluşlara”, “05.3.1.08-Türk Kültür

Varlığının Korunması ve Tanıtımı Giderleri”, “05.4.2.01-Eğitim Amaçlı Diğer

Transferler”, “05.4.3.01-Sağlık Amaçlı Transferler”, “05.4.4.01-Yiyecek Amaçlı

Transferler”, “05.4.7.01-Muhtaç ve Körlere Yardım”, “05.4.9.01 -Hane Halkına

Yapılan Diğer Transferler” tertiplerinden; (b) paragrafında ise kamu

personeli olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi

ödemelerin “03.4.2.05-Ödül, İkramiye ve benzeri ödemeler” tertibinden

karşılanması öngörülmektedir.

224. 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki A-Cetveli’nde

Cumhurbaşkanlığı bütçesine 648.488.000,00 TL tutarında ödenek ayrılmış ve bu

ödenek analitik bütçe sistemine sınıflandırmasına göre ilgili bütçe

tertiplerinde gösterilmiştir. Dava konusu kurallarda ise Cumhurbaşkanının

konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin

analitik bütçe sistemine göre ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından

karşılanacağına yönelik açıklamalar yer almaktadır. Dolayısıyla dava konusu

kurallar, 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda Cumhurbaşkanlığı için

ayrılan bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı

ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu

kurallar bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.

225. Dava konusu kurallarda Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılacak

harcamaların çerçevesi çizilmiş ve analitik bütçe sistemine göre hangi bütçe

tertibinden karşılanacağı tek tek belirtilmiştir. Muhtaç durumdaki kişilere ve

öğrencilere, dernek, birlik, kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri

kuruluşlara, kamuya yararlı kampanyalara yapılacak yardımlar ile kamu personeli

olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler

bakımından Cumhurbaşkanına takdir yetkisi tanınmakla birlikte bu harcamaların

karşılanacağı ilgili bütçe tertiplerinde yer alan ödenek miktarıyla sınırlıdır.

Diğer bir ifadeyle Cumhurbaşkanı takdir yetkisini, Meclisin Bütçe Kanunuyla

izin verdiği ödenek miktarıyla sınırlı olarak kullanabilecektir. Dolayısıyla,

Cumhurbaşkanına sınırsız bir harcama yetkisi verilmesi söz konusu değildir.

Cumhurbaşkanının konumu gereği yapacağı yardımlar ile ödül, ikramiye gibi nakdi

ödemeler bakımından ilgili bütçe tertiplerinde belirtilen ödenek miktarıyla sınırlı

olmak üzere takdir hakkı tanınması, yasama yetkisinin devri sonucunu

doğurmamaktadır.

226. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın, 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

2. (7) Numaralı Açıklamasının İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

227. Dava dilekçesinde özetle, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin (1), (2), (3), (4), (5), (6), (8) ve (9) numaralı açıklamaları ile (10) numaralı açıklamasının (a) ve (b) paragraflarına yönelik gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

228. Dava konusu kuralda, Cumhurbaşkanlığı temsil, tören ve

ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek hediyelik eşya,

verilen resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle giymiş oldukları

kıyafetlerin yaptırılması temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve konutlarında

kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer hizmet alımları

ile çalışma ofisinin, personel yemek hizmetleri alımı ile bununla ilgili mal ve

mamul alımları, konutların ve tarihî bedi değeri olan varlıkların yapım, bakım

ve onarımları, çalışmaların kitap hâline getirilmesi giderlerinin; 4734 sayılı

Kanun’da belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın aynı Kanun’un 22. maddesine

göre tedarikçi ile yapılacak pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin

ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

229. Cumhurbaşkanının konumu ve yerine getirilen hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan yukarıda sayılan giderlerin analitik bütçe sistemine göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanmasını öngören kural, bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kural, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.

230. Cumhurbaşkanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı

Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından mal

ve hizmet alımlarında 4734 sayılı Kanun’a tabidir. 4734 sayılı Kanun’un 22.

maddesinde ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın “doğrudan temin”

yöntemine başvurulabilecek haller sayılmıştır. Bu maddeye göre yapılacak

alımlarda, ihale komisyonu kurma ve Kanun’un 10. maddesinde sayılan yeterlik

kurallarının aranma zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince

görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması

yapılarak ihtiyaçlar temin edilebilecektir. Buna göre dava konusu kuralda

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılması öngörülen mal ve hizmet alımlarından

Kanun’un 22. maddesinde sayılan şartları taşıyanlar doğrudan temin usulü ile

temin edilebilecektir.

231. Diğer taraftan dava konusu kuralda Cumhurbaşkanlığı temsil,

tören ve ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek hediyelik

eşya, verilen resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle giymiş

oldukları kıyafetlerin yaptırılması, temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve

konutlarında kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer

hizmet alımları ile çalışma ofisinin personel yemek hizmetleri alımı ile

bununla ilgili mal ve mamul alımları, konutların ve tarihi-bedii değeri olan

varlıkların yapım, bakım ve onarımları, çalışmaların kitap hâline getirilmesi

giderlerinin 4734 sayılı Kanun’da belirtilen “parasal limitlere

bakılmaksızın” aynı Kanun’un 22. maddesine göre tedarikçi ile yapılacak

pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden

karşılanması öngörülmüştür. Anılan mal ve hizmetlerin, 4734 sayılı Kanun’un 22.

maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi dışındaki bentlerinde belirtilen

şartları taşıması kaydıyla (d) bendindeki parasal sınırlara tabi olmaksızın

doğrudan temin edilmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava

konusu kural sadece diğer bentlerdeki şartları taşımayan mal ve hizmetler için

parasal limitler bakımından istisna getirmektedir. Söz konusu parasal

limitlerin ilgili yıl bütçe yılında uygulanmayacağının öngörülmesi ise 4734

sayılı Kanun’da o yıl için değişiklik yapılması anlamına gelmektedir.

232. Dava konusu kuralda yer alan “...belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın...” ibaresiyle kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması, bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açıkça veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

233. Açıklanan nedenlerle kuralda yer alan “...belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın...” ibaresi Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kuralın kalan bölümü Anayasa’nın, 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

2. (10) Numaralı Açıklamasının (c) Paragrafının İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

234. Dava dilekçesinde özetle, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin (1), (2), (3), (4), (5), (6), (8) ve (9) numaralı açıklamaları ile (10) numaralı açıklamasının (a) ve (b) paragraflarına yönelik gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

235. Dava konusu kuralda Cumhurbaşkanının takdirlerine göre kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki ödemelerin ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın “01.1.6.01-Ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

236. Cumhurbaşkanı’nın konumu gereği kamu personeline yapacağı ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemelerin, analitik bütçe sınıflandırmasına göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmasını öngören kural, bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kural, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.

237. Diğer taraftan görevlerinde üstün başarı gösteren memurların

ödüllendirilmesine ilişkin usul ve esaslar 657 sayılı Kanun’un 122. maddesinde

düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, görevli oldukları kurumlarda

olağanüstü gayret ve çalışmaları ile emsallerine göre daha başarılı olarak

görev yapmak suretiyle kamu kaynağında önemli ölçüde tasarruf sağlanmasında,

kamu zararının oluşmasının önlenmesinde ve önlenemez kamu zararlarının önemli

ölçüde azaltılmasında, kamusal fayda ve gelirlerin beklenenin üzerinde

artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin

yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları

tespit edilen memurlara, merkezde bağlı veya ilgili bakan, illerde valiler,

ilçelerde kaymakamlar tarafından başarı belgesi verilebileceği, üç defa başarı

belgesi alanlara da üstün başarı belgesi verileceği; ikinci fıkrasında, üstün

başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler

tarafından uygun görülmesi hâlinde en yüksek devlet memuru aylığının (ek

gösterge dâhil) %200’üne kadar ödül verilebileceği; üçüncü fıkrasında, bir mali

yıl içinde ödüllendirileceklerin sayısının kurumun yılbaşındaki dolu kadro

mevcudunun binde onundan, Gümrük Müsteşarlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve

Emniyet Genel Müdürlüğü kadroları için binde yirmisinden fazla olamayacağı ve

yıl içinde ödüllendirilen personel sayısının kurumlarınca izleyen yılın ocak

ayı sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ifade edilmiştir.

238. Dava konusu kuralda ise ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın Cumhurbaşkanının takdirlerine göre kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki ödemelerin “01.1.6.01-Ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden karşılanması öngörülerek 657 sayılı Kanun’un yukarıda anılan hükmü uygulanamaz hâle gelmektedir. Dava konusu kuralda yer alan “...ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın...” ibaresiyle kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması 657 sayılı Kanun’da değişiklik yapılması anlamına gelmektedir.

239. Açıklanan nedenlerle kuralda yer alan “...ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın...” ibaresi Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kuralın kalan bölümü Anayasa’nın, 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

240. Dava dilekçesinde özetle, iptali talep edilen kurallarla Maliye Bakanı ile ilgili bakanlara veya kamu idarelerine verilen yetkilerin 5018 sayılı Kanun ile kurulan mali sistemi işlemez hale getirdiği, 5018 sayılı Kanun yanında 4734 sayılı Kanun, 237 sayılı Kanun, 5779 sayılı Kanun, kamu idarelerinin kuruluş kanunları ve daha birçok kanun ve KHK’lerde değişiklik yapıldığı, bütçe kanunlarının bir yıllık bir dönemi kapsadığı göz önünde bulundurulduğunda iptali istenen düzenlemeler hakkında yürürlüğü durdurma kararı verilmemesinin giderilmesi olanaksız durum ve zararlara yol açacağı belirtilerek kuralların yürürlüklerinin durdurulması talep edilmiştir.

16.12.2016 tarihli ve 6767 sayılı 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;

A. 1. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve

Harcamalarına İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin;

a. (11) numaralı sırasındaki açıklamanın üçüncü cümlesine;

b. (26) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,

c. (53) numaralı sırasındaki açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibaresine,

d. (63) numaralı sırasındaki açıklamaya,

e. (66) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,

f. (79) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,

g. (82) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,

2. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin;

a. (7) numaralı açıklamasında yer alan “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresine,

b. (10) numaralı açıklamasının (c) paragrafında yer alan “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresine,

yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,

B. 1. 6. maddesinin

a. (1) numaralı fıkrasının (a) bendine,

b. (2) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresine,

2. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “(Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)”bölümüne,

3. Eki E - Cetveli’nin;

a. (11) numaralı sırasındaki açıklamanın;

aa. Birinci cümlesinde yer alan "…özel hesaba aktarılarak…" ibaresine,

ab. İkinci cümlesine,

b. (17) numaralı sırasındaki açıklamanın;

ba. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba…” ibaresine,

bb. Üçüncü cümlesine,

c. (18) numaralı sırasındaki açıklamanın;

ca. Birinci cümlesinde yer alan “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresine,

cb. İkinci cümlesine,

d. (19) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinde yer alan “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerine,

e. (23) numaralı sırasındaki açıklamanın;

ea. Birinci cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” ibaresine,

eb. İkinci cümlesine,

f. (26) numaralı sırasındaki açıklamanın;

fa. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresine,

fb. Üçüncü cümlesine,

g. (27) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesine,

h. (57) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

ı. (58) numaralı sırasındaki açıklamada yer alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibarelerine,

i. (66) numaralı sırasındaki açıklamanın;

ia. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır” ibaresine,

ib. Üçüncü cümlesine,

j. (73) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci paragrafında yer alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerine,

k. (77) numaralı sırasındaki açıklamaya,

l. (79) numaralı sırasındaki açıklamanın;

la. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresine,

lb. Üçüncü cümlesine,

m. (82) numaralı sırasındaki açıklamanın;

ma. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır…” ibaresine,

mb. Üçüncü cümlesine,

n. (89) numaralı sırasındaki açıklamaya,

o. (90) numaralı sırasındaki açıklamaya,

4. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2 HAZİNE YARDIMLARI 101.334.000” tertibi ile eki E-Cetveli’nin (81) numaralı sırasındaki açıklamaya,

5. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin;

a. (1), (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı açıklamalarına,

b. (7) numaralı açıklamasının “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresi dışında kalan bölümüne,

c. (8) ve (9) numaralı açıklamalarına,

d. (10) numaralı açıklamasının;

da. (a) ve (b) paragraflarına,

db. (c) paragrafının “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresi dışında kalan bölümüne,

yönelik iptal talepleri, 14.2.2018 tarihli, E.2017/61, K.2018/12 sayılı kararla reddedildiğinden, bu bent, cümle, bölüm, ibare ve açıklamalara ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,

14.2.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

16.12.2016 tarihli ve 6767 sayılı 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;

A. 6. maddesinin

1. (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

2. (2) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci

cümlesinin “(Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)”bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

C. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve

Harcamalarına İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin;

1. (11) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2. (17) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

3. (18) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

4. (19) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinde yer alan “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

5. (23) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülmesi halinde…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

6. (26) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

7. (27) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

8. (53) numaralı sırasındaki açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

9. (57) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

10. (58) numaralı sırasındaki açıklamada yer alan “…bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına…” ve “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

11. (63) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

12. (66) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

13. (73) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci paragrafında yer alan “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

14. (77) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

15. (79) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

16. (82) numaralı sırasındaki açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

17. (89) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

18. (90) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2

HAZİNE YARDIMLARI 101.334.000” tertibi ile eki E-Cetveli’nin (81) numaralı sırasındaki açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

E. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E -

Cetveli’nin;

1. (1), (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı açıklamalarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

2. (7) numaralı açıklamasının;

a. “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b. Kalan bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

3. (8) ve (9) numaralı açıklamalarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

4. (10) numaralı açıklamasının;

a. (a) ve (b) paragraflarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. (c) paragrafının;

ba. “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

bb. Kalan bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

14.2.2018 tarihinde karar verildi.

KURUMSAL

SINIFLANDIRMA

FONKSİYONEL

SINIFLANDIRMA

FİN.

TİPİ

EKO.

SINIF.

AÇIKLAMA

I

II

III

IV

I

II

III

IV

I

I

II

5

HİZMET ALIMLARI

50.000

6

TEMSİL VE TANITMA GİDERLERİ

525.000

7

MENKUL MAL,GAYRİMADDİ HAK ALIM, BAKIM VE ONARIM

GİDERLERİ

35.000

37

EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL İŞLER BAŞKANLIĞI

117.074.000

04

EKONOMİK İŞLER VE HİZMETLER

7.074.000

1

Genel Ekonomik İşler ve Hizmetler

7.074.000

1

00

Genel ekonomik ve ticari işler ve hizmetler

7.074.000

1

Genel Bütçeli İdareler

7.074.000

01

PERSONEL GİDERLERİ

6.166.000

1

MEMURLAR

3.093.000

2

SÖZLEŞMELİ PERSONEL

3.073.000

02

SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARINA DEVLET PRİMİ

GİDERLERİ

825.000

1

MEMURLAR

474.000

2

SÖZLEŞMELİ PERSONEL

351.000

03

MAL VE HİZMET ALIM GİDERLERİ

83.000

2

TÜKETİME YÖNELİK MAL VE MALZEME ALIMLARI

26.000

3

YOLLUKLAR

20.000

5

HİZMET ALIMLARI

1.000

6

TEMSİL VE TANITMA GİDERLERİ

5.000

7

MENKUL MAL,GAYRİMADDİ HAK ALIM, BAKIM VE ONARIM

GİDERLERİ

31.000

10

SOSYAL GÜVENLİK VE SOSYAL YARDIM HİZMETLERİ

110.000.000

9

Sınıflandırmaya Girmeyen Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hizmetleri

110.000.000

9

Sınıflandırmaya girmeyen sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri

110.000.000

61

Acil Destek Giderleri

110.000.000

1

Genel Bütçeli İdareler

110.000.000

05

CARİ TRANSFERLER

110.000.000

2

HAZİNE YARDIMLARI

110.000.000

39

İDAREYİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI

4.239.000

01

GENEL KAMU HİZMETLERİ

4.239.000

8

Genel Kamu Hizmetlerine İlişkin Araştırma ve Geliştirme Hizmetleri

4.239.000

8

00

Genel Kamu Hizmetlerine İlişkin Araştırma ve Geliştirme Hizmetleri

4.239.000

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

KARŞI OY

1. Mahkememiz çoğunluğunca, 16.12.2016 tarihli ve 6767 sayılı 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;

Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalarına İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin,

- (11) numaralı sırasındaki açıklamanın üçüncü cümlesi,

- (26) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesi,

- (53) numaralı sırasındaki açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibaresi,

- (63) numaralı sırasındaki açıklama,

- (66) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesi,

- (79) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesi,

- (82) numaralı sırasındaki açıklamanın ikinci cümlesi,

2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin,

- (7) numaralı açıklamasının “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresi,

- (10) numaralı açıklamasının (c) paragrafının “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresi,

Anayasanın 161. maddesinde yer alan “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” kuralına aykırılık oluşturdukları gerekçesiyle iptal edilmiş bulunmaktadır.

2. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’ndaki tanımıyla

bütçe, belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların

uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe

konulan belgedir. Bütçe, devlet hayatına yön veren hükümler içeren, bu nedenle

de önemli ve kapsamlı sonuçları bulunan, yürütme organının yıl içinde Devletin

mali idaresi konusunda görev ve yetki sahibi olmasını meşrulaştıran hukuki bir

metindir. Bütçe hakkı ise, mali araçların ortaya çıkışı, kullanılışı ve

denetimi konusunda anayasa ve yasalarda toplum adına karar vermeye yetkili

kılınmış kurumların söz sahibi olmaları anlamına gelmektedir ve yasama

organının, halk adına iktidara, kamu gelirlerinin toplanması ve kamu

giderlerinin harcanması konusunda bütçe yasasıyla yetki vermesi ve gerçekleşen

harcama sonuçlarını denetlemesini ifade etmektedir.

3. Bütçeye ilişkin tasarının kanunlaşması ile birlikte yasama organı tarafından yürütme organına, devlet adına gelirleri toplama ve bu gelirlerden harcama yapma izni verilmektedir. Dolayısıyla ilgili yıl için yürütme tarafından gelirlerin toplanması ve giderlerin yapılması bütçe kanunu ile getirilen hükümler çerçevesinde verilen yetkinin kullanımı sonucunda gerçekleşmektedir.

4. Anayasa’da, bütçeye ilişkin kanunun görüşülme usul ve esasları diğer kanunlardan değişik biçimde düzenlenmiştir. Örneğin kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği öngörülmesine karşın, bütçenin TBMM’ye sunulması değişik ve özel usul kurallarına bağlanmıştır. Ayrıca Cumhurbaşkanına yayımlanmasını uygun görmediği kanunları bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderme yetkisi tanınırken, bütçe kanunları bu hükmün dışında tutulmuştur.

5. Anayasa’nın 161. maddesinde bütçenin hazırlanması ve

uygulanması, 162. maddesinde görüşülmesi, 163. maddesinde bütçelerde değişiklik

yapılabilme esasları düzenlenmiştir. 161. maddenin 1. fıkrasında, Devletin ve

kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamalarının

yıllı bütçelerle yapılacağı belirtildikten sonra, son fıkrasında, “Bütçe

kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” kuralı yer

almıştır. 163. maddede ise; “Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek,

harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının

Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz.

Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak

yetkisi verilemez. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik

tasarılarında ve cari ve ileriki yıl bütçelerine mali yük getirecek nitelikteki

kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek mali

kaynak gösterilmesi zorunludur.” kuralı yer almıştır.

6. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda da bütçenin

hazırlanma süreçlerine, ödenek kullanımlarına, harcama süreçlerine ve

gerçekleşen harcamalara yönelik denetim gibi bütçe hakkının kullanımını

sağlayacak temel kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Kanunun “Bütçelerin

Uygulama Esasları” başlıklı 3. bölümünde yer alan “Ödeneklerin

kullanılması” başlıklı 20. maddesinde, “Ödenek aktarmaları” başlıklı 21.

maddesinde, “Merkez dışı birimlere ödenek gönderme” başlıklı 22. maddesinde,

“Yedek ödenek” başlıklı 23. maddesinde ve ayrıca 24., 25., 26., 27., 28., 29.

ve 30. maddelerinde bütçe uygulaması ve ödenek kullanılması esnasında uyulması

gereken kurallara ilişkin genel çerçeve çizilmiştir. Bununla birlikte 5018

sayılı Kanun genel bir düzenleme olup, özel kanunlarla söz konusu hususların

düzenlenmesi her zaman için mümkün bulunmaktadır.

7. Mahkememiz çoğunluğunca yılı bütçesinde konulan kimi ödeneklerin kullanılması ve harcanmasında belli kanunların o yıl içinde uygulanmayacağı veya ödenek kullanım biçimine dair hüküm öngören ya da benzer bazı hüküm içeren kuralların tatbik edilemeyeceği şeklindeki bütçe kanunu kurallarının “o kanunları değiştirmiş sayacağı”, dolayısıyla bu nitelikteki bütçe kanunu kurallarının Anayasa’nın 161. maddesi hükmüne aykırı düştüğü değerlendirilerek ve Anayasa Mahkemesinin bugüne kadarki içtihadının da bu doğrultuda olduğu belirtilerek bu yöndeki kuralların iptaline karar verilmiştir.

8. Bütçe kanununun devletin o yıl içindeki harcama ihtiyacına

yetki veren temel bir yasa mahiyetinde oluşu, mali disiplin esas olmak

kaydıyla, ülkenin mali ihtiyaç ve ödeneklerinin, öngörülemez hal ve durumları

karşılamasındaki güçlükler ve zorunluluklar dikkate alındığında, 2017 yılı

Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun iptal edilen hükümlerinin tümünün, kamu

kaynaklarının etkili, verimli ve tutumlu kullanılmasını sağlamaya ve kamu hizmetlerinin

aksatılmadan yürütülebilmesi için kimi zaman ihtiyaç duyulan “hızlı hareket

etme”yi temine yönelik, bütçenin uygulanması ile ilgili, bütçenin uygulanmasını

kolaylaştırıcı, tamamlayıcı ya da açıklayıcı nitelikte oldukları

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla “bütçe ile ilgili olduklarında” kuşku

bulunmamaktadır.

9. Öte yandan Bütçe Kanununun kimi hükümleri bazı bakanlıklara

verilen yetkinin niteliği ile yetki verilen konuların içeriği dikkate

alındığında, olağan bir kanuni düzenleme ile de gerçekleştirilmesi mümkün

olabilecek olan bu hususun, bütçe bütünlüğü içerisinde ve bütçeyle olan yakın

ilişkisi nedeniyle bütçe kanunu yoluyla düzenlenmesinin, söz konusu hususların

bir bütün olarak değerlendirilmesini ve yasalaştırılmasını sağladığı

(böylelikle de bütçenin öngörülebilirliğinin artırılmasına ve bütçenin,

“bütçenin doğruluğu ilkesi” çerçevesinde gerçekçi ekonomik varsayımlar altında

yasalaşmasına katkı sağladığı) için daha tercih edilebilir bir seçenek olduğu,

olağan kanunlarla verilebilen bir yetkinin, bütçe ile ilgili olmak şartıyla

kendi özel süreçleri olan ve özel bir düzenleme olan bütçe kanunu ile

verilemeyeceğinin söylenilmesinin uygun olmadığı, dolayısıyla anayasaya aykırı

bir yönünün bulunmadığı değerlendirilmektedir.

10. Ayrıca, tüm kanunları kabul edip yürürlüğe koyan TBMM’nin, Bütçe Kanunu’na bu yönde hükümler koyarak, kimi kanunların o bütçe yılı içinde uygulanmayacağını öngörmesinin kendi yasama yetkisi dahilinde olduğunu, diğer bir deyişle yasa koyucunun zorunlu mali ihtiyaçlar karşısında bir yıl süreli istisnalar öngörmesinin takdir hakkı çerçevesinde olduğunu söylemek de gerekmektedir.

11. Belirtilen nedenlerle, Mahkememiz çoğunluğunca Anayasa’nın 161. maddesi hükmüne aykırı oldukları değerlendirilerek iptaline karar verilen tüm kuralların Anayasa’nın 161. maddesi kapsamında olmadıkları, dolayısıyla bunlara ilişkin iptal istemlerinin reddi gerektiği kanaatine vardığımızdan, çoğunluk görüşüne dayalı karara katılmıyoruz.

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Hicabi DURSUN Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/61, K. 2018/12, 14 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu: 16.12.2016
  4. A. 6. maddesinin
  5. B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci
  6. D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2
  7. I. İptali İstenen Kanun Hükümleri
  8. “2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-cetveli
  9. II. İlk İnceleme
  10. III. Esasın İncelenmesi
  11. A. Kanun’un 6. Maddesinin
  12. C. Kanun’un Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara
  13. D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2
  14. E. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin
  15. IV. Yürürlüğün Durdurulması Talebi
  16. A. 1. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve
  17. B. 1. 6. maddesinin
  18. A. 6. maddesinin
  19. B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci
  20. C. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve
  21. D. Başbakanlık Bütçesinin “07.01.00.37-10.9.9.61-1-1-05.2
  22. E. 2017 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E -
  23. Kurumsal
  24. Sınıflandırma
  25. Fonksiyonel
  26. Sınıflandırma
  27. Tipi
  28. Açıklama
  29. I
  30. II
  31. III
  32. IV
  33. I
  34. II
  35. III
  36. IV
  37. I
  38. I
  39. II
  40. Hizmet Alımları
  41. Temsil Ve Tanıtma Giderleri
  42. Menkul Mal,gayrimaddi Hak Alım, Bakım Ve Onarım
  43. Giderleri
  44. Ekonomik, Sosyal Ve Kültürel İşler Başkanlığı
  45. Ekonomik İşler Ve Hizmetler
  46. Personel Giderleri
  47. Memurlar
  48. Sözleşmeli Personel
  49. Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi
  50. Giderleri
  51. Memurlar
  52. Sözleşmeli Personel
  53. Mal Ve Hizmet Alım Giderleri
  54. Tüketime Yönelik Mal Ve Malzeme Alımları
  55. Yolluklar
  56. Hizmet Alımları
  57. Temsil Ve Tanıtma Giderleri
  58. Menkul Mal,gayrimaddi Hak Alım, Bakım Ve Onarım
  59. Giderleri
  60. Sosyal Güvenlik Ve Sosyal Yardım Hizmetleri
  61. Cari Transferler
  62. Hazine Yardımları
  63. İdareyi Geliştirme Başkanlığı
  64. Genel Kamu Hizmetleri
  65. Kömürcü
  66. Akıncı
  67. M. Emin KUZ
  68. Gökcan
  69. Karşı Oy
  70. Hakyemez
  71. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/61
Karar No
2018/12
Tarih
14 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2017/19 K.2018/11
  • AYM Norm Denetimi E.2016/141 K.2018/27
  • AYM Norm Denetimi E.2017/117 K.2018/28
  • AYM Norm Denetimi E.2016/47 K.2018/10
  • AYM Norm Denetimi E.2018/10 K.2018/13
  • AYM Norm Denetimi E.2018/21 K.2018/21

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.