İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2018/30 K.2018/94

Mahkemesi

Esas2018/30Karar2018/94Tarih25 Eylül 2018Okuma13 dk · 2.534 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
25 Eylül 2018
Esas Sayısı
2018/30
Karar Sayısı
2018/94
R.G. Tarih – Sayı
30/11/2018 – 30611
İtiraz yoluna başvuran
Samsun 2. İdare
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.534 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun;

A. 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle değiştirilen 134. maddesinin,

B. 136. maddesinin birinci fıkrasının,

Anayasa’nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Avukat olan davacının meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle baro disiplin kurulu tarafından verilen uyarma cezasının iptali talebiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 134. ve 136. maddeleri şöyledir:

“Disiplin Cezalarının uygulanacağı haller:

Madde 134- (Değişik : 2/5/2001 - 4667/65 md.)

Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

“Cezaların uygulanma şekli:

Madde 136 – Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.

Beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır.

Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 15/3/2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve sınırlama sorunları görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine

göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun

veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde

veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu

kanısına varması durumunda bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya

yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine

başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir

davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması

gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde

ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da

olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

3. Başvuru kararında 1136 sayılı Kanun’un 4667 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle değiştirilen 134. maddesi ile 136. maddesinin birinci fıkrasının iptali talep edilmiştir.

4. Bakılmakta olan davada iptali talep edilen uyarma cezası, davacının sosyal paylaşım sitesinde yer alan ifadelerinin Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4., 5., 26. ve 27. maddelerine aykırı olduğundan bahisle verilmiştir. Bu bağlamda 134. maddede yer alan “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile…”, “…meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar…” ibareleri ile kınama, para veya işten çıkarma cezalarının uygulanma şekli hakkında 136. madde davada uygulanacak kural değildir.

5. 134. maddede yer alan “…uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla…”, “…hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.” ibareleri davada uygulanacak kural olmayan ibareler yönünden de ortak kural olduğundan esas incelemenin “…meslek kurallarına…” ibaresiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

6. Açıklanan nedenlerle 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun;

A. 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle değiştirilen 134. maddesinin:

1. “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile...” ve “...meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar...” ibarelerinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu ibarelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

2. Kalan bölümünün esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin “…meslek kurallarına…”ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,

B. 136. maddesinin birinci fıkrasının itiraz başvurusunda bulunan

Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

A. İtirazın Gerekçesi

8. Başvuru kararında özetle, avukatların uymakla yükümlü oldukları meslek kurallarına uygun davranmama hâlinde hangi fiillerinin hangi disiplin cezaları ile cezalandırılacağının Kanun’da belirlenmediği, kuralın hukuk devleti ilkesinin unsurlarından olan belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri ile bağdaşmadığı, soruşturma konusu fiilin ağırlığının belirlenmesinin disiplin kurullarının takdirine bırakıldığı, bu nedenle aynı fiile farklı müeyyide uygulanmasının mümkün olduğu, bunun kanunilik ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 10., ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

9. İtiraz konusu kuralın yer aldığı maddede disiplin cezalarının uygulanacağı hâller düzenlenmiştir. Maddede; avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanun’da yazılı disiplin cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmaktadır. İtiraz konusu kural maddede yer alan “…meslek kurallarına…” ibaresidir.

10. Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

11. Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri belirliliktir.

Belirlilik ilkesi; bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum ve

davranışlarını bu kurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamını

taşımaktadır. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş

anlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Bir başka deyişle hukuk

kurallarının belirliliğinin sağlanması yalnızca kanunla düzenleme yapılması

anlamına gelmemektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir

ve öngörülebilir olması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici

işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde

asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde

öngörülebilir olmasıdır.

12. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında “Kimse, ...kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.” denilerek suçun kanuniliği, üçüncü fıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” denilerek cezanın kanuniliği ilkesi getirilmiştir. Anayasa’da öngörülen suçta ve cezada kanunilik ilkesi, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca hangi fiillerin suç sayıldığının ve bu fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde kanunda gösterilmesi; kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir.

13. Gerek adli gerekse idari suçlarda, davranış normlarına aykırı

ve haksızlık teşkil eden bir fiille kanun koyucunun koruma altına aldığı bir

hukuki değerin ihlali söz konusu olduğundan her iki suç türü arasında büyük

benzerlikler bulunmaktadır. Adli suçlarla idari suçlar arasındaki fark, esas

itibarıyla nicelik yönünden olup adli suçlardaki haksızlık içeriği idari

suçlara nazaran daha yoğundur. Öte yandan adli suçlar karşılığında öngörülen

yaptırımlar idari suçlardan farklı olarak hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirse

de her iki alanda öngörülen yaptırımlar yoğun maddi cebir içermektedir. Bu

nedenle Anayasa’nın 38. maddesinde öngörülen ilkelerin idari suçlar yönünden de

uygulanması gerekmektedir.

14. Bununla birlikte idari suçlarda kanun koyucunun daha az önem atfettiği bir hukuki değerin ihlal edilmesi nedeniyle hürriyeti bağlayıcı ceza dışında bir yaptırımın öngörülmesi karşısında Anayasa’nın 38. maddesindeki ilkelerin aynı boyut ve kapsamıyla idari suçlara da uygulanması işin mahiyetine uygun düşmemektedir. Bu bağlamda yasama organının ağır işleyen yapısı ile ekonomik ve teknik hayatın hızla değişen ve gelişen şartları gözetilerek suç ve cezalarda kanunilik ilkesinin idari suçlar yönünden daha esnek uygulanması gerekmektedir.

15. Anayasa Mahkemesi kararlarında vurgulandığı üzere disiplin suçunun kanunda belirlenerek karşılığında bir disiplin cezasının gösterilmiş olması yeterli olup suç sayılan eylemler ve cezası kanunda gösterildikten sonra yasama organının uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin konularda alınacak önlemlerin kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği çerçevesinde duyulan gereksinmelere uygunluğunu sağlamak amacıyla yürütme organına yetki vermesi idari kararlarla suç ihdası ve dolayısıyla kanunilik ilkesinin ihlali anlamına gelmemektedir.

16. Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve kamu yararının devamlılığının sağlanması amacıyla yasal olarak düzenlenmiş idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerini yürütenlerin görev anlayışları, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış; bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmaları ilgili kanunlarda öngörülmüştür.

17. Avukatlarla ilgili disiplin cezaları 1136 sayılı Kanun’un 135. maddesinde, uyarma, avukatın mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin kendisine bildirilmesi; kınama, mesleğinde ve davranışında kusurlu sayıldığının avukata bildirilmesi; on bin liradan yüz elli bin liraya kadar para cezası; işten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerinin yasaklanması ve meslekten çıkarma, avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılması şeklinde belirlenmiştir.

18. Disiplin cezalarının uygulanma şekli ise Kanun’un 136.

maddesinde düzenlenmiştir. Maddede, Kanun’un avukatların hak ve ödevleri ile

ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az

kınama, tekrarında davranışın ağırlığına göre para veya işten çıkarma cezası ve

5. maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme hâlinde

meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; beş yıllık bir dönem içinde iki veya

daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni

suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanacağı ve bir defa işten

çıkarılan avukatın beş yıllık dönem içinde bu Kanun’un altıncı kısmındaki

kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılacağı hüküm altına

alınmaktadır.

19. Bir kamu hizmeti olarak kabul edilen avukatlık mesleğinin

ortak değerlere sahip olmasının aynı zamanda kamu menfaati gereği olduğunda

kuşku yoktur. Bu bağlamda mesleğin ifasına yönelik gözönüne alınması gereken

temel değerleri ifade eden avukatlık mesleği kuralları çeşitli uluslararası

metinlere de konu olmuştur. “Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler

(Havana Kuralları)”, “Avrupa Birliği Avukatlık Mesleğinin İcrasındaki

Özgürlükler Hakkına 9 Numaralı Tavsiye Kararları”, “Birleşmiş Milletler Yargı

Bağımsızlığı Temel Prensipleri”, “Uluslararası Avukatlar Birliği Morelia

Şartı”, “21. Yüzyılda Avukatlık Meslek Kurallarına Dair Turin İlkeleri” bu

konudaki başlıca örneklerdir. Söz konusu uluslararası metinlerde avukatlık

mesleğine yönelik genel kabul gören mesleki etik kuralları belirlenmiştir.

20. Avukatların hak ve ödevleri ile yükümlülükleri Kanun’un muhtelif maddelerinde düzenlenmiştir. Avukatlar ayrıca Kanun’un 34. maddesine göre yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak, Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlü kılınmıştır.

21. Kanun’un 110. maddesinde “uyulması zorunlu meslek

kurallarını tespit ve tavsiye etmek” Türkiye Barolar Birliğinin

görevlerinden biri olarak belirlenmiş, 117. maddesinde ise “adaleti ve

mesleği ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak, uyulması zorunlu meslek

kurallarını tespit etmek” Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunun

görevleri arasında sayılmıştır. Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu, avukatlık

mesleğinin düzen ve geleneklerini korumak ve yüklediği görevleri tam olarak

yerine getirmek amacıyla avukatlarla ilgili meslek kurallarını beş bölüm elli

madde hâlinde belirlemiş ve Türkiye Barolar Birliği Bülteninde yayımlamıştır.

Yayımlanan bu meslek kuralları; avukatların meslekleriyle ilgili genel

kurallar, yargı organlarıyla ve adli mercilerle ilişkiler, meslektaşlar arası

dayanışma ve ilişkiler, iş sahipleriyle ilişkiler ve avukatların barolarla ve

Türkiye Barolar Birliği ile ilişkileri hakkında ayrıntılı düzenlemeler

içermektedir. Kanun koyucunun avukatlık mesleğine

ilişkin genel kurallara Kanun’da yer verdikten sonra meslek kuralları hakkında

özel olarak ayrıntılı düzenlemeler yapma konusunda Türkiye Barolar Birliğini

yetkilendirdiği anlaşılmaktadır. Her somut olayın özelliğine göre farklı

şekilde tezahür edebilecek olan meslek kurallarına aykırılık teşkil edebilecek

durumları sınırlı sayma yöntemiyle kanun metninde tek tek belirlemek mümkün

olmadığı da dikkate alındığında Kanun’la verilen yetki çerçevesinde Türkiye

Barolar Birliği Genel Kurulu tarafından kabul edilmek suretiyle oluşturulan, yayımlanmak

suretiyle herkes tarafından ulaşılabilir kılınan ve uluslararası alanda da

genel kabul gören meslek kurallarının belirsiz olduğu söylenemez.

22. Anayasa’nın 135. maddesinin birinci fıkrasında kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri oldukları belirtilmiştir.

23. Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türkiye Barolar Birliğinin meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlük ile güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini korumak maksadıyla meslek kuralları belirlemesi, Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen meslek disiplinin korunması yönünde meslek kuruluşlarına verilen görevin bir tezahürü olarak görülebilir.

24. İtiraz konusu kural gereğince söz konusu meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlar hakkında Kanun’un 135. maddesinde yazılı disiplin cezaları uygulanacaktır. Kanun’un 158. maddesine göre Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve barolar disiplin kurulları gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edinecekleri kanıya göre serbestçe takdir ederler. Bu kurullar; disiplin cezalarının verilmesinde avukatlık onurunu, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarını ve itibarını koruma, mesleğin amaç ve gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlama ilkelerini gözönünde tutarlar.

25. Ayrıca Kanun’un 157. maddesinde disiplin kurulu kararına karşı

itiraz usulü düzenlenmiştir. Buna göre Cumhuriyet savcısı ve ilgililer, tebliğ

tarihinden itibaren otuz gün içinde disiplin kurulu kararlarına karşı Türkiye

Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler. Türkiye Barolar Birliği

Disiplin Kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya kovuşturmanın

derinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya gönderilmesine

karar verebileceği gibi yeniden incelemeyi gerektirmeyen hâllerde uygun

görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar verebilir veya verilmiş

olan kararı düzelterek onaylayabilir. Türkiye Barolar Birliği Disiplin

Kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına (Bakanlık)

ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya

karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Bakanlık; uygun bulmadığı

kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye

Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar

Birliği Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde

onaylanmış, aksi hâlde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği

tarafından Bakanlığa bildirilir. Şu kadar ki uyarma, kınama ve para cezasına

ilişkin kararlar kesin olup Bakanlığın onayına tabi değildir. Kanun’un 8.

maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri burada da kıyasen uygulanır.

8. maddede adayların avukatlığa kabul isteminin reddi veya kovuşturma sonuna

kadar beklenmesine dair karara itiraz düzenlenmekte olup maddenin altıncı ve

yedinci fıkralarına göre Bakanlığın verdiği kararlara karşı Türkiye Barolar

Birliği, aday ve ilgili baro; Bakanlığın uygun bulmayıp bir daha görüşülmesi

için geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince verilen kararlara karşı

ise Bakanlık, aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir. Barolar,

kesinleşen kararları derhâl yerine getirmeye mecburdurlar.

26. Bu bağlamda disiplin kuruluna verilen yetkinin somut olayın özelliklerine, eylemin ağırlığına, oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması yanında işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesine yönelik gerekli mekanizmaların da kurulduğu dikkate alındığında itiraz konusu kural kapsamında verilecek disiplin cezaları bakımından keyfî yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlandığı anlaşıldığından itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

27. Diğer taraftan kuralın suç ve cezalarda kanunilik ilkesinin daha esnek uygulanması gereken disiplin suçuna ilişkin olması ve Türkiye Barolar Birliğinin meslek disiplinini koruması yönündeki Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen görevi de dikkate alınarak Kanun’da disiplin suçu ile cezasının gösterilmesinden sonra suça vücut verecek meslek kurallarının Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu tarafından belirlenmesinin suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

28. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle değiştirilen 134. maddesinde yer alan “…meslek kurallarına…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 25/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2018/30, K. 2018/94, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Kanun Hükümleri
  6. II. İlk İnceleme
  7. B. 136. maddesinin birinci fıkrasının itiraz başvurusunda bulunan
  8. III. Esasın İncelenmesi
  9. A. İtirazın Gerekçesi
  10. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  11. Kömürcü
  12. Akıncı
  13. M. Emin KUZ
  14. Gökcan
  15. Hakyemez
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2018/30
Karar No
2018/94
Tarih
25 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2018/28 K.2018/93
  • AYM Norm Denetimi E.2018/132 K.2018/95
  • AYM Norm Denetimi E.2017/162 K.2018/100
  • AYM Norm Denetimi E.2018/131 K.2018/98
  • AYM Norm Denetimi E.2018/110 K.2018/99
  • AYM Norm Denetimi E.2018/130 K.2018/97

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.