KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2019
- Esas Sayısı
- 2019/26
- Karar Sayısı
- 2019/9
- R.G.Tarih-Sayısı
- Tebliğ
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Bakırköy 2. Aile Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 300. maddesinin birinci fıkrasının, Anayasa’nın 2., 5., 13., 17. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Tanımanın iptali davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılığı iddiasının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 300. maddesi şöyledir:
“3. Hak düşürücü süreler
Madde 300- Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cengiz ERTEN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya
aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” kenar başlıklı 40. maddesinde,
Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem
belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan
mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan
birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması
durumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa
Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; anılan fıkranın (a) bendinde “İptali
istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan
gerekçeli başvuru kararının aslı”, Mahkemeye gönderilecek belgeler
arasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde
dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının, Anayasa
Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği
hükme bağlanmıştır.
3. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 46. maddesinin
(1) numaralı fıkrasının (a) bendinde “Anayasaya aykırılıkları ileri sürülen
hükümlerin her birinin Anayasanın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı
olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi”
gerektiği ifade edilmiştir. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının
(b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda
eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin
işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2)
numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın, itiraz
yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel
olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, söz konusu eksikliklerin tamamlanması ve
Anayasa Mahkemesine başvurulması yolunda yeni bir karar alınması suretiyle
başvurunun yapılabilmesi mümkündür.
4. Yapılan incelemede itiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından, sadece davacı vekilinin Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi olduğundan bahisle, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılığı yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulduğu ve söz konusu başvuru kararında kuralın Anayasa’nın hangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun açıklanmadığı görülmüştür. Dolayısıyla başvuru kararının yukarıda anılan maddelerde belirtilen nitelikleri taşımadığı anlaşılmıştır.
5. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun, aynı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
KÖMÜRCÜ
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Üye
Yıldız
SEFERİNOĞLU
Anayasa Mahkemesi, E. 2019/26, K. 2019/9, 14 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası