KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Esas Sayısı
- 2019/46
- Karar Sayısı
- 2020/55
- R.G.Tarih-Sayısı
- 24/11/2020-31314
- İptal davasını açan
- Türkiye
Karar Metni
2.677 kelime·13 dk okuma·20 bölüm
Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 137 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU
21/2/2019 tarihli ve 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesiyle 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun geçici 19. maddesine eklenen on dördüncü fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…Fondan karşılanmak üzere…” ibaresinin Anayasa’nın 2., 5., 60. ve 65. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 8. maddesiyle on dördüncü fıkranın eklendiği 4447 sayılı Kanun’un iptali talep edilen kuralın da yer aldığı geçici 19. maddesi şöyledir:
“Geçici Madde 19- (Ek: 21/3/2018-7103/42 md.)
Kuruma kayıtlı işsizler arasından 1/1/2018 ila 31/12/2020
tarihleri arasında özel sektör işverenlerince 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında işe alınanların; işe
girdikleri aydan önceki üç aylık sürede toplam on günden fazla 5510 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında
Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olmaları ve isteğe bağlı sigortalılık
hariç 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı olmamaları, işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işe
alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki veya
muhtasar ve prim hizmet beyannamelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına
ilave olmaları kaydıyla, işyerinin imalat veya bilişim sektöründe faaliyet
göstermesi halinde ilgili döneme ait günlük brüt asgarî ücretin sigortalının
prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere,
sigortalının 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas
kazançları üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı
tutarında; işyerinin diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde sigortalının
5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt
sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı
tutarında, her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm
primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanır ve destek
tutarı Fondan karşılanır.
Bu maddeyle sağlanan prim desteği 2020 yılı Aralık ayı/dönemi aşılmamak üzere, destek kapsamına giren sigortalılar için 12 ay süreyle uygulanır. Ancak bu süre; işe giriş tarihi itibarıyla 18 yaşından büyük kadın, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek sigortalılar ile Kuruma engelli olarak kayıtlı sigortalılar için 18 ay olarak uygulanır.
Birinci fıkrada belirtilen bilişim sektöründe destekten yararlanacak işyerlerini, NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasında belirtilen işkolları arasından belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.
İşyeri ile ilgili aylık prim ve hizmet belgelerinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu maddede belirtilen destekten yararlanılamaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükmünden yararlandırılır.
Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Fon katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan işyerlerinden Fon tarafından karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır.
Mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri hakkında, 5510 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesi uyarınca işlem yapılır.
Bu maddede belirtilen şartların sağlanması kaydıyla ikinci fıkrada belirtilen yararlanma süresini aşmamak üzere, destekten yararlanılmış olan sigortalının destek süresini tamamlamadan işten ayrılıp yeniden işe başlaması halinde, söz konusu sigortalıdan dolayı yeniden işe başladığı tarihteki durumu dikkate alınarak ikinci fıkrada belirtilen sürelerden kalan süre kadar bu destekten yararlanmaya devam edilir.
Bu madde kapsamında Fon tarafından işverene sağlanan, sigortalı hissesine karşılık gelen destek tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez.
Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurtdışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan işyerleri ve daha önce tescil edildiği halde ortalama sigortalı sayısının hesaplandığı yılda sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar prim hizmet beyannamesi vermeyen işyerleri, bu maddede belirtilen şartlar sağlanmak kaydıyla, 1/1/2018 tarihinden sonra ilk defa sigortalı bildiriminde bulunulan ayı takip eden üçüncü aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden itibaren bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre kadar bu destekten yararlandırılır.
Bu madde kapsamında destekten yersiz yararlanıldığının tespiti halinde, yararlanılan destek tutarı işverenden 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.
Bu maddeyle sağlanan teşvikten yararlanmakta olan işverenler, bu teşvikten yararlanılan ayda aynı sigortalı için diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz.
Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
(Ek fıkra:21/2/2019-7166/8 md.) 1/2/2019 ila 30/4/2019
tarihleri arasında işyerlerinde 2018 yılı Ocak ila Aralık ayları/döneminde
aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 5510
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun
vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki
sigortalı sayısına ilave olarak işe alınanların, iş sözleşmesinin işveren
tarafından haklı nedenlerle feshedilmesi hariç olmak üzere, işe alındıkları
tarihten itibaren dokuz aylık sürede iş sözleşmesi feshedilmeksizin
çalıştırılmaları halinde bu maddede belirtilen prim desteği ile birlikte işe
alındıkları ay dâhil üç aylık süre için prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk
lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar Fondan karşılanmak üzere
işverene destek olarak ayrıca sağlanır. Bu fıkra kapsamında işverene sağlanan
ücret desteği işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarına mahsup edilir,
ancak işverene ödenmez.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, Hasan Tahsin GÖKCAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve Yıldız SEFERİNOĞLU’nun katılımlarıyla 15/5/2019 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Hülya ÇOŞTAN ÇETİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
3. Sosyal güvenlik, sosyal risklerin gerçekleşmesi hâlinde ortaya çıkabilecek olan gelir azaltıcı ve/veya gider artırıcı etkileri en aza indirmeyi ve kişinin belirli hayat standartları çerçevesinde yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesini güvence altına almayı amaçlayan sistemi ifade etmektedir. Bu sistemde yaşlılık, hastalık, malullük, işsizlik, kaza ve ölüm gibi sosyal risklerin gerçekleşmesi hâlinde kişilerin asgari yaşam düzeylerinin korunması hedeflenmektedir. Sosyal güvenlik sistemi sosyal güvenlik kuruluşları vasıtasıyla hayata geçirilmekte ve bu sisteme tabi olan kişiler de sisteme prim ödemek suretiyle katkı yapmaktadır.
4. 4447 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrası ile bu Kanun’un gerektirdiği görev ve hizmetler için malî kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek, Kanun’un öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere İşsizlik Sigortası Fonu (Fon) kurulmuştur. Yine aynı maddede Fonun giderleri düzenlenmiş ve bu kapsamda sigortalı işsizlere verilecek ödenekler gider kalemlerinden sadece biri olarak belirlenmiştir. Diğer giderlerin varlığı Fonun amacının işsizlik ödeneği için kaynak sağlamakla sınırlı olmadığına işaret etmektedir.
5. Kanun’un 47. maddesinin (g)
bendine göre Fon, işsizlik sigortası primleri ile bu primlerin
değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratların, devlet tarafından
yapılacak katkı ve yardımların, ayrıca Kanun gereğince işçi ve işverenlerden
alınacak ceza, gecikme zammı ve faizler ile diğer her türlü gelir ve
kazançların toplandığı ve devlet güvencesinde olan fonu ifade etmektedir. Kanun’un Fonun gelirlerini düzenleyen 53. maddesinin
üçüncü fıkrasında; işsizlik sigortası primleri, bu primlerin
değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlar, Fonun açık vermesi
durumunda devletçe sağlanacak katkılar, Kanun gereğince sigortalı ve
işverenlerden alınacak ceza, gecikme zammı ve faizler, diğer gelir ve kazançlar
ile bağışlar Fonun gelirleri olarak sayılmıştır. Kanun’un 47. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca işsizlik
sigortası primi, işsizlik sigortasının gerektirdiği her türlü ödeme ile hizmet
giderlerini karşılamak amacıyla Kanun’da belirtilen esas ve usullere göre
devlet, işveren ve sigortalı tarafından ödenen primi ifade etmektedir.
Dolayısıyla Fonun gelirlerinden olan işsizlik sigortası primleri işçinin yanı
sıra işveren ve devlet tarafından ödenen meblağlardan oluşmaktadır.
6. Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrasında; işsizlik sigortasının zorunlu olduğu, Kanun kapsamına giren ve hâlen çalışmakta olanların Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, işe yeni girenlerin ise işe başladıkları tarihten itibaren sigortalı olacakları hükme bağlanmıştır.
7. Kanun’un 47. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre işsizlik sigortası; bir işyerinde
çalışırken çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen
herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalıların işsiz
kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belli süre ve ölçüde karşılayan,
sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren zorunlu sigortadır. Böylece Kanun kapsamına giren bir işyerinde hizmet akdine dayalı
olarak çalışan kişilerin hizmet akitlerinin kendi talepleri veya kusurları
olmaksızın sona ermesi hâlinde, Türkiye İş Kurumuna süresi içinde şahsen
başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve Kanun’da yer
alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla belirli bir süre için
Fondan işsizlik ödeneği almalarına imkân sağlanmaktadır.
B. İptal Talebinin Gerekçesi
8. Dava dilekçesinde özetle; kuralla Fonun
işsiz kalınması durumunda çalışanlara ekonomik güvence sağlanması biçimindeki
amacı dışında kullanılmasına imkân tanındığı, işverene teşvik sağlanmasının
Fonun amaçları arasında bulunmadığı, sigortalı işçilerin ücretlerinden kesilen
primlerden oluşan Fonun işçilere sosyal güvenlik hakkı sağlamaya hizmet etmesi
gerektiği, buna karşın kuralla Fon kaynaklarının Hazineden veya genel bütçeden
karşılanması gereken teşvikler için kullanılmasına yol açıldığı, istihdamın
artırılmasına yönelik politikaların idarenin sorumluluğu altında olduğu, bu
itibarla kendi iradesi dışında Fona prim ödemekle yükümlü kılınan işçilerin
sosyal güvenlik hakkının zedelendiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 5.,
60. ve 65. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 49. maddesi yönünden de incelenmiştir.
10. 4447 sayılı Kanun’un geçici 19. maddesinin on
dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde; 1/2/2019 ile 30/4/2019 tarihleri
arasında işyerlerinde 2018 yılı Ocak ila Aralık ayları döneminde aylık prim ve
hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 16/6/2006 tarihli
ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta
kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı
sayısına ilave olarak işe alınanların -iş sözleşmesinin işveren tarafından
haklı nedenlerle feshedilmesi hariç olmak üzere- işe alındıkları tarihten
itibaren dokuz aylık sürede iş sözleşmesi feshedilmeksizin çalıştırılmaları
hâlinde bu maddede belirtilen prim desteği ile birlikte işe alındıkları ay
dâhil üç aylık süre için prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk lirası ile çarpımı
sonucu bulunacak tutarın Fondan karşılanmak üzere işverene destek olarak ayrıca
sağlanacağı düzenlenmiştir. Anılan cümlede yer alan “…Fondan karşılanmak
üzere…” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
11. Anayasa’nın 49. maddesinin birinci fıkrasında “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir” denmek suretiyle herkesin çalışma hakkına sahip olduğu hüküm altına alındıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında devlete, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma yaşamını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği gidermeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli önlemleri alma ödevi de verilmiştir.
12. Sosyal hukuk devletinin temel kavramlarından biri olan sosyal güvenlik hakkı ise Anayasa’nın 60. maddesinin “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir” şeklindeki birinci fıkrasıyla güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında da “Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” denilerek bu görevin devlet tarafından oluşturulacak kuruluşlar yoluyla yerine getirilmesi öngörülmüştür.
13. Anayasa’nın anılan maddeleri uyarınca devlete yüklenen görevler devletin pozitif yükümlülükleri kapsamındadır.
14. Anayasa, kişilere sağlanacak sosyal güvenlik hakkının ölçüleri konusunda ayrıntılı ilkeler koymamıştır. Sosyal güvenlik sisteminin yapısını ekonomik ve sosyal koşulların belirleyeceği bilinen bir gerçektir. Çünkü sosyal güvenlik programlarıyla ekonomik ve sosyal yapı karşılıklı etkileşim içindedir.
15. Dava konusu kural, Kanun’un geçici 19. maddesinin on dördüncü fıkrası uyarınca işverene sağlanacak ücret desteği tutarının Fondan karşılanmasını öngörmektedir.
16. Kuralın “İşgücü maliyetlerinin azaltılması ve
istihdamın artırılması amacıyla 2018 yılı içinde işyerinden bildirilen en düşük
sigortalı sayısına ilave olarak 1/2/2019 ila 30/4/2019 tarihleri arasında işe
alınan sigortalılar için, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenlerle
feshedilmesi hariç olmak üzere, işe alındıkları tarihten itibaren dokuz aylık
sürede iş sözleşmesi feshedilmeksizin çalıştırılmaları halinde 4447 sayılı
Kanunun geçici 19 uncu maddesinde belirtilen prim desteği ile birlikte işe alındıkları
ay dâhil üç aylık süre için prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk lirası ile
çarpımı sonucu bulunacak tutar Fondan karşılanmak üzere işverene destek olarak
ayrıca sağlanmasına yönelik bir düzenleme…” biçimindeki gerekçesi gözönünde
bulundurulduğunda teşvik niteliğindeki kuralla istihdamın artırılmasının
amaçlandığı anlaşılmaktadır.
17. Anayasa’nın 60. maddesinde devlete sosyal güvenlik
hakkını sağlayacak gerekli tedbirleri alma ödevi yüklenmiş iken 49. maddesine
göre devletin ayrıca işsizliği önlemeye yönelik ekonomik bir ortam yaratma
yükümlülüğü de bulunmaktadır. Anayasa’ya aykırı olmamak kaydıyla bu kapsamda
alınacak tedbirleri, bu tedbirlerin kapsamını, içeriğini, şeklini ve usulünü
belirleme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır (benzer
yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2008/57, K.2010/26, 4/2/2010). Dava
konusu kuralla da işverene sağlanacak ücret desteği tutarının Fondan
karşılanmasının öngörülmesiyle ilave çalışan istihdamının kolaylaştırılmasının
hedeflendiği açıktır. Bu yönüyle kural devletin işsizliği önlemeye yönelik
ekonomik bir ortam yaratmak yükümlülüğü kapsamında aldığı bir tedbir
niteliğindedir.
18. Öte yandan kural sosyal güvenlik hakkının sağlanmasına hizmet eden işsizlik sigortasının işleyişinde herhangi bir değişiklik öngörmemekte, işsizlik durumunda sigortalıya yapılan ödeme ve sunulan hizmetlerde herhangi bir sınırlamada bulunmamaktadır. Sigortalı, kural öncesinde sahip olduğu imkânları kural sonrasında da aynen muhafaza etmeye devam etmektedir. Bu itibarla işverene sağlanan ücret desteği tutarının Fondan karşılanmasının öngörülmesinin sigortalıların sosyal güvenlik hakları bakımından bir kayba yol açtığı söylenemez.
19. Diğer yandan Kanun’un 49. maddesi uyarınca işsizlik
sigortası priminin sigortalının prime esas aylık brüt kazançlarından %1
sigortalı, %2 işveren ve %1 devlet payı olarak alındığı gözönünde
bulundurulduğunda Fonun başlıca geliri olan anılan primin yalnızca sigortalı
tarafından ödenen meblağdan oluşmadığı ve sigortalıdan daha yüksek oranda işverenin
ve devletin anılan prime katkıda bulunduğu açıktır. Kanun’un 53. maddesinde
Fonun açık vermesi durumunda devletçe sağlanacak katkıların da Fonun gelirleri
arasında sayılmış olması karşısında belirli koşullar dâhilinde işverene
sağlanan ücret desteği tutarının kural uyarınca Fondan karşılanmasının Fonun
zayıflamasına yol açacağı ve bu suretle işsiz kalan sigortalılara yapılacak
ödemeleri olumsuz etkileyeceği ileri sürülemez.
Kaldı ki işverene Fondan sağlanacak desteğin 1/2/2019 ila 30/4/2019
tarihinde işyerlerinde yapılacak yeni işe alımlar ile sınırlandırıldığı ve
belirli şartlara tabi kılındığı dikkate alındığında Fondan sürekli nitelikte
bir kaynak çıkışının söz konusu olmadığı da ortadadır.
20. Ayrıca dava konusu kuralın yer aldığı cümlenin devamında işverene verilecek desteğin nakdi ödeme şeklinde yapılamayacağı ve işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarına mahsup yoluyla sağlanacağı açıkça düzenlenmek suretiyle Fondan çıkan kaynağın amaca aykırı kullanılmasını önleyebilecek tedbirlerin de alındığı görülmektedir.
21. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 49. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 49. ve 60. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. ve 5. maddeleri yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 65. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURUDURULMASI TALEBİ
22. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu kuralın uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
21/2/2019 tarihli ve 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesiyle 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun geçici 19. maddesine eklenen on dördüncü fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…Fondan karşılanmak üzere…” ibaresine yönelik iptal talebi 15/10/2020 tarihli ve E.2019/46, K.2020/55 sayılı kararla reddedildiğinden bu ibareye ilişkin yürürlüğün durdurulması talebinin REDDİNE 15/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir
ÖZKAYA
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer
TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan
GÜLEÇ
Üye
Recai
AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız
SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin
MENTEŞ
Üye
Basri
BAĞCI
Anayasa Mahkemesi, E. 2019/46, K. 2020/55, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası