İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2022/51 K.2022/94

Karar Sayısı : 2022/94

Esas2022/51Karar2022/94Tarih20 Temmuz 2022Okuma12 dk · 2.400 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar No
2022/94
Karar tarihi
20 Temmuz 2022
Esas Sayısı
2022/51
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.400 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

Karar Sayısı : 2022/94

Karar Tarihi : 20/7/2022

R.G. Tarih-Sayısı : 9/8/2022-31918

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Antalya 2. Vergi Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 31/12/1960

tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilen 31. maddesinin;

1. Birinci fıkrasında yer alan “Çalışma gücünün…” ibaresinin,

2. Üçüncü fıkrasının,

Anayasa’nın 2., 5., 50. ve 73. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.

OLAY: Merkez Sağlık Kurulunca engellilik oranının düşürülmesi nedeniyle engellilik indiriminden yararlandırılmama işlemine karşı açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ

A. İptali İstenen Kanun Hükümleri

Kanun’un iptali talep edilen kuralların da yer aldığı 31. maddesi şöyledir:

“Engellilik indirimi:

Madde 31- (Değişik:9/4/2003-4842/3 md.)

Çalışma gücünün asgarî %80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engelli, asgarî % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engelli, asgarî % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engelli sayılır ve aşağıda (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engellilik dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.

Engellilik indirimi;

- Birinci derece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engelliler için 440.000.000 lira (2.000),

- İkinci derece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engelliler için 220.000.000 lira (1.170),

- Üçüncü derece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engelliler için 110.000.000 lira (500) dır

Engellilik derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir.”

B. İlgili Kanun Hükmü

Kanun’un 89. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Diğer indirimler

Madde 89- (Değişik:16/7/2004-5228/28 md.)

Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir:

…

3. Serbest meslek faaliyetinde bulunan (…) engellilerin beyan edilen gelirlerine, 31 inci maddede yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim (Bu indirimden bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı (tevkifat matrahı dahil) da yararlanır.).

…”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 21/4/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Abdullah TEKBAŞ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Anlam ve Kapsam

3. 193 sayılı Kanun’un 31. maddesinde engelli hizmet erbabının ücret gelirine uygulanacak engellilik indirimi düzenlenmiştir.

4. Anılan maddenin birinci fıkrasında çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabının birinci, asgari %60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabının ikinci, asgari %40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabının ise üçüncü derece engelli sayılacağı belirtilmiştir. Söz konusu fıkrada yer alan “Çalışma gücünün…” ibaresi itiraz konusu kurallardan ilkini oluşturmaktadır.

5. Maddenin ikinci fıkrasında da engellilik dereceleri itibarıyla uygulanacak indirim tutarlarına yer verilmiştir. Bu itibarla engel durumunun ağırlığına göre farklı indirim tutarları belirlenmek suretiyle engel oranı daha yüksek olanlara daha fazla indirim hakkı tanınmıştır. Ancak indirim hakkı her hâlükârda %40 ve üzerinde engeli bulunanlara tanınmış, %40’ın altında engeli bulunan hizmet erbabı için herhangi bir indirim hakkı tanınmamıştır.

6. Bu itibarla anılan fıkrada belirtilen maktu tutarlar, her ay engelli hizmet erbabının ücretinden düşülerek gelir vergisi matrahı hesaplanacaktır. Matrahtaki bu eksilme oranında engelli hizmet erbabının aynı ücret gelirini elde eden diğer kişilere göre daha az vergi ödemesi ve dolayısıyla daha fazla gelir elde etmesi mümkün olacaktır.

7. Maddenin itiraz konusu üçüncü fıkrasında ise engellilik derecelerinin belirlenme şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usullerin Hazine ve Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

8. Engellilik indiriminden engelli hizmet erbabının yanı sıra Kanun’un 89. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi gereğince engelli serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı da yararlanabilecektir.

B. İtirazın Gerekçesi

9. Başvuru kararında özetle; verginin sosyal devlet

anlayışını sağlamanın araçlarından biri olduğu, engellilere yönelik mevzuatta

ve uluslararası sözleşmelerde yer alan düzenlemelerin amacının engellilerin

kendilerine yetebilen, toplumla kaynaşabilen, üretici bireyler olarak

yetişmelerini ve bu suretle eğitsel, kültürel, ekonomik ve sosyal

ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak olduğu, itiraz konusu kuralların

belirsiz olması nedeniyle uygulamada çalışma gücü kaybı oranının engellilik

oranından farklı belirlenebildiği, bu durumun engellilerin mağduriyetine neden

olduğu, sağlanacak destek için çalışma gücü kaybının esas alınmasının

engellilerin iş yaşamı dışında günlük yaşamlarında karşılaştıkları zorlukların

dikkate alınmamasına neden olduğu, engellilik oranının belirlenmesi konusunda

idareye düzenleme yapma yetkisinin tanınmasının engelliler aleyhine sonuç

doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 5., 50. ve 73. maddelerine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

10. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgileri nedeniyle Anayasa’nın 7. maddesi yönünden de incelenmiştir.

11. Anayasa'nın 7. maddesinde “Yasama

yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki

devredilemez.” denilmektedir. Yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet

Meclisine ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığı

ilkesinin bir gereğidir. Bu hükme yer veren Anayasa'nın 7. maddesinin

gerekçesinde yasama yetkisinin parlamentoya ait olması "demokrasi

rejimini benimseyen siyasi rejimlerde kaçınılmaz bir durum" olarak

nitelendirilmiştir. Ayrıca, gerekçede "Millet adına kanun koyma

yetkisini yasama meclisi yerine getirir. Bu yetki devredilemez. Ancak,

Anayasanın 99 ve 129 uncu maddeleri hükümleri saklıdır" denilmek

suretiyle bu ilkenin anlamı ve istisnaları belirtilmiştir. Madde gerekçesinden

de anlaşılacağı üzere, yasama yetkisinin devredilemezliği, esasen kanun koyma

yetkisinin TBMM dışında başka bir organca kullanılamaması anlamına gelmektedir.

Anayasa'nın 7. maddesi ile yasaklanan, kanun yapma yetkisinin devredilmesidir (AYM,

E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; AYM, E.2021/73, K.2022/51, 21/04/2022, § 15).

12. Türevsel nitelikteki

düzenleyici işlemler bakımından yürütmenin düzenleme yetkisi; sınırlı,

tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu işlemler bakımından kural olarak

kanun koyucunun genel ifadelerle yürütme organını yetkilendirmesi yeterli

olmakla birlikte Anayasa’da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda genel

ifadelerle yürütme organına düzenleme yapma yetkisi verilmesi yasama yetkisinin

devredilmezliği ilkesine aykırılık oluşturabilmektedir. Bu nedenle Anayasa’da

temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, vergi ve benzeri mali

yükümlülüklerin konması ve memurların atanması, özlük hakları gibi münhasıran

kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda kanunun temel esasları, ilkeleri ve

çerçeveyi belirlemiş olması gerekmektedir. Anayasa koyucunun açıkça kanunla

düzenlenmesini öngördüğü konularda yasama organının temel kuralları saptadıktan

sonra uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususları yürütmenin türevsel nitelikteki

işlemlerine bırakması, yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamaz (AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013).

13. Anayasa’nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında "Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." denilerek verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiştir. Verginin kanuniliği ilkesi, takdire dayalı keyfî uygulamaları önleyecek sınırlamaların kanunda yer almasını gerektirmekte ve vergi yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının kanun ile yapılmasını zorunlu kılmaktadır (AYM, E.2019/32, K.2021/54, 14/7/2021, § 5).

14. Verginin kanuniliği ilkesi, verginin

diğer esaslı unsurları yanında matrahtan yapılacak indirimlerin de kanunla

düzenlenmesini gerekli kılmaktadır. Bazı ekonomik, sosyal veya mali amaçlarla,

anayasal ilkelere bağlı kalmak şartıyla mali yükümlülüklerin kaldırılması

konusunda takdir yetkisi bulunan kanun koyucunun bu yetkisini birtakım kişi

veya kişi grupları lehine indirim tesis etmek yoluyla kullanması durumunda

indirime ilişkin hususların kanunilik ilkesi gereği kanunla düzenlenmesi

gerekmektedir. Söz konusu indirimin kanunla düzenlenmiş sayılabilmesi için

kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp kuralların keyfîliğe izin vermeyecek

şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması

gerekir (benzer yöndeki karar için bkz. AYM, E.2019/32, K.2021/54, 14/7/2021, §

7).

15. Esasen kanunun bu niteliklere sahip

olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de

bir gereğidir. Hukuk devletinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilik

ilkesi uyarınca kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden

herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net,

anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî

uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken

bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu

ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve

işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu

güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM,

E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).

16. Anayasa’nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti,

toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına

saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere

dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devlet, insan

haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını

güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir

denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve ekonomik önlemler almak

suretiyle çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat

sürdürmelerini sağlayan, millî gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için

gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, sosyal

adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir (AYM, E.2015/105, K.2016/133,

14/07/2016, § 18).

17. Çağdaş devlet anlayışı sosyal devletin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın sözüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/105, K.2016/133, 14/07/2016, § 18). Böylelikle sosyal devletin herkes için insan haysiyetine yaraşır asgari bir hayat düzeyini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu nedenle sosyal devletin sosyal ve ekonomik koşulları iyileştirmek biçiminde pozitif yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu kapsamda sosyal devletin özel olarak korunması gereken engellilere ilişkin pozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır.

18. Sosyal devletin engellilere yönelik pozitif

yükümlülüklerine ilişkin olarak Anayasa’da çeşitli düzenlemelere yer

verilmiştir. Bu kapsamda 5. maddesinde kişinin

temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,

ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının

gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışma, 42. maddesinde özel eğitime ihtiyacı olanları topluma

yararlı kılacak tedbirleri alma, 50. maddesinde bedeni ve ruhi

yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunması,

61. maddesinde ise sakatların (engellilerin) korunmalarını ve toplum

hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alma yükümlülükleri devlete

yüklenmiştir. Anayasa’nın 10. maddesi gereğince engellilere ilişkin bu

görevlerin yerine getirilmesi için pozitif ayrımcılık içeren tedbirler eşitlik

ilkesine aykırı sayılmayacaktır.

19. Anayasa’nın 65. maddesi gereğince devlet sosyal alana

ilişkin Anayasa’da belirtilen bu görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun

öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine

getirecektir. Bu kaynakları kullanarak ve anayasal ilke ve hükümlere aykırı

olmamak şartıyla engellilere yönelik tedbirlerin türüne ve ölçüsüne karar

vermek kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Kanun koyucu bu yetkisini

kullanarak başta 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun

olmak üzere çeşitli kanunlarda engellilerin istihdamı, maaş ve sosyal destek

ödemeleri, emeklilik hakları, kullanacakları araçlar, engelliler lehine çevre

koşullarının uyumlaştırılması, bakım hizmetleri gibi pek çok konuda düzenleme

yaparak bir destek sistemi oluşturmuştur.

20. Anayasa’nın 61. maddesinin Danışma Meclisi

gerekçesinde de belirtildiği üzere bazı vergi ayrıcalıkları da engellilere

sağlanacak destekler arasında yer almaktadır. Buna göre vergi ayrıcalıklarının

sosyal devletin engellilere yönelik görevlerinin yerine getirilmesinin

araçlarından biri olarak kullanılması söz konusudur. Zira Anayasa’nın 73.

maddesinin ikinci fıkrasında “Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı,

maliye politikasının sosyal amacıdır.” denilmek suretiyle vergi yükünün

dağılımında maliye politikasının sosyal amaçları doğrultusunda sosyal adalet

anlayışının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Başka bir deyişle bu ilkeye göre

devletin vergilendirme yetkisini kullanırken sosyal ödevlerini gözönünde

tutması gerekmektedir. Buna göre vergilendirilecek alanların seçimi ve vergi

yükünün adaletli ve dengeli dağılımı için yükümlülerin kişisel durumlarının

kanunlarda gözetilmesi gerekir. Sermaye iratlarının ücretlere göre farklı

vergilendirilmesi, en az geçim indirimi, artan oranlı vergilendirme, çeşitli

istisna ve muafiyet uygulamaları, vergi yükünün adalete uygun dağılımı ile mali

güce göre vergilendirmenin araçlarındandır (AYM,

E.2013/72, K.2013/126, 31/10/2013). Engellilere yönelik vergi ayrıcalıkları da

bu kapsamda vergi yükünün maliye politikasının sosyal amaçları doğrultusunda

dağıtılmasının araçlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır.

21. Engellilerin vergi aracı kullanılarak desteklenmesine

yönelik olarak vergi kanunlarında lehe bazı düzenlemeler yapılmış olup bu

bağlamda dava konusu kuralla da çalışma gücünü belli oranlarda kaybeden hizmet

erbabı engelliler için belli maktu tutarların vergi matrahından indirileceği

hüküm altına alınmıştır. Böylelikle engelli hizmet erbabının gelir vergisi

matrahının bir kısmı vergi dışı tutularak diğer hizmetlilere göre daha az vergi

ödemesi suretiyle parasal olarak desteklenmesine yönelik bir düzenlemeye yer

verilmiştir. Bu suretle hayatlarını sürdürebilmek için diğer bireylere göre

farklı ihtiyaçları bulunan engellilere parasal destek sağlanarak engelli

olmayan bireylerle aynı standartlarda yaşamlarını sürdürmelerine katkı

sağlanması amaçlanmıştır.

22. Engellilere yönelik farklı desteklerin türü ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınan temel unsur engellilik oranıdır. 193 sayılı Kanun gibi başka bazı kanunlarda da engellilik oranının belirlenmesine ilişkin ayrıntılı düzenlemelerin yönetmeliklerle yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Dava konusu üçüncü fıkra gereğince de engellilik derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenecektir.

23. 5378 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel ihtiyaçlarını belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanımlamalarda uluslararası temel yöntemler esas alınacaktır. Anılan Kanun’un genel kanun olması ve 193 sayılı Kanun’da aksine bir hüküm bulunmaması nedeniyle itiraz konusu fıkra uyarınca çıkarılacak yönetmelikte de gerektiği ölçüde uluslararası standartların dikkate alınacağı kuşkusuzdur.

24. Engellilere yönelik farklı kanunlarla düzenlenen

desteklerin kullandırılmasında engellilik oranının gözetilecek olması ve 193

sayılı Kanun’un 31. maddesinin başlığında “Engellilik indirimi” ibaresi

kullanılmışken içeriğinde çalışma gücü kaybına yer verilmişse de çalışma gücü

kaybının engellilik oranından farklı olduğuna/farklı belirleneceğine dair bir

düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında çalışma gücü kaybı ile engellilik

oranının aynı şeyleri ifade etmediği ileri sürülemez. Çalışma gücü

ibaresinin 31. maddeyle sağlanan desteğin çalışmakta olan engellilere yönelik

olması dolayısıyla tercih edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralın

belirsiz ve engellilik oranı ile çalışma gücü kaybının farklı şeyler olduğu

söylenemez.

25. Öte yandan engellilik indiriminin düzenlendiği 31.

madde ve 89. maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi birlikte

gözetildiğinde; engellilik indiriminin muhatabının, konusunun, uygulanması için

gerekli çalışma gücü kaybı oranlarının, bu oranlara göre uygulanacak indirim

miktarlarının, indirimin uygulanma zamanının ve diğer hususların Kanun’da

açıkça düzenlendiği; buna karşılık engellilik oranlarının tespiti ile bazı

ikincil hususlarla ilgili düzenleme yapma yetkisinin idareye bırakıldığı

görülmektedir. Oldukça ayrıntılı biçimde belirlenmesi ve güncel gelişmelere

bağlı olarak gözden geçirilerek güncellenmesi gereken engellilik oranlarıyla

ilgili esasların teknik ve uzmanlığa ilişkin hususlar olmadığı, bunların idareye

bırakılmasının vergilerin kanuniliği ilkesiyle bağdaşmadığı ve yasama

yetkisinin devri niteliğinde olduğu söylenemez.

26. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 7. ve 73. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 7. ve 73. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. ve 5. maddeleri yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Kuralların Anayasa’nın 50. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilen 31. maddesinin;

A. Birinci

fıkrasında yer alan “Çalışma gücünün...” ibaresinin,

B. Üçüncü

fıkrasının,

Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

Kadir ÖZKAYA

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR

Anayasa Mahkemesi, E. 2022/51, K. 2022/94, 20 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu: 31/12/1960
  5. I. İptali İstenen Ve İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  6. II. İlk İnceleme
  7. III. Esasın İncelenmesi
  8. A. Anlam ve Kapsam
  9. B. İtirazın Gerekçesi
  10. C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  11. A. Birinci
  12. B. Üçüncü
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2022/51
Karar No
2022/94
Tarih
20 Temmuz 2022

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2022/62 K.2022/95
  • AYM Norm Denetimi E.2022/52 K.2022/90
  • AYM Norm Denetimi E.2022/53 K.2022/91
  • AYM Norm Denetimi E.2022/48 K.2022/93
  • AYM Norm Denetimi E.2020/98 K.2022/87
  • AYM Norm Denetimi E.2021/121 K.2022/88

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.