KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mart 2023
- Esas Sayısı
- 2023/38
- Karar Sayısı
- 2023/39
- R.G.Tarih-Sayı
- 26/7/2023-32260
- İptal davasını açan
- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL ve Engin ÖZKOÇ ile
Karar Metni
3.348 kelime·17 dk okuma·60 bölüm
birlikte 132 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU
23/12/2022 tarihli ve (115) numaralı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Kadro İhdas Edilmesine İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. Tümünün şekil bakımından Anayasa’nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına,
B. 1. maddesiyle ekli Liste’de yer alan kadroların ihdas edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin eki (I) sayılı Cetvel’in ilgili bölümlerine eklenmesinin Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 104., 128., 153. ve 161. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına,
karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ KURALLARI
İptali talep edilen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) şöyledir:
“BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA KADRO İHDAS EDİLMESİNE
İLİŞKİN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ
Kararname Numarası: 115
MADDE 1- Ekli listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki (I) sayılı Cetvelin ilgili bölümlerine eklenmiştir.
MADDE 2- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.”
LİSTE
KURUMU : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER
BAKANLIĞI TEŞKİLATI : TAŞRA
KURUMU : ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Kuruluş Müdürü
1
10
GİH
Kuruluş Müdürü
3
8
GİH
Kuruluş Müdür Yardımcısı
1
5
GİH
Kuruluş Müdür Yardımcısı
3
4
TOPLAM
27
KURUMU : ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Daire Başkanı
1
4
GİH
Şube Müdürü
1
4
TOPLAM
8
KURUMU : TİCARET BAKANLIĞI TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Başkan Yardımcısı
1
2
TOPLAM
2
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 9/3/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı meselesi görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın “İptal davası” başlıklı 150. maddesinde kanunların, CBK’ların, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçtüzüğü’nün (İçtüzük) veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı düzenlenmiş ve bu hakkın Cumhurbaşkanı’na, TBMM’de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere ait olduğu hükme bağlanmıştır.
3. İptal davasında dava açma süresi Anayasa’nın 151. maddesinde düzenlenmiş olup anılan maddede “Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya İçtüzüğün Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.” hükmüne yer verilmiştir.
4. Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında ise kanunlar hakkında şekil bozukluğuna dayalı olarak açılacak iptal davaları bakımından dava açma süresi ayrıca düzenlenmiş, bu kapsamda söz konusu fıkranın üçüncü cümlesinde “Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; …” denilmiştir.
5. Anayasa’nın yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca kanun,
CBK, İçtüzük veya bunların belirli madde ve hükümleri hakkında açılacak iptal
davasında dava açma süresinin bunların Resmî Gazete’de yayımlanmasından
itibaren altmış gün olduğu, buna karşılık kanunların şekil bozukluğu talebiyle
açılacak iptal davası bakımından dava açma süresinin kanunun yayımı tarihinden
itibaren on gün olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte
Anayasa’nın 148. maddesinin şekil bakımından aykırılık iddiasıyla açılacak
iptal davasında dava açma süresini on gün olarak belirleyen söz konusu hükmü
sadece kanunlar yönünden geçerli olup başka bir ifadeyle CBK’lar ve
İçtüzük hakkında şekil bakımından Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla açılacak
iptal davası Anayasa’nın 151. maddesinde öngörülen altmış günlük dava açma
süresine tabidir.
6. Nitekim 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 37.
maddesinde de CBK’lar ve İçtüzük hakkında şekil bakımından Anayasa’ya
aykırılığı iddiasıyla açılacak iptal davasında dava açma süresinin altmış gün
olduğu öngörülmüş, bu kapsamda anılan maddenin (1) numaralı fıkrasında “Anayasa
değişiklikleri ile kanunların şekil yönünden Anayasaya aykırılıkları iddiası
ile doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, bunların Resmî Gazetede
yayımlanmalarından başlayarak on gün; Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belli madde ve
hükümlerinin şekil ve esas, kanunların ise sadece esas yönlerinden Anayasaya
aykırılıkları iddiasıyla doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, bunların
Resmî Gazetede yayımlanmalarından başlayarak altmış gün sonra düşer.”
hükmüne yer verilmiştir.
7. Dava konusu CBK 24/12/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, CBK’nın tümünün şekil bakımından iptali istemini de içeren dava dilekçesi ise 20/2/2023 tarihinde kayda girmiştir. Bu durumda CBK’nın şekil bakımından iptali talebinin altmış günlük dava açma süresi içinde kayda girdiği ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
8. Açıklanan nedenlerle dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
9. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Cengiz ERTEN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu CBK kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. CBK’nın
Tümünün Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyle İptali Talebinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
10. Dava dilekçesinde
özetle; hukuk devletinde her türlü resmî işlemin ve bu kapsamda CBK’ların gerekçeli
olmasının hukukun genel ilkelerinden biri olduğu, CBK çıkarılırken öznel ve
keyfî davranma riskinin önlenebilmesinin, CBK’ların uygulayıcılar tarafından
yorumlanabilmesinin, CBK’ya dayanılarak çıkarılacak alt düzenlemelerin CBK’ya
uygunluğunun sağlanabilmesinin ve CBK’ların anayasal denetiminin etkinliğinin
artırılabilmesinin CBK’ların gerekçeli olmasına bağlı olduğu, Anayasa’da
CBK’ların şekil bakımından denetimi öngörülmekle birlikte bu denetimin
kapsamına ilişkin bir kural konulmadığından bu kapsamın Anayasa Mahkemesi
tarafından belirlenmesi gerektiği belirtilerek CBK’nın tümünün Anayasa’nın 2.
maddesine aykırı olduğu ve şekil bakımından iptaline karar verilmesi gerektiği
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
11. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca dava konusu CBK, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesi yönünden incelenmiştir.
12. Dava dilekçesinde şekil bakımından CBK’nın tümünün Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’lara ilişkin şekil kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
13. CBK’nın tümünün şekil bakımından denetiminin kapsamı ve ilkeleri, Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarihli ve E.2022/98, K.2022/157 sayılı kararıyla belirlenmiştir.
14. Anılan kararda, CBK’ların şekil yönünden denetiminin
kapsamına hangi hususların dâhil olduğuna, başka bir ifadeyle anılan denetimde
CBK’nın hangi unsurlar yönünden denetleneceğine dair Anayasa’da açık bir hükme
yer verilmemekle birlikte Anayasa Mahkemesinin CBK rejimini düzenleyen anayasal
hükümlerden hareketle CBK’nın maddi olarak varlık kazanabilmesi için gerekli
anayasal unsurların neler olduğunu tespit etmesinin önünde bir engel
bulunmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci
fıkrasının birinci cümlesinin “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin
konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir.” biçimindeki hükmünden
CBK çıkarma yetkisinin bizzat Cumhurbaşkanı’na ait ve tek başına kullanılması
gereken bir yetki olduğunun dolayısıyla CBK’nın Cumhurbaşkanı dışında bir
mercinin teklif, onay gibi herhangi bir işlemini ya da katılımını gerekli
kılmayan, Cumhurbaşkanı’nın asli düzenleyici nitelikteki bir işlemi olduğunun
anlaşıldığı değerlendirmesine yer verilen kararda CBK’ların şekil yönünden
Anayasa’ya uygunluğunun denetiminde incelenmesi gereken hususun CBK’nın
Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılıp çıkarılmadığı olduğu ifade edilmiştir ( AYM,
E.2022/98, K.2022/157, 13/12/2022, §§ 8,9).
15. Söz konusu kararda ayrıca CBK’ların yorumlanmasında
ve denetiminde kuralın getiriliş amacının, başka bir ifadeyle gerekçesinin
bilinmesinin önem arz ettiği, zira bir normun ihdasına yol açan sebeplerin,
böyle bir düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğuna dair gerekçelerin bizzat kural
koyucunun kendisi tarafından ortaya konulmuş olmasının o kuralla ilgili
anayasallık denetiminin daha sağlıklı ve etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine
katkı sağlayacağının açık olduğuna dikkat çekilmiş, bununla birlikte Anayasa
Mahkemesinin CBK’ların şekil bakımından Anayasa’ya uygunluğunu inceleme
yetkisinin, CBK’ların gerekçelerinin bulunup bulunmadığı yönünden bir denetim
yapılmasını kapsamadığı belirtilmiştir (AYM, E.2022/98, K.2022/157, 13/12/2022,
§§ 11,12).
16. Dava konusu CBK açısından söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
17. Dava konusu CBK’nın, CBK metninin Cumhurbaşkanı’nın adı, soyadı ve unvanı belirtilerek Resmî Gazete’de yayımlandığı görülmektedir. Diğer yandan dava dilekçesinde de söz konusu CBK’nın Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılmadığı yönünde bir iddiaya yer verilmemiştir. Bu itibarla Cumhurbaşkanı tarafından çıkarıldığı anlaşılan CBK’nın maddi olarak varlık kazanabilmesi için gerekli unsurları taşıdığının kabulü gerekir.
18. Açıklanan nedenlerle CBK’nın tümü, şekil bakımından Anayasa’nın 104. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
B. CBK’nın 1. Maddesiyle Ekli Liste’de Yer Alan Kadroların İhdas Edilerek (2) Numaralı CBK’nın Eki (I) Sayılı Cetvel’in İlgili Bölümlerine Eklenmesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
19. Dava dilekçesinde
özetle; idarenin bütünlüğü içinde yer alan, genel idare esaslarına göre
yürütülmekte olan kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa
eden kamu görevlilerinin kadrolarının ihdasına ve iptaline ilişkin hükümlerin
kanunla düzenlenmesi gerektiği, münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir
konuda CBK çıkarıldığı, CBK çıkarma yetkisinin anayasal çerçeve dışında
kullanıldığı, yürütme organına genel, sınırsız, esasları ve çerçevesi belirsiz
bir düzenleme yetkisinin tanındığı, bu durumun yasama yetkisinin
devredilemezliği, Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ile kuvvetler ayrılığı
ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile
2., 6., 7., 8., 11., 104., 128., 153. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
20. Anayasa Mahkemesi
CBK’ların anayasal çerçevesini ve yargısal denetimine ilişkin ilkeleri daha
önceki kararlarında belirlemiştir. Buna göre CBK’ların
yargısal denetiminde öncelikle Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci
fıkrasının birinci ila dördüncü cümlelerinde belirtilen konu bakımından yetki
kurallarına uygunluğunun ele alınması gerekmekte olup bu kapsamda düzenlemenin;
yürütme yetkisine ilişkin olması,
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel
haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar
ve ödevlerle ilgili olmaması, Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi
öngörülen ya da kanunda açıkça düzenlenen konulara ilişkin olmaması gerekir. Anılan fıkra yönünden herhangi
bir aykırılık tespit edilmemesi durumunda ise bu defa CBK’ların içerik yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi
yapılmalıdır (AYM, E.2019/78, K.2020/6,
23/01/2020, §§ 3-13; E.2019/31, K.2020/5, 23/01/2020, §§ 3-13; E.2018/119,
K.2020/25, 11/06/2020, §§ 3-13; E.2018/155, K.2020/27, 11/06/2020,
§§ 3-13).
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
21. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., 8., 11., 128., 153. ve 161. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
22. Kural Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ilişkin bir kısım kadroların ihdas edilerek (2) numaralı CBK’nın eki (I) Sayılı Cetvel’in ilgili bölümlerine eklenmesini öngörmektedir.
23. Anayasa
Mahkemesi bakanlıkların ve bağlı kuruluşlarının, CBK ile kurulan kamu tüzel
kişiliklerinin, Cumhurbaşkanlığı merkez
teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların kadrolarının ihdası ve iptaline ilişkin düzenlemelerin
CBK’larla yapılmasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygun olup
olmadığı hususunu daha önceki bazı kararlarında değerlendirmiştir. Bu kapsamda söz
konusu kurum ve kuruluşların kadrolarının ihdası ve iptaliyle ilgili
düzenlemelerin idarenin teşkilat yapısı ile ilgili olup yürütme yetkisine
ilişkin konulardan olduğu, Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanan haklar ve
ödevlerle ilgisinin bulunmadığı ve Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci
fıkrasının “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri,
teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle düzenlenir” ile Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü
fıkrasının “Kamu tüzel kişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle kurulur” şeklindeki hükümleriyle bağlantılı olarak
Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir
yönünün de bulunmadığı ifade edilmiştir (AYM, E.2020/8, K.2021/25, 31/3/2021,
§§ 17-22; E.2021/50, K.2021/89, 16/12/2021, §§ 18-23; E.2021/91, K.2021/106,
30/12/2021, §§ 19-25; E.2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, §§ 27, 28; E.2022/37,
K.2023/44, 9/3/2023, §§ 9,10).
24. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığına ve ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı olarak CBK ile kurulmuş bir kamu tüzel kişisi olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığına kadro ihdas edilmesini öngören, dolayısıyla anılan Kurumların teşkilat yapısıyla ilgili bir düzenleme getiren dava konusu kural yönünden, belirtilen kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
25. Bu itibarla kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir düzenleme içermemektedir.
26. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesinde “Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz” denilmiştir. Bu itibarla CBK’ların anılan Anayasa hükmü yönünden denetimi yapılırken CBK ile düzenlenen alanda hüküm ifade eden, bu bağlamda karşılaştırmaya esas olabilecek, daha önce kabul edilmiş bir kanun hükmünün bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekir.
27. Kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
28. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
3. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
29. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
30. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirlilik ilkesidir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olmasını gerektirmektedir.
31. Anılan ilkenin yürütmenin asli düzenleyici işlemi niteliğinde olan CBK’lar bakımından da geçerli olduğunda şüphe bulunmamaktadır.
32. Kuralla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının taşra, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ise merkez teşkilatlarında yer alan kadrolar ihdas edilmiştir. İhdas edilen kadro ve sayıları açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiğinden kuralda belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmamaktadır.
33. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
34. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
23/12/2022 tarihli ve (115) numaralı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Kadro İhdas Edilmesine İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. Tümüne,
B. 1. maddesiyle ekli Liste’de yer alan kadroların ihdas edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki (I) Sayılı Cetvel’in ilgili bölümlerine eklenmesine,
yönelik iptal talepleri 9/3/2023 tarihli ve E.2023/38, K.2023/39 sayılı kararla reddedildiğinden, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin tümüne ve eklemeye ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE 9/3/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
A. Tümünün şekil
bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 1. maddesiyle ekli
Liste’de yer alan kadroların ihdas edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki (I) Sayılı Cetvel’in ilgili bölümlerine eklenmesinin;
1. Konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
9/3/2023 tarihinde karar verildi.
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Daire Başkanı
1
5
TOPLAM
5
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu (115) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (CBK) 1. maddesiyle ekli listede yer alan kadroların ihdas edilerek (2) numaralı CBK’nın eki (I) sayılı Cetvelin ilgili bölümüne eklenmesini konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı bulmamıştır.
2. Anayasa Mahkemesinin 2018/119 esas sayılı kararına ilişkin muhalefet şerhinde açıkladığımız üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında kadro ihdasına ve iptaline yönelik hususlar bütçe hakkıyla ilgisi, başta mülkiyet hakkı olmak üzere temel hak ve hürriyetlere ilişkin olması ve münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konu olması nedeniyle CBK ile düzenlenemez. Dolayısıyla bu yönde düzenleme yapan CBK hükümleri Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırılık teşkil eder (bkz. AYM, E.2018/119, K.2020/25, 11/06/2020, Karşıoy Gerekçesi, §§ 14-36).
3. Aynı gerekçelerle dava konusu CBK kuralının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğunu düşündüğümden çoğunluğun red yönündeki kararına katılmıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Üye
Yıldız
SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
KARŞIOY GEREKÇESİ
CBK’nın iptal talebine konu edilen 1. maddesinde; ekli listede yer alan kadroların ihdas edilerek 2 numaralı Kararnamenin eki I sayılı Cetvelin ilgili bölümüne eklendiği belirtilmektedir. Benzer düzenlemelere ilişkin olarak daha önce Mahkememizce incelenen E. 2021/91 - K. 2021/106 sayılı, yine 2020/29 E. – 2022/155 K. sayılı ve 2018/149 E. – 2022/163 sayılı kararlarda yazdığım karşıoy gerekçelerim bu dosya bakımından da geçerlidir. Sonuç olarak münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken hususların CBK ile düzenlenmesi Anayasanın 104/17. maddesinin üçüncü cümlesine aykırıdır, iptali gerekmektedir.
Başkan
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
Dava konusu kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırılık taşıdığından çoğunluk kararına katılmıyorum.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
(115) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (CBK) 1. maddesinin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Red kararının gerekçesinde; kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarının ihdası ve iptali konusundaki düzenlemelerin idarenin teşkilât yapısına ve dolayısıyla yürütme yetkisine ilişkin olduğu, Anayasada CBK ile düzenlenmesi yasaklanan haklar ve ödevler ile ilgisinin bulunmadığı, Anayasanın 106. ve 123. maddelerinin son fıkraları ile bağlantılı olarak 104. maddenin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü olmadığı gibi daha önce kanunlarda da açıkça düzenlenmediği, bu nedenlerle konu yönünden Anayasanın 104. maddesine aykırı olmadığı belirtilmiştir.
CBK’nın 1. maddesinde, ekli listedeki kadroların ihdas edilerek (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında CBK’nın eki (I) sayılı Cetvelin ilgili bölümlerine eklendiği hükme bağlanmıştır.
Çoğunluğun red gerekçesinde atıf yapılan 11/6/2020
tarihli ve E.2018/119, K.2020/25 sayılı; 31/3/2021 tarihli ve E.2020/8,
K.2021/25 sayılı; 16/12/2021 tarihli ve E.2021/50, K.2021/89 sayılı; 30/12/2021
tarihli ve E.2021/91, K.2021/106 sayılı kararlara ilişkin olanlar da dâhil
olmak üzere daha önceki karşıoy gerekçelerimde ayrıntılı olarak açıklanan
sebeplerle (geniş açıklama için ayrıca bkz. 12/6/2020 tarihli ve E.2019/105,
K.2020/30 sayılı; 30/12/2020 tarihli ve E.2019/71, K.2020/82 sayılı kararlara
ilişkin karşıoy gerekçelerim) bütçe hakkı ile ilgili bulunan kadro iptali ve
ihdasının yürütme yetkisine ilişkin konulardan olmamasından dolayı Anayasanın
104. maddenin onyedinci fıkrasının birinci cümlesine; 123. ve 128. maddeleri
uyarınca kanunla düzenlenmesi gereken konular arasında yer almasından dolayı da
üçüncü cümlesine göre CBK ile düzenlenmesi mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, anılan kuralın konu bakımından yetki yönünden Anayasanın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlelerine aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun red kararına karşıyım.
Üye
Engin YILDIRIM
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğunun 23/12/2022 tarihli ve (115) numaralı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Kadro İhdas Edilmesine İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile ilgili gerçekleştirilen Anayasa’ya uygunluk denetiminde ulaştığı kanaate katılmamaktayım.
2. Kuralla kadro ihdası düzenlenmektedir. Benzer biçimde Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi ile kadro ihdası konusunu düzenleyen bir kurala ilişkin Anayasa
Mahkemesinin daha önce verdiği bir kararda bu konunun Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi ile düzenlenmesinin Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği görüşünde
olduğumdan Mahkememiz çoğunluğunun iptal isteminin reddi yönündeki kanaatine
katılmamıştım (Bkz.: E. S.: 2018/119, K. S.: 2020/25, K. T.: 11/06/2020 §§ 6-22, 27-31, 33).
Aynı hukuki gerekçelerin kadro ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı dava konusu
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerinde de geçerli olduğu kanaatinde
olduğumdan E. S.: 2018/119, K. S.: 2020/25 sayılı kararın karşıoyunda yer
verdiğim gerekçelerle dava konusu ibarenin de konu bakımından yetki yönü ile
Anayasa’ya aykırı olduğundan iptali gerektiği kanaatindeyim.
3. Dava konusu 1. maddenin iptali sonrasında tek başına uygulanma kabiliyeti kalmayan (115) numaralı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Kadro İhdas Edilmesine İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2. ve 3. maddelerinin de 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekmektedir.
4. Bu nedenle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmamaktayım.
Üye
M. Emin KUZ
KARŞI OY GEREKÇESİ
Mahkememiz çoğunluğu (115) numaralı Bazı Kurum ve Kuruluşlarına Kadro İhdas Edilmesine İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin
(CBK)
1. maddesiyle ekli Liste’de yer alan kadroların ihdas edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin eki (I) sayılı Cetvel’in ilgili bölümlerine eklenmesinin, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Aşağıda açıklanan nedenlerle bu karara katılma imkânı olmamıştır.
1. Dava konusu Kural, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Taşra Teşkilatına; Kuruluş Müdürü, Kuruluş Müdür Yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Merkez Teşkilatına; Daire Başkanı, Şube Müdürü, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Merkez Teşkilatına; Başkan Yardımcısı, Ticaret Bakanlığı Merkez Teşkilatına; Daire Başkanı kadrolarının ihdas edilmesini ve bu kadroların (2) numaralı CBK’nın eki (I) Sayılı Cetvelin ilgili bölümlerine eklenmesini düzenlenmektedir.
2. Çoğunluk görüşünde yukarıda belirtilen kadroların ihdas edilmesine dair kuralın Anayasa’nın 123. maddesi ve 106. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca teşkilat yapısı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu yönüyle Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
3. Kural ile düzenleme yapılan kadrolarda görev alacak kişilerin Anayasa’nın 128. maddesinde belirtilen memur veya diğer kamu görevlisi niteliğini haiz oldukları dikkate alındığında kadrolarına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği açıktır.
4. Açıklanan nedenle kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
5. Kural ile düzenleme yapılan kadrolara atanacak kişilerin üst düzey kamu yöneticisi olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından düzenlemenin Anayasa’nın 128. Maddesi uyarınca kanunla yapılması gerekmektedir.
6. Açıklanan nedenle kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Kenan YAŞAR
Anayasa Mahkemesi, E. 2023/38, K. 2023/39, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası