İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2024/127 K.2024/228

tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değiştirilen (3) numaralı bendinin “…alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep…

Esas2024/127Karar2024/228Tarih25 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.148 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Esas Sayısı
2024/127
Karar Sayısı
2024/228
R.G.Tarih-Sayı
12/3/2025-32839
İtiraz yoluna başvuran
Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
İtirazın konusu
9/6/1932
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.148 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değiştirilen (3) numaralı bendinin “…alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği…” bölümünün Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

İlamsız icra takibine yapılan itiraz üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 58. maddesi şöyledir:

“Takip talebi ve muhtevası:

Madde 58- (Değişik: 18/2/1965-538/30 md.)

(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/9 md.) Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.

Talepte şunlar gösterilir:

1. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);

2. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı,soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;

3. (Değişik: 17/7/2003-4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca, Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL ve Ömer ÇINAR’ın katılımlarıyla 27/6/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.

maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak

bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı

görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının

ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa

Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve

mahkemenin görev kapsamına giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen

kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise

bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde

veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki

kurallardır.

3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 2004 sayılı Kanun’un 58. maddesinin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinin “…alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği…” bölümünün iptalini talep etmiştir. İtiraz konusu kuralda icra takibine konu alacağın veya teminatın yabancı para olması hâlinde alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin takip talebinde gösterileceği öngörülmüştür.

4. Bakılmakta olan davanın konusu alacağa dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Bu itibarla kuralda yer alan “…veya teminat…” ibaresinin bakılmakta olan davada uygulanma imkânının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

5. Öte yandan kuralın “…yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği…” bölümü konusu hem alacak hem de teminat olan icra takipleri bakımından geçerli, ortak kural niteliğindedir. Bu itibarla bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek kuralın kalan kısmının esasına yönelik incelemenin “…alacak…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.

6. Açıklanan nedenle 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değiştirilen (3) numaralı bendinin;

A. “…alacak

veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;…” bölümünde yer alan ”…veya teminat…” ibaresinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B. Anılan

bölümünün kalan kısmının esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin bölümde yer alan “…alacak…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN

İNCELENMESİ

7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Anlam

ve Kapsam

8. Bir miktar paranın ödenmesine veya teminat verilmesine ilişkin alacaklar, ilamsız icra takibine konu edilebilir. Söz konusu alacaklara ilişkin icra takibi 2004 sayılı Kanun’un 42. maddesi gereğince takip talebiyle başlar. Anılan Kanun’un 58. maddesi uyarınca alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının takip talebinde gösterilmesi gerekir.

9. Taraflar arasında alacağın yabancı para olarak

kararlaştırılması durumunda alacaklı icra takibini vade veya fiilî ödeme

günündeki kura göre belirlenen rayiç bedel üzerinden Türk parası olarak

başlatabilmektedir. Zira 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar

Kanunu’nun 99. maddesinin üçüncü fıkrasında konusu para olan borçların Türk parası

dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu

anlama gelen bir ifadenin bulunmadığı hâllerde borcun ödeme gününde ödenmemesi

üzerine alacaklının bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki

rayiç üzerinden Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

Yargıtay da alacaklının bu bağlamda seçimlik hakka sahip olduğunu, talebi hâlinde

borcun fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk parası olarak ödenmesi

gerektiğini değerlendirmektedir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2021/5981,

K.2022/5251, 31/5/2022).

10. 2004 sayılı

Kanun’un 58. maddesinin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinde icra takibine

konu alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli

alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat

yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve

faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Anılan

bentte yer alan “…alacak…” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.

Dolayısıyla itiraz konusu kurala göre alacaklı yabancı para alacağını hangi

tarihteki kur üzerinden talep ettiğini takip talebinde belirtmesi gerekmektedir.

Bu itibarla kural uyarınca takip talebinde icraya konu edilen yabancı para

alacağının Türk parası karşılığının gösterilmesi takip talebi ile buna göre

düzenlenen ödeme emrinin geçerlilik şartları arasında yer almaktadır (bkz. Yargıtay

19. Hukuk Dairesi, E.2016/19481, K.2018/700, 15/2/2018; E.2014/16025,

K.2015/4056, 23/3/2015).

B. İtirazın

Gerekçesi

11. Başvuru kararında

özetle; itiraz konusu kurala göre yabancı para alacağıyla ilgili icra takip

taleplerinde alacağın hangi kur üzerinden hesaplanacağının belirtilmesinin

zorunlu olduğu, bakılmakta olan davaya konu itirazın iptali talebinde genel

dava şartlarının yanı sıra özel bir dava şartı olarak kabul edilen hukuken

geçerli ilamsız icra takibinin bulunup bulunmadığının mahkemece resen dikkate alınacağı,

bu nedenle takip talebinin kanuna uygun olup olmadığının mahkemece

değerlendirileceği, icra takiplerinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)

sistemi üzerinden yapıldığı ve sistemde yabancı para alacağının takip

tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak doğrudan takip taleplerinde

gösterilmediği, alacaklının iradesi dışında sistemden kaynaklanan bu durum

nedeniyle icra takibinin mahkemelerce geçersiz sayılabileceği belirtilerek

kuralın Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Anayasa’ya

Aykırılık Sorunu

12. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 5. maddesi yönünden de incelenmiştir.

13. Anayasa’nın 35. maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir./ Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir./ Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” denilmektedir. Mülkiyet hakkı; kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, onun üzerinde tasarruf etme ve ürünlerinden yararlanma imkânı veren temel bir haktır.

14. Anayasa’nın 5. maddesinde insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. Devlet, kişilerin mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanabilmeleri ve etkili bir şekilde mülkiyet hakkının korunması amacıyla yasal, idari, mali, yargısal ve diğer önlemleri almak zorundadır.

15. Anayasa’nın 35.

maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınan mülkiyet hakkının etkili

bir şekilde korunabilmesi yalnızca devletin bu hakka müdahaleden kaçınmasına

bağlı değildir. Anayasa’nın 5. ve 35. maddeleri uyarınca devletin mülkiyet

hakkının korunmasına ilişkin pozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bu

kapsamda devletin -özel kişiler arası uyuşmazlıklarla ilgili olsun ya da

olmasın- yargı kararlarının uygulanması ve kişilerin alacaklarına kavuşması

bakımından etkili bir icra sistemi kurma sorumluluğu bulunmaktadır. Özel

kişiler arasındaki uyuşmazlıklarda devletin mülkiyet hakkına ilişkin pozitif

yükümlülükleri, karşılıklı hak ve menfaatler dengesine dayanmaktadır.

Alacakların icrasına ilişkin süreç bakımından da durum böyledir (AYM,

E.2019/11, K.2019/86, 14/11/2019, § §13, 14; Eyyüp Boynukara [1.B.], B.

No: 2013/7842, 17/2/2016, §§ 39-41; Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda Temizlik

Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi [2.B.], B. No:

2014/8649, 15/2/2017, § 44; Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık

San. ve Tic. Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018, § 71).

16. Alacağın ödenmemesi

nedeniyle başlatılan icra takibinde alacaklı ve borçlunun mülkiyet hakkından kaynaklanan

menfaatleri çatışmaktadır. Bu durumda çatışan taraf menfaatlerinin dengelenme

biçimi kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Devlet bu sistemi kurarken gerek

alacaklının gerekse de borçlu ve ilgili üçüncü kişilerin hak ve menfaatlerini

gözetmek, kişilerin mülkiyet haklarının korunması için gerekli tedbirleri almak

durumundadır. Buna göre bir yandan alacaklının mülkiyet hakkı kapsamında

bulunan alacağına kavuşması için etkin bir icra yolunun oluşturulması, diğer

yandan da icradan etkilenen borçlu ve ilgili diğer kişilere, mülkiyet haklarına

yapılan müdahalelerin keyfî veya hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilmeleri

için etkin biçimde itiraz edebilme imkânının tanınması gerekmektedir (AYM,

E.2019/11, K.2019/86, 14/11/2019, §15; Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda

Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. [GK], § 72; Nihal Soydan [2.B.], B.

No: 2015/3112, 23/1/2019, § 35).

17. Bununla birlikte kanun koyucunun öngördüğü düzenlemelerin menfaatler dengesinin kurulmasında taraflardan biri aleyhine ölçüsüzlüğe neden olması mülkiyet hakkı yönünden pozitif yükümlülüklerle bağdaşmayabilir. Bu bağlamda her iki tarafın menfaatlerinin mümkün olduğunca dengelenmesi ve sürecin taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir netice doğuracak şekilde sonuçlandırılmaması gerekir. Menfaatler dengesinin adil bir şekilde kurulup kurulmadığının değerlendirilmesinde ise taraflara tanınan tüm imkânların gözönünde bulundurulması zorunludur (AYM, E.2019/11, K.2019/86, 14/11/2019, §16).

18. 2004 sayılı

Kanun’un 66. maddesinde genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun

borca ya da takibin dayanağı senet altındaki imzaya itiraz etmesi üzerine icra

takibinin duracağı öngörülmüştür. Bu durumda alacaklı, takibinin devamını

sağlamaya yönelik olarak anılan Kanun’un 68. maddesine göre icra mahkemesinden

itirazın kaldırılmasını talep edebileceği gibi borçlu aleyhine itirazın iptali

davası da açabilmektedir. Anılan Kanun’un itirazın iptali davasının

düzenlendiği 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın

tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler

dairesinde alacağının varlığını ispat etmek suretiyle borçlunun takibe yönelik

itirazının iptalini sağlayabilir. İtirazın iptali davası genel mahkemelerde

görülen ve alacak davası niteliği bulunan icra hukukuna özgü bir dava türü olup

yargılama sonunda takibe konu alacağın varlığı (kısmen veya tamamen) ya da

yokluğu tespit edilerek icra takibinin devamına ya da takibin kısmen iptali ile

belirlenen alacak miktarı üzerinden devamına ya da takibin tamamen iptaline

karar verilmesi gerekecektir.

19. Yargıtay kararlarında itirazın iptali davasında geçerli bir ilamsız icra takibinin varlığının özel dava şartlarından biri olduğu belirtilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2004/19-410, K.2004/471, 6/10/2004; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2014/17062, K.2014/18059, 19/9/2014; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E.2016/19481, K.2018/700, 15/2/2018). Dolayısıyla Yargıtayın yerleşik içtihadı doğrultusunda itirazın iptali davasına bakan mahkemece, tarafların geçerli bir ilamsız icra takibinin varlığı ve bu kapsamda takip talebi ile ödeme emrinin Kanun’a uygun olup olmadığı resen değerlendirilmektedir.

20. Kural uyarınca icra takibine konu alacağın yabancı para cinsinden olması durumunda alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin gösterilmesi zorunluluğunun, yabancı para birimindeki alacaklar bakımından takip sürecinde oluşabilecek belirsizliğin önlenmesi amacına hizmet ettiği anlaşılmaktadır. Zira yabancı para birimi üzerinden yürütülen takip işleminde Türk parasıyla tahsilat yapılması gibi farklı para birimleri arasında oluşabilecek uyumsuzluğun takip işlemlerini zorlaştıracağı söylenebilir. Dolayısıyla borcun ve takibin öngörülebilirliğine katkı sunacağı anlaşılan bu durum nedeniyle hem alacaklı hem de borçlu açısından lehe sonuçların ortaya çıkacağı açıktır.

21. Bu bağlamda kuralda alacaklı yönünden icra takip sürecinin işlevsiz kalmaması amacıyla alınması gereken tedbirlere ilişkin düzenleme yapılırken borçlu açısından da takip konusu borcun öngörülebilirliği sağlanarak borçlunun bu süreçte oluşabilecek hukuka aykırı veya keyfî uygulamalara karşı iddialarını ileri sürebilmesi bakımından gerekli hukuki güvencelerin sağlandığı görülmektedir.

22. Bu itibarla alacaklı aleyhine aşırı bir külfete yol açmadığı ve tarafların çatışan menfaatleri arasındaki makul dengeyi bozmadığı anlaşılan kuralda devletin mülkiyet hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle çelişen bir yön bulunmamaktadır.

23. Öte yandan itiraz başvurusunda ileri sürülen UYAP üzerinden başlatılan yabancı para alacağıyla ilgili takip taleplerinde alacağın hangi kur üzerinden talep edildiğinin gösterilememesi nedeniyle takibin geçersizliği sonucunun ortaya çıkmasının UYAP’tan kaynaklanan bir durum olduğu, dolayısıyla uygulamayla ilgili sorunlar nedeniyle kuralda herhangi bir belirsizliğin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

24. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 5. ve 35. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 13. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değiştirilen (3) numaralı bendinde yer alan “...alacak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 25/12/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan Kadir ÖZKAYA Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Basri BAĞCI Üye Engin YILDIRIM Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE Üye Yılmaz AKÇİL Üye Ömer ÇINAR Üye Metin KIRATLI

Anayasa Mahkemesi, E. 2024/127, K. 2024/228, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  5. II. İlk İnceleme
  6. A. “…alacak
  7. B. Anılan
  8. III. Esasın
  9. İncelenmesi
  10. A. Anlam
  11. B. İtirazın
  12. C. Anayasa’ya
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2024/127
Karar No
2024/228
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2022/74 K.2024/223
  • AYM Norm Denetimi E.2022/158 K.2024/206
  • AYM Norm Denetimi E.2024/90 K.2024/233
  • AYM Norm Denetimi E.2024/109 K.2024/236
  • AYM Norm Denetimi E.2023/123 K.2024/202
  • AYM Norm Denetimi E.2024/97 K.2024/234

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.