İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.1993/5052 K.1995/2724

Uyuşmazlıkta öncelikle, İçişleri Bakanlığına dava konusu işlemi tesis etme yetkisi veren yasal düzenlemenin hukukun genel ilkeleri ve Anayasaya uygunluğunun irdelenmesi zorunludur.

Esas1993/5052Karar1995/2724Tarih31 Mayıs 1995Okuma4 dk · 852 kelime

KÜNYE

10. Daire 1993/5052 E., 1995/2724 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
31 Mayıs 1995
Esas No
1993/5052
Karar No
1995/2724
Temyiz Eden (Davacı)
…
Vekili
…
Karşı Taraf (Davalı)
İçişleri Bakanlığı - ANKARA
İstemin Özeti
Davacı; pasaport verilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davayı reddeden ... İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; temyizen incelenip bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti
Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerekeceği savunulmuştur.
D.Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Davacının yurtdışına çıkma hürriyetinin İçişleri Bakanlığınca 5682 sayılı Yasa'nın değişik 22. maddesiyle verilen yetki kullanılarak ortadan kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

852 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Uyuşmazlıkta öncelikle, İçişleri Bakanlığına dava konusu işlemi tesis etme yetkisi veren yasal düzenlemenin hukukun genel ilkeleri ve Anayasaya uygunluğunun irdelenmesi zorunludur.

Anayasayla teminat altına alınan temel hak ve hürriyetlerden olan yurtdışına çıkma hürriyeti, Anayasanın 23. maddesi uyarınca ancak;

1- Ülkenin ekonomik durumu,

2- Vatandaşlık ödevi,

3- Ceza soruşturması veya kovuşturması,

sebebleriyle sınırlandırılabilir. Yine hukukun genel ilkelerinden olan ve Anayasamızın 38. maddesinde ifadesini bulan, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin unsurları arasında; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak yasayla konulacağı ve idarenin yargı kararına dayalı olmaksızın kişinin hürriyetinin kısıtlanması sonucu doğuran bir müeyyide uygulayamayacağı hususları da bulunmaktadır.

İdareye, yurt dışına çıkmasında genel güvenlik bakımından sakıncalı görmesi halinde, yargı kararına dayalı olmaksızın, tek taraflı irade açıklamasıyla kişilerin anayasayla teminat altına alınan yurt dışına çıkma hürriyetini ortadan kaldırma yetkisi veren 5682 sayılı Yasa hükmü; Anayasanın;

Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2. maddesi, yerleşme ve seyahat hürriyeti başlıklı 23. maddesi ve suç ve cezalara ilişkin esaslar başlıklı 38. Maddesine açıkça aykırıdır. Dolayısıyla anılan yasa hükmünün iptali istemiyle ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.

Anayasaya aykırılık yolundaki düşüncenin kabul görmeyerek işin esasına geçilmesi halinde ise, davacının yasayla öngörülen cezası infaz edilen suçlarına ve bu suçları işlemesi nedeniyle "Ülkemiz ve Devletimiz aleyhinde yeniden zararlı faaliyetlerde bulunabileceği" varsayımına dayalı olarak, yurt dışına çıkmasında genel güvenlik bakımından sakınca görülmesi, herhangi bir tesbit içermeyip yürürlükteki mevzuata dahi aykırı bulunduğundan, davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.

Danıştay Savcısı : …

Düşüncesi : 5682 sayılı pasaport Kanunu'nun 22. Maddesinde "Yurtdışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tesbit edilenlere … pasaport … verilemez" hükmü getirilmiştir.

Davalı idarenin dosya içinde mevcut 15.7.1991 tarih ve 82-190/1991-06-159-44-15/1073 sayılı yasısı eki belgeden davacıya pasaport verilmesinin nedenleri etraflı olarak açıklanmış ve bu nedenler yerinde bulunduğundan davacı hakkında tesis edilen işlemde yasal düzenlemeye aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerekterir nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü:

Dava; yurtdışına çıkması genel güvenlik bakımından sakıncalı görülen davacının pasaport verilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesi; davacının yasa dışı … Partisi (…) adlı örgüte üye olmak, 1976-1981 yılları arasında muhtelif tarihlerde TCK'nun 146. maddesinde sayılı suçu işlemek için silahlı çete ve cemiyet teşkil etmek, ruhsatsız tabanca bulundurmak, Resmi Daireye ait mührü taklit ederek kullanmak suçlarından yakalandığı ve sevkedildiği … Sıkıyönetim Komutanlığı … Nolu Askeri Mahkemesince sorgusunu müteakip tutuklandğı, neticede 6 sene 8 ay ağır hapis, 2 sene 2 ay 20 gün … ilinde genel güvenlik gözetimi altında bulundurulmasına karar verildiği, bu durumda 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 3463 sayılı Yasayla değişik 22. maddesi uyarınca davacının pasaport talebinin reddinde mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Davacı; mahkemenin verdiği cezanın infaz edildiği ve tahliye olduğu, yurtdışına çıkma hürriyetinin çektiği bu cezadan dolayı ortadan kaldırılamayacağı savlarıyla, anılan mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 3463 sayılı Yasayla değişik 22. maddesinde, İçişleri Bakanlığınca yurtdışına çıkmaları genel güvenlik bakımından sakıncalı bulunduğu tesbit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu hükümle idareye verilen yetki ancak kişilerin yurtdışına çıkmasında hangi nedenlerle ve genel güvenlik bakımından ne gibi sakıncalar bulunduğunun açıkça tesbiti halinde kullanılabilecektir.

Diğer taraftan, hukuken genel ilkelerinden olan ve Anayasamızın 38. maddesinde ifadesini bulan suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereği ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur, kemseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez, idare kişinin hürriyetinin kısıtlanması sonucu doğuran bir müeyyide uygulayamaz.

Dosyanın incelenmesinden, davacıya kanunların suç saydığı fiillerinden dolayı yine kanunla öngörülen cezanın verildiği ve bu ceza infaz edilerek davacının 5.6.1989 tarihinde bihakkın tahliye olduğu, dava konusu işlemin ise; davacının cezası infaz edilen suçlarına dayandırıldığı ve yurtdışına çıkmasında genel güvenlik bakımından başkaca bir sakınca tesbit edilmeyip, "Yurtdışına çıkması halinde Ülkemiz aleyhinde faaliyetlerde bulunabileceği" varsayımıyla tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı, kanunların suç saydığı fiillerinden dolayı kanunla verilen cezasını çekerek tahliye olduğundan, idarece, genel güvenlik bakımından sakınca tesbitinin cezası infaz edilen suça dayandırılması ve bu suç için kanunla öngörülmediği halde davacının yurt dışına çıkma hürriyetinin kısıtlanması sonucu doğuran müeyyide uygulanması; hukukun genel ilkeleri, Anayasa ve 5682 sayılı Yasaya aykırı olup, dava konusu işlemin iptali gerekmektedir.

Bu durumda, davacının pasaport talebinin reddinde mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davayı reddeden mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne, ... İdare mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, dava dosyasının yeniden karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine 31.5.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 1993/5052, K. 1995/2724, 31 Mayıs 1995 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
1993/5052
Karar No
1995/2724
Tarih
31 Mayıs 1995

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1994/306 K.1995/224
  • Danıştay 10. Daire E.1994/557 K.1995/3190
  • Danıştay 3. Daire E.1994/1172 K.1995/1802
  • Danıştay 8. Daire E.1994/2603 K.1995/1806
  • Danıştay 4. Daire E.1994/2828 K.1995/2687
  • Danıştay 3. Daire E.1994/3644 K.1995/1904

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.