KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2015/2362 E., 2020/4307 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2020
- Esas No
- 2015/2362
- Karar No
- 2020/4307
- Temyiz eden (davacı)
- … Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından işletilen … kodlu antrepo hakkında tesis edilen, eşya girişinin durdurulmasına ve eşya çıkışının memur refakatinde yapılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda, ihbar üzerine yapılan araştırma sonucunda olay günü 03/12/2012 tarihinde … / … plakalı TIR aracının üzerinde yakalanan araç motorlarının antrepoda olması gerekirken Ankara'ya gitmekte olduğu; araç yakalandıktan hemen sonra ekiplerce antreponun içinde tespiti yapılan hurda eşyanın ise araçta yakalanan eşyanın yerine antrepoya konulduğu;
el konulan araç motorlarından 29 ahşap palet içinde bulunan eşyaların İtalya üzerinden Almanya'dan geldiği ve antrepoya konulan diğer 29 ahşap palet içerisindeki hurdaların ise İzmir'de bulunan hurda fabrikasından alındığı ve araç motorları ile hurda mahiyetindeki eşyanın antrepoda değiştirildiğinin tespit edildiği, konuyla ilgili olarak davacı firma yetkililerinin de aralarında bulunduğu ilgililer hakkında "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, 5607 sayılı Kanuna Muhalefet, Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından açılan davada, ...
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ...
Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği; burada yargılamanın devam edeceği düşünüldüğünde suç unsurunun oluştuğu henüz söylenemeyecek ise de mahkeme kararının gerekçesi dikkate alındığında ve gerek idarece yapılan tespitler ve gerekse de diğer bilgi ve belgelerden hareketle Gümrük Yönetmeliğinin 525/3. maddesinde yer alan suiistimal ve kaçakçılık dahil yolsuzluk hallerinin tespiti durumunun olayda gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu işlemin herhangi bir denetim yapılmadan ya da yapılan denetime ilişkin tebligat yapılmadan tesis edildiği, herhangi bir usulsüz işleminin bulunmadığı, şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasında esasa ilişkin bir karar verilmediği, isnat edilen suçun sabit olmadığı, suçsuzluk karinesine göre şirket yetkililerinin suçlu sayılamayacağı, bu durumda Yönetmeliğin 525/3. maddesinde belirtilen suistimal ve kaçakçılık dahil yolsuzluk hallerinin mevcut olduğu kabul edilerek, henüz sabit olmayan suç nedeniyle yaptırım uygulanmasının ve ceza davasının sonucu beklenilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddinin gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddinin gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2015/2362, K. 2020/4307, 27 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama