KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/2021 E., 2021/2438 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2021
- Esas No
- 2016/2021
- Karar No
- 2021/2438
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 11/03/2014 tarihinde İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, Taksim Meydanında meydana gelen Gezi Parkı olaylarında ölen ...’ın ölümünü protesto gösterisi sırasında polis tarafından atılan gaz kapsülünün ayağına çarpması sonucunda, sol ayak baş parmağının kırıldığı, ileri sürülerek 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, kolluk kuvvetlerinin meşru sayılabilecek bir müdahalesi nedeniyle ortaya çıkan ve idarenin ajanlarına yöneltilemeyecek olan zarar ve ziyandan idarenin sorumlu tutulamayacağı, 11/03/2014 (kararda sehven 21/03/2014 olarak belirtilmiş) tarihinde yapılan gösterilerin izinsiz olduğu, izinsiz gösteri yapan grubun dağıtılması için gaz bombası kullanıldığı, ayrıca davacının gaz fişeğinden yaralandığına ilişkin kendi beyanından başka bir belirleme olmadığı, olayda davalı idareye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, önceden izin alınmasına gerek olmayan bir yürüyüşe katıldığı, kolluk güçlerinin hedef gözeterek ateş etmesi neticesinde yaralandığı, rahatsızlığının halen devam ettiği, avukat olduğu ve yaşanan olay sonrasında uzun süre işlerini takip edemediği, halen de yürümekte sıkıntı çektiği, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, usul ve hukuka uygun olan Mahkeme kararının onanması ile davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için; ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır. Bu şartlardan birinin yokluğu, kural olarak idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır.
Dava, davacının 11/03/2014 (kararda sehven 21/03/2014 olarak belirtilmiş) tarihinde İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, Taksim Meydanında meydana gelen gösteriler sırasında polis tarafından atılan gaz kapsülünün ayağına çarpması sonucunda yaralandığından bahisle, bu olay nedeniyle duyduğu elem ve üzüntü için 30.000,00 TL manevi, uğradığı zararlar için 1.000,00 TL maddi tazminatın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Anayasa Mahkemesine yaptığı … tarih ve Başvuru Numarası:… olan bireysel başvurusunun 08/07/2020 tarihinde, davacının başvurusunun etkin soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle hak ihlalinin bulunduğu ve tazminata hükmedildiği göz önünde bulundurularak yeniden yapılan soruşturma neticesinde idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesinin ardından hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak verilen Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2016/2021, K. 2021/2438, 20 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama