KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/3400 E., 2020/4648 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2020
- Esas No
- 2016/3400
- Karar No
- 2020/4648
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Azerbaycan uyruklu olan ve Türk vatandaşıyla evli bulunan davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 06/08/2011 tarihinde Türk vatandaşı eşi ile evlendiği, eşlerin evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirdikleri, birbirlerinin akrabalarını tanıdıkları, bu evliliklerinden 2 ortak çocuklarının bulunduğu, evliliğin tamamen menfaate dayalı ve vatandaşlık kazanmaya yönelik bir evlilik olmadığı, ciddi bir evliliğin bulunduğu, davacının evlilik birliğinin meydana geldiği tarihten sonra evlilik birliği ile bağdaşmayan herhangi bir eyleminin bulunduğu yönünde somut bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının evlilik birliği içinde yaşamasının yeterli olmadığı, geçmişteki hukuka aykırı fiilleri ve idare kayıtları karşısında vatandaş olmak için gerekli şartları taşıdığının kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, 5901 sayılı Kanun'da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır.
Bu durumda, vatandaşlık vermek devletin hükümranlık hakkı olduğundan, Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan bir yabancı hakkında Kanun'da belirtilen şartları taşısa dahi devlet tarafından hükümranlık hakkı kullanılarak vatandaşlık verilmeyebilir.
Bu haliyle hükümranlık yetkisi dahilinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, anılan işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2016/3400, K. 2020/4648, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama