İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2017/2938 K.2022/1341

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Bodrum Kara Havacılık Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken, hakkında silahla nöbet tutamayacağına dair rapor bulunmasına rağmen 16/04/2010 tarihinde kendisine silahlı…

Esas2017/2938Karar2022/1341Tarih16 Mart 2022Okuma7 dk · 1.458 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/2938 E., 2022/1341 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
16 Mart 2022
Esas No
2017/2938
Karar No
2022/1341
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
Kapatılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… (... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…) sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.458 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Bodrum Kara Havacılık Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken, hakkında silahla nöbet tutamayacağına dair rapor bulunmasına rağmen 16/04/2010 tarihinde kendisine silahlı nöbet tutturulmasında ve bu nöbet sırasında yaşadığı psikolojik buhran sonucu nöbet silahı ile kendisini omuz bölgesinden vurmak suretiyle yaralamasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ile 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kapatılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesince; davacının …/… Kara Havacılık Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirdiği 16/04/2010 tarihinde nöbet silahı ile kendisini sağ omuz bölgesinden vurmak suretiyle yaraladığı, olay tarihi itibariyle eylem ve zararın belirli olduğu, 16/04/2010 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde davalı idareye başvurarak oluşan zararlarının tazmin edilmesini istemesi gerektiği, ancak bu yönde herhangi bir müracaatta bulunulmaksızın, 1 ve 5 yıllık süreler geçirildikten sonra 10/11/2015 tarihinde idari müracaatta bulunup akabinde 01/04/2016 tarihinde dava açıldığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava açma süresinin olay tarihinden itibaren başlatılmasının hatalı olduğu, hakkının ihlal edildiğini … Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı beraat kararının kendisine tebliğ edilmesi üzerine öğrendiği, bu tarih göz önüne alındığında davanın süresinde olduğu iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, …/… Kara Havacılık Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 16/04/2010 tarihinde nöbet silahı ile kendisini sağ omuz bölgesinden vurmak suretiyle yaralamıştır.

Bunun üzerine davacı hakkında kendini askerliğe elverişsiz hale getirmek suçundan ceza yargılaması yapılmış, Hava Kuvvetleri Komutanlığı … Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş, bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine Askeri Yargıtay … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü bozulmuş, … Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anılan bozma kararına uyulmak suretiyle davacının kendisini askerliğe elverişsiz hale getirmek kastıyla hareket ettiğinin her türlü şüpheden uzak, açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.

Davacının, olay nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların ödenmesi istemli 05/11/2015 tarihli başvurusu, davalı idareye 10/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurunun zımnen reddi üzerine işbu dava 08/03/2016 tarihinde kayıtlara giren dava dilekçesi ile açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

27/04/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa'ya eklenen geçici 21. maddenin (E) bendi hükmüyle askeri yargı kaldırılmış ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde gönderileceği hükme bağlanmıştır.

Anayasanın 121. maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 15/08/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na eklenen ve 7078 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile kabul edilen geçici 45. maddede ise, kaldırılan askeri yargı mercilerinde görülmekte olan,

tebliğde ve infaz aşamasında bulunanlar ile bu mercilerin arşivlerinde bulunan işi bitmemiş dosyalardan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesinde olanların Danıştaya, diğerlerinin ise Ankara İdare Mahkemelerine gönderileceği kurala bağlanmıştır.

Uyuşmazlığa ilişkin olarak, "usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi" gereğince dava dosyalarının devrini müteakip uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının ön karar başvurusu tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu; bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Tam yargı davaları idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminini ifade etmektedir. Bu nedenle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur.

İdari eylem; idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu, idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem bulunmayan salt maddi tasarrufları anlatır.

Söz konusu eylemin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılaması sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Bu itibarla, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde öngörülen 1 ve 5 yıllık sürelerin eylemin idariliğinin ve zararın kesin olarak ortaya çıktığı tarihten itibaren hesaplanması zorunludur. Aksi yorumun, zarara yol açan eylemin idariliğinin ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldıracağı, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.

Davacının kendisini askerliğe elverişssiz hale getirdiği suçlaması ile görülen davada. Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı beraat kararında, "...sanığın savunmasında, 14/04/2010 tarihinde.

Asker Hastanesi tarafından kendisine silahlı nöbet tutamaz raporu verildiğini, bu raporu 15/04/2010 tarihinde bölüğe verdiğini, buna rağmen 16/04/2010 tarihinde sabah 07.30-10.30'daki nöbetinin değiştirilmediğini beyan ettiği, tanık P.Er …'nin de ifadesinde, olaydan bir gün önce sanığın silahlı nöbet tutamayacağına ilişkin raporun kendilerine geldiğini, ancak hiçbir rütbeli bulunmadığı ve nöbet listeleri yazıldığı için durumu kimseye iletemediklerini, sonradan gelen P.Yzb. …'a durumu ilettiklerini ancak sanığın ertesi gün nöbetinde kendini vurduğunu beyan ettiği, tanık P.Onb. …'un ifadesinde, olay tarihinde yazıcı olarak görev yaptığını,

olaydan bir gün önce nöbetleri yazdığını ve P.Yzb. …'a imzalattığını, yazıhaneye döndüğünde sanığın raporunu gördüğünü, bunun üzerine bölük komutanının odasına giderek raporu gösterdiğini, bölük komutanı …'nın 'Bundan sonra bu arkadaşınıza silahlı nöbet yerlerinde nöbet yazılmayacak.' dediğini, bunun üzerine notunu aldığını, o gün yazılan nöbetin değiştirilmediğini, ertesi gün olayın meydana geldiğini beyan ettiği görülmüştür.

Tanık ifadeleri ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın kendini askerliğe elverişsiz hale getirmek kastıyla hareket ettiğinin her türlü şüpheden uzak, açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-c madde ve fıkrası gereğince unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraatine karar vermek cihetine gidilmiştir." gerekçesine yer verilmiştir.

Öte yandan; anılan Ceza Mahkemesi karar tarihi itibarıyla davacının vatani görevini ifa ettiği Komutanlıkta görevli Piyade Yüzbaşı … ve Piyade Kıdemli Başçavuş … hakkında "astını gözetim görevini ihmal ve kusur" suçlarından yürütülen hazırlık soruşturmasının sonuçlanmadığı ve bu durumun bahse konu kararda belirtildiği görülmektedir.

Buna göre, davacı, silahlı nöbet tutamayacağı yolundaki raporun davalı idarenin bilgisi dahiline girmesine rağmen nöbet listesinin değiştirilmediğini, bu nedenle rapor tarihinden sonra silahlı nöbet tutmak zorunda kaldığını, ayrıca askerlik hizmetini ifa ettiği komutanlıkta kendisini denetim ve gözetimle yükümlü üstleri hakkında hazırlık soruşturması yürütüldüğünü ve bu soruşturmanın devam ettiğini … Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla öğrendiğinden, eylemin idariliğinin ilk olarak ortaya çıktığı tarihin anılan Ceza Mahkemesi kararının davacıya tebliğ edildiği tarih olduğunun kabulü zorunlu bulunmaktadır.

Bu durumda, Mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten sonra 1 yıl içerisinde yapılan ve idare kaydına 10/11/2015 tarihinde giren başvurunun zımnen reddi üzerine 08/03/2016 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen temyize konu kararda usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yetkili … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2017/2938, K. 2022/1341, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2017/2938
Karar No
2022/1341
Tarih
16 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2017/2939 K.2022/1286
  • Danıştay 10. Daire E.2017/2940 K.2022/1184
  • Danıştay 10. Daire E.2017/2943 K.2022/1287
  • Danıştay 10. Daire E.2017/2946 K.2022/1679
  • Danıştay 8. Daire E.2017/2952 K.2022/2130
  • Danıştay 10. Daire E.2017/2954 K.2022/1534

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.