KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/2952 E., 2022/2130 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Mart 2022
- Esas No
- 2017/2952
- Karar No
- 2022/2130
- Temyiz eden (davacı)
- … Petrol Ürünleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, toplu taşıma hizmetlerinde kullanılmak üzere önceki malikinden satın alınan 7 adet otobüs için belediyeye ödenen 134.600,00-TL devir ücretinin iade edilmesi talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali ile ödenen devir ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin iadesini talep ettiği hat devir ücretinin davalı belediyece değil, davalı belediyenin iştiraki olan. İşletmeleri Ticaret A.Ş. tarafından tahsil edildiği, bu ücretin de davacı ile.
İşletmeleri Ticaret A.Ş. arasında özel hukuk hükümlerine istinaden imzalanan Hasılat Paylaşımına Dayalı Otobüs Hatları Kiralama Sözleşmesine istinaden tahsil edildiği, davacının özel hukuk hükümlerine istinaden imzaladığı sözleşmeye göre ödemiş olduğu hat devir ücretlerinin iadesini, özel hukuk hükümlerine göre, icra takibi yoluyla ya da adli yargıda alacak davası açmak suretiyle tahsil etmesi gerektiğinden, davacı tarafından açılan iş bu davanın idari yargının görev alanına girmediği, adli yargıda çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davalı idarece usulsüz vergi niteliğinde devir bedeli tahsili yapıldığı, vergilerin kanuniliği ilkesine aykırı olarak yönetmelik hükümleri gerekçe gösterilerek tahsilat yapıldığı, idarenin kamu gücünü kullanmak suretiyle idari ve icrai nitelikte işlem tesis ettiği, vergi mahkemelerince aynı nitelikteki uyuşmazlıklara bakıldığı, emsal nitelikte kararlar bulunduğu, yine uyuşmazlığın 6424 sayılı Kanundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin vergi mahkemeleri olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARŞI OY
(X)- Dava; davacı şirket tarafından, toplu taşıma hizmetlerinde kullanılmak üzere önceki malikinden satın alınan 7 adet otobüs için belediyeye ödenen … -TL devir ücretinin iade edilmesi talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali ile ödenen devir ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "iptal davaları", idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
İdare tarafından, bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlere karşı açılacak davalarda idarî yargı yerleri görevli bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile İstanbul genelinde üç ayrı bölgede, belediye iştiraki olan … İşletmeleri A.Ş.'ne hat tahsisi yapılarak 10 yıl süreyle toplu taşıma yetkisi verildiği, bu yetkiye istinaden davalı idarenin iştiraki olan … A.Ş. tarafından yapılan ihale neticesinde davacı şirket ile 7 adet "Hasılat Paylaşımına Dayalı Otobüs Hatları Kiralama Sözleşmesi" imzalandığı, bu sözleşmeler uyarınca davacı şirketin toplu taşımada kullanacağı araçlar için … A.Ş.'ye toplam … TL hat devir ücreti ödediği, ödenen bu bedelin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından ödenen devir ücretinin iadesi isteminin reddine ilişkin dava konusu işlem, davacı ile davalı idarenin iştiraki olan … A.Ş. arasında imzalanan hat kiralama işi devir sözleşmesi ile bağlantılı olmasına karşın, kamu gücüne dayalı ve tek taraflı tesis edilen idari işlem niteliği bulunmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin, davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce, … A.Ş.'ye verilen yetkinin kullanılmasına ilişkin bir idari işlem niteliği taşıdığı açık olup; anılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümü görevinin idari yargı yerlerine ait olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenle, davanın esasının incelenmesi gerekirken, görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Danıştay 8. Daire, E. 2017/2952, K. 2022/2130, 25 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama