KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/3676 E., 2020/5008 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Esas No
- 2018/3676
- Karar No
- 2020/5008
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Spor Kulübü Derneğinden tahsil edilemeyen ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla … Vergi Dairesi Müdürlüğünce Dernek yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunan davacı adına düzenlenen 113.330,00 TL meblağlı, … tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararıyla. Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2017 tarih ve E:2016/4316, K:2017/2756 sayılı bozma kararına uyularak, Hazine adına kayıtlı taşınmazın.
Spor Kulubü Derneği tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle Dernek adına ecrimisil tahakkuk ettirildiği, ecrimisil alacağının bahsi geçen Derneğin mal varlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine söz konusu alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Dernek temsilcilerinden tahsili yoluna gidildiği; dava konusu ödeme emrinde, ecrimisil borcunun davalı idarenin bilgisayar işletim sisteminden kaynaklı olarak 2005 yılına ait olarak göründüğü, ancak borcun 01/01/2001-09/06/2003 tarihleri arasındaki dönemlere ait olduğu,
davacı tarafın ise 06/06/1999 tarihli genel kurul toplantısından itibaren 09/06/2003 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığı, anılan dernek tarafından ödenmeyen ve ödenme imkanı bulunmayan amme alacağının, kanuni temsilcilerden tahsili cihetine gidilmesinin yasal bir zorunluluk olması karşısında, söz konusu amme alacağının tahsiline yönelik olarak davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğu döneme isabet eden alacak için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, 10/03/2002-09/06/2003 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğu, 2005 tarihli borçtan sorumlu olmadığı, 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinde yer alan tahsil zamanaşımının dolduğu, işlemin dayanağının 2005 yılı olduğu belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2018/3676, K. 2020/5008, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama