KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10696 E., 2023/4992 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2023
- Esas No
- 2019/10696
- Karar No
- 2023/4992
- Temyiz eden (davacılar)
- ... adına velayeten, kendi adlarına asaleten ... ve ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davanın_konusu
Davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'un İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 26/08/2013 tarihinde gerçekleştirilen doğumu esnasında sol kaburga kemiğinin kırıldığı, buna bağlı olarak söz konusu kırık kemiklerin sinirlere saplanarak felç hali oluştuğu ve bu olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla oluşan zararın tazmini için davalı idareye yapılan 10/10/2013 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile oluşan cismani zarara karşılık, fazlaya dair hakları saklı kalmak şartıyla davacılardan ... için 1.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, baba ... için 1.000,00 TL maddi,
150.000,00 TL manevi ve anne ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 23/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemenin ilk kararının istinaf kanun yolu aşamasında kaldırılarak dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesi üzerine ...
İdare ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olay kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda tıbbi müdahalede görev yapan personel açısından açık bir hata ve kusur tespit edilememekle birlikte ortaya çıkan sonuç bakımından, olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sağlık hizmetinin yeterince etkin yürütülmediği, ... 'un mevcut durumu itibarıyla doğum esnasındaki tıbbi uygulama sonucunda (genel durumunun kötü ve solunumunun yüzeysel olması, inlemelerinin bulunması, hipoaktif ve bradikardik olması, yüzünün ekimozlu ve boyun bölgesinin ödem olması,
boyunda kırmızı hat 'kordon dolanması' şeklinde çizgi bulunması) vücudunda geri dönüşü olmayan (kalıcı) birtakım değişiklikler meydana geldiği, fiziksel ve zihinsel bazı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı, söz konusu sorunları halen de yaşamaya devam ettiği ve bu nedenle olayda manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği, buna göre gerek davacı ... ve gerekse diğer davacıların bu süreçte yaşadıkları manevi elem ve ızdırabın bir nebze de olsa giderilmesi bakımından manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği,
maddi tazminat açısından ise oluşan maddi zarar somut olarak ortaya konulamadığından maddi tazminat koşullarının dava konusu olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptali ile maddi tazminat istemine yönelik olarak davanın reddine, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulü ile, davacılardan ... için 70.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL ve ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 23/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat istemlerine yönelik olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; açılan davanın idari işlemin iptali istemiyle açılmış bir iptal davası olmadığı, aksine idari eylem sonucu oluştuğu ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılmış bir tam yargı davası niteliğinde olduğu, bu nedenle tam yargı davası olarak açılan davada, başvurunun reddine dair işlem dava konusu olarak görülmeksizin hüküm kurulması gerekirken sözkonusu işlem hakkında da hüküm kurulduğu anlaşıldığından, Mahkeme kararının anılan işlem hakkındaki hüküm kısmı ortadan kaldırılmak suretiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, davanın tamamının kabul edilmesi gerektiği, davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda tıbbi müdahalede görev yapan personel açısından açık bir hata ve kusur tespit edilememekle birlikte ortaya çıkan sonuç bakımından, olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sağlık hizmetinin yeterince etkin yürütülmediği, ...'un mevcut durumu itibarıyla doğum esnasındaki tıbbi uygulama sonucunda vücudunda geri dönüşü olmayan birtakım değişiklikler meydana geldiği, fiziksel ve zihinsel bazı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı,
söz konusu sorunları halen de yaşamaya devam ettiği ve bu nedenle olayda manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği, maddi tazminat koşullarının ise gerçekleşmediği gerekçesiyle maddi tazminat istemine yönelik olarak davanın reddine, manevi tazminat istemine yönelik olarak ise davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmişse de;
dosya kapsamından ve dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu raporundan ve istinaf kanun yolu aşamasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan idarenin hizmeti kusurlu işlettiğine ilişkin hukuken kabul edilebilir bir kanıt bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, sağlık hizmetin yeterince etkin yürütülmediği gerekçesiyle değil, ancak olay kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında, ...'ta doğum sonrası görülen asfiksi (oksijensiz kalma) tablosunu açıklayacak bir patoloji saptanamadığından bu durumun davacılarda sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği şeklinde şüphe, endişe ve üzüntüye yol açtığı görüldüğünden,
manevi tazminat isteminin bu gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken bir başka gerekçeyle manevi tazminatın kısmen kabulü yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurularının düzeltilerek reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/10696, K. 2023/4992, 2 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama