KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5171 E., 2023/1092 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 9 Mart 2023
- Esas No
- 2019/5171
- Karar No
- 2023/1092
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İstemin_konusu
Davacı tarafından, Siirt ili, Eruh ilçesi, ... köyünde bulunan mal varlığına ulaşamama zararının tazmini istemiyle 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Siirt Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda,... İdare Mahkemesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 15/05/2018 tarihli ve E:2015/2224, K:2018/4826 sayılı bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2011 tarihli Jandarma tutanağının köy muhtarı ve azasının beyanına göre düzenlendiği, tutanakta beyan veren kişilerin de 5233 sayılı Kanun kapsamında komisyona başvurdukları ve menfaatlerinin olduğu, bu sebeple 2011 tarihli tutanağa itibar edilemeyeceği, Mahkemenin 2 farklı tutanaktaki çelişkiyi gidermesi gerektiği, köyde GKK, GÖKK uygulaması olmadığı, seçimlerin yapıldığı, müftülük kadrosunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bununla birlikte Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken; kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması,
zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenilmesi gerekmekte olup, bu ispatın gerçekleştirilemediği tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği, bu anlamda 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gereken bir zararın oluşup oluşmadığına ve mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği açıktır.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/5171, K. 2023/1092, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama