KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5290 E., 2021/869 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
- Esas No
- 2019/5290
- Karar No
- 2021/869
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı (Mülga ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Medikal ve İlaç Gıda Tekstil Elektronik İthalat
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İhracat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, www. ... .com. adresli internet sitesinin 12/09/2011 tarihli görünümünde yer alan "... , ..., ... " isimli ürünlerin tanıtımında tedaviye yönelik ve endikasyon belirtilerek ürünlerin tedavi edici ya da tedaviye yardımcı olduğu ifadeleriyle tüketicileri yanıltıcı sağlık beyanlarına yer verildiği, tıp literatüründe hastalık olarak kabul edilen ve hekim kontrolünde tedavi edilmesi gereken rahatsızlıkların anılan ürünler ile tedavi edilebileceği izlenimi oluşturulduğu, söz konusu ifadelerin ispata muhtaç olduğu,
ispat edilebildiği takdirde gıda takviyesi kapsamında değil, beşeri tıbbi ürün ya da ilaç kapsamında ruhsatlandırılması gerektiği, beşeri tıbbi ürün ya da ilaç kapsamında değerlendirilmesi gereken ürünlerin de reklamının yapılmasının mevzuata uygun olmadığı, söz konusu tanıtımların 4077 sayılı Kanun'un 16. maddesine aykırılığından bahisle aynı Kanun'un 17. ve 25/8. madde hükümleri uyarınca 87.915,00 TL idari para cezası verilmesine ve anılan reklamların durdurulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Reklam Kurulu kararı ile kararın bildirimine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı davanın reddi yolundaki kararının Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 29/04/2016 tarih ve E:2016/1570, K:2016/3055 sayılı kararı ile reklamların durdurulması cezası yönünden onanması, idari para cezası yönünden bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen 19/03/2018 tarih ve E:2018/535, K:2018/534 sayılı kararıyla; adı geçen ürünlerin tanıtımında tedaviye yönelik ve endikasyon belirtilerek ürünlerin tedavi edici ya da tedaviye yardımcı olduğu ifadeleriyle tüketicileri yanıltıcı sağlık beyanlarına yer verildiği,
tıp literatüründe hastalık olarak kabul edilen ve hekim kontrolünde tedavi edilmesi gereken rahatsızlıkların anılan ürünler ile tedavi edilebileceği izlenimi oluşturulduğundan, 4077 sayılı Kanun'un 16. maddesine aykırılık tespit edildiğinden davacıya uygulanan idari yaptırımın yerinde olduğu;
ancak, davacıya verilen idari para cezasının 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun'un 61. maddesine aykırılık halinde müeyyideyi düzenleyen 77. maddesinin 12. fıkrasının (e) bendinin davacı lehine uygulanması gerektiğinden, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin 87.915,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, lehe Kanun uygulamasının hukuka uygun olmadığı, bu nedenle Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, lehe kanun uygulamasında ve işlemin iptali yönünde verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/5290, K. 2021/869, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama