KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/8808 E., 2023/2424 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2023
- Esas No
- 2019/8808
- Karar No
- 2023/2424
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Hukuk Müşaviri Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Müdahiller (davalı yanında)
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
2- ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının, davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, çene kemiği kırığı şikayetiyle başvurduğu Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 14/05/2014 tarihinde olduğu ameliyattan sonra yemek yemesinde ve konuşma yetisinde sorunlar ortaya çıktığı iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğü zararlarına karşılık şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın ameliyat tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının maddi tazminatın reddine ilişkin kısmı yönünden onanmasına, manevi tazminatın reddine ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, manevi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sağlık kamu hizmetinin sunumu nedeniyle meydana gelen zararların kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmin edilemeyeceği, Danıştayın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlık incelendiğinde; davanın, çene kemiği kırığının tedevisi için olduğu ameliyattaki tıbbi uygulama hataları nedeniyle yemek yemesinde ve konuşma yetisinde sorunlar ortaya çıktığı iddiasıyla, davacı tarafından maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle açıldığı, ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığa yönelik alınan bilirkişi raporunda meydana gelen zararın davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesince de, davacının düşme sonrası oluşan kırıklara yönelik kulak önü insizyonu kabul etmediği,
bunun üzerine ağız içi operasyonla mevcut kırıklara yönelik müdahale yapıldığı, hastanenin hizmet kusurunun bulunmadığı, öte yandan, davalı Sağlık Bakanlığınca yürütülen kamu hizmeti sırasında meydana gelen özel ve olağandışı zararın, idarenin hizmet kusurundan veya hastanın kişisel kusurundan doğmamış olması nedeniyle, kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca idarece tazmin edilmesinin kamu külfetleri karşısında eşitlik, hakkaniyet ve nasafet ilkelerinin gereği olduğu, bünyesinde risk taşıyan sağlık hizmetinden yararlanan davacının, yapılan çene kırığı operasyonu sonucu meydana gelen hasar nedeniyle manevi olarak zarara uğradığı,
kusursuz sorumluluk ilkesinden hareket edilerek davacının duyduğu elem ve manevi zarara karşılık takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının maddi tazminatın reddine ilişkin kısmı yönünden onanmasına, manevi tazminatın reddine ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına,
manevi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde ise, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Bu haliyle; uyuşmazlıkta, temyize konu karar ile kusursuz sorumluluk ilkesine dayanılarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı kuşkusuzdur.
Öte yandan, çene kemiği kırığının tedavisi için davacı tarafından kulak önü insizyonunun mu yoksa ağız içi insizyonunun mu seçildiğinin dosya içeriğindeki tıbbi evraktan anlaşılamadığı; davalı idare tarafından ise, felç kalma riski nedeniyle davacının kulak önü insizyonunu kabul etmediği belirtilmiş olmakla birlikte, bu hususu ispatlayıcı herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca; bu husustaki belirsizlik, sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği konusunda davacıda endişeye ve üzüntüye yol açacağından, davacının uğramış olduğu manevi zararın takdiren belirlenecek hakkaniyetli ve makul bir manevi tazminatın ödenmesine hükmedilmesi suretiyle karşılanması gerekeceği açıktır.
Bu durumda; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenen davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmı, sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun bulunmuş, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/8808, K. 2023/2424, 8 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama