KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9926 E., 2023/6111 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Esas No
- 2019/9926
- Karar No
- 2023/6111
- Temyiz eden (davacı)
- Kendi adlarına asaleten, … adına velayeten … ve …
- Vekilleri
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Davalı yanında müdahil
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın_konusu
- Davacılar vekili tarafından, müvekkili …'nin Tokat Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen doğum neticesinde sağ kolunda brakial pleksus hasarı meydana gelmesinin davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı ileri sürülerek toplam 1.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunun uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığı, bir üniversiteden bilirkişi raporu alınması gerektiği, doğum sürecinde gerekli bilgilendirmenin yapılmadığı, sağlık hizmetinin kötü işlediğinin açık olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında hazırlanan Doğum ve Sezaryen Eylemi Yönetim Rehberinin 49. ve 50. sayfalarında, fetusun doğum ağırlığının 4000 gram ve üzerinde olmasının fetal makrozomi olarak tanımlandığı, ultrasonografik yöntemlerin dahi kilogram başına 125-150 gram hata payı taşıdığı, 4000-4500 gram tahmini fetal ağırlığı olan nondiyabetik (diyabet hastalığı bulunmayan) gebelerde normal vajinal yolla doğumun denenebileceği (anne ile bütün riskler ve yararlar tartışıldıktan sonra) belirtilmektedir.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda; "sezaryen endikasyonunun bulunmadığı, doğum eyleminde uzama ya da aksaklık bildirilmediği, söz konusu bulgularla kişiye normal doğum yaptırılmasının doğru bir yaklaşım olduğu, küçükte saptanan brakial pleksus lezyonunun normal doğum eylemi sırasında tüm özenin gösterildiği durumlarda dahi bebeğin vaginal yoldan çıkartılması sırasındaki manevralara bağlı olarak görülebildiği ve öngörülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirildiği" yönünde görüş bildirilmesi, davalı idarenin brakial pleksus hasarı meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunduğunun açıkça ortaya konulamaması karşısında maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.
Bununla birlikte, dosya içeriğinde doğumda omuz takılması gerçekleşebileceğinin belirtildiği "Normal Doğum İçin Rıza Belgesi" başlıklı onam formu dışında, tahmini fetal ağırlığın 4.246 gram -doğum sonrası ağırlık 4.440 gram olarak ölçülmüştür- olduğu hakkında yukarıda anılan Rehber kapsamında bütün risk ve yararların tartışıldığını gösteren detaylı bir aydınlatılmış onam formunun bulunmadığı görüldüğünden,
davacıların aydınlatılarak onay verme haklarının ellerinden alınması ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacılarda endişe ve üzüntüye yol açması sonucu oluşan manevi zararın karşılanmasına yönelik makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat istemlerinin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/9926, K. 2023/6111, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama