İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/2433 K.2024/498

Dava konusu istem: 27/10/2014 tarihinde Bafra Devlet Hastanesinde davacıya yapılan guatr ameliyatı sırasında görevli uzman doktor tarafından yanlış uygulanan tıbbi teknikler sonucunda davacının ses tellerinin kesilmesi ve boğazının delinmesi suretiyle…

Esas2020/2433Karar2024/498Tarih5 Mart 2024Okuma10 dk · 2.084 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2433 E., 2024/498 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
5 Mart 2024
Esas No
2020/2433
Karar No
2024/498
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Av. ...
İstemlerin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.084 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: 27/10/2014 tarihinde Bafra Devlet Hastanesinde davacıya yapılan guatr ameliyatı sırasında görevli uzman doktor tarafından yanlış uygulanan tıbbi teknikler sonucunda davacının ses tellerinin kesilmesi ve boğazının delinmesi suretiyle konuşamamasından kaynaklı maddi ve manevi zararın ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan 30/06/2015 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine,

oluşan zararın tazmini amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL(tedavi giderleri için yapılan yol-konaklama masraflar) ve 4.000,00 TL (iş gücü kaybı) olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi ve yaşamı boyunca çekeceği elem ve ızdırap karşılığı olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.

Mahkemelerinin ara kararıyla, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2.İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan ... tarih ve ... karar sayılı raporda özetle; " Multinodüler guatr nedeniyle davacıya yapılan ameliyatın endikasyonu bulunduğu, ameliyat sonrasında iki taraflı inferior laringeal sinir lezyonuna bağlı solunum güçlüğü ve ses kısıklığı meydana geldiği, ortaya çıkan durumun ameliyat esnasında özen eksikliği olarak değerlendirildiği, bu yönden ameliyatı yapan hekimin kusurlu bulunduğu" görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği,

anılan rapora göre, davacının, 27/10/2014 tarihinde davalı idareye bağlı Samsun Bafra Devlet Hastanesinde yapılan guatr ameliyatı sonucunda ses tellerinin kesilmesi ve boğazının delinmesi suretiyle konuşamamasından, davalı idarenin özen eksikliği ve ameliyatı yapan hekimin kusurunun bulunduğu, davacıya yönelik herhangi bir kusur atfında bulunmadığının görüldüğü, davacının özür oranının tespit edilmesi için ilgilinin tam teşekkülü bir hastaneye gönderilerek rapor alınması sonucunda %36 oranında engelli olduğunun anlaşıldığı, yapılan guatr ameliyatı sonucunda davacının ses tellerinin kesilmesi ve boğazının delinmesi suretiyle konuşamaması,

idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kötü işlemesi durum söz konusu olup, ortaya çıkan zarar ile söz konusu netice arasında illliyet bağının ve haliyle de tazmin sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat istemlerine ilişkin olarak; iş gücü kaybından kaynaklanan 92.539,36 TL'nin.

4.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 30/06/2015 tarihinden, kalan 88.539,36 TL'lik kısmının ise, miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 28/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, tedavi giderleri için yapılan yol-konaklama masrafları için talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın ise reddine, manevi tazminat istemine ilişkin olarak.

150.000,00 TL manevi tazminatın isteminin kabulü ile söz konusu miktarın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, kalan 350.000,00 TL manevi tazminat miktarı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, miktar artırımı sonrası 88.539,36 TL için miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 16/01/2017 tarihli raporunda herhangi bir hizmet kusurunun izafe edilmediği, fahiş miktarda hesaplanan tazminat miktarlarından indirim yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu,

bir an için manevi tazminata faiz yürütülebileceği farz edilse dahi yargı kararı ile hükme bağlanmadan önce bu tazminatın mal varlığındaki azalmanın karşılığı olmadığından belirsiz olması nedeniyle idarece belirlenip ödenmesinin mümkün olmaması karşısında faiz başlangıcına idareye başvuru tarihinin değil, hüküm tarihinin esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının; anılan karar ile usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının miktar artırılan kısım için hükmedilen 88.539,36-TL maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden kısmen düzeltilerek onanması, İdare Mahkemesi kararının hükmedilen 150.000,00-TL manevi tazminat yönünden kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 21/10/2014 tarihli tiroid USG raporunda en büyüğü sol lobda kistik alanlar içeren heterojen ekojenitide ... mm boyutlu her iki lobda multipl nodüller izlendiği, davacının Bafra Devlet Hastanesine 26/10/2014 tarihinde boyunda şişlik yakınmasıyla başvurduğu, Genel Cerrahi Uzman Dr. ...tarafından MNG tanısıyla yatırıldığı, Total Subtotal tiroidektomi ameliyatı için rıza belgesi düzenlendiği, dip notta sözel olarak ameliyat risklerinin anlatıldığının yazılı olduğu, 27/10/2014 tarihinde genel anestezi altında ameliyata alındığı, Kocherin kolye insizyonu ile tiroid lojuna girildiği,

sol üst ve alt pol damarları bağlanarak harmonik yardımıyla kesildiği, rekürren sinir görülerek sol lobektomi uygulandığı, aynı işlemler sağ lob için de uygulandığı, kanama kontrolünün yapıldığı, ardından her iki loja hemovak dren konularak cilt altı ve cilt kapatıldığı (total tiroidektomi), yoğun bakıma yatırılıp tedavisinin düzenlendiği, bilateral vokal cord paralizisi olduğu, 30/10/2014 tarihinde Kulak Burun ve Boğaz Uzman Dr. ... tarafından genel anestezi altında trakeostomi açıldığı, bilahare servise alınıp tedavisinin düzenlendiği ve 03/11/2014 tarihinde taburcu edildiği, 10/11/2014 tarihli patoloji raporunda;

nodüler kolloidal guatr, sağ ve sol lob tanısı aldığı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunda disfoni (R 49.9) ve dispne tanısıyla %36 engel oranının belirlendiği, olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle davalı idareye yapılan 30/06/2015 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayla ilgili Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda; multinodüler guatr nedeniyle davacıya yapılan ameliyatın endikasyonu bulunduğu, ameliyat sonrasında iki taraflı inferior laringeal sinir lezyonuna bağlı solunum güçlüğü ve ses kısıklığı meydana geldiği, ortaya çıkan durumun ameliyat esnasında özen eksikliği olarak değerlendirildiği, bu yönden ameliyatı yapan hekimin kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.

İdare Mahkemesince, yukarıda aktarılan değerlendirmeler doğrultusunda olayda hizmet kusurunun bulunduğu ve davalı idare tarafından yürütülen hizmetin kötü işletilmesi sonucu davacının ses tellerinin kesilmesi ve boğazının delinmesi suretiyle konuşamamasından dolayı ve söz konusu engelli kalmasında çekeceği acı, yoksunluk, yaşı, iş durumu, aile yaşantısı, konuşamamasında dolayı büyük elem, üzüntü dikkate alınarak, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının, miktar artırılan kısım için hükmedilen 88.539,36-TL maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:

2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına,

ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.

Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.

Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, artırılan maddi tazminat miktarı bakımından, idareye başvuru tarihi olan 30/06/2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararı ile usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "kalan 88.539,36-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 28/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ilişkin ibaresinin "kalan 88.539,36 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine " şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının, Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:

Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacılar yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.

İdare Mahkemesince takdir edilen toplam 150.000,00 TL manevi tazminat miktarının, olayın ve zararın meydana geliş şekline göre yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davacı açısından manevi tazminatın miktarı yönünden yeniden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmında hükmedilen manevi tazminatın miktarı yönünden hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, miktar artırılan kısım için hükmedilen 88.539,36 TL maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oy birliğiyle, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA oy çokluğuyla,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/03/2024 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bu kısmının onanması gerektiği oyuyla, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/2433, K. 2024/498, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/2433
Karar No
2024/498
Tarih
5 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2020/2448 K.2024/500
  • Danıştay 10. Daire E.2020/2452 K.2024/496
  • Danıştay 8. Daire E.2020/2477 K.2024/1641
  • Danıştay 10. Daire E.2020/2489 K.2024/1106
  • Danıştay 13. Daire E.2020/2509 K.2024/1262
  • Danıştay 12. Daire E.2020/2529 K.2024/1152

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.