İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/4643 K.2024/1489

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 30/07/2016 tarihinde rahatsızlanarak Salıpazarı Devlet Hastanesine, Çarşamba Devlet Hastanesine, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine ve Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran murisleri ...'nun…

Esas2020/4643Karar2024/1489Tarih24 Nisan 2024Okuma8 dk · 1.502 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4643 E., 2024/1489 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
24 Nisan 2024
Esas No
2020/4643
Karar No
2024/1489
Temyiz eden (davacılar)
Kendi adına asaleten, ... ve ... adına velayeten ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri
Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri ...
Davalı yanında müdahil
...
İstemin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.502 kelime·8 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 30/07/2016 tarihinde rahatsızlanarak Salıpazarı Devlet Hastanesine, Çarşamba Devlet Hastanesine, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine ve Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran murisleri ...'nun teşhis ve tedavisinin kusurlu şekilde yürütülmesi neticesinde vefat ettiği ileri sürülerek toplam 1.000.000,00 TL manevi, 15.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayla ilgili olarak Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporlar doğrultusunda, davalı idarenin sağlık hizmetinde tıbbi tedavi bakımından kusurlu olmadığı, davalı idarenin eylemi ile zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığı anlaşıldığından, hizmet kusuruna dayalı maddi tazminat isteminin hukuki dayanağının olmadığı ve manevi tazminat şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hastaya hatalı bir şekilde elektroşok tedavisi uygulandığı, bu nedenle durumunun daha da kötüleştiği, ambulans talebinin dikkate alınmaması nedeniyle olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare ve müdahil tarafından olayda hizmet kusuru bulunmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; müteveffanın dava konusu olaydan önce 11/07/2016 tarihinde ... Özel ...

Hastanesi göğüs hastalıkları bölümüne, yaklaşık dört buçuk ay önce kist nedeniyle ameliyat olduktan sonra başlayan efor dispnesi şikayetiyle başvurduğu, kan tahlili yapıldığı ve akciğer tomografisi istendiği, yapılan muayene sonucunda diffüz akciğer hastalığı tanısı konulup kardiyoloji polikliniğine yönlendirildiği, burada da taşikardi ve hipertansiyon gibi tanılar konulduğu, 12/07/2016 tarihinde de tavsiye üzerine aynı hastanenin psikiyatri polikliniğine başvurduğu, anksiyete bozukluğu tanısı konulup antidepresan reçete edildiği, 27/07/2016 tarihinde Salıpazarı Devlet Hastanesi acil servisine başvurduğu,

yine anksiyete bozukluğu tanısıyla muayene edildiği, olay günü olan 30/07/2016 tarihinde saat 10.30 civarında ilk olarak ambulansla yine bu hastaneye getirildiği, damar yolu açılıp ilaç tedavisi uygulandığı, oksijen tedavisi verildiği ve yaklaşık 40 dakika takip edildikten sonra taburcu edildiği, daha sonra yakınları tarafından kendi araçlarıyla Çarşamba Devlet Hastanesi acil servisine götürüldüğü, burada depresif nöbet tanısıyla Diapam isimli ilacın uygulandığı, yatış veya sevk isteği üzerine psikiyatri yatağı olmadığı için ambulansla Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği,

nakil formunda intihar düşüncesi ve nefes darlığının mevcut olduğunun belirtildiği, ancak Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesindeki muayenede intihar fikrinin olmadığının tespit edildiği, öncelikle antipsikotik ilaç enjeksiyonunun (Norodol) uygulandığı, daha sonra bacak ve kollarda halsizlik, uyuşma olduğu için farady tedavisinin uygulandığı, hastanın durumu düzelince taburcu edilmesinin planlandığı, ancak yakınlarını görünce ayakta duramama şikayetinin başladığı ve müdahale odasına alınıp tekrar farady tedavisinin uygulandığı, rahatlaması üzerine davacı eşe ait araca götürüldüğü,

bu aşamada yine bacaklarının tutmadığını ifade eden hastanın nefes darlığı olduğu için göğüs hastalıkları bölümünde de muayene edilmesi gerektiği söylenerek Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirilip taburcu edildiği, anılan hastaneye giderken yolda kalbinin durduğu, hastaneye ulaşılmasının ardından hasta nakil görevlisi tarafından ayaktan hasta girişine yönlendirildikleri, daha sonra kardiyopulmoner resüsitasyon uygulansa da kurtarılamadığı (saat 14.45); olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek tazminat ödenmesi istemiyle açılan davada verilen merciine tevdi kararının ardından bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayla ilgili olarak yürütülen ceza soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen 07/12/2016 tarih ve 5403 karar numaralı raporda, "kişinin ölümüne neden olan pulmoner tromboembolinin klinik bulgularının her 3 hastanede de tanımlanmadığı, pulmoner tromboembolinin klinik bulgularının ölümden çok kısa bir süre önce ortaya çıkabileceği tıbben bilindiği cihetle; mevcut verilerle kişinin muayene, takip ve tedavisine katılan ilgili hekimler ve yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı" belirtilmiştir.

Ön inceleme aşamasında hazırlanan bilirkişi raporunda; hastanın mevcut durumu nedeniyle ambulans ile sevk edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, 10 dakika gibi bir süre bile olsa hastanın özel araç ile götürülmesinin uygun olmadığının ifade edilmesi nedeniyle ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesi üzerine hazırlanan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı raporunda ise, "kişinin ölümünün pulmoner tromboemboli sonucu meydana gelmiş olduğu, ... kişinin şikayetleri üzerine götürüldüğü Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde Uzm.

Dr. ... tarafından muayenesinin yapıldığı, muayene bulgularına göre uygun tedavisinin yapıldığı, taburculuğunda ambulansla sevk etmesini gerektirecek acil klinik bir durum saptanmadığı, kişinin ölümüne neden olan pulmoner tromboembolinin klinik bulgularının ölümden çok kısa bir süre önce ortaya çıkabileceği tıbben bilindiği cihetle, kişinin tedavisini yapan Uzm.

Dr. ...’e atfı kabil kusur bulunmadığı, kişinin yolda arrest olarak spontan solunum dolaşımı olmadığı halde Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildiği, kişiye yeniden canlandırılma işleminde gecikme olmadığı cihetle. Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi hasta nakil görevlisi olan ...'na atfı kabil kusur bulunmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.

İdare Mahkemesince anılan raporların hükme esas alınması suretiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacıların istinaf başvuruları da reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; muayene bulgularına uygun tedavinin yapıldığı, ambulansla sevki gerektirecek acil klinik bir durumun saptanmadığı, pulmoner tromboemboli sebebiyle vefat eden hastaya yapılan yeniden canlandırma işleminde de gecikme olmadığı yönünde görüş bildirildiğinden, olayda maddi zararın tazmini için gereken koşullar oluşmamıştır.

Bununla birlikte, ceza soruşturmasına ilişkin ön inceleme aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunda Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine hastanın ambulansla sevk edilmesi gerektiği yönündeki farklı değerlendirme nedeniyle, davacıların söz konusu hastaneye ambulansla sevkin gerçekleştirilmesi durumunda murislerinin kurtarılıp kurtarılamayacağı hususunda ömür boyu şüphe duyacakları açıktır.

Bu durumda, olayın etkisi nedeniyle davacılarda meydana gelen manevi zararın karşılanmasına yönelik makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat istemlerinin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat istemlerinin reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/04/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/4643, K. 2024/1489, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/4643
Karar No
2024/1489
Tarih
24 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2020/4645 K.2024/1644
  • Danıştay 6. Daire E.2020/4660 K.2024/2471
  • Danıştay 6. Daire E.2020/4735 K.2024/2475
  • Danıştay 10. Daire E.2020/4746 K.2024/1491
  • Danıştay 10. Daire E.2020/4751 K.2024/1603
  • Danıştay 10. Daire E.2020/4833 K.2024/1204

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.