KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4881 E., 2023/5775 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas No
- 2020/4881
- Karar No
- 2023/5775
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın_konusu
- Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken, özel güvenlik kimlik kartının iptali yolunda tesis edilen İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunda Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 7'inci maddesi kapsamında elde edilen ve esas itibariyle Türk Ceza Kanunu uyarınca konusu suç olmasına karşın herhangi bir adli takibata tabi tutulmadığı anlaşılan istihbari bilginin bu haliyle inandırıcılığının çok zayıf olması nedeniyle aleyhe kullanılabilecek kesin nitelikli hukuki bir delil niteliğinde olmadığı kanaati ile arşiv araştırması sonucu olumsuz olarak değerlendirilemeyecek olan davacının özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup.
Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi, "4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna,
yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına,
işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı"... gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/4881, K. 2023/5775, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama