İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/5610 K.2024/3742

2- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2020/5610Karar2024/3742Tarih7 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.935 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5610 E., 2024/3742 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire Temyiz Eden

Karar tarihi
7 Ekim 2024
Esas No
2020/5610
Karar No
2024/3742
Temyiz eden (davalı)
... Genel Komutanlığı
Vekili
Av. ...
Davalı yanında müdahiller
1- ...
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.935 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

2- ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın ... İlçe Jandarma Komutanlığı ...

Karakol Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken, 17/11/2014 tarihinde aynı yerde görevli başka bir asker tarafından silahla vurularak öldürüldüğünden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile müteveffanın babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 115.666,02 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 222.369,54 TL) maddi,

100.000,00 TL manevi ve kardeşi ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; idarenin hizmetin iyi ve sağlıklı bir şekilde işletilmemesinden kaynaklanan hizmet kusurunun bulunduğu, davacıların tazminat istemlerinin hizmet kusuru ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği, davacıların destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi amacıyla alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu ve davacıların duyduğu elem ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, maddi tazminat isteminin baba ... için 58.333,01 TL'lik kısmının kabulüne 58.333,01 TL'lik kısmının reddine,

anne ... için 111.684,77 TL'lik kısmının kabulüne, 111.684,77 TL'lik kısmının reddine, kabul edilen maddi tazminat miktarının 2.000,00 TL'sinin dava açma tarihi olan 26/06/2018 tarihinden itibaren, geriye kalan 168.017,78 TL'nin miktar artırım dilekçesinin mahkeme kaydına intikal ettiği 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine,

manevi tazminat istemlerinin anne ... için 75.0000,00 TL'lik kısmının kabulüne, kalan 25.000,00 TL'lik kısmının reddine, baba ... için 75.0000,00 TL'lik kısmının kabulüne, kalan 25.000,00 TL'lik kısmının reddine, kardeş ... için ise istemle bağlı kalınarak 25.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 26/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların ve davalı yanında müdahillerin istinaf başvurusunun, istinafa konu kararın nispi karar harcı yönünden düzeltilmesi suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; bilirkişi raporunun itirazları değerlendirilmeden hükme esas alındığı, yakınlarının Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi olduğu, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken yakınlarının asgari ücret üzerinden değil mezun olacağı tarihte alacağı ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği ve manevi tazminatın düşük takdir edildiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından; davacılar yakınına silah kullanma eğitimi verildiği, emniyet kaza ve önlem talimatının okutularak imzalatıldığı, olay sonrası da tüm tedbirlerin alındığı, idarenin hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı idare yanında müdahil ... tarafından; davalı idarenin ve personelinin kusurunun bulunmadığı, müteveffanın kendi kusuru nedeniyle olayın gerçekleştiği, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare yanında müdahil ... tarafından; davalı idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, zarar görenin kendi kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare ve davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından, yakınları ...'ın ... İlçe Jandarma Komutanlığı ...

Karakol Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken, 17/11/2014 tarihinde aynı yerde görevli başka bir asker tarafından silahla vurularak öldürüldüğünden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile müteveffanın babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 115.666,02 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 222.369,54 TL) maddi,

100.000,00 TL manevi ve kardeşi ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 56. maddesinde, "Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları,

sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i üzerinden aylık bağlanır." hükmüne; (davacılara vazife malullüğü aylığı bağlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle) 72. maddesinde, Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri,

5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanmış malullerden ölenlerin ya da bu hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin ana veya babalarına, ölüm tarihini takip eden ay başından geçerli olmak üzere 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi ile bu Kanunun mülga 77 nci ve 92 nci maddelerinde sayılan haller hariç olmak kaydıyla herhangi bir şart aranmaksızın aylık bağlanır;

erbaş ve erler ile yedek subay okulu öğrencilerinin ana veya babasına bağlanan aylığın toplamı 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarından az olamaz. Babaya bağlanan aylık, dul ve yetimlerin bulunması hali de dahil, ana ve babaya eşit olarak paylaştırılarak ödenir. Dul ve yetimlerle beraber baba veya anaya aylık bağlanması halinde, eş ve çocukların aylıkları baba veya ananın bulunmadığı durumlarda bağlanacak aylıktan az olamaz.

(Değişik dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/91 md.) Erbaş ve erler ile yedek subay okulu öğrencilerinin ana ve babalarına bağlanacak aylığın 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarına yükseltilmesi amacıyla aylık yükseltilmesi yapılan hallerde ilave edilen kısım hariç olmak kaydıyla, bu fıkra kapsamında ana ve babalara bağlanacak aylıklar Bakanlar Kurulu kararı ile %200’üne kadar yükseltilebilir.

Ödenecek aylığın Bakanlar Kurulunca artırılması halinde, bağlanan aylıkta meydana gelecek farklar ile dul ve yetimlerle beraber aylık bağlanması halinde, baba veya anaya bağlanan aylıklar da sosyal güvenlik kurumlarınca Hazineden tahsil edilir. hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Yönelik Olarak Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik olarak taraflarca ve müdahiller tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Kabul Edilen Manevi Tazminat Tutarlarına İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:

Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, -ön karar için idareye yapılan başvuru tarihinde yürürlükte olan haliyle- idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği;

bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi,

adli yargıda dava açılması halinde ise adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, ön karar için idareye 16/04/2018 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine 26/06/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde 225.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istenildiği, İdare Mahkemesi kararında ise faizin, davalı idareye başvuru tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, davanın açıldığı 26/06/2018 tarihinden itibaren işletilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; hükmedilen manevi tazminata davalı idareye başvuru tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, dava açma tarihi olan 26/06/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

C- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Yönelik Olarak Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:

İdare Mahkemesi tarafından 24/10/2018 tarihinde yapılan ara kararı üzerine davacılar tarafından dosyaya sunulan 12/12/2018 tarihli dilekçe ile davacı ... ve ...'a müteveffa oğullarından dolayı vazife malullüğü aylığı bağlandığının bildirildiği görülmektedir.

İdare Mahkemesince, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından vazife malullüğü aylığına ilişkin bilgi ve belge istenmeksizin, davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatının tespiti için aldırılan ve hükme esas alınan 06/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminattan davacı ... ve ...'a bağlanan vazife malullüğü aylığı indirilmemiştir.

Oysa, davacılara 5434 sayılı Kanun uyarınca bağlanan vazife malullüğü aylığının prim karşılığı olmadığı ve ifa amaçlı ödeme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, yapılan ve yapılacak bahse konu ödemenin olay nedeniyle davacılara sağlanan "yarar" kapsamında kabul edilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından, davacılara bağlanan vazife malullüğü aylığına ilişkin bilgi ve belgeler istenilerek, 5434 sayılı Kanun gereğince bağlanan vazife malullüğü aylığının yarar olarak kabul edilmesi ve hesaplanan tazminattan düşülmesi suretiyle yapılacak denkleştirme sonucuna göre maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken aksi yönde hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan davacılar tarafından, müteveffa yakınlarının olay tarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenci olduğu, ödenmesi gereken tazminat miktarı hesaplanırken mezun olacağı tarihte emsallerinin alması gereken maaş üzerinden hesaplama yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de; müteveffanın 2005 yılında üniversiteye öğrenci kaydının yapıldığı, 2014 yılında askerlik vazifesini yapmakta iken hala üniversite 2. sınıf öğrencisi olarak kaydının devam ettiği dikkate alındığında, mezun olacağı tarihte emsallerinin alması gereken maaş üzerinden tazminat hesabı yapılmasının muhtemel zararın tazmini niteliğinde olacağı sonucuna varıldığından davacıların bu iddiası yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların ve davalı yanında müdahillerin temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının ONANMASINA, kabul edilen manevi tazminat miktarına davanın açıldığı tarih olan 26/06/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi ile davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/5610, K. 2024/3742, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/5610
Karar No
2024/3742
Tarih
7 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2020/5614 K.2024/4108
  • Danıştay 10. Daire E.2020/5689 K.2024/4199
  • Danıştay 10. Daire E.2020/5690 K.2024/4201
  • Danıştay 8. Daire E.2020/5694 K.2024/5502
  • Danıştay 10. Daire E.2020/5981 K.2024/4239
  • Danıştay 10. Daire E.2020/6332 K.2024/3668

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.