İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/1180 K.2023/6672

Davacı tarafından, 23/09/2010 tarih ve 27708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin, 15. maddesinin, 8. maddesinin, 14. maddesiyle düzenlenen Ek-7'nin "Hizmet satın alımıyla,…

Esas2021/1180Karar2023/6672Tarih8 Kasım 2023Okuma17 dk · 3.460 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1180 E., 2023/6672 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
8 Kasım 2023
Esas No
2021/1180
Karar No
2023/6672
Davacı
… Başkanlığı
Vekili
Av. …
Davalı
… Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.460 kelime·17 dk okuma·11 bölüm

Davanın konusu

Davacı tarafından, 23/09/2010 tarih ve 27708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin, 15. maddesinin, 8. maddesinin, 14. maddesiyle düzenlenen Ek-7'nin "Hizmet satın alımıyla, dışarıdan gördürülen ve hastane bünyesinde kurulanlar da ayrıca belirtilecek" ibaresinin, 10. maddesinin (a) bendinde yer alan "kadro dışı geçici çalışan" ibaresinin, 10. maddesinin (i) bendinde yer alan "kadro dışı geçici çalışma" ibaresinin,

10. maddesinin (g) bendinde yer alan "Konsültan hizmetine sürekli ihtiyaç duyulan uzmanlık dallarında bu fıkranın (e) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında hekim çalıştırılabilir" ifadesinin, 10. maddesinin (e) bendinin 1 numaralı alt bendinin, 10. maddesinin (g) bendinde yer alan "Konsültan hizmet bedeli hastane tarafından hizmet sunan kuruma ödenir." ifadesinin, 10. maddesinin (ı) bendinde yer alan "Bu durumda hastalar, hastanedeki tedavi masraflarının kendileri tarafından karşılanacağı hususunda bilgilendirilir." cümlesinin, 10. maddesinin (j) bendinin, 11. maddesinin "III-Uzman Tabip" başlıklı bölümünün tamamının,

13. maddesinin hukuka aykırı olmaları nedeniyle.

6. maddesinin, 10. maddesinin (e) bendinin (1) numaralı alt bendinin ve (f), (g), (ı) bentlerinin eksik düzenleme nedeniyle iptali ile 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir." hükmünün iptali için Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi yönünden, laboratuar hizmetlerinin dışarıdan hizmet satın alınması yoluyla sağlanmasının hizmetin gereklerine uygun olmadığı gibi, tıp bilimi ile de bağdaşmadığı, hastanelerin kuruluş amacının, kendilerine başvuran hastaların muayene ve tedavilerinin en kısa sürede, tıp biliminin gereklerine uygun şekilde yapılması olduğu, bu amacın gerçekleştirilebilmesi için gerekli tetkiklerin zamanında ve en doğru şekilde yapılmasının ve en kısa süre içerisinde sonucuna ulaşılmasının zorunlu olduğu, laboratuar branşlarının sağlık kuruluşunun bünyesinde olmaması halinde, teşhis süresi uzayacağından verilecek tedavinde gecikeceği iddia edilerek dava konusu düzenlemenin iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanun'un 9. maddesinin (c) bendine ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesine istinaden, "etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine,

amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetimlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek" maksadıyla hazırlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, ancak zaman içerisinde insan kaynaklarının dengesiz dağılımının sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir olmamasının önünde ciddi bir engel oluşturması üzerine, 15/02/2008 tarihinde Özel Hastaneler Yönetmeliğinde değişiklik yayımlanarak planlama hükmü getirildiği, sonrasında da planlama çerçevesinde sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir, etkin ve verimli olması,

kaynak sıkıntısına rağmen mevcut olan atıl kapasitenin giderilmesini hedefleyen düzenlemeler yapıldığı, özel hastanelerde verilen kaliteli sağlık hizmetlerinden hiçbir surette ödün verilmemek üzere, hem Bakanlığıkları hem de özel hastane sahiplerinin uygulamada karşılaştıkları sorunların bir nebze de olsa giderilmesi amacıyla, hizmet ve personel altyapı standartlarında değişikliklere gidildiği, dava konusu edilen değişiklik maddelerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, mesnetsiz açılan davanın reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava.

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanlığı tarafından, 23/09/2010 günlü, 27708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin, 15. maddesinin, 8. maddesinin, 14. maddesiyle düzenlenen Ek-7'nin "Hizmet satın alımıyla, dışarıdan gördürülen ve hastane bünyesinde kurulanlar da ayrıca belirtilecek" ibaresinin, 10. maddesinin (a) bendinde yer alan "kadro dışı geçici çalışan" ibaresinin, 10. maddesinin (i) bendinde yer alan "kadro dışı geçici çalışma" ibaresinin,

10. maddesinin (g) bendinde yer alan "Konsültan hizmetine sürekli ihtiyaç duyulan uzmanlık dallarında bu fıkranın (e) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında hekim çalıştırılabilir" ifadesinin, 10. maddesinin (e) bendinin 1 numaralı alt bendinin, 10. maddesinin (g) bendinde yer alan "Konsültan hizmet bedeli hastane tarafından hizmet sunan kuruma ödenir." ifadesinin, 10.maddesinin (ı) bendinde yer alan "Bu durumda hastalar, hastanedeki tedavi masraflarının kendileri tarafından karşılanacağı hususunda bilgilendirilir." cümlesinin, 10. maddesinin (j) bendinin, 11. maddesinin "III-Uzman Tabip" başlıklı bölümünün tamamının,

13. maddesinin hukuka aykırı olmaları nedeniyle. 6. maddesinin ikinci fıkrasının, 10. maddesinin (e) bendinin 1 numaralı alt bendinin ve (f), (g), (ı) bentlerinin eksik düzenlendiği iddiasıyla iptali istemiye açılmıştır.

2010 yılında yapılan değişiklikler dava konusu yapılmışsa da; işbu dava devam ederken sayılı 23.09.2010/27708 sayılı R.G, 14.01.2011/27815 sayılı R.G, 27.05.2012/28305 sayılı R.G.,11.07.2013/28704 R.G.,21.03.2014/28948 R.G 23.01.2015/29245 R.G'de yayımlanan yönetmeliklerle dava konusu edilen bazı hükümler mülga olmuş,bazıları ise kısmen yada tamamen değiştirilmiş ve bunlara dayanılarak tesis edilen herhangi bir uygulama işlemi de dava konusu yapılmamıştır.

Bu durumda, 3.maddeyle değişiklik yapılan ana yönetmeliğin 6.maddesinin üçüncü fıkrasının mülga, 8.maddeyle değiştirlen 28.maddesinin birinci fıkrasının mülga, 14.maddeyle değişen Ek-7'nin "Hizmet satın alımıyla dışardan gördürülen ve hastane bünyesinde kurulanlar da ayrıca belirtilecek" ibaresinin de mevcut olmadığı anlaşılmakta olup,bu maddeler yönünden karar verilmesine gerek kalmamıştır.

Ek Madde 5'in birinci fıkrasının (g) bendi, 2010 değişikliğinden sonra değişmemiş ise de; bu fıkranın atıfta bulunduğu (e) bendinin 1 nolu alt bendi 2014 yılında davacı iddiasını karşılar şekilde değiştirildiğinden bu iki hüküm açısından da karar verilmesine gerek kalmamıştır.

Yine Ek Madde 5'in birinci fıkrasının (j) bendinin kamudan istifayla özel hastanelerde çalışacak olan hekimlere 60 gün önceden bilidirim zorunluluğu getirilmesi nedeniyle iptali istenilmişse de; 2011 yılındaki değişiklilkle bu süre 30 güne indirilmiş olduğundan karar verlmesine gerek kalmamıştır.

Dava konusu hükümlerin diğer bazılarında da 2010 yılından sonra değişiklik yapılmış isede; dava açılırken geçerli olan iddiaların aynı şekilde güncel olması sebeiyle bu durumdakilerin incelenmesi gerekmektedir.

İptali istenilen 3.maddeyle değiştirilen Ana Yönetmeiiğin 6.maddesinde" (Başlığı ile birlikte değişik:RG-23/9/2010-27708) Özel hastane kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan hekim sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir ve yatırım listesinde ilan edilir.

(Değişik fıkra:RG-27/5/2012-28305) Özel hastaneler, dört klinisyen uzmandan az olmamak kaydıyla Bakanlıkça belirlenen toplam kadrolarının en az dörtte biri sayısında klinisyen uzman ile faaliyete başlayabilirler. Toplam kadronun dörtte üçünün iki yıl içinde aktif hale getirilmesi zorunludur. İki yıl içinde aktif hale getirilemeyen kadrolar kaybedilir. Kalan dörtte birlik kadrolar, Bakanlıkça kullanımına izin verilmesi halinde aktif hale getirilir. Klinisyen uzman sayısı dördün altına düşen hastanelerin faaliyeti iki yıla kadar süreyle askıya alınır. Bu süre sonunda uzman hekim eksikliğini gideremeyen özel hastanenin ruhsatı iptal edilir.

(Mülga üçüncü fıkra:RG-11/7/2013-28704)

(Değişik fıkra:RG-14/1/2011-27815) Özel hastanenin, bulunduğu ilden başka bir ile taşınması veya devri (Mülga ibare: RG-11/7/2013-28704) (…), Bakanlığın planlamaları çerçevesinde Planlama ve İstihdam Komisyonunca değerlendirilir ve Bakanlıkça uygun bulunması halinde yapılabilir." hükmü getirilmiştir. Bu hükümle, özel hastane kadrolarına ilişkin açık ve net düzenleme yapılmadığı gibi hizmetin yerine getirilebilmesi için önceden belirlenen uzman hekim sayısına sahip olmayan hastanelerin faaliyete geçmesine izin verilmesi sonucunu doğurduğu gibi özel hastanelerin bulunduğu ilden başka bir ile taşınması veya devrine imkan sağlanması 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesine aykırılık teşkil etmektedir.

6.maddeyle değiştirilen ana yönetmeiğin 19.maddesinin ikinci fıkrasında;"(Değişik ikinci fıkra:RG-11/2/2012-28201) Çalışanların işten ayrılışları, en geç beş iş günü içinde müdürlüğe bildirilir ve çalışma belgesi iptal edilir. Ayrılanın yerine aynı uzmanlık dalında hekim başlatılabilir.

(Değişik cümle:RG-21/3/2014-28948) Her bir yan dal uzmanlık alanında ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde Bakanlıkça belirlenen sayıda yan dal uzmanı bulunması koşuluyla yan dal uzmanlığı bulunanlar Planlama ve İstihdam Komisyonunun uygun görüşü ile o ildeki ana dal uzmanlık kadrolarında başlatılabilir.

(Ek cümle:RG-21/3/2014-28948) Tıpta uzmanlık eğitimi verilmeyen illerde ise Planlama ve İstihdam Komisyonunun uygun görüşü o ildeki ana dal uzmanlık kadrolarında başlatılabilir. Bu personel için mesul müdür tarafından personel çalışma belgesi düzenlenerek müdürlüğe en geç beş iş günü içinde onaylatılır.

Ayrılanın yerine başlayış dışındaki her türlü personel başlayışlarında ise, öncelikle mesul müdür tarafından başlayacak personele çalışma belgesi düzenlenerek müdürlüğe onaylatılır ve çalışma belgesi onaylandığı tarihten itibaren personel hastanede çalışabilir." "hükmünün 2010 yılındaki şekline dava açılmış ise de, iddia bu hükmün eksik düzenlendiği,çalışma belgesi düzenlenirken hekimin Tabip Odasına kayıtlı olduğuna ilişkin belgenin de aranması gerektiği iddia edildiğinden ve bu iddia geçerliliğini koruduğundan incelenmesi gerekmektedir.

Türk Tabipler Birliği, tabiplerin deontolojiye uygun davranmaları, mesleki denetim ve yaptırımların uygulanmasının sağlanması amacıyla hareket eden bir meslek kuruluşu olduğuna ve 6023 sayılı Tür Tabipler Birliği Kanunun 7.maddesi gereği serbest çalışacak hekimlerin Tabip Odasına kayıt olma yükümlülükleri bulunduğuna göre; anılan 7.maddeye aykırı olan bu düzenleme eksik kalmıştır.

10.maddeyle değiştirilen Ek 5.maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki "...kadro dışı geçici çalışan....." ibaresinin ; (i) bendindeki "...kadro dışı geçici çalışma..."ibaresinin incelenmesine gelince; özel hastanelerde de bir sağlık hizmeti sunulduğu dikkate alındığında süreklilik arzeden bir hizmetin geçici çalışanlarca verimli şekilde yürütülmesi imkanı bulunmamakta olup kamu yararına aykırılk teşkil edecektir.

Yine Ek 5.maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan "Bu durumda hastalar,hastanedeki tedavi masraflarının kendileri tarafından karşılanacağı hususunda bilgilendirilir."cümlesine gelince; sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki kişilerin özel hastanelerde gerçekleştirilecek tedavi masraflarının da kişinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanması Anayasa gereği olup bu cümle hukuka aykırıdır.

Bu cümlenin dayağı olan 1219 sayılı Kanunun 12.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir." hükmünün de iptali için Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi gerekmektedir.

11.maddeyle değiştirilen Ek-1'in III-UZMAN TABİP bölümünde "(Değişik:RG-23/9/2010-27708) Özel hastanenin hizmet sunduğu uzmanlık dallarının her birinde en az bir kadrolu uzman tabip; belli bir uzmanlık dalında faaliyet gösteren hastanelerde ana uzmanlık dalında en az dört uzman tabip, ana faaliyet ile bağlantılı diğer uzmanlık dallarında en az bir uzman tabip." düzenlemesiyle,asgari personel sayısı hastane kapasitesinden bağımsız, tüm hastaneler için aynı sayıda belirleme yapılması, "yatak sayısı" gibi nesnel ölçütlerin dikkate alınmaması hukuka ve kamu yararına aykırılık oluşturcaktır.

13.maddeyle değiştirilen Ek-11'in (a) Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastaneleri" başlıklı bölümünün 7 numaralı bendinde," (Değişik:RG-23/9/2010-27708) Doğum salonunda görev yapan personelin faaliyet izin belgesinin düzenlenmesinden itibaren en geç bir ay içerisinde neonatal resüsitasyon programı eğitimine gönderilmesi gerekir."düzenlemesiyle daha önceki "doğum salonunda görev yapan personelden en az ikisinin resüsitasyon eğitimi almamış olmalıdır" şeklindeki düzenlemenin değiştirilerek hem resüsitasyon eğitimi almış olanların doğum salonunda görevlendirilmesinin yolu açılmış hem de sonradan bu eğitimi alcak en az kişi sayısının (2) kaldırarak istenirse 1 kişinin almasını da yeterli görmüştür.

Uzmanların açıklamasına göre; Resusitasyon ya da canlandirma kardiarespiratuvar arrest olmuş ya da akut olarak solunum ve kardiak yetersizliği olan bebek ve diger kisilere uygulanir ve onu tekrar hayata döndürmek hedeflenir.

Resüsitasyon gerektiren bebekler 4 gruba ayrilir:

- Hiç solunum eforu olmayan bebekler

- Zayif ve yetersiz solunumu olan siyanoze ve siklikla bradikardik bebekler

- Güçlü solunum eforuna ragmen siyanotik grup(nadir)

- Adale veya SSS nin primer hastaliklarindan dolayi neonatal apnesi olan küçük bir grup

Yeni doğanı degerlendirmek, yapılacak işleme karar vermek, resusitasyonda en önemli savhalardir.

Resüsitasyon için bebegin degerlendirilmesi esas olarak 3 önemli parametre üzerinden yapilir:

- Solunum

- Kalp hızı

- Deri rengi.

Yeni doğanın değerlendirilmesi için esas olarak kullanilan APGAR skorlamasi canlandırma işlemine karar vermede kullanilmaz. Çoğu perinatal asfiksi vakasında canlandırma Apgar skoru tayininde önce başlar. Özellikle ağır asfiktik vakalarda doğumdan sonraki ilk dakika çok önemlidir. Ayrica term yenidoganlara göre pretermlerde tonus ve refleks cevabının yetersiz olmasına bağlı olarak düsük Apgar skorlari bulunabilir. Prematürelerin Apgar skorlamasinda bu durumları göz önünde tutmak gerekir. Resüsitasyonun belirlenmesinde Apgar skorlamasi kullanilmamasina ragmen canlandirma isleminin etkinliginin belirlenmesinde önemlidir.

Apgar skoru 3'ün altında olan bebekler ciddi asfiktirler. Besinci dakikada Apgar skoru neonatal morbidite ile iliskili olarak önemlidir. Beşinci dakikada Apgar skoru 7'nin altında ise her 5 dakikaya bir 20. dakikaya kadar degerlendirmeye devam edilmelidir. Eger imkanlar elveriyosa dogumda umblikal venöz veya arteryel kan gazı değerlendirmesinin yapılmasın da yeni doğanın değerlendirilmesinde önemlidir. Bu kadar önemli bir konuda hem o eğitimi almamişları göreve başlatmak hem de sayıyı azalatmanın hukuka ve kamu yararına aykırılık oluşturacağı şüphesizdir.

Açıklanan nedenlerle, 2010 yılı değişikliğine yönelik olarak ana yönetmeliğin 6.maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 28.maddesinin birinci fıkrası, Ek Madde 5'in birinci fıkrasının (e) bendinin 1 numaralı alt bendi ve (g) bendi ile (j) bendi ve Ek-7 açısından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA; 6.maddesinin birinci,ikinci ve dördüncü fıkralarının,19 maddesinin ikinci fıkrasının,Ek madde 5'in birinci fıkrasın (a) bendindeki "kadro dışı geçici çalışan"ibaresinin, (i) bendinde yer alan "kadro dışı geçici çalışma" ibaresinin, (ı),(i) bentlerinin, Ek-1'in III-Uzman Tabip bölümünün ve EK-11'in (a) bölümünün (7) numaralı bendinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 28/01/2016 günlü, E:2013/8797, K:2016/278 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/11/2018 tarih ve E:2016/4485; K:2018/4436 sayılı kararıyla kısmen onanıp kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY

Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 23/09/2010 tarih ve 27708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin bazı düzenlemelerinin iptali ile 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir." hükmünün iptali için Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır.

Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 28/01/2016 günlü, E:2013/8797, K:2016/278 sayılı kararı ile; davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin, 10. maddesinin (g) bendinde yer alan "Konsültan hizmetine sürekli ihtiyaç duyulan uzmanlık dallarında bu fıkranın (e) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında hekim çalıştırılabilir" ifadesinin, 10. maddesinin (e) bendinin 1 numaralı alt bendinin, 10. maddesinin (j) bendinin, 13. maddesinin iptaline, 3. maddesi, 15. maddesi, 14. maddesiyle düzenlenen Ek-7'nin "Hizmet satın alımıyla,

dışarıdan gördürülen ve hastane bünyesinde kurulanlar da ayrıca belirtilecek" ibaresi, 10. maddesinin (a) bendinde yer alan "kadro dışı geçici çalışan" ibaresi, 10. maddesinin (g) bendinde yer alan "Konsültan hizmet bedeli hastane tarafından hizmet sunan kuruma ödenir." ifadesi, 10. maddesinin (i) bendinde yer alan "kadro dışı geçici çalışma" ibaresi, 10. maddesinin (ı) bendinde yer alan "Bu durumda hastalar, hastanedeki tedavi masraflarının kendileri tarafından karşılanacağı hususunda bilgilendirilir." cümlesi ve 11. maddesinin "III-Uzman Tabip" başlıklı bölümünün hukuka aykırı olduğu ve 10. maddesinin (f), (g),

(ı) bentlerinin eksik düzenlenmesi sebebiyle hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/11/2018 tarih ve E:2016/4485, K:2018/4436 sayılı kararı ile; Daire kararının dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına karar verilmiştir.

Davacının karar düzeltme istemi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/12/2020 tarih ve E:2019/1734, K:2020/3484 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.

Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi yönünden İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinde, sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar sayılmış olup, anılan maddenin 1/ (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu,

sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, 1/ (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı, 1/(i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla;

bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.

Anılan Kanun'un 9. maddesinin 1/ (c) bendinde de, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği öngörülmüştür.

Dava konusu değişiklik tarihinde yürürlükte olan 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin.

2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, herkesin hayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hali içinde sürdürmesini sağlamak için fert ve toplum sağlığını korumak ve bu amaçla ülkeyi kapsayan plan ve programlar yapmak, uygulamak ve uygulatmak, her türlü tedbiri almak, gerekli teşkilatı kurmak ve kurdurmak, 9.maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, sanatlarını serbest olarak icra eden tabip ve tababet mensuplarının hizmetlerinin ve işyerlerinin sağlık ve teknik denetimini yapmak, ücret tarifelerini tesbit etmek Sağlık Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmıştır.

Anılan Kararnamenin 43. maddesinde ise, Bakanlığın, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu belirtilmiştir.

2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu'nun 16. maddesinde. "Her hususi hastanede yatak sayısına uygun şekilde seririyat laboratuvarı ve arıtma etüvü, verem sanatoryumlarında her türlü teşhis yapılacak kuvvette bir röntgen cihazı, cerrahi ve doğum ameliyelerini yapan hastanelerde muntazam ameliyathaneler bulunur.

Bu tesisat bulunmayan hastaneler hasta alamazlar...“ kuralına yer verilmiş; dava konusu değişiklik tarihinde yürürlükte olan Özel Hastaneler Tüzüğü'nün "Ameliyathane, laboratuvar vb. hizmet yerleri" başlıklı 25. maddesinde.

"Özel hastanelerde uzmanlık dallarının gereğine göre, yeterli sayıda ameliyathane, kroner bakım, uyandırma, ağrı, doğum, alçı, endoskopi odaları, laboratuvar vb. zorunlu hizmet yerleri ile hastanenin yatak sayısına ve işlevine uygun güç ve nitelikte en az 100 m²'lik bir röntgen aygıtının yer aldığı röntgen laboratuvarı bulunacaktır…." hükmü yer almaktadır.

992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu'nun 1. maddesinde; muayyen ücret mukabilinde veya meccanen sariri taharriyat ve tahlilat yapılan veya masli teamüller aranılan umuma mahsus bakteriyoloji ve kimya laboratuvarların, yapılacak tahlilat ve taharriyatın cinsine göre ihtisas vesikasına malik ve Türkiye'de icrayı sanata mezun tabip, baytar, eczacı veya kimyagerler tarafından Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletinin müsaadesi istihsal edilmek suretiyle açılacağı, 2. maddesinde de; laboratuvar açacak her mütehassısın bu maddede belirtilen belgelerle birlikte mahalli sıhhiye ve muaveneti içtimaiye müdiriyetine başvuracağı hükme bağlanmıştır.

3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; münhasıran röntgen şuaı vasıtası ile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyum emanasiyonu yahut radiyum mürekkebatile veya her türlü elektrik aletleri ile tedavi yapmak için müessese açmanın Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin iznine bağlı olduğu, 2. maddesinde; birinci maddede adı geçen müesseselerin yalnız ihtisas vesikası almış tabipler tarafından açılabileceği, 7. maddede;

tabipler ve diş tabiplerinin muyanehanelerinde yalnız tedavileri altında bulunan hastalarda teşhis için kullanılmak üzere röntgen teşhis aletleri bulundurabilecekleri, bu cihazları kullanmak için hususi izin almalarına gerek olmadığı, ancak bu cihaz ve aletleri iyi kullanmaya muktedir olduklarını bir vesika ile isbata veya bir mütehassıs yanında en az üç aylık bir kurs veya staj yapmaya mecbur oldukları hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu 8. madde ile 27/3/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 28. maddesinin birinci fıkrası değiştirilmiştir. Buna göre 28. maddenin 1. fıkrasında. “Özel hastanelerde, hasta kabul ve tedavi edilen uzmanlık dallarının gerektirdiği biyokimya ve/veya mikrobiyoloji laboratuvarları bulunur.

Bakanlıkça hastanelerin bulunduğu il için tahsis edilen laboratuvar uzman sayısının her bir hastane için gerekli uzman sayısı bakımından yeterli olmaması hâlinde, Planlama ve İstihdam Komisyonunun görüşü alınarak Bakanlıkça ruhsatlı özel laboratuvarlardan veya kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde kurulan laboratuvarlardan hizmet alımı yapılabilir.

Bu durumda hizmet veren laboratuvarın sorumlu uzmanı hizmet alan birden fazla hastane laboratuvarının sorumluluğunu üstlenebilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden ve Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan ifadelerden, özel hastanelerin, hasta kabul ve tedavi edilen uzmanlık dallarının gerektirdiği laboratuvarları bünyesinde bulundurması gerektiği, bunların dışındaki laboratuvar hizmetlerinin ise, satın alınabileceği sonucuna varılmaktadır.

Öte yandan, bu laboratuvarlarda faaliyetin, konunun uzmanlarınca yürütülmesi zorunlu olup, bunun da söz konusu personelin kadrolu çalıştırılması ve ilgili uzmanlık dalında birer uzmanın sorumluluğunda faaliyetinin sürdürülmesi ile sağlanacağı açıktır.

İl için tahsis edilen laboratuvar uzman sayısının her bir hastane için gerekli uzman sayısı bakımından yeterli olmaması halinde, meydana gelen bu mecburiyetten ötürü, hastanenin laboratuvar hizmetlerinin aksamamasını teminen, özel sağlık kuruluşunun Bakanlıkça ruhsatlı özel laboratuvarlardan veya kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde kurulan laboratuvarlardan hizmet alımı yapmasına olanak tanınmıştır.

Bu durumda, dava konusu bu hükümde hukuka ve sağlık hizmetinin gereklerine aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 23/09/2010 tarih ve 27708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE,

2. Sonucu itibarıyla dava kısmen ret, kısmen iptalle sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin takdiren … TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan … TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan … TL yargılama giderinin yarısı olan … TL'nin davalı idare üzerinde bırakılmasına, … TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

3. Davanın kısmen retle sonuçlanan kısmı için ilk kararda davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılarak işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4. Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/1180, K. 2023/6672, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın konusu
  4. Davacının İddiaları
  5. Davalının Savunması
  6. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  7. Düşüncesi
  8. Danıştay Savcısı : …
  9. Düşüncesi
  10. Türk Milleti Adına
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/1180
Karar No
2023/6672
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/1183 K.2023/6772
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1194 K.2023/6743
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1198 K.2023/7167
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1200 K.2023/7166
  • Danıştay 2. Daire E.2021/1203 K.2023/5190
  • Danıştay 9. Daire E.2021/1226 K.2023/4821

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.