KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1825 E., 2025/2971 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2025
- Esas No
- 2021/1825
- Karar No
- 2025/2971
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...'e vesayeten ... 2-... 3- ... 4- ... 5-... 6- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı / ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemlerin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Davanın_konusu
Davacılar tarafından; Amasya ili, Gümüşhacıköy Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmakta iken 15/04/2016 tarihinde rüzgarın kurumun çatısını uçurması sonucu yaralandığından bahisle olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin talepler saklı kalmak kaydıyla ... için 5.000,00 TL, eşi ... için 1.000,00 TL ve dört çocuğu için ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere toplam 6.400,00 TL maddi ve her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
Davacılar tarafından; adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, meslekte kazanma gücü kaybı oranının adli tıp tarafından tespit edilmesi gerektiği, davacı...'in olay nedeniyle % 8 oranında iş gücü kaybının bulunduğu, 15/11/2018 tarihinde kendisinin yeniden rapor aldığı ve bu raporda da % 8 iş gücü kaybının devam ettiğinin belirtildiği, kendisinin raporunun iki yıllık olduğu, onun da süresinin 2018'de tamamlandığı, bu sürede de kendisinin tutuklu bulunduğu, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddi gerektiği hususunun gerçekleri yansıtmadığı,
kendisinin sanki 2018'de sağlığına kavuşacakmış gibi düşünülerek Mahkemenin hataya düştüğü, %8 iş gücü kaybının devam ettiği, Mahkemenin, bulunduğu durumunu, yaralanmasının seviyesini ve çektiği acıları göz önüne alması gerektiği, hükümlü olması nedeniyle endişe ve korkunun ve görememenin verdiği sıkıntı da göz önüne alındığında verilen tazminat miktarının düşük olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; maddi tazmin borcunun doğması için, sadece zararın mevcut olduğunun iddia edilmesinin yeterli olmadığı, zararın açıkça ortaya konulmasının gerektiği, davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen maddi zararları ispata yarar herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya ibraz edilmediği, bu haliyle herhangi bir delile dayanmayan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminata hükmedilmesi için ağır hizmet kusurunun varlığı ile bunun sonucunda kişilerin manevi değerinde bir eksilme meydana gelmesi, elem ve ızdırap duyulması, yaşama zevklerinin azalması,
haysiyet ve şereflerinin rencide edilmesinin gerektiği, diğer taraftan maddi ve manevi tazminatın bir zenginleşme aracı haline getirilemeyeceği, davacıların maddi ve manevi tazminat isteminin kabul edilebilmesi için, davacının salt idarenin kusuru sebebiyle yaralandığına dair kanıt bulunmasının gerektiği, bu nitelikte bir kanıtın bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesince alınan Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, davacılardan ...'in olay nedeniyle tıbia kırığı ve sol ayak tarsal kemik kırıklarından kaynaklı engel oranının iki yıl süreyle geçerli olmak üzere % 8 olduğunun belirtildiği, istinaf aşamasında yeniden alınan Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda da eklem limitasyonu zamanla düzelebileceği için yine iki yıl süreyle geçerli olmak üzere % 2 engel oranı olduğunun belirlendiği,
bu iki yıllık süre içinde cezaevinde olacağından ve en erken koşullu salıverilme tarihi 24/08/2021 olduğundan ortaya çıkan bir maddi zarar bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine ve davacıların bu yönden yaptığı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; maddi zarara ilişkin tazminatın sürekli ve kalıcı maluliyetin (çalışma/iş gücü kaybı) kati rapor ile tespiti halinde hesaplanacağı açık olup, davacı ...'in sürekli ve kalıcı işgücü kaybına uğradığına yönelik kati bir rapor bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/1825, K. 2025/2971, 13 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama