KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3550 E., 2021/3908 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Ağustos 2021
- Esas No
- 2021/3550
- Karar No
- 2021/3908
- Davacılar
- 1- … Birliği
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
2- … Odası VEKİLİ: Av. …
DAVALI : … Valiliği
DAVANIN_ÖZETİ : İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı, "Muayene Bilgi Yönetim Sistemi (MBYS)" konulu işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Nöbetçi Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı.
5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, 15. maddesinin 1/(d) bendinde ise 3. ve 5. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin otuz gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "konu" ile "sonuç ve istem" kısımlarında İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 22/03/2021 tarih ve 967 sayılı, "Muayene Bilgi Yönetim Sistemi (MBYS)" konulu işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği, davalı olarak da İstanbul Valiliğinin gösterildiği; ancak dilekçe içeriğinde İstanbul Valiliği işleminin dayanağı olan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12/03/2021 tarih ve 420 sayılı işlemine yönelik hukuka aykırılık iddialarında da bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, tam olarak hangi işlemin iptalinin istenildiğinin açıkça anlaşılamadığı, dava dilekçesinin bir bütün hâlinde uyumlu olmadığı, istemlerin tereddüte yer bırakılmayacak şekilde dilekçede ifade edilmediği görülmektedir. Bu hâli ile dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacılar tarafından, İstanbul Valiliği işlemi dışında anılan Sağlık Bakanlığı işleminin veya başka işlemlerinin iptalinin istenilip istenilmediğinin dilekçede açıkça ifade edilmesi, iptali istenen işlem(ler) yönünden tek tek hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi ve menfaatlerinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması, hasım veya hasımların açık bir şekilde belirlenmesi, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/3550, K. 2021/3908, 12 Ağustos 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama