KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7169 E., 2024/3690 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/7169
- Karar No
- 2024/3690
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından; ... Havalimanında ... tarihinde meydana gelen terör saldırısı sonucunda, yakınları ...'un hayatını kaybettiğinden bahisle manevi zarara uğradıkları ileri sürülerek mütevaffanın eşi ... için 150.000,00 TL, oğlu ... için 150.000,00 TL ve diğer oğlu ... için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine eş ... için 120.000,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 320.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 23/03/2021 tarih ve E:2019/5885, K:2021/1319 sayılı bozma kararına uyularak davacılar için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine, 170.000,00 TL'lik manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, sosyal risk ilkesi çerçevesinde idarenin kusursuz sorumluluğunun olduğu ve mevcut zararı tazmin etmesi gerektiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, davaya konu terör eylemi mağdur açısından haksız fiil niteliğinde olduğundan haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idarelerinin olayda kusuru veya kusursuz sorumluluğunun olmadığı, hükmedilen tazminatın emsallerinden fazla ve fahiş olduğu, sebepsiz zenginleşmeye yol açabileceği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/7169, K. 2024/3690, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama