İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/7816 K.2025/2515

...,...'a velayeten ... ve ... 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ...

Esas2021/7816Karar2025/2515Tarih13 Mayıs 2025Okuma10 dk · 1.968 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7816 E., 2025/2515 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
13 Mayıs 2025
Esas No
2021/7816
Karar No
2025/2515
Temyiz eden (davacılar)
1- Kendilerine asaleten ..., ..., ...,
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.968 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

...,...'a velayeten ... ve ... 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... 2- ...Birliği Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI

... Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem:Davacılar tarafından, yakınları ...'ın 13/08/2017 tarihinde Şanlıurfa İli, Haliliye ilçesi, ... Mahallesi'nden geçen açık sulama kanalına düşmesi üzerine boğularak vefat etmesi nedeniyle müteveffanın anne ve babası için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeşlerinin her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın meydana geldiği sulama kanalının köy yerleşim yerinin yaklaşık 250 mt batısında olduğu, ... ailesinin ikametinin olay yerinde olmadığı,

yakınlarını ziyarete geldikleri, kanal kenarlarında kanala girişi engellemek amacıyla hem kanala yaklaşık 50 mt öncesinde hem de kanal etrafında olmak üzere iki ayrı tel çit olduğu ancak tel çitlerin bazı yerlerinde kesiklikler olduğu ve müteveffanın bu bölgeden kanala girdiği ve ayrıca "kanala girmek tehlikeli ve yasaktır" ibareli uyarı yazılarının bulunmasına rağmen her iki tel çiti aşmak suretiyle dava konusu olayın meydana geldiği yere geldiği, bir süre kanal kenarında oturduktan sonra kanala girdiği,

olay mahali irdelendiğinde davalı idarenin 6200 sayılı Kanun kapsamında kendisine tevdi edilen yapım, bakım, onarım gibi görevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine yönelik bir kusuru bulunmadığı, ölenin olay tarihinde 15 yaşında olduğu ve uyarı levhaları ile tehlikenin farkına varacağı ve farklı mesafede iki ayrı tel çiti aşmak suretiyle olayın meydana geldiği yere ulaşmak gerektiği gözetildiğinde, yürütülen idari faaliyet ile meydana geldiği ileri sürülen zarar arasında doğrudan bir illiyet bağının ortaya konulamadığı,

olayla ilgili olarak davalı idarelerin, herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; keşif sırasında yapılan tespitler, Jandarma tutanakları ve dosyadaki bilgi ve belgeler ile fotoğraflardan, uyuşmazlığa konu olayın gerçekleştiği yerin meskun alan içerisinde yer aldığı, tel çitlerde kesiklerin olduğu, güvenlik tedbirlerine yönelik bakım ve onarımın yeterince yapılmadığı, davacıların vefat eden yakınının, yaşı itibariyle ergin olmamakla birlikte davranışlarının sonuçlarını kavrayabilecek durumda sezgin olduğu, ebeveynlerinin de reşit olmayan çocuk üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüklerinin bulunduğu,

olayın oluş şekli ve tarafların kusur durumunu etkileyebilecek kriterler dikkate alındığında, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün % 20, davalı Tektek Sulama Birliği'nin % 20, müteveffanın % 20 ve müteveffanın ebeveynlerinin % 40 oranında kusurlu olduğu, davalı Haliliye Belediye Başkanlığının kusurunun bulunmadığı, maddi zararının hesaplanmasına yönelik Mahkemece hesap bilirkişisinden temin edilen 15/04/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınabilir kabul edilerek tarafların kusur durumu ve miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak;

davacılar ... için 36.508,19 TL ... için 27.916,96 TL destekten yoksun kalma zararının davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve davalı Tektek Sulama Birliği tarafından davacılar ...'a ve ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, davalı Haliliye Belediye Başkanlığı yönünden ise davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin hizmet kusuru ve kusur oranları ile davacıların ve maktulün müterafik kusuru, olayın oluş şekli ve verdiği üzüntü gözetilerek,

davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı kardeşlerin herbiri için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 56.000,00 TL manevi zararın davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve davalı Tektek Sulama Birliği tarafından davacılara ödenmesine, karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından, kurum tarafından işletilmeyen bir kanal yüzünden kurum aleyhine tazminata hükmedildiği, kurumun “güvenlik önlemi almak” gibi bir yükümlülüğü olmadığı, 6200 sayılı Kanun hükümlerine göre DSİ'nin baraj, taşkın koruma, kanal vb sulama tesislerinin inşasından sorumlu olduğu, bu tesislerin planlama, projelendirme ve inşa aşamasında önerilen güvenlik önlemlerinin ikaz levhaları olduğu,

işletmeye açılan tesislerde yerleşim alanından geçen bölümlerde, gerekli koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmasının 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve 5393 sayılı Belediye kanunu hükümleri uyarınca il ve ilçe belediyelerine ait olduğu, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacıların sorumluluklarını yerine getirmemelerinden bahisle tam kusurlu oldukları ve illiyet bağının kesildiği ileri sürülmektedir.

Davalı Tektek Sulama Birliği Başkanlığı tarafından, tüm kusurun müteveffanın kendisinde ve ailesinde olduğu, sulama birliğinin kusurunun olmadığı, dosya kapsamında bulunan fotoğraflardan da görüleceği gibi kanal boyunca tel örgülerin olduğu ve kanala girmenin yasak olduğunu gösteren tabelaların olduğu bununla beraber kanal yüzeyine kanala girmek tehlikeli ve suçtur ibareli yazıların yazılmış olduğu, alınmış olan bütün bu tedbirlere rağmen davacı tarafın kendisine yüklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmediği ileri sürülmektedir.

Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesinin kararındaki ilk yanlışlığın, müteveffanın anne ve babasının destekten yoksun kalma tazminatının hesabı noktasında olduğu, Bölge İdare Mahkemesi tarafından tanzim edilen 15/04/2021 tarihli hesap raporunda anne ... için 228.176,22 TL (davalının %100 kusurlu olması halinde) destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,

davalının müteselsil kusuru %40 olarak kabul edildiğinden anne ...’nin net destekten yoksun kalma tazminatının 91.270,48 TL olması gerekirken mahkemenin eksik ve hatalı inceleme yaparak net tazminat miktarı üzerinden mükerrer olarak bir daha %40 lık bir çıkarım yaptığı ve 36.508,19 TL tazminat miktarına hükmettiği, aynı hesap hatasının baba için hükmedilen maddi tazminat miktarında da yapıldığı, anne için 91.270,48 TL yerine 36.508,19 TL’ye hükmedildiği, baba için 69.792,40 TL yerine 36.508,19 TL’ye hükmedildiği,

bu hesaplama hatasının düzeltilmesi gerektiği, lehine tazminat hükmedilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken toplam miktar üzerinden nispi vekalete hükmedilmesinde hukuki isabet olmadığı, dava dilekçesinde davalı taraf olarak göstermediğimiz ve sonradan mahkeme kararıyla dosyaya dahil olan ve tekrar mahkeme kararı ile dosyadan çıkarılan Haliliye Belediye Başkanlığına vekalet ücreti hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olduğu, manevi tazminat miktarının az olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından, yakınları ...'ın 13/08/2017 tarihinde Şanlıurfa İli, Haliliye ilçesi, ... Mahallesi'nden geçen açık sulama kanalına düşmesi üzerine boğularak vefat etmesi nedeniyle müteveffanın anne ve babası için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi kardeşlerinin her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A- Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi Yönünden İncelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmına Yönelik Olarak Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:

Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından, yakınları ...'ın 13/08/2017 tarihinde Şanlıurfa İli, Haliliye ilçesi, ... Mahallesi'nden geçen açık sulama kanalına düşmesi üzerine boğularak vefat etmesi nedeniyle toplam 161.062,88 TL maddi ve 140.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istenildiği görülmektedir.

Bakılan uyuşmazlıkta, ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince alınan bilirkişisi raporunda "olayın meydana geldiği sulama kanalının, köy yerleşim yerinin yaklaşık 250 metre batısında olduğu, ... ailesinin ikametinin olay yerinde olmadığı, yakınlarını ziyarete geldikleri ikametin olayın meydana geldiği sulama kanalının kanalına yaklaşık 250 metre mesafede bulunduğu, boğulma vakasının gerçekleştiği tarihte suyun durgun olduğu, olay yerinde tel çit olduğu fakat kesiklikler olduğu ve çocuğun bu bölgeden kanala girdiği, ‘’kanala girmek tehlikeli ve yasaktır’’ uyarı levhasının bulunduğu, kanalın kenarında olayla bağlantısı olabilecek şüphe çekici herhangi bir bulguya rastlanmadığı,

bu bölgede ve çevresinde yapılan detaylı araştırmada çocuğa ait herhangi bir iz ya da emareye rastlanmadığı, sulama kanalında boğularak ölen ...’ın 15 yıl 5 aylık olduğu, ailenin çocuğun vefatında ihmal ve tedbirsizliği olduğu, DSİ Genel Müdürlüğü sulama tesisleri kurmaya ve bu tesisleri işletmesini sağlamaya ilişkin kamu hizmetinin asli sahibi olduğu ve kilometrelerce uzunlukta, belli bir derinliği olan ve girilmesi halinde boğulma tehlikesi taşıyan kanala ait hizmetin kusurlu yürütülmesinden doğacak zararları karşılamanın birinci derecede Genel Müdürlüğün hukuki sorumluluğunda olduğu,

sulama tesislerinin işletmesinin sulama birliklerine devredilmiş olması halinde ise hukuki sorumluluk müştereken ve müteselsilen her iki idareye de ait olacağı, kamu hizmetinin yürütülmesinin başka bir idareye devredilmiş olması hizmetin asli sahibinin devreden idare olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, Davalı idarelerden DSİ Genel Müdürlüğünün, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri hakkındaki Kanunun 2.maddesinin (b) bendinde sulama tesisleri (sulama kanalı vb.) kurmak, (g) bendinde de ‘‘Yukarıdaki fıkralarda yazılı tesislerin (çalıştırma,

bakım ve onarım dahil) işletmelerini sağlamak’’ Genel Müdürlüğün görevleri arasında sayılmış olup, belirtilen görevleri doğrultusunda kanal üzerinde gerekli güvenlik tedbirlerini almadığından hizmet kusurunun bulunduğu ve olayın meydana gelmesinde % 20 kusurlu olduğu, davalı idarelerden Tektek Sulama Birliğinin, 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunun Amaç ve Kapsam başlıklı 1.maddesi uyarınca kanal üzerinde gerekli güvenlik önlemlerini sağlamadığından hizmet kusurunun bulunduğu ve olayın meydana gelmesinde % 20 kusurlu olduğu, boğulma olayının gerçekleştiği alan yerleşim yeri dışında ve gayrimeskûn mahalde kaldığından,

Haliliye Belediyesinin kusuru bulunmadığı, davacı ailenin çocuğun korunması için yeterli önlemleri almadığı, çocuğun ailenin bulunduğu yerden uzaklaşmış olduğu ve ailenin çocuğun evden uzaklaştığını bilmesine rağmen müdahale etmediği, ailenin çocuğun bakım, gözetim ve sorumluluğunu gereğince yapmadığı ve çocuğu ihmal ettiği, ailenin % 60 kusurlu bulunduğu kanaatine varılmıştır." görüşüne yer verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince de tespit edilen kusur oranları hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak bu doğrultuda karar verilmiştir.

Davacıların maddi zararının hesaplanmasına yönelik olarak alınan hesap bilirkişisinin düzenlediği 15/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı anne ... için 228.176,22 TL (davalı idarelerin %100 oranında kusurlu olması halinde) destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davalı idarelerin müteselsil kusuru %40 olarak kabul edildiğinden anne ...'ın net destekten yoksun kalma tazminatının 91.270,48 TL olarak belirlendiği ve davacı baba ... için 174.480,98 TL (davalı idarelerin %100 oranında kusurlu olması halinde) destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davalı idarelerin müteselsil kusuru %40 olarak kabul edildiğinden baba ...'ın net destekten yoksun kalma tazminatının 69.792,40 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

15/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacılar için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminat miktarları davalı idarelerin %40 oranında müteselsil kusuru olduğu dikkate alınarak "net destekten yoksun kalma tazminatı" hesaplandığı halde, Bölge İdare Mahkemesi kararında anne ... için hesaplanan net destekten yoksun kalma tazminatı olan 91.270,48 TL'nin %40'ı (davalı idarelerin müteselsil kusuru) oranında 36.508,19 TL,

baba ... için hesaplanan net destekten yoksun kalma tazminatı olan 69.792,40 TL'nin %40'ı (davalı idarelerin müteselsil kusuru) oranında 27.916,96 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmek suretiyle davalı idarelerin belirlenmiş olan kusur oranlarının mükerrer olarak yani belirlenen kusur oranları üzerinden hesap edilen tazminat miktarı üzerinden yeniden oransal indirime girmek suretiyle hesaplamaya dahil edildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı miktarının yeniden hesaplanıp davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi kararının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarelerin temyiz isteminin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, maddi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/7816, K. 2025/2515, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Diğer Davalı
  4. Yargılama Süreci
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/7816
Karar No
2025/2515
Tarih
13 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/7833 K.2025/2818
  • Danıştay 10. Daire E.2021/7863 K.2025/2623
  • Danıştay 8. Daire E.2021/7870 K.2025/4459
  • Danıştay 8. Daire E.2021/7877 K.2025/5113
  • Danıştay 8. Daire E.2021/7921 K.2025/5086
  • Danıştay 6. Daire E.2021/7962 K.2025/2769

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.