KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/876 E., 2021/3023 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2021
- Esas No
- 2021/876
- Karar No
- 2021/3023
- Davacı
- … İşletmesi
- Vekili
- Av. …
- Davalı
- … Bakanlığı
- Davanın_özeti
- Koronavirüs ile mücadele kapsamında İçişleri Bakanlığının düzenlemiş olduğu genelgelerin 65 yaş ve üstü vatandaşlar için seyahat özgürlüğünün kısıtlanması niteliğindeki hükümlerinin iptali istenilmektedir.
- Danıştay tetkik hâkimi
- …
- Düşüncesi
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı.
5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, 15. maddesinin 1/(d) bendinde ise 3. ve 5. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin otuz gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "dava konusu" ile "netice ve talep" kısımlarında Koronavirüs ile mücadele kapsamında İçişleri Bakanlığının düzenlemiş olduğu genelgelerin 65 yaş ve üstü vatandaşlar için seyahat özgürlüğünün kısıtlanması niteliğindeki hükümlerinin iptalinin istenildiği, "açıklamalar" kısmında ise 21/03/2020 ve 01/12/2020 tarihli genelgelere atıf yapılarak, 65 yaş ve üstü vatandaşlar için getirilen seyahat kısıtlamalarının yanı sıra başka kısıtlamalardan da bahsedilerek hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, iptali istenilen genelgelerin tarihi ile sayısının ve genelgelerin tamamının mı yoksa bir kısmının mı iptalinin istenildiğinin tereddüte yer bırakılmayacak şekilde dilekçede ifade edilmediği görülmektedir. Bu hâli ile dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, hangi genelgelerin iptalinin istenildiğinin tarih ve sayısı ile dilekçede açıkça belirtilmesi, tarih ve sayısı belirtilen bu genelgelerin tamamının mı, yoksa belirli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin; bir kısmının iptali isteniliyorsa hangi kısımlarının iptalinin istenildiğinin açıkça belirtilmesi, iptali istenen kısımlar yönünden tek tek, genelgelerin tamamının iptali isteniyorsa tamamı yönünden tek tek hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi ve menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/876, K. 2021/3023, 7 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama