İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/1062 K.2025/4696

3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/1062Karar2025/4696Tarih22 Ekim 2025Okuma7 dk · 1.360 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1062 E., 2025/4696 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
22 Ekim 2025
Esas No
2022/1062
Karar No
2025/4696
Temyiz eden (davacılar)
1- ... 2- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.360 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı

VEKİLİ

Av. Hukuk Müş. ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'un 08/07/2019 tarihinde T.F. isimli şahıs tarafından darp edilerek ağır şekilde yaralanmasının ardından 21/90/2019 tarihinde vefat etmesinde, tutuklanmadan önce gerekli tetkik ve muayenenin yapılmaması ve tutuklanmasının ardından gerekli tedavinin yaptırılmaması nedeniyle davalı idarelerin ağır hizmet kusuru bulunduğundan bahisle toplam 340.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacılar tarafından yakınlarının ölümüne neden olduğu ileri sürülen T.F. isimli şahsın "kasten adam öldürme" suçundan yargılandığı davanın devam ettiği belirtilmiş ise de, söz konusu davanın T.F. isimli şahsın sorumluluğu ile ilgili olduğu, davalı idarelerin hukuki sorumluluklarını etkilemeyeceği, bu nedenle süre aşımı bakımından bir etkisi bulunmadığı, davacılar yakınının vefat ettiği 05/08/2019 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde davalı idarelere başvurulması gerekirken, 25/05/2021 tarihinde yapılan başvuruların reddi üzerine açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, davanın süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacıların yakını ..., 08/07/2019 tarihinde ... isimli şahsın kızını taciz ettiği gerekçesiyle .. isimli kişi tarafından dövülmüş olay esnasında apartman boşluğuna düşmesi sonucu yaralanmıştır. Davacılar yakını, aynı gün götürüldüğü doktor muayenesi sonrasında tutuklanarak, cezaevine götürülmüş, 05/08/2019 tarihinde rahatsızlanması üzerine... Hastanesine sevk edilmiştir. 06/08/2019 tarihinde hakkında tahliye kararı verilen davacılar yakını, 21/09/2019 tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir.

Davacılar yakınının ölümü üzerine ...

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, 1. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan ... tarih ve ... sayılı raporda "maktulun ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, maktulün ölümüne neden olan kanamanın özellikleri itibariyle 08/07/2019 tarihinde maruz kaldığı travma dışında başkaca bir travmaya maruz kalmadığının kabulü halinde illiyet bağı olacağı ancak bu hususun adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağı" görüşüne yer verilmiş, akabinde T.F hakkında "ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama" suçunu işlediği iddiasıyla ...

Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayden açılan davada ...

Ağır Ceza Mahkemesince, "maktulün 08/07/2019 tarihinden önce başka bir tramvaya maruz kalma durumunun bulunmadığının ve aynı zamanda bu tarihten sonraki dönemde de herhangi bir başkaca travmaya maruz kalmadığının sadece 08/07/2019 günü davaya konu eylem nedeni ile maruz kaldığı travma durumunun bulunduğunun anlaşılmış olması hususları hep birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde söz konusu 1.Adli Tıp İhtisas Kurumu raporundaki tespit ve değerlendirmeler de göz önüne alınarak kişinin ölümüne neden olan künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlara ilişkin eylem ile sanığın sübut bulan eylemi arasında illiyet bağının

tereddütsüz olarak kurulabildiği kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle sanık hakkında "ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama" suçundan mahkumiyet kararı verilmiş; söz konusu karar ... Bölge Adliye Mahkemesi ...

Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "sanığın mağduru darp ettiği 08.07.2019 tarihi ile vefat ettiği 21.09.2019 tarihi arasında geçen sürenin uzunluğu da göz önüne alınarak maktulun cezaevinde bulunduğu süreçte kendi eylemi neticesi düşme çarpma gibi eylemlerle yaralanmış olabileceği, bu tip bir olay neticesi gelişen komplikasyonların beyin kanaması sonucu ölümü meydana getirebileceği, başlı başına maktulun cezaevinde bulunduğu süreçte herhangi bir sağlık şikayeti bulunmamasının sanık aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

maktul tarafından düşme gibi herhangi bir vaka nedeniyle gerçekleşmesi muhtemel yaralanmasını önemsemeyip şikayet konusu edilmemiş olabileceği ihtimalleri dikkate alınarak ilk derece mahkemesince kimin, hangi beyanına üstünlük tanımak suretiyle veya hangi kesin delile dayanarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğinin karar yerinde ve gerekçesinde yeterince tartışılmaması ile eksik araştırma ve kovuşturma neticesinde olayla ilgili her ayrıntıya dayalı, sanık açısından lehe-aleyhe delilleri somutlaştırma ve kişiselleştirme yapmaksızın genel kabul ile karar verilmesi hukuka aykırıdır." gerekçesiyle bozulmuştur.

Davacılar tarafından, yakınlarının ölümünde davalı idarelerin ağır hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek toplam 340.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle davalı idarelere 25/05/2021 tarihinde başvurulmuş; davalılardan Adalet Bakanlığı tarafından 23/06/2021 tarihli işlem ile anılan başvuru reddedilmiş, davalılardan Sağlık Bakanlığınca söz konusu başvuruya cevap verilmemiştir. 05/08/2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren otuz gün içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yukarıda aktarılan maddeler uyarınca idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için; maddi olayın, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya konulması zorunludur.

İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.

Esasen, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Eylemin idariliğinin ve/veya zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.

Uyuşmazlıkta, davacıların 08/07/2019 tarihinde yaralanarak, muayenesinin ardından aynı gün tutuklanarak cezaevine götürülen ve burada rahatsızlanarak 05/08/2019 tarihinde hastaneye sevk edilen yakınlarının ölümü üzerine başlatılan soruşturmada "maktulün ölümüne neden olan kanamanın özellikleri itibariyle 08/07/2019 tarihinde maruz kaldığı travma dışında başkaca bir travmaya maruz kalmadığının kabulü halinde illiyet bağı olacağı ancak bu hususun adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağı" görüşüne yer verilen Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan ... tarih ve ... sayılı raporun ise davacılara tebliğ edilmediği görülmektedir.

Bu durumda, davacıların yakınlarının yaralandıktan sonra cezaevine götürülmesinde, cezaevinde kaldığı süre boyunca sağlık durumuna ilişkin olarak davalı idarelerce yürütülen hizmetlerde hizmet kusuru bulunup bulunmadığına yönelik şüphelerinin ancak vekillerinin 23/03/2021 tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayden açılan davaya vekaletname sunarak, söz konusu Adli Tıp Kurumu raporunu öğrenmesiyle oluştuğu bir başka ifadeyle davacılar açısından eylemin idariliğinin 22/03/2021 tarihinde söz konusu adli tıp raporunun öğrenilmesiyle ortaya çıktığının kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, eylemin idariliğinin öğrenilmesi üzerine 1 yıl içerisinde yapılan başvurunun reddi üzerine açılan bu davada uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararda ve bu karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/1062, K. 2025/4696, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Yargılama Süreci
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/1062
Karar No
2025/4696
Tarih
22 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2022/1067 K.2025/4610
  • Danıştay 10. Daire E.2022/1075 K.2025/4308
  • Danıştay 10. Daire E.2022/1085 K.2025/4761
  • Danıştay 10. Daire E.2022/1086 K.2025/4580
  • Danıştay 10. Daire E.2022/1092 K.2025/4341
  • Danıştay 10. Daire E.2022/1095 K.2025/4688

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.