İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/2254 K.2025/4200

Dava konusu istem: Davacı vekili tarafından, müvekkilinin bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle 02/02/2016 tarihinde geçirmiş olduğu cerrahi operasyon neticesinde ameliyat bölgesinde neşter ucu unutulmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan…

Esas2022/2254Karar2025/4200Tarih29 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.194 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2254 E., 2025/4200 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire Temyiz Eden Müdahil

Karar tarihi
29 Eylül 2025
Esas No
2022/2254
Karar No
2025/4200
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Davalı yanında)
...
Vekili
Av. ...
İstemlerin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca ve davalı yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.194 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı vekili tarafından, müvekkilinin bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle 02/02/2016 tarihinde geçirmiş olduğu cerrahi operasyon neticesinde ameliyat bölgesinde neşter ucu unutulmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 1.700,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 251.700,00 TL tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 01/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; ...tarih ve ... sayılı bilirkişi raporunda özetle.

"Kişiye L4-5 lomber herni tanısı ile yapılan L4-5 mikrodiskektomi ameliyatının endikasyonunun mevcut olduğu, ameliyat tekniğinin tıbben uygun olduğu, ameliyat sırasında bistüri ucunun kırılması ve çıkarmak için uğraşılıp çıkarılamamasının bu tür ameliyatlarda görülebilecek komplikasyonlardan olduğu, ancak gelişen komplikasyonla ilgili kişinin bilgilendirilmemesinin ve tıbbi belgelere kaydedilmemesinin bilgilendirme ve kayıt tutma yükümlülüğü açısından uygun olmadığı, yabancı cisimlerin kişide herhangi bir şikayete ya da enfeksiyon gibi ek bir soruna yol açmadığı durumlarda kesin olarak çıkarılma endikasyonu olmadığının bilindiği,

ancak hekimin ağrı ve akıntı şikayetleri ile mükerrer başvuruları olan davacıya yabancı cismin çıkarılması için yeniden ameliyat önermemesinin tıbben uygun olmadığı, ameliyat sahasında bistüri ucu unutulmasının yaşamsal tehlikeye yol açan bir durum olarak değerlendirilmediği" kanaatlerine yer verildiğinin görüldüğü, bu itibarla, yukarıda aktarılan bilirkişi raporu doğrultusunda, Mahkememizin 07.03.2019 tarihli ara kararı ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'nden.

"Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının 02.02.2016 tarihinde geçirmiş olduğu cerrahi operasyonda ameliyat bölgesinde bisturi ucu unutulması sonucunda, davacıda işgücü kaybı olup olmadığının tespit edilerek, varsa işgücü kayıp oranının tespitinin yapılmasının" istenilmesi üzerine düzenlenen ...tarihli ve... sayılı heyet raporunun incelenmesinden, mevcut muayene ve klinik bulgular sonucunda, meydana gelen olay nedeniyle davacının herhangi bir iş gücü kaybı yaşamadığının ifade edildiği anlaşılmakta olup; diğer taraftan, Mahkemenin bu defa 10.04.2019 tarihli ara kararı ile davacıdan.

"Dava dilekçesinde kazanç kaybı ve tedavi giderlerinin de tazminin talep edilmiş olmasına karşın, anılan taleplere ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulmadığı görüldüğünden, söz konusu giderlerin yapıldığına dair somut bilgi ve belgelerin (fatura, tutanak, belge vs.) gönderilmesinin" istenilmiş olmasına karşın, anılan hususa ilişkin bilgi ve belgelerin de dava dosyasına sunulamadığı görüldüğünden, davacının, bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle 02.02.2016 tarihinde geçirmiş olduğu cerrahi operasyon neticesinde,

ameliyat bölgesinde neşter ucu unutulmasına ilişkin olaydan kaynaklı olarak uğradığını iddia ettiği maddi zararların karşılanmasına hukuken olanak bulunmadığı, davacının, davalı idarenin hizmet kusuru sonucu yaşamış olduğu derin üzüntü ve keder nedeniyle, 250.000,00-TL manevi tazminat istemine ilişkin olarak; olayda, ameliyat sırasında bistüri ucunun kırılması ve çıkarmak için uğraşılıp çıkarılamamasının bu tür ameliyatlarda görülebilecek komplikasyonlardan olduğu, ancak gelişen komplikasyonla ilgili kişinin bilgilendirilmemesinin ve tıbbi belgelere kaydedilmemesinin bilgilendirme ve kayıt tutma yükümlülüğü açısından uygun olmadığı,

dolayısıyla, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, davacının aydınlatılarak bilgilendirilme hakkının elinden alınmış olacağı ve bu yükümlüğünün yerine getirilmemesinin yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacıda endişe ve üzüntüye yol açacağı dikkate alındığında;

davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı da gözetilerek 10.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 01.02.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare ve müdahilin istinaf başvurularının reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının, manevi tazminat istemine ilişkin kısmının kaldırılmasına, Mahkemece hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminata ilaveten 10.000,00 TL ile birlikte toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 01/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat istemi ve manevi tazminat isteminin reddedilen 230.000,00 TL'lik kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, bel fıtığı ameliyatı sonrasında ameliyat yerinde iltihap olduğu, ağrılarının arttığı, ayağa kalkamaz hale geldiği, kısa bir süre sonra baygınlık geçirdiği ve baygın halde yakınları (ve komşuları) tarafından acil olarak Bafra Devlet Hastanesine getirildiği, tomografi çekim sonuçlarına göre ameliyat bölgesinde neşter ucu bulunduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine 14/04/2016 tarihinde ameliyat edilerek yaklaşık 1.5 cm. uzunluğundaki neşter ucunun vücudundan alındığı, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükmolunan manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu,

kazanç kaybını ispatlar nitelikteki belgelerin dikkate alınmadığı, ilgili kurumlardan gereken evrak ve bilginin istenilmediği, yapılan masraflardan, sadece dosya içeriğinden ispat edilebilen, mutat ulaşım masrafları talep edildiği halde, iş bu talebin reddedildiği, maluliyet tespiti yönündeki işlemler, eksik ve usulüne uygun olmadığından, doğru bir sonuç elde edilemediği, hastaneden iyileşme süresinin sorulmadığı, bu bağlamda iyileşme süresi yönünden oluşan kazanç kaybının karşılanmadığı, davalı idare tarafından, dava konusu olayda hizmet kusurunun bulunmadığı,

Bafra Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun tebliğ edilmediği, rapora karşı itiraz ve beyanlarının alınmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, Adli Tıp Kurumu raporunda bisturi ucu kırılmasının komplikasyon olduğunun vurgulandığı davalı yanında müdahil tarafından, davacı hastanın operasyon veya hasta yararı dikkate alınarak çıkartılmadan bırakılan kırık bistürü ucu nedeniyle herhangi bir ağrı, acı, hareket kısıtlılığı yaşamadığı, hükmolunan manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı ile davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden; davacının bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle 02/02/2016 tarihinde Bafra Devlet Hastanesinde ameliyat edildiği, ameliyat günü akşamı hastanede kaldıktan sonra, "dikişlerinin alınması ve kontrol amacıyla on gün sonra hastaneye gelmesi" yönünde bilgilendirilerek taburcu edildiği, on gün sonra yapılan muayenesinde de, iyileşme sürecinde olduğu belirtilerek, bu defa bir ay sonra kontrole gelmesinin istenildiği,

takip eden süreçte ise, iltihap oluşumu ile akıntıların artması akabinde, yakınları tarafından acil olarak yeniden Bafra Devlet Hastanesine getirilen ve burada yapılan tetkikler kapsamında tomografisi çekilen davacının, ameliyat bölgesinde yaklaşık 1,5 cm uzunluğunda bistüri ucu unutulduğunun anlaşıldığı, 14.04.2016 tarihinde gerçekleştirilen ameliyat ile de söz konusu bistüri ucunun davacının vücudundan çıkarıldığı,

bu kapsamda, yaşanan olayın idare ve görevlilerinin gerek cerrahi müdahale gerekse de takip ve tedavi süreçlerindeki ihmalkarlıkları sebebiyle meydana geldiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.700,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 251.700,00 TL tazminatın; davalı idareye başvuru tarihi olan 01/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Ceza Soruşturması sürecinde Bafra Cumhuriyet Başsavcılığınca bilirkişiliğine başvurulan ve İdare Mahkemesince de hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ...tarih ve ... karar numaralı raporda; " Kişiye L4-5 lomber herni tanısı ile yapılan L4-5 mikrodiskektomi ameliyatının endikasyonunun mevcut olduğu, ameliyat tekniğinin tıbben uygun olduğu, ameliyat sırasında bistüri ucunun kırılması ve çıkarmak için uğraşılıp çıkarılamamasının bu tür ameliyatlarda görülebilecek komplikasyonlardan olduğu,

ancak gelişen komplikasyonla ilgili kişinin bilgilendirilmemesinin ve tıbbi belgelere kaydedilmemesinin bilgilendirme ve kayıt tutma yükümlülüğü açısından uygun olmadığı, yabancı cisimlerin kişide herhangi bir şikayete ya da enfeksiyon gibi ek bir soruna yol açmadığı durumlarda kesin olarak çıkarılma endikasyonu olmadığının bilindiği, ancak hekimin ağrı ve akıntı şikayetleri ile mükerrer başvuruları olan davacıya yabancı cismin çıkarılması için yeniden ameliyat önermemesinin tıbben uygun olmadığı, ameliyat sahasında bistüri ucu unutulmasının yaşamsal tehlikeye yol açan bir durum olarak değerlendirilmediği" yönünde görüş bildirilmiştir.

İdare Mahkemesince anılan rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı taraflar ve müdahilin istinaf başvuruları üzerine Bölge İdare Mahkemesince, davalı idare ve müdahilin istinaf başvurularının reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin, 1. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; ancak, davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından resen yapılacağı kurala bağlanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrasında, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu; 61. maddesinin 1. fıkrasında, taraflardan birinin, davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği; 66. maddesinde ise, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabileceği hükümleri yer almaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş.

"Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği.

"Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Uyuşmazlıkta, Ceza soruşturması sürecinde Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında bilirkişiliğine başvurulan ve İdare Mahkemesince de hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporun taraflara tebliğ edilmediği görülmüş olup, hukuki dinlenilme hakkı uyarınca dosya taraflarına raporları tebliğ edilerek raporlara karşı itiraz ve beyanda bulunma hakkının verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, belirtilen husus gözetilmeksizin yapılan yargılama sonucunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı idarenin ve müdahilin istinaf başvurularının reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle 02/02/2016 tarihinde Bafra Devlet Hastanesinde ameliyat edildiği, ameliyat günü akşamı hastanede kaldıktan sonra, "dikişlerinin alınması ve kontrol amacıyla on gün sonra hastaneye gelmesi" yönünde bilgilendirilerek taburcu edildiği, on gün sonra yapılan muayenesinde de iyileşme sürecinde olduğu belirtilerek, bu defa bir ay sonra kontrole gelmesinin istenildiği,

takip eden süreçte ise, iltihap oluşumu ile akıntıların artması akabinde, yakınları tarafından acil olarak yeniden Bafra Devlet Hastanesine getirilen ve burada yapılan tetkikler kapsamında tomografisi çekilen davacının, ameliyat bölgesinde yaklaşık 1,5 cm uzunluğunda bistüri ucu unutulduğunun anlaşıldığı, 14.04.2016 tarihinde gerçekleştirilen ameliyat ile de söz konusu bistüri ucunun davacının vücudundan çıkarıldığı,

bu kapsamda, yaşanan olayın idare ve görevlilerinin gerek cerrahi müdahale gerekse de takip ve tedavi süreçlerindeki ihmalkarlıkları sebebiyle meydana geldiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş.

"Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği.

"Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.

Her ne kadar, Daire kararıyla, "uyuşmazlıkta, Ceza soruşturması sürecinde Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında bilirkişiliğine başvurulan ve İdare Mahkemesince de hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporun taraflara tebliğ edilmediği görülmüş olup, hukuki dinlenilme hakkı uyarınca dosya taraflarına Adli Tıp Kurumu raporu tebliğ edilerek raporlara karşı itiraz ve beyanda bulunma hakkının verilmesi gerektiği, bu durumda,

belirtilen husus gözetilmeksizin yapılan yargılama sonucunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı idarenin ve müdahilin istinaf başvurularının reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmişse de , Bölge İdare Mahkemesinin 6100 sayılı Kanun uyarınca adli yargı merciilerince (soruşturma makamınca) yaptırılan bilirkişi incelemesine ait raporu taraflara tebliğ etmesinin hukuken söz konusu olamayacağı,

böyle bir yola gidilmesi sürecinde rapora itiraz söz konusu olduğunda veya ek rapor alınmasına ihtiyaç duyulması halinde yargılama tekniği bakımından ek rapor alınmasının mümkün olmayacağı, kaldı ki soruşturma dairesinde yaptırılan bilirkişi incelemesinin amacı ve bilirkişiye sorulan sorular ile idari yargı merciinde görülmekte olan bir tam yargı davasında yaptırılacak bilirkişi incelemesindeki soruların farklılık arz edeceği, bu nedenle soruşturma makamına yaptırılan bilirkişi incelemesine ait raporun, idari yargı yerinde açılmış bulunan bir davada taraflara tebliğinin beklenilemeyeceği açıktır.

Açıklanan nedenlerle, idari yargı merciince, uyuşmazlığın özelliğine uygun şekilde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/2254, K. 2025/4200, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. (X)-karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/2254
Karar No
2025/4200
Tarih
29 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2022/2259 K.2025/3796
  • Danıştay 8. Daire E.2022/2270 K.2025/7124
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2398 K.2025/4159
  • Danıştay 12. Daire E.2022/2440 K.2025/4122
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2488 K.2025/4259
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2489 K.2025/4087

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.