İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/2695 K.2022/3978

Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak … Devlet Hastanesinde sürekli işçi sıfatıyla görev yapmaktayken süresi dolan özel güvenlik kimlik kartının yenilenmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz…

Esas2022/2695Karar2022/3978Tarih20 Eylül 2022Okuma7 dk · 1.466 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2695 E., 2022/3978 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
20 Eylül 2022
Esas No
2022/2695
Karar No
2022/3978
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Valiliği
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
… Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.466 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Davanın_konusu

Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak … Devlet Hastanesinde sürekli işçi sıfatıyla görev yapmaktayken süresi dolan özel güvenlik kimlik kartının yenilenmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle silahlı/silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı verilmemesine ilişkin olarak tesis edilen … tarih ve …. sayılı … Valiliği Özel Güvenlik Komisyonu kararı ile söz konusu kararın … Devlet Hastanesi Müdürlüğüne bildirilmesine yönelik olarak tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının 1 yıl 3 ay süreyle kasten işlediği bir suçtan dolayı mahkum olduğu, söz konusu cezanın ertelendiği, 5188 sayılı Kanun'da açıkça bir yılın üzerinde kasten işlenen suçlardan alınacak mahkumiyetin özel güvenlik görevlisi olunmasına engel olacağının belirtildiği, cezanın ertelenmiş olmasının ise infazın şekline ilişkin bir düzenleme olduğu,

mahkumiyetin varlığını, hukuki sonuçlarını ve yoksunluklarını değiştirmeyeceği, özel güvenlik görevlilerinde aranan şartların, ilgililerce her daim taşınması gerektiği, şartların kaybedilmesi veya yenileme başvurularında şartların sağlanmadığının sonradan anlaşılması gibi hallerde, bu durumun ilgililer lehine kazanılmış hak doğurmayacağı ve özel güvenlik çalışma belgelerinin derhal iptal edilebileceği, mevzuatla getirilen şartları sağlamayan davacının özel güvenlik kartının yenilenmesine dair yaptığı başvurunun reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmediği,

öte yandan, davacının özel güvenlik kimlik kartının yenilenmediğinin görev yaptığı hastaneye bildirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı. Emniyet Müdürlüğü işleminin, durum bildirir mahiyette bir hazırlık işlemi olduğu, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı anlaşıldığından, anılan işlem yönünden davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ceza yargılaması sonucunda 1 yıl 3 ay hapis cezası almış olsa da söz konusu cezanın ertelenerek 1 yıl 3 ay denetim süresi belirlendiği, söz konusu kararın bir nevi hükmün açıklanmasının geri bırakılması niteliğinde olduğu, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemediği, İçişleri Bakanlığının 22/09/2021 tarih ve 2021/10 sayılı Genelgesi'nin çalışma izni başlığı altında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik düzenlemelerinin kendisi hakkında uygulanması gerektiği, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yapılan düzenlemelerin 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 7072 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra işlenen suçlar hakkında uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bakılan uyuşmazlıkta; davacının 01/12/2014 tarihinde iki ayrı kişiye karşı işlediği kasten nitelikli yaralama suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde …. Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla bir fiili nedeniyle 1 yıl 3 ay hapis cezası aldığı, cezanın ertelendiği ve 1 yıl 3 ay denetim süresi belirlendiği, diğer fiili nedeniyle de 10 ay hapis cezası aldığı, bu ceza açısından ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 27/12/2016 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

Davacı tarafından, her ne kadar temyiz dilekçesinde 2021/10 sayılı Genelgedeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kuralların kendisi hakkında uygulanması gerektiği ve 5188 sayılı Kanun'da 02/01/2017 tarihli ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 01/02/2018 tarihli ve 7278 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden önce kasten nitelikli yaralama suçunu işlediğinden ilgili düzenlemelerin kendisi hakkında uygulanamayacağı iddia edilmiş ise de, davacı hakkında ceza mahkemesi tarafından verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ile ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına, cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin 1. fıkrası gereği ertelenmesine karar verildiği görülmektedir.

01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ''Hapis Cezasının Ertelenmesi'' başlıklı 51. maddesinde, ''İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.

Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nda tecil süresi içinde suç işlenmediği takdirde mahkumiyet esasen vaki olmamış sayılırken, 5237 sayılı Kanun'a göre ertelemenin en önemli sonucu, erteleme süresi sonunda hapis cezasının infazının tamamlanmış olmasıdır.

Dolayısıyla 5237 sayılı Kanun uyarınca cezanın ertelenmesi bir infaz şekli olup; erteleme halinde ortada açıklanmış bir hüküm olduğu, sadece hükümlünün belli bir süre denetim altında tutularak cezasının ceza infaz kurumu dışında infaz edilmesi sonucunun doğduğu açıktır.

Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 17/07/2012 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Birleştirilmiş Genelgesi'nin "erteleme hükmünün verildiği kanuna göre değerlendirilmesi" başlıklı 7.3.1. maddesinin (b) bendinde, 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihinden sonra işlemiş olduğu bir suçtan dolayı ceza almış ve cezası ertelenmiş bir kişinin denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği taktirde cezası çektirilmiş sayılmasına rağmen hüküm korunmuş olduğundan, deneme süresi içerisinde suç işlememiş olsa bile hiç bir şeklide özel güvenlik görevlisi olamayacağının düzenlendiği,

2021/10 sayılı Genelge'nin "özel güvenlik çalışma izni verildikten sonra suç işleyenler" başlıklı 8.2. maddesinin (a) bendinde ise, çalışma izni verilen özel güvenlik görevlilerinin Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, örgütlü suçlar ve 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (d) bendinin 3. alt bedinde sayılan suçlar dışında bir suçtan yargılananların yargılama süresi içerisinde çalışabileceği, kesinleşmiş yargı kararı sonucunda, özel güvenlik görevlisi olmalarına engel bir hüküm almaları halinde çalışma izinlerinin iptal edileceğinin düzenlendiği görülmektedir.

Davacının işlemiş olduğu suçlar, bu bentte sayılan suçlardan olmamakla birlikte, kesinleşmiş yargı kararı sonucunda aldığı 1 yıl 3 aylık hapis cezası özel güvenlik görevlisi olmaya engel teşkil etmektedir.

Ayrıca, 5188 sayılı Kanunu'nun "özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar" başlıklı 10. maddesinin (d) bendinde kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamanın düzenlendiği görüldüğünden davacının aldığı ceza miktarı ve verilen erteleme kararının niteliği, özel güvenlik görevlisi olarak çalışma şartlarının yitirilmesine sebebiyet verdiğinden davacının temyiz aşamasında ve dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar işlemi sakatlayacak mahiyette bulunmamıştır.

Diğer taraftan, dava konusu işlemin bir diğer sebep unsurunun davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının işlenen suçlardan dolayı olumsuz değerlendirilmesi olduğu görülmektedir.

İşlemin sebeplerinden biri olan güvenlik soruşturması açısından, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (h) bendinde düzenlenen "güvenlik soruşturması olumlu olmak" şartı Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42 K:2022/45 sayılı kararı ile "Mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden" iptal edilmiş, söz konusu karar 30/06/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Anılan iptal hükmünün işleme etkilerinin ne olacağı hususuna gelince, söz konusu iptal kararının, 5188 sayılı Kanun'da düzenlenen güvenlik soruşturmasının olumlu olması koşulunun iptali yönünde olmayıp, mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturmaları ile sınırlı olarak verildiği, davalı idare tarafından, işlemin sebep unsuru olarak, davacının kanunen özel güvenlik görevlisi olmasına engel teşkil eden kasten işlediği yaralama suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum olması neticesinde güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirildiği gösterilmektedir.

5188 sayılı Kanun'un çalışma şartlarını düzenleyen 10. maddesinde kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmanın özel güvenlik görevlisi olmaya engel olduğunun belirtildiği ve 11. maddesinde çalışma izni verileceklere ilişkin koşullara yer verildiği, söz konusu şartların yanında ayrıca güvenlik soruşturması olumlu olmak şartının da sağlanmasının arandığı,

dolayısıyla Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının işlemin yasal dayanağının kalmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, zira işlemin sebeplerinden birinin dayanağının Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olmasının diğer sebebin iptali sonucunu doğurmayacağı, Anayasa Mahkemesi kararı ile 4045 sayılı Kanuna dayalı olarak yapılan güvenlik soruşturmaları açısından verilen iptal kararı dava konusu işlemin sadece bir sebebini hukuka aykırı hale getirmiş olsa da diğer sebep açısından işlemin hukuka ve mevzuata uygun bulunduğu,

başka bir ifadeyle, kasten işlenen suçtan dolayı 1 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum olunması hasebiyle güvenlik soruşturmasına yönelik verilen iptal kararının işlemi hukuka aykırı kılmayacağı açıktır.

Bu nedenle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA,

3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/2695, K. 2022/3978, 20 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın_konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/2695
Karar No
2022/3978
Tarih
20 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2022/2697 K.2022/3401
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2700 K.2022/2472
  • Danıştay 13. Daire E.2022/2700 K.2022/3428
  • Danıştay 7. Daire E.2022/2700 K.2022/3191
  • Danıştay 13. Daire E.2022/2701 K.2022/3143
  • Danıştay 13. Daire E.2022/2702 K.2022/3194

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.