İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/2822 K.2022/3124

… VEKİLİ : Av. ….

Esas2022/2822Karar2022/3124Tarih8 Haziran 2022Okuma6 dk · 1.269 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2822 E., 2022/3124 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
8 Haziran 2022
Esas No
2022/2822
Karar No
2022/3124
Davacı
…'na velateyen
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.269 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

… VEKİLİ : Av. ….

DAVALILAR

1- …. Başkanlığı 2- … Kurumu

DAVANIN_ÖZETİ : … Kurumunun … tarih ve … sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin "Duchenne Müsküler Distrofi (DMD) hastalığında Ataluren kullanım ilkeleri" başlığı altında düzenlenen 4.2.45. maddesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin öncelikle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği.

7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri.

14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği.

15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, dava açma süresine ilişkin kurallar ile, düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkânı tanınmıştır.

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliği tarihinden itibaren yine altmış gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir.

Bu kurallar ile, ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır.

Bu durumda, düzenleyici işleme karşı dava açılabilmesi uygulama işleminin varlığına bağlı olduğu için, dava dilekçesinde, düzenleyici işleme dayalı olarak tesis edilen bir uygulama işleminin olup olmadığının, bir uygulama işlemi varsa, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti bakımından işlemin tebliğ tarihinin gösterilmesi, öte yandan, uygulama işleminin veya başvuru dilekçesinin birer örneğinin de, dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir.

Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı tarafından, 2010 doğumlu çocuğunun "duchenne musküler distrofi" hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere "ataluren" etkin maddeli ilacı kullanmak zorunda olduğu, anılan ilacın temini için 14/04/2022 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 25/04/2022 tarih ve E-16358815-506.01-742786 sayılı işlemi ile "6 dakikalık yürüme testi sonucunun bildirildiği detaylı epikriz tarafımıza iletilmemiştir. ...

Tedaviye devam edilmek istenilmesi durumunda yukarıda bahsi geçen bilgilendirmelerin tarafımıza yapılması ardından başvurunuz yeniden değerlendirilecektir." şeklinde reddedildiği, bunun üzerine anılan işlemin ve dayanağı olduğu iddia edilen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin "Duchenne Müsküler Distrofi (DMD) hastalığında Ataluren kullanım ilkeleri" başlığı altında düzenlenen 4.2.45. maddesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulmasının istenildiği ancak davalı idareye yapılan başvurunun ve iptali istenen dava konusu işlemin dava dilekçesine eklenmediği görülmektedir.

Davacı tarafından, ilacın temini için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca reddedildiği belirtilmekte iken, ret işlemin dayanağı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan ve Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri, yol, gündelik ve refakatçi giderlerinden yararlanma esas ve usulleri ile bu hizmetlere ilişkin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenecek bedellerin bildirilmesine ilişkin Sağlık Uygulama Tebliğinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla dava konusu edilen ve 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.2 numaralı maddesine, 14/07/2016 tarih ve 29770 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik yapılmasına Dair Tebliğin 11. maddesi ile eklenen, ardından 10/05/2018 tarih ve 30417 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tebliğ ile kısmen değiştirilen "Duchenne Müsküler Distrofi (DMD) hastalığında Ataluren kullanım ilkeleri" başlıklı 4.2.45. alt maddesinin, dava konusu bireysel işlemin dayanağı olup olmadığı anlaşılamamakta olup, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı görülmektedir.

Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi,

feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır." hükmüne yer verilmiş olup, buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taraf ehliyeti" başlıklı 50. maddesinde, "Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.".

"Dava ehliyeti" başlıklı 51. maddesinde, "Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.". "Davada kanuni temsil" başlıklı 52. maddesinde ise, "Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir." hükmü yer almaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinin birinci fıkrasında, ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velâyeti altında olduğu belirtilmiş; 336. maddesinde, "Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir." hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, velayet altında bulunan ve anne-babası sağ ve evli bulunan küçük adına açılacak davalarda, küçüğün sınırlı ehliyetsiz konumda bulunması sebebiyle küçük adına velayet hak ve yetkisini kullanan ve küçüğün menfaatleri doğrultusunda hareket etmekle yükümlü bulunan kanuni temsilci anne ve babanın ortak dava açma zarureti bulunmaktadır.

Dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamede, davacı vekiline çocuğun velisi olarak anne ve babasının birlikte vekalet verdiği, ancak çocuk adına velayeten sadece babasının vekili olarak dava açıldığı görüldüğünden, yeniden düzenlenecek dava dilekçesinde, çocuk adına velayeten anne ve babanın ortak dava açması; evlilik birlikteliği sona ermiş ise velayeti kendisine bırakılan kişi tarafından çocuk adına davanın açılması ve velayetin kendisine bırakıldığına ilişkin mahkeme ilamının dava dilekçesine eklenmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine bu yönüyle de uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, davanın; çocuk adına velayeten anne ve baba tarafından ortak açılması; evlilik birlikteliği sona ermiş ise velayeti kendisine bırakılan kişi tarafından çocuk adına açılması; vekil tarafından açılacak ise de, çocuk adına velayeten anne ve baba tarafından verilen vekaletnameye uygun olarak açılması; bununla birlikte davacı tarafından, davalı idareye yapılan başvuru ile iptali istenen dava konusu işlemin dava dilekçesine eklenmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan.

SONUÇ / HÜKÜM

TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/2822, K. 2022/3124, 8 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/2822
Karar No
2022/3124
Tarih
8 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2022/2822 K.2022/4866
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2826 K.2022/3377
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2830 K.2022/4520
  • Danıştay 6. Daire E.2022/2831 K.2022/7476
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2833 K.2022/4867
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2836 K.2022/5481

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.