İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 10. Daire E.2022/289 K.2023/3377

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:

Esas2022/289Karar2023/3377Tarih8 Haziran 2023Okuma5 dk · 1.038 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/289 E., 2023/3377 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
8 Haziran 2023
Esas No
2022/289
Karar No
2023/3377
Davacı
…
Vasi
…
Davalı
Hasım gösterilmemiştir.
Davanın_konusu
… No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacı tarafından, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğü'nün 08/03/2019 tarih ve 7720417820799.06/3040/39416 sayılı Genelgesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
Danıştay tetkik hakimi
…
Düşüncesi
Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.038 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde de, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı. 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri.

407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu. 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı.

462. maddesi, 8. fıkrasında, vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izni gerektiği. 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır.

Aktarılan yasal düzenlemelere göre bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olanların cezalarını çekmeye başlamaları üzerine, hükmü icra ile görevli idarenin durumu sulh hukuk mahkemesine hemen ihbar ederek vasi atanmasını sağlamakla yükümlü olduğu, kısıtlının, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar dışındaki davaları vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin izni ile vasisi veya vasinin tayin edeceği vekili aracılığıyla açabileceği kuşkusuzdur.

Dava dosyasının incelenmesinden;. No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacının.

Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ek kararı ile kısıtlılık halinin devamına, vasisi olan ...'ın vasilik görevinin 2 yıl süreyle uzatılmasına karar verildiği, buna rağmen bakılan davanın, mevzuata aykırı olarak vasi tarafından veya davacının vasisinin tayin ettiği vekili tarafından açılmayıp bizzat ve doğrudan davacı asil tarafından açıldığı, Dairemizin 21/03/2022 tarih ve E:2022/289 sayılı ara kararıyla, vasi ...'a görülmekte olan davayı davacının vasisi olarak kendisinin veya tayin edeceği vekilin takip edip etmeyeceğinin sorulduğu,

bu ara kararının 24/05/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, verilen süre içerisinde vasi ... tarafından herhangi bir başvuruda bulunulmaması üzerine, Dairemizin 29/11/2022 tarihli ikinci ara kararı ile davayı takip etme iradesinin "ara kararı gereğinin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği" ihtarını içerecek şekilde vasiye ikinci kez sorulduğu,

bu ara kararının da vasiye 17/03/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen süre içerisinde vasi ... tarafından davanın takip edileceği yönünde bir başvuruda bulunulmadığı gibi ara kararımıza karşılık herhangi bir beyanda da bulunulmadığı görüldüğünden, davacının vasisi konumunda bulunan ...'ın görülmekte olan uyuşmazlığı takip iradesinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, dava açma ehliyetinden yoksun olan davacının vasisi tarafından takip edilmeyen davanın, davacının objektif ehliyet koşulunu taşımadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddedilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN REDDİNE,

2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3. Ödenmemiş olan yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

4. Kararın bir örneğinin 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca hükümlü …'a tebliğini teminen … No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine,

5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/06/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırları" başlığını taşıyan 2. maddesinde; iptal davalarının, idari işlemler nedeniyle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir.

Buna göre idari yargı mercilerinde idari işlemlerin iptali istemiyle iptal davaları açabilmek için, dava konusu işlemin, davacının hukuksal bir yararını ihlal etmesi gerekmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde ehliyet konusunda da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı Kanun'un "Taraf ehliyeti" başlıklı 50. maddesinde; medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir, denilmiş, "Dava ehliyeti" başlığını taşıyan 51. maddesinde ise; dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir, hükmü yer almıştır.

Bakılan davada, davacının hakkında açılan ceza davasında bir yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkum olduğu görülmüştür.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Özgürlüğü bağlayıcı ceza" başlığı altında düzenlenen 407. maddesinin birinci fıkrasında; bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır, hükmüne yer verilmiştir.

Kısıtlanan kimselere de yine 4721 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre vasi atanması ve vasi atanan kimsenin medeni haklarını kullanma konusunda vasinin izniyle hareket edeceği kuşkusuzdur.

Ancak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar" başlıklı 16. maddesinde; "Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar," hükümlerine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere 4721 sayılı Kanun'un 16. maddesinde, karşılıksız kazanmalarda ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rızanın gerekli olmadığı hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Bakılmakta olan davanın, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğü'nün 08/03/2019 tarih ve 7720417820799.06/3040/39416 sayılı Genelgesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bizzat davacı tarafından açıldığı görülmekte olup, dava konusu uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında, kısıtlanmış bulunan davacının işbu davayı açmasının doğrudan kendi yararına ve kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliğinde olduğu ve böyle bir davayı açabilmek için vasinin rızasının aranmasının gerekmediği sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, bizzat kısıtlı bulunan davacı asıl tarafından açılan, işbu davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, iki kez ara kararı ile vesayet makamının izni olup olmadığı ve davayı takip edip etmeyeceği hususunda vasiye tebligat yapıldığı, davacının bu ara kararlarından haberdar edilmediği; vasinin davayı takip etmemesi üzerine davacının doğrudan ve yalnızca kendisini ilgilendiren bu davayı gördürme olanağından yoksun kaldığın anlaşıldığından, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/289, K. 2023/3377, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/289
Karar No
2023/3377
Tarih
8 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2022/291 K.2023/6088
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/304 K.2023/1280
  • Danıştay 7. Daire E.2022/307 K.2023/2916
  • Danıştay 13. Daire E.2022/310 K.2023/3219
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/311 K.2023/672
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/314 K.2023/1512

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.