İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/6284 K.2025/3191

Davacı tarafından, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona (Komisyon) maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle yapılan ... sayılı başvuru üzerine maddi ve manevi tazminat talebinin reddi yolunda verilen…

Esas2022/6284Karar2025/3191Tarih24 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.189 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6284 E., 2025/3191 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
24 Haziran 2025
Esas No
2022/6284
Karar No
2025/3191
Davacı
... vasisi ...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.189 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Davanın_konusu

Davacı tarafından, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona (Komisyon) maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle yapılan ... sayılı başvuru üzerine maddi ve manevi tazminat talebinin reddi yolunda verilen 02/11/2021 tarihli Komisyon kararına karşı yapılan itirazın reddine dair 16/06/2022 tarihli Komisyon kararının iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi yönünden incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı hallerde davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 31. maddesi, ehliyet konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yollama yapmış olup anılan Kanun'un yerine geçen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda da taraf ehliyetinin medeni haklardan yararlanma, dava ehliyetinin ise medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği hükme bağlanmıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı; 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri düzenlenmiştir.

Anılan Kanun'un 12/03/2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle değiştirilen 407. maddesinde, "Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.

Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.

Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.

Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır." hükümlerine; 413. maddesinin 1. fıkrasında, "Vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar." hükmüne; 462. maddesinin 8. fıkrasında, "acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması için vesayet makamının izni gerekli olduğu," hükmüne; yine 7499 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değiştirilen 471. maddesinde ise, "Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

Hapis hâlinin devamı süresince aşağıdaki şartların varlığı hâlinde vesayet sona erdirilebilir:

1. Toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması,

2. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması." hükümlerine yer verilmiştir.

Aktarılan yasal düzenlemeler incelendiğinde; ilk olarak kişinin vesayet altına alınması konusunda ikili bir ayrıma gidildiği ve bu kapsamda toplam 5 yılın altında kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişinin isteği üzerine kısıtlanacağının veya kendisine kayyım atanacağının, eğer hapis cezası toplam 5 yıl veya daha fazla ise, kişinin isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabileceğinin kurala bağlandığı;

vesayet halinin sona ermesine yönelik olarak getirilen düzenlemelerde ise, eğer kişi 5 yıldan az hapis cezasının infazına bağlı olarak kısıtlanmışsa kişinin isteminin bulunması halinde, 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması hallerinde vesayet halinin sona erdirilebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Ayrıca, söz konusu yasal düzenlemeler uyarınca, kişinin, kısıtlılık durumunun devam ediyor olması halinde, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar dışındaki davaları vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin izni ile vasisi veya vasinin tayin edeceği vekili aracılığıyla açabileceği kuşkusuzdur.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı ...'nın toplam 5 yıldan fazla kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu ve anılan cezanın infazına başlandığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kızı ...'nın davacıya vasi olarak tayin edildiği, vasi tarafından davacı adına Av. ...'a vekaletname verildiği ve anılan vekil tarafından da bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakla birlikte;

kısıtlı olan davacı adına dava açılabilmesi için vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinden alınmış izne ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, Dairemizin 28/02/2023 tarihli ara kararıyla davacı vekilinden, 05/10/2023 tarihli ara kararıyla da davacının vasisinden davacı adına dava açabileceğini gösteren sulh hukuk mahkemesinden alınmış izin belgesinin istenildiği, verilen süre içerisinde bu ara kararlarına cevap verilmediği,

ayrıca, Dairemizin 20/03/2024 ve 01/10/2024 tarihli ara kararlarıyla davacıdan, davacının vasisinden ve davacının bulunduğu ceza infaz kurumu idaresinden yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca davacının vesayet kararının kaldırılması istemiyle herhangi bir başvuruda bulunulup bulunulmadığının veya yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin uygulanmasına ilişkin vesayet makamınca davacı hakkında ayrıca bir karar verilip verilmediğinin sorulduğu, ancak anılan ara kararlarına da cevap verilmediği, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada ise ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ek kararı ile davacıya vasi olarak atanan ...'nın vasilik görevinin hükümlülük hali sona erinceye kadar devam ettiği anlaşıldığından vasilik görevi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu tespit üzerine Dairemizin 27/02/2025 tarihli ara kararıyla davacının vasisinden ve vekilinden sulh hukuk mahkemesinden alınmış izin belgesinin dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği ihtarında da bulunulmak suretiyle ikinci kez istenildiği, verilen süre içerisinde bu ara kararına da herhangi bir cevap verilmediği görülmektedir.

Bu haliyle, vasinin vesayeten vermiş olduğu vekalete istinaden avukat tarafından açılan davada, vasinin icazetinin tabii olarak bulunduğunun kabul edilmesi gerekmekle birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki yukarıda belirtilen değişiklikler sonrasında verilen sulh hukuk mahkemesi kararıyla davacının kısıtlılık halinin ve vasisi ...'nın vesayet görevinin devam ettiğinin hüküm altına alındığı, ayrıca, bu hususun netleştirilmesine yönelik ara kararlarımıza davacı, vasisi ve vekilince herhangi bir cevap da verilmediği açık olduğundan.

Dairemizce iki kez davacı vasisinden, iki kez de davacı vekilinden olmak üzere toplamda dört kez sulh hukuk mahkemesinden (vesayet makamından) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesinin 8. fıkrasında belirtilen ve vesayet makamının izninin gerekli olduğu haller arasında bulunan "dava açma" hususunda alınmış izin belgesi istenilmesine rağmen, vasi ... ve vekil ... tarafından bu hususa yönelik herhangi bir bilgi ve belge sunulmamış olması nedeniyle, davacı ...'nın yasal vasisi konumunda bulunan ...'nın görülmekte olan bu uyuşmazlığı takip edebilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, vesayet makamından alınmış izin olmaksızın devam edilen bu davada objektif ehliyet koşulunun sağlanamadığı anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden DAVANIN REDDİNE,

2. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve artan posta ücretinin davacıya iadesine, posta işlemlerinde kullanılan ... TL resmî posta parasının ise davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,

3. Kararın bir örneğinin 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca hükümlü ...'ya bilgi amaçlı olmak üzere tebliğini teminen Kırklareli Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne gönderilmesine,

4. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/6284, K. 2025/3191, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın_konusu
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/6284
Karar No
2025/3191
Tarih
24 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2022/6289 K.2025/2956
  • Danıştay 12. Daire E.2022/6291 K.2025/3243
  • Danıştay 12. Daire E.2022/6298 K.2025/3412
  • Danıştay 12. Daire E.2022/6305 K.2025/3321
  • Danıştay 12. Daire E.2022/6306 K.2025/3391
  • Danıştay 12. Daire E.2022/6308 K.2025/3505

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.