KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4993 E., 2024/1824 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/4993
- Karar No
- 2024/1824
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- 1. Hukuk Müş. Yrd. V. ...
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali ile uğradığını iddia ettiği zararlara karşılık 2.000,00 TL (miktar artırımı ile 218.636,00 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2022/253, K:2022/2843 sayılı bozma kararına uyularak, tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yasal faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, maddi tazminat hesabında muhtemel yaşam sürelerinin belirlenmesinde PMF 1931 tablosunun esas alınması gerektiği, olayda hizmet kusuru bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, ilk derece mahkemesince nihai karar verildikten sonra Bölge İdare Mahkemesinde miktar artırım talebinde bulunulamayacağı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, dava konusu olayın 5233 sayılı Kanun çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2023/4993, K. 2024/1824, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama