İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2023/5206 K.2025/301

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 04/06/2015 tarihinde alınan Borç Sorgulama Belgesinde yer alan 9005-9010 vergi kodlu 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait toplam 1.100.939,56 TL tutarındaki idari para cezalarının, zamanaşımına uğradığı…

Esas2023/5206Karar2025/301Tarih23 Ocak 2025Okuma11 dk · 2.143 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/5206 E., 2025/301 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
23 Ocak 2025
Esas No
2023/5206
Karar No
2025/301
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davacı)
... Yayıncılık A.Ş.
Vekili
Av. ...
İstemlerin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.143 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 04/06/2015 tarihinde alınan Borç Sorgulama Belgesinde yer alan 9005-9010 vergi kodlu 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait toplam 1.100.939,56 TL tutarındaki idari para cezalarının, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun, borç döküm belgesinde yer alan borçlara ilişkin muhtelif zamanlarda posta yoluyla tebligat yapıldığı ve buna mukabil muhtelif tarihlerde ödemeler yapıldığı ve yine 6111 sayılı Vergi Barışı Kanunu'ndan yararlanılarak borcun 21/03/2011 tarihinde 18 takside bağlandığından bahisle reddine ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece her ne kadar muhtelif zamanlarda tahsilat yapıldığından bahisle amme alacağı bakımından zamanaşımının kesildiği ileri sürülmekte ise de, muhtelif tarihlerde 0,03-0,01-0,02-0.003-0,02 vs kuruş şeklinde ödemeler yapıldığı ancak ödemelerin kimin tarafından yapıldığına ilişkin herhangi bir kaydın mevcut olmadığının bildirildiği,

bu ödemelerin davacı şirket tarafından yapıldığının kabulü iktisadi icaplara uygun düşmediğinden ve hayatın olağan akışına göre normal bir durum sayılamayacağından, söz konusu ödeme nedeniyle zamanaşımı süresinin kesildiğinden bahsedilmesine olanak bulunmadığı,

öte yandan davalı idarenin,davacının 21/03/2011 tarihinde 6111 sayılı vergi barışından faydalanmak için başvuruda bulunduğu ve bu nedenle zaman aşımının kesildiği iddia edilmiş ise de, zamanaşımının gerçekleşmesinden sonraki tarihlerde yapılandırmadan faydalanmanın zamanaşımına uğramış alacağı canlandırmayacağından, Borç Sorgulama Belgesinde yer alan 9005-9010 vergi kodlu 2001,2002,2003 ve 2004 yıllarına ait toplam 1.100.939,56 TL tutarındaki idari para cezalarının, kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 26/05/2021 tarih ve E:2021/2776, K:2021/2647 sayılı borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığının Bölge İdare Mahkemesince araştırılması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak, A- Borç sorgulama belgesinde yer alan;

1-06/2001 - 06/2001 dönemine ait 18.10.2001 vade tarihli 2.433,50-TL tutarlı,

2- 06/2001 - 06/2001 dönemine ait 18.10.2001 vade tarihli 2.433,50-TL tutarlı,

3- 01/2001 - 12/2001 dönemine ait 03.01.2002 vade tarihli 42.282,45-TL tutarlı,

4- 09/2001 - 09/2001 dönemine ait 13.01.2002 vade tarihli 24.335,95-TL tutarlı,

5- 01/2002 - 12/2002 dönemine ait 16.06.2002 vade tarihli 37.964,10-TL tutarlı,

6- 01/2002 - 12/2002 dönemine ait 16.06.2002 vade tarihli 37.964,10-TL tutarlı,

7- 01/2002 - 12/2002 dönemine ait 31.08.2002 vade tarihli 37.637,55-TL tutarlı,

8- 07/2003 - 07/2003 dönemine ait 10.08.2003 vade tarihli 290,75-TL tutarlı,

9- 01/2003 - 12/2003 dönemine ait 08.12.2003 vade tarihli 86,65-TL tutarlı,

kamu alacaklarının bir kısmının, onbin Türk Lirasından az olması nedeniyle 3 yılık, bir kısmının ise, yirmibin Türk Lirasından fazla, ellibin Türk Lirasından az olması nedeniyle 5 yıllık yerine getirme (tahsil) zamanaşımına tabi olduğu, söz konusu kamu alacaklarının vade tarihlerinin Kabahatler Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce olduğu, ancak ödeme emirlerinin tebliğiyle birlikte tahsil zamanaşımlarının kesildiği, Kabahatler Kanunu'nun yürürlüğünden önceki geçerli 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğramadığı, 2004 ve 2008 yılında uygulanan haciz tatbikleri süresine kadar alacakların 3 ve 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğramadığı,

ancak en son 2008 yılında uygulanan haciz tatbiki sonrası 2014 yılında taşınmazlara haciz uygulandığı, buna göre tahsil zamanaşımının kesildiği 2008 takvim yılını takip eden takvim yılı başında itibaren 3 yıllık (en son 31.12.2011) ve 5 yıllık (31.12.2013) tahsil zamanaşımı süresi içerisinde alacakların tahsili gerekmekte iken, bu süreler geçtikten sonra 2014 yılında haciz tatbiki yapıldığından, bu kamu alacaklarının yerine getirme (tahsil) zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı, bu nedenle, yukarıda belirtilen 3 ve 5 yıla tabi alacaklar tahsil zamanaşımına uğradığından,

dava konusu işlemin bu alacaklara yönelik kısımlarının iptalinin gerektiği,

B- Borç sorgulama belgesinde yer alan; 1- 11/2002 - 11/2002 dönemine ait 10.02.2003 vade tarihli 58.161,05-TL tutarlı, 2- 10/2003 - 10/2003 dönemine ait 21.11.2003 vade tarihli 99.999,95-TL tutarlı, 3- 10/2003 - 10/2003 dönemine ait 21.11.2003 vade tarihli 99.999,95-TL tutarlı, 4- 10/2003 - 10/2003 dönemine ait 21.11.2003 vade tarihli 99.999,95-TL tutarlı, 5- 10/2003 - 10/2003 dönemine ait 21.11.2003 vade tarihli 99.999,95-TL tutarlı, 6- 10/2003 - 10/2003 dönemine ait 21.11.2003 vade tarihli 99.999,95-TL tutarlı, 7- 10/2003 - 10/2003 dönemine ait 21.11.2003 vade tarihli 99.999,95-TL tutarlı, 8- 05/2004 - 05/2004 dönemine ait 07.07.2004 vade tarihli 256.999,95-TL tutarlı,

kamu alacaklarının, miktarların ellibin Türk Lirası üzerinde olması nedeniyle 7 yıllık yerine getirme (tahsil) zamanaşımına tabi olduğu, söz konusu kamu alacaklarının vade tarihlerinin Kabahatler Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce olduğu, ancak ödeme emirlerinin tebliğiyle (2003 ve 2004 yılları) birlikte tahsil zamanaşımlarının kesildiği, Kabahatler Kanunu'nun yürürlüğünden önceki geçerli 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğramadığı, Kabahatler Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle bu alacakların artık 7 yıllık tahsil zamanaşımına tabi olduğu, 2004 ve 2008 yılında uygulanan haciz tatbikleri süresine kadar alacakların tahsil zamanaşımına uğramadığı,

en son 2008 yılında uygulanan haciz tatbiki sonrası 2014 yılında taşınmazlara haciz uygulandığı, buna göre tahsil zamanaşımının kesildiği 2008 takvim yılını takip eden takvim yılı başında itibaren 7 yıllık (en son 31/12/2015) tahsil zamanaşımı süresi içerisinde alacakların tahsili gerektiği, bu süreler içerisinde 2014 yılında haciz tatbiki yapıldığından, bu kamu alacaklarının yerine getirme (tahsil) zamanaşımına uğramadığından, dava konusu işlemin bu alacaklara yönelik kısımları yönüyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının kaldırılmasına,

dava konusu 04/06/2015 tarihinde alınan Borç Sorgulama Belgesinde yer alan yukarıda (A) kısmında tahsil zamanaşımına uğradığı belirtilen kamu alacaklarına ilişkin kısımların iptaline, yukarıda (B) kısmında tahsil zamanaşımına uğramadığı belirtilen kamu alacaklarına ilişkin kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI

Davacı tarafından, olaya 6183 sayılı Kanun yerine Kabahatler Kanunu'nun uygulanmasının fahiş hata olduğu, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararında da Kabahatler Kanunu'na atıf yapılmadığı, 5 yıllık zamanaşımının dikkate alınması gerektiği, borçlara 2003, 2004 ve 2005 vade tarihlerinden sonra yürürlüğe giren Kabahatler Kanunu'nun uygulanamayacağı, kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırılık bulunduğu ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen bozulması, kısmen gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı şirket tarafından, 04/06/2015 tarihinde alınan Borç Sorgulama Belgesinde yer alan 9005-9010 vergi kodlu 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait toplam 1.100.939,56 TL tutarındaki idari para cezalarının, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun, borç döküm belgesinde yer alan borçlara ilişkin muhtelif zamanlarda posta yoluyla tebligat yapıldığı ve buna mukabil muhtelif tarihlerde ödemeler yapıldığı ve yine 6111 sayılı Vergi Barışı Kanunu'ndan yararlanılarak borcun 21/03/2011 tarihinde 18 takside bağlandığından bahisle reddine ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Tahsil Zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde, "Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi Kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.

Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur." hükmüne yer verilmiş, "Zamanaşımının Kesilmesi" başlıklı 103. maddesinde, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, sayılan muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,

iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması durumlarında zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, zamanaşımının bir bozma kararı ile kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcının yeni vade gününün rastladığı,

amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcının teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günü olacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın incelenmesinden, Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numaralı mükellefi olan davacı tarafından, 9010-9005 vergi kodlu, 2001, 2002, 2003 ve 2004 dönemlerine ait toplam 1.100.939,56 TL tutarlı para cezalarının 04/06/2015 tarihinde yapılan borç sorgulamasında öğrenildiği ve aynı gün, 38080 sayılı yazı ile davalı idareye anılan borçların zamanaaşımına uğradığı gerekçesiyle kaldırılması talebiyle başvuru yapıldığı,

davalı idare tarafından, borçlarla ilgili muhtelif zamanlarda (29/07/2002-19/11/2002-18/02/2003-08/08/2003 ve 08/12/2003) posta yoluyla tebligat yapıldığı ve yine muhtelif zamanlarda (24/12/2002-08/12/2009-24/02/2011-30/06/2011) zamanaşımını kesen ödemeler yapıldığı, ayrıca 21/03/2011 tarihinde, 14531 sayılı başvuru ile 6111 sayılı Vergi Barışı Kanunu'ndan yararlanılarak borcun taksitlendirildiğinden bahisle davacının talebinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun' un 103. maddesinin 1. fıkrasının (11) sıra numaralı bendi hükmü uyarınca reddi üzerine,

anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

A- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmının incelenmesi:

Bölge İdare Mahkemesince, 18/10/2001 ila 08/12/2003 tarihleri arasında vadesi bulunan toplam dokuz adet kamu alacağının Kabahatler Kanunu'nda yer alan 3 ve 5 yıllık yerine getirme (tahsil) zamanaşımına tabi olduğu, söz konusu kamu alacaklarının vade tarihlerinin Kabahatler Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce olduğu, ancak ödeme emirlerinin tebliğiyle birlikte tahsil zamanaşımlarının kesildiği, Kabahatler Kanunu'nun yürürlüğünden önceki geçerli 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğramadığı, 2004 ve 2008 yılında uygulanan haciz tatbikleri süresine kadar alacakların 3 ve 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğramadığı,

ancak en son 2008 yılında uygulanan haciz tatbiki sonrası 2014 yılında taşınmazlara haciz uygulandığı, buna göre tahsil zamanaşımının kesildiği 2008 takvim yılını takip eden takvim yılı başında itibaren 3 yıllık (en son 31/12/2011) ve 5 yıllık (31/12/2013) tahsil zamanaşımı süresi içerisinde alacakların tahsili gerekmekte iken, bu süreler geçtikten sonra 2014 yılında haciz tatbiki yapıldığından, bu kamu alacaklarının yerine getirme (tahsil) zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bu alacaklara yönelik kısımlarının iptaline hükmedilmiştir.

Yukarıda aktarılan kurallardan, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içerisinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, tahsil zamanaşımı süresinin haciz tatbiki ile kesileceği ve yeniden işlemeye başlayacağı anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, yukarıda sayılan idarî para cezalarının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca 2004 ve 2008 yıllarında şirket adına haciz varakaları düzenlendiği ve bu tarihte tahsil zamanaşımı süresinin kesildiği dikkate alındığında, dava konusu amme alacağı açısından 01/01/2009 tarihinde işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2013 tarihinde dolduğu ve kamu alacağının zamanaşımına uğradığı görülmekte olup, son olarak bu süreler geçtikten sonra 2014 yılında yapılan haciz takibinin de zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, söz konusu idari para cezalarının 6183 sayılı Kanun kapsamında 5 yıllık zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bu alacaklara yönelik kısmının iptaline karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

B- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesi:

Bölge İdare Mahkemesince, 10/02/2003 ila 07/07/2004 tarihleri arasında vadesi olan ve 50.000,00 TL'nin üzerindeki sekiz adet kamu alacağının Kabahatler Kanunu'nda yer alan 7 yıllık yerine getirme (tahsil) zamanaşımına tabi olduğu, söz konusu kamu alacaklarının vade tarihlerinin Kabahatler Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce olduğu, ancak ödeme emirlerinin tebliğiyle (2003 ve 2004 yılları) birlikte tahsil zamanaşımlarının kesildiği, Kabahatler Kanunu'nun yürürlüğünden önceki geçerli 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğramadığı, Kabahatler Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle bu alacakların artık 7 yıllık tahsil zamanaşımına tabi olduğu,

2004 ve 2008 yılında uygulanan haciz tatbikleri süresine kadar alacakların tahsil zamanaşımına uğramadığı, en son 2008 yılında uygulanan haciz tatbiki sonrası 2014 yılında taşınmazlara haciz uygulandığı, buna göre tahsil zamanaşımının kesildiği 2008 takvim yılını takip eden takvim yılı başında itibaren 7 yıllık (en son 31/12/2015) tahsil zamanaşımı süresi içerisinde alacakların tahsili gerektiği, bu süreler içerisinde 2014 yılında haciz tatbiki yapıldığından, bu kamu alacaklarının yerine getirme (tahsil) zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bu alacaklara ilişkin kısımları yönünden davanın reddine hükmedilmiştir.

Yukarıda aktarılan kurallardan, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içerisinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, tahsil zamanaşımı süresinin haciz tatbiki ile kesileceği ve yeniden işlemeye başlayacağı anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, yukarıda sayılan idarî para cezalarının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca 2004 ve 2008 yıllarında şirket adına haciz varakaları düzenlendiği ve bu tarihte tahsil zamanaşımı süresinin kesildiği dikkate alındığında, dava konusu amme alacağı açısından 01/01/2009 tarihinde işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2013 tarihinde dolduğu ve zamanaşımına uğradığı görülmekte olup, son olarak bu süreler geçtikten sonra 2014 yılında yapılan haciz takibinin de zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, söz konusu idari para cezalarının 6183 sayılı Kanun kapsamında 5 yıllık zamanaşımına uğradığı görülmekte olup dava konusu işlemin bu alacaklara yönelik kısmının da iptaline karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/01/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2023/5206, K. 2025/301, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz_edenlerin_iddiaları
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/5206
Karar No
2025/301
Tarih
23 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2023/5256 K.2025/164
  • Danıştay 6. Daire E.2023/5272 K.2025/107
  • Danıştay 10. Daire E.2023/5284 K.2025/149
  • Danıştay 4. Daire E.2023/5324 K.2024/8164
  • Danıştay 10. Daire E.2023/5344 K.2024/7716
  • Danıştay 10. Daire E.2023/5345 K.2024/7717

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.