KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2267 E., 2024/3714 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/2267
- Karar No
- 2024/3714
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : ... tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile uğradığını iddia ettiği zararlara karşılık 35.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali yönünden davanın incelenmeksizin reddine, tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/5319, K:2022/1022 ( Kararda sehven K:2022/492 yazılmıştır.) sayılı bozma kararına uyularak tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, meslekte kazanma gücünün olmadığına ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğu, meslekte kazanma gücünün kaybına ilişkin raporun Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilmesi gerektiği, hükmedilen maddi tazminat tutarının yetersiz olduğu, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, idarenin sorumluluğunun sosyal risk ilkesi gereği değil hizmet kusuru açısından ele alınması gerektiği, idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığına yönelik tespitin kabul edilmediği, idarenin ağır hizmet kusurunun olduğu,
yaşam hakkı, makul sürede yargılanma hakkı ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, hükmün yargılama giderleri ile harcın davacıya tamamlatılmasına ilişkin kısmının kabul edilemez olduğu, hem maddi hem de manevi tazminat miktarları yönünden davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, ...
Ağır Ceza Mahkemesinde görülen E... sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesi gerektiği, idarelerinin kusurlu sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, meydana gelen zararda idarelerinin sorumluluğu bulunmadığından maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olamayacağı iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise davada idarelerine husumetin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu,
faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/2267, K. 2024/3714, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama