İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2024/6360 K.2025/2476

velayeten ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2024/6360Karar2025/2476Tarih8 Mayıs 2025Okuma8 dk · 1.552 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/6360 E., 2025/2476 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
8 Mayıs 2025
Esas No
2024/6360
Karar No
2025/2476
Temyiz eden (davacılar)
Kendi adına asaleten, ... ve ...'a
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.552 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

velayeten ... VEKİLLERİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ

Hukuk Müşaviri Av. ...

TEMYİZ EDEN MÜDAHİL

(DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : Davacılardan ...'ın, Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 14/08/2008 tarihinde prematüre olarak doğduktan sonra 22/09/2008 tarihine kadar yoğun bakımda küvözde kaldığı süreçte ROP (Prematüre Retinopatisi) muayenesinin yapılmaması nedeniyle kalıcı olarak görme fonksiyonunu yitirdiği ileri sürülerek -miktar artırımı ile birlikte- ... için 12.529,062,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, -dava esnasında vefat eden- anne ... için 50.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, baba ... için 20.000,00 TL maddi,

20.000,00 TL manevi tazminatın 22/09/2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ...

İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 18/09/2018 tarih ve 2014/2482, K:2018/6246 sayılı kararıyla kısmen açıklamalı olarak onanması, kısmen bozulması sonrasında Danıştay Onuncu Dairesinin 07/04/2022 tarih ve E:2019/3537, K:2022/1928 sayılı kararıyla karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Daire kararının kaldırılarak Mahkeme kararının kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin olarak verilen ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflar ve davalı yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :Davacılar tarafından, Mahkeme kararının yargılama giderleri yönünden hukuka aykırı olduğu, nisbi karar harcının (864.607,66-TL) kendilerine tamamlattırılmasının hak ve nesafetle bağdaşmadığı, davalı idare tarafından, davacılardan ...ın, 32 haftalık hamilelik sonrası 2460 gr doğduğu ve solunum sıkıntısı nedeniyle yenidoğan yoğun bakım servisinde solunum sıkıntısı ve sepsis tedavisi aldığı, O2 tedavisi ihtiyacı bittikten 39 günlük olarak şifa ile taburcu edildiği,

taburcu edildiği tarihte anne ve babasına durumu hakkında sözlü ve yazılı bilgi ve tavsiyelerde bulunulduğu ve özellikle, ROP riskine karşı göz muayenesi olması gerektiğinin belirtildiği, davacılardan ...'ın ROP riski yönünden en düşük risk grubunda olmamasına rağmen herhangi bir ihmale yer verilmemesi bakımından, doğduğu sağlık kurumunda o gün ki şartlarda ROP muayenesi yapılamadığından, bu muayenenin yapıldığı sağlık kurumuna yönlendirildiği, dava konusu hadisede ailenin sözlü ve yazılı olarak yönlendirilen merkeze gitmediği, çok sonra göz doktoruna müracaat ettikleri, idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı,

bu durumda Adli Tıp Genel Kurulundan tekrar görüş talep edilerek, -küvezdeki genel durumu bozuk bebeğin göz muayenesinin yapılıp yapılmayacağı, ilk hayati tedavinin ne olduğu, genel durumu bozuk prematüre bir bebekte bile bu muayenenin ilk şart olup olmayacağı- hususlarının açıklanması gerekmekte iken, bu hususlar aydınlatılmaksızın karara varılması hukuka aykırı olup, kararın özellikle bu yönden de bozulması gerektiği, 2577 sayılı Kanun uyarınca ikinci kez miktar artırımında bulunulamayacağı, davalı yanında müdahil tarafından, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun hazırlanmadığı,

hastane kayıtlarına uymayan tespit ve değerlendirmeler yapılarak kanaat bildirildiği, Adli Tıp Kurumu raporunu hazırlayan heyette konuyla ilgili uzman hekimin bulunmadığı, kusur oranı belirlenmeden tazminat hesabına gidildiği, davacılara ikinci kez miktar artırımı imkanının tanınamayacağı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacılar ve davalı idare tarafından, karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dava dosyasının tekemmül ettiği anlaşılmakla tarafların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Temyize konu kararın esasa ilişkin kısmının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına,

ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.

Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.

Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, artırılan maddi tazminat miktarı bakımından, idareye başvuru tarihi olan 24/11/2009 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "Davacı küçük ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile,

12.529.062,00-TL maddi tazminatın (mükerrer ödemede bulunulmamak kaydıyla), 75.000,00-TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 24.11.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, geriye kalan 12.454.062,00-TL'sinin ise ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 06.10.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı küçük ...'a ödenmesine" ilişkin ibaresinin "Davacı küçük ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile,

12.529.062,00-TL maddi tazminatın (mükerrer ödemede bulunulmamak kaydıyla), idareye başvuru tarihi olan 24.11.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı küçük ...'a ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

C) Temyize Konu Kararın, Hükmedilen Tazminat Miktarı Üzerinden Hesaplanan Nispi Harç Yönünden İncelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.

Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılması yönünde karar veren İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan.

"8-Mahkememizin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının kesinleşen kısmı da dikkate alınarak, hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı (12.657.117,00-TL) üzerinden nispi olarak hesaplanan 864.607,66-TL karar harcından, davacılar tarafından yatırılan 72.085,96-TL karar harcının mahsubu ile geriye kalan 792.521,70-TL karar harcının kararın tebliğini izleyen günden itibaren bir ay içerisinde davacılara tamamlattırılması için müzekkere yazılmasına,

bir aylık süre içerisinde tamamlanmadığı takdirde anılan harç tutarının davacılardan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına," ibaresinin "8-Mahkememizin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının kesinleşen kısmı da dikkate alınarak, hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı (12.657.117,00-TL) üzerinden nispi olarak hesaplanan 864.607,66-TL karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz istemlerinin nispi harç ve maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin ve müdahilin temyiz isteminin REDDİNE,

2.. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemleri halinde iadesine,

4. Kullanılmayan ... TL Y.D. harcının davacılara iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2024/6360, K. 2025/2476, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Temyiz Eden Müdahil
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2024/6360
Karar No
2025/2476
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2024/6370 K.2025/4299
  • Danıştay 8. Daire E.2024/6394 K.2025/4914
  • Danıştay 6. Daire E.2024/6414 K.2025/2771
  • Danıştay 6. Daire E.2024/6415 K.2025/3037
  • Danıştay 12. Daire E.2024/6436 K.2025/2811
  • Danıştay 10. Daire E.2024/6504 K.2025/2680

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.