KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/832 E., 2025/252 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Esas No
- 2024/832
- Karar No
- 2025/252
- Temyiz eden (davacılar)
- Kendi adlarına asaleten ... adına
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
velayeten ... ve ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ
Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ... isimli bebeğin ... tarihinde ateş ve öksürük şikayeti ile götürüldüğü ... Devlet Hastanesinde ve sonrasında ... Hastanesinde uygulanan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru işlenerek vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık davalı anne için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 295.330,38 TL) ve baba için 1.000,00 (miktar artırımı ile 152.416,14 TL) maddi ve anne için 250.000,00 TL, baba için 250.000,00 TL, kardeş için 25.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA_SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının düzeltilerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, kararın gerekçesinin bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyet ile bağdaşmadığı, davalı idare tarafından, hastanın ölümünün ağır dehidratasyona bağlı geliştiği yolundaki Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınmasında hukuki isabet bulunmadığı, Adli Tıp Üst Kurulundan yeni bir rapor aldırılması gerektiği, manevi tazminatın niteliği itibarıyla zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği, miktar artırımına ilişkin dilekçenin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ile davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/832, K. 2025/252, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama