İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /11. Daire

DANIŞTAY · 11. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 11. Daire E.1995/1156 K.1995/3190

TASFİYE HALİNDE OLAN ŞİRKET ADINA DÜZENLENEN İHBARNAMENİN ŞİRKET ORTAĞINA TEBLİĞ EDİLMİŞ OLMASI BU KİŞİ HAKKINDA HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAYACAĞINDAN DAVA AÇMA EHLİYETİ BULUNMADIĞI HK.<

Esas1995/1156Karar1995/3190Tarih20 Kasım 1995Okuma5 dk · 1.029 kelime

KÜNYE

11. Daire 1995/1156 E., 1995/3190 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
20 Kasım 1995
Daire
ONBİRİNCİ DAİRE
Karar Yılı
1995
Karar No
3190
Esas Yılı
1995
Esas No
1156
Karar Tarihi
20/11/995
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

TASFİYE HALİNDE OLAN ŞİRKET ADINA DÜZENLENEN İHBARNAMENİN ŞİRKET ORTAĞINA TEBLİĞ EDİLMİŞ OLMASI BU KİŞİ HAKKINDA HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAYACAĞINDAN DAVA AÇMA EHLİYETİ BULUNMADIĞI HK.<

Dava, davacının tasfiye haline girmeden önce ortağı olduğu ... İlaç Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına katma değer vergisi beyannamelerini vermemesi nedeniyle 1990 yılı Şubat, Mayıs ayları için resen tarhedilen kaçakçılık cezalı katma değer vergisi ile hiçbir hukuki bağı bulunmadığı halde anonim şirketin nevi değiştirmesi sonucu kurulan ...

İlaç Tıbbi Malzeme Sanayi Ticaret ve Pazrlama Limited Şirketi adına aynı nedenle 1990 yılı Nisan-Haziran ayları için resen tarh edilen kaçakçılık cezalı katma değer vergisinin terkini istemiyle açılmıştır. ...Vergi Mahkemesi ... gün ve ... sayılı kararı ile; uyuşmazlığın, 1990 yılı Şubat-Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerinin verilmemesi nedeniyle resen takdir yoluyla davacı adına cezalı katma değer vergisi tarh edilmesinden kaynaklandığının anlaşıldığı,

olayda, uyuşmazlık dönemlerine ait beyannamelerinin verilmediği hususu ihtilafsız olduğundan dönem matrahının tespiti için 213 sayılı Kanunun 30/1.maddesi hükmü uyarınca resen takdire gidilmesinin yerinde olduğu, ancak aynı Kanunun takdir komisyonu kararlarında bulunması gerekli hususları düzenleyen 31.maddesinin 8. fıkrasında,

takdirin dayanağı ve yapılan takdir hakkında açıklamaların takdir kararlarında yer alması gerektiğine işaret edilmesine karşın cezalı tarhiyatın dayanağı olan takdir komisyonu kararında hiçbir somut bulgu gösterilmeden ve 3065 sayılı Kanunun 10/(a) maddesine göre de vergiyi doğuran mal teslimi ve hizmet ifasının bulunup bulunmadığı araştırılmadan sadece genel ifadelere dayanılarak matrah takdiri yoluna gidildiği anlaşıldığından davacı adına resen takdir yolu ile yapılan cezalı tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle kaçakçılık cezalı katma değer vergisini terkin etmiştir.

Vergi dairesi müdürlüğü, ilgili vergi ve ceza ihbarnamelerinin şirketin tasfiye işlemlerini sürdürdüğü adreste tasfiye memuruna tebliğ edilemediğinden şirketin baş-

kan yardımcısı davacı ... tebliğ edildiğini, diğer taraftan 17.4.1992 tarih ve ..., ..., ... sayılı ihbarnamelerin ise yanlışlıkla anonim şirkete tebliğ edildiğini belirterek yükümlü adına, beyannamelerin verilmemesi nedeniyle resen takdir sonucu yaptıkları cezalı tarhiyatta isabetsizlik olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Temyiz konusu; tasfiye haline girmeden önce kurucu ortağı olduğu ... İlaç Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına ve hiçbir bağlantısı olmadığı halde anonim şirketinin nevi değiştirmesi sonucu kurulan ... İlaç Tıbbi Malzeme Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketi adına ilgili dönem beyannamelerinin verilmemesi nedeniyle resen takdir yolu ile tarh edilen kaçakçılık cezalı katma değer vergisini, limited şirket adına düzenlenen ihbarnamelerle ilgili olarak hüküm tesis etmeyip, davayı, salt anonim şirket ile ilgili kaçakçılık cezalı katma değer vergisi açısından irdeleyerek söz konusu cezalı tarhiyatı kaldıran mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10.maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği belirtilmiş olup, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Tasfiye halinde vazifeliler" başlıklı 32.maddesinde, hükmi şahısların tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikiyle ilgili vecibelerin tasfiye memurlarına geçeceği hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Kanunun "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94.maddesinde ise, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzelkişilere yapılacak tebliğin de, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılacağı hususu hüküm altına alınmış, aynı Kanunun "Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanlar" başlıklı 377.maddesinin 1.fıkrasında da, mükelleflerin ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.

Olayda, 5.12.1989 gün ve 2415 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde de ilan edildiği üzere anonim şirketin 7.10.1989 tarihinde akdedilen olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, aynı genel kurul toplantısında alınan kararla tasfiye memurluğuna ... adlı şahsın getirildiğinin anlaşılmasına karşın, şirket adına tasfiye halinde bulunduğu dönemlerden olan 1990 yılı Şubat Mayıs ayları için düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin 7.10.1989 tarihinde tasfiyeye girmesi nedeniyle şirketi temsile yetkisi bulunmayan ve tasfiyeden önceki dönemde şirket kurucu ortağı olan davacı ...'e tebliğ edildiği,

adı geçen kişinin de kendi adına açtığı dava sonucu söz konusu vergi ve ceza ihbarnamelerinde yer alan cezalı tarhiyatın kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda sözü edilen kanun hükümleri ve olayın meydana geliş biçimi gözönüne alındığında, ... İlaç Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen uyuşmazlık konusu vergi ve ceza ihbarnameleri davacıya tebliğ edilmiş ise de, şirket adına düzenlenen ihbarnamenin davacıya tebliğ edilmiş olması, davacı yönünden hüküm ifade etmemektedir. Zira adına düzenlenmeyen vergi ve ceza ihbarnamelerinde yer alan vergi ve cezaların terkini isteminde, davacının menfaatinden söz edilemez. Bu itibarla, adına düzenlenmeyen ve yasal olarak kendisine tebliğ edilmemesi gereken ihbarnamelere karşı davacının dava açma hakkı bulunmamaktadır. Söz konusu ihbarnamelere dayanılarak davacının vergi ve cezadan sorumlu tutulması ve takip edilmesi de mümkün değildir.

Aynı ilkeler, 213 sayılı Kanunun 371/1.maddesi gözönünde bulundurulduğundan,... İlaç, Tıbbi Malzeme Sanayi Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi ile hiç bir hukuksal bağı olmayan davacının anılan limited şirket adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinde yer alan vergi ve cezaların terkini isteminde de geçerlidir.

Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda tarhiyatın terkin edilmesi gerekirken, takdirin dayanağı bulunmadığından söz edilerek terkin kararı verilmesinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

Bu nedenle, temyiz isteminin reddine karar verildi.

AYRIŞIK OY

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 94.maddesinde, "Tebliğ mükelleflerce, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ bunların başkan ve müdür veya kanuni temsilcilerine yapılır.

Tüzel kişilerinmüteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir..." hükmü yeraldığından, aynı kanunun 377.maddesinde düzenlenmiş olan ve mükellefler ile kendilerine vergi cezası kesilenlere tanınmış olan dava hakkının yukarıda yer alan 94.maddeye uygun olarak yapılan bir tebligata karşı kullanılabilmesi gerekmektedir. Olayda dava konusu vergi ve ceza ihbarnamelerin muhatabı ... İlaç Tıbbi Malzeme Sanayi Limited Şirketi ile ...

İlaç Tıbbi Malzeme Sanayi Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketidir. Bu ihbarnamelerin tasfiyeye girmeden önce anonim şirkete ortak olan davacıya tebliğ edildiği ve adı geçen kişinin kendisini vergi mükellefi olmadığını ileri sürerek tebliğ konusu kaçakçılık cezalı katma değer vergisinin terkini talebiyle dava açtığı hususu tartışmasızdır.

Şirket adına düzenlenen ihbarname, tebligatları alan davacı yönünden hukuki bir sonuç doğurmaz. Bu durumda tebligatın bunu alan ortağı teblige konu cezalı tarhiyatın borçlusu durumuna getirdiğini kabule olanak bulunmadığından davacının kendi hakkında hiçbir hukuki sonuç doğurmayan tebligat üzerine kendi adına dava açması da mümkün değildir.

Öte yandan sözkonusu tebligat, davalı idarece vergi ve cezanın cebren takibi için davacı nezdinde takibata geçilmesine ve haciz işlemlerine de imkan vermeyeceğinden davada menfaat alakasından da söz edilemez.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu durumda davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken işin esasını inceleyen mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü ile karara karşıyız.

Danıştay 11. Daire, E. 1995/1156, K. 1995/3190, 20 Kasım 1995 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
11. Daire
Esas No
1995/1156
Karar No
1995/3190
Tarih
20 Kasım 1995

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.1995/1249 K.1995/2987
  • Danıştay 9. Daire E.1995/1463 K.1995/3096
  • Danıştay 10. Daire E.1995/1564 K.1995/5782
  • Danıştay 10. Daire E.1995/1607 K.1995/5772
  • Danıştay 9. Daire E.1995/1618 K.1995/2969
  • Danıştay 12. Daire E.1995/1648 K.1995/2768

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.