İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /11. Daire

DANIŞTAY · 11. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 11. Daire E.1998/3664 K.1999/4198

16.10.1991 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 38 sıra nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin, "Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanan Mükellefler Hakkında Yapılacak İşlemler" başlıklı (B) bölümünde yer alan, haklarında belirtilen…

Esas1998/3664Karar1999/4198Tarih15 Kasım 1999Okuma7 dk · 1.429 kelime

KÜNYE

11. Daire 1998/3664 E., 1999/4198 K.·T.C. Danıştay Onbirinci Daire

Karar tarihi
15 Kasım 1999
Esas No
1998/3664
Karar No
1999/4198
Davacı
…
Vekili
…
Davalı
Maliye Bakanlığı - ANKARA
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.429 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Davanın Özeti

16.10.1991 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 38 sıra nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin, "Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanan Mükellefler Hakkında Yapılacak İşlemler" başlıklı (B) bölümünde yer alan, haklarında belirtilen nitelikte belge kullandıkları konusunda rapor bulunan mükelleflerin iade ve mahsup taleplerinin dört kat teminat karşılığında yerine getirileceği şeklindeki düzenlemenin iade ve mahsup haklarını kısıtlaması nedeniyle kanuna aykırı olduğu,

aksi sabit oluncaya kadar doğru ve kesin kabul edilmesi gereken yeminli mali müşavir raporuna istinaden iade ve mahsup talebinde bulunmalarına karşın, söz konusu tebliğ hükmü gerekçe gösterilerek taleplerinin karşılanmadığı, ayrıca teminat tutarının dört kat olarak saptanmış olmasının da dayanağının bulunmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 32. Maddesi hükmünün verdiği yetkiye istinaden çıkarılan 38 sıra nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (B) bölümünde yer alan düzenlemenin, kanuna aykırı bulunmadığı, ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı …'un Düşüncesi : Uyuşmazlık; Yükümlü kurumun, 38 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin "Sahte Veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kullanan Mükellefler Hakkında Yapılacak İşlemler" başlıklı (B) bölümünün iptali isteğinden ibarettir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 32 nci maddesinde, "Bu Kanunun 11,13,14,15 inci maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden indirilir.

Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilmeyen Katma Değer Vergisi Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tesbit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunur.", 38 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin "Sahte Veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kullanan Mükellefler Hakkında Yapılacak İşlemler" başlıklı (B) bölümünde "Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda haklarında bir rapor bulunan mükelleflerin iade ve mahsup talepleri,

iade hakkı doğuran işlem ihracat ile ilgili ise yaptıkları ihracatın gerçek olması ve Hazineye intikal etmeyen katma değer vergisi ile buna bağlı gecikme zammı ve cezalarının ödenmesi şartıyla, yukarıda açıklanan genel esaslar çerçevesinde yerine getirilecektir. Ödemenin doğrudan mükellefçe veya müteselsil sorumluluk çerçevesinde işleme taraf olanlara yapılması durumu değiştirmeyecektir.

Söz konusu verginin ödenmemesi veya yargı organlarında ihtilaf yaratılması halinde ise iade ve mahsup talepleri ancak dört kat teminat karşılığı yerine getirilecektir." hükümleri yer almıştır.

Dava dosyasının incelenmesi sonucunda, yükümlü kurumun, 1993 yılına ait kurum giderlerinin sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı belgelerle tevsik edildiği vergi denetmenince tesbit edilerek düzenlenen raporlara istinaden salınan vergi ve cezalar üzerinden uzlaşma sağlandığı, uzlaşılan vergilerin ödendiği, gecikme faizinin ise dava konusu yapıldığı,

dava devam ederken yükümlünün 1994,1995,1996 ve 1997 yıllarına ilişkin ihracat istisnasına bağlı muhtelif dönemleri kapsayan mahsup tecil-terkin istemi davaya konu Genel Tebliğ hükmü uyarınca mahsubu istenen miktarın dört katı banka teminat mektubu verilmesi şartı yerine getirilmediği için reddedildiği, reddedilen işleme karşı vergi mahkemesinde, işlemin dayandığı genel tebliğ hükmünün iptali için de Danıştay'da dava açılmış bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davalı idare tarafından, yükümlülerin iade talepleri karşılanırken, dava konusu 38 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (B) bölümünde yer alan hüküm ile giderlerini sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı belgelerle teyid eden mükellefler ile genel esaslara göre, yani giderlerini şekil ve içerik yönünden gerçek belgelere dayandıran mükellefler arasında iade talepleri karşılanırken fark yaratılmıştır.

Davalı idare,mükellefler arasında farklı düzenleme yaparak giderlerini sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı belgelerle teyid eden mükellefleri ayrık tutarken 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 32 nci maddesinde kendisine tanınan iade konusunda düzenleme yapma yetkisini kullanmıştır.

Giderlerini sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı belgelerle teyid eden mükellefler için iade edilecek miktarın 4 katı teminat verilmesi şartı getirilmiş, iade miktarının aslı ve kaçakçılık cezası ile birlikte geri dönüşünü güvence altına almak amacıyla iade edilecek vergi miktarının 4 katı tutarında teminat şartı öngörülmüştür.Bu kural çok kısa süreyi kapsayan ve vergi hukuku ilkelerine uygun bir şarta bağlanmıştır.

Giderlerini, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerle teyid eden yükümlülerde haklarında düzenlenen bir olumlu raporun vergi dairesine intikal etmesi halinde iade ve mahsup talepleri aynı tebliğde açıklanan genel esaslara göre teminat aranmaksızın yerine getirilecektir.

Yukarıda açıklanan nedenle, giderlerini sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerle teyit eden yükümlülerin iade ve mahsup taleplerinin yerine getirilmesinde 4 kat teminat aranmasına ilişkin dava konusu genel tebliğde vergi hukukunun temel ilkelerine aykırılık görülmediğinden, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür. Tetkik Hakimi …'un Düşüncesi : İptali istenilen 38 sıra nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (B) bölümünde yer alan düzenlemenin, 3065 sayılı Yasanın 32. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde yürürlüğe konulduğu ve kanun hükmünde yer alan ilke ve esaslara da aykırı olmadığı anlaşıldığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince duruşma için belirlenen 15.11.1999 gününde, davacı kurum vekili Av. … ve davalı Maliye Bakanlığını temsilen hazine vekili Av. … 'un geldiği görülerek, Danıştay savcısının da katılımıyla yapılan duruşmada, taraf vekillerine usulüne uygun söz verilip dinlenildikten sonra için gereği görüşüldü;

İhracat istisnasından kaynaklanan iade ve mahsup taleplerinin yerine getirilmemesi yolunda tesis olunan vergi dairesi işlemine karşı, yükümlü şirket tarafından ... Vergi Mahkemesinde ayrıca dava açıldığı ve mahkemenin … esas sayısına kayıtlı bulunduğu, dairemizdeki bu davanın ise sadece söz konusu işlemin dayanağı olan 38 sıra nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin ilgili hükmünün iptali istemiyle açıldığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-c bendi hükmü uyarınca, İstanbul Dış Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığının hasım konumundan çıkarılarak işin esasının incelenmesine geçildi.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11. maddesinde, ihracat teslimlerinin katma değer vergisinden müstesna olduğu, 32. maddesinde de, bu Kanunun 11. maddesi uyarınca vergiden istisna edilmiş işlemlerle ilgili bulunan fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemlerinin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye Bakanlığı'nca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu madde hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığı'nca çıkarılan 38 sıra nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin, "Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanan Mükellefler Hakkında Yapılacak İşlemler" başlıklı (B) bölümünde yer alan;

"sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığı konusunda haklarında bir rapor bulunan mükelleflerin iade ve mahsup talepleri, iade hakkı doğuran işlem ihracat ile ilgili ise yaptıkları ihracatın gerçek olması ve Hazineye intikal etmeyen katma değer vergisi ile buna bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve cezaların ödenmesi şartıyla, yukarıda açıklanan genel hükümler çerçevesinde yerine getirilecektir.

Ödemenin doğrudan mükellefçe veya müteselsil sorumluluk çerçevesinde işleme taraf olanlarca yapılması durumu değiştirmeyecektir.

Söz konusu verginin ödenmemesi veya yargı organlarında ihtilaf yaratılması halinde ise, iade ve mahsup talepleri dört kat teminat karşılığı yerine getirilecektir" şeklindeki düzenlemenin, ihracat istisnasından kaynaklanan iade ve mahsup haklarını kısıtladığı, bu yöndeki taleplerinin yeminli mali müşavir raporuna dayandığı ve aksi sabit oluncaya kadar doğru ve kesin kabul edilmesi gerektiği halde, anılan tebliğ hükmü gerekçe gösterilerek yerine getirilmediği, ayrıca dört kat teminat istenmesinin de yasal dayanağının olmadığı,

böylece iade ve mahsup imkanlarını ortadan kaldıran anılan tebliğ hükmünün hukuka aykırı olduğu yolundaki iddialarla iptali istenilmektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 32. maddesi hükmü uyarınca vergi iadesinden yararlanabilmek için vergiden istisna edilmiş işlemler dolayısıyla gerçekte bir katma değer vergisinin yüklenilmiş olması gerekir.

Zira katma değer vergisi iadesinin temeli vergiden müstesna olan işlemin meydana getirilmesi ile ilgili mal ve hizmet alımlarında bir istisnanın bulunmaması nedeniyle, söz konusu alımlar dolayısıyla ödenen vergilerin mükellefin üzerinde yük olarak kalmaması esasına dayanır.

Bu itibarla vergiden istisna edilmiş işlemle ilgili bir alımın olmadığı veya alımların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmiş olması hallerinde, herhangi bir katma değer vergisi ödemesinden bahsedilemeyeceğinden, yüklenilmeyen böyle bir verginin iadesinin de söz konusu olması mümkün değildir.

Bu durumda, yukarda yer alan Kanun hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan iptali istenilen tebliğdeki, "iade hakkı doğuran işlem ihracat ile ilgili ise, yapılan ihracatın gerçek olması ve Hazineye intikal etmeyen katma değer vergisi ile buna bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve cezaların ödenmesi şartıyla, genel hükümler çerçevesinde iade ve mahsup istemlerinin yerine getirileceği" yolundaki hükümle sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanıldığı konusunda haklarında rapor bulunan mükelleflerin, haksız yere katma değer vergisinden yararlanmalarının engellenmek istenildiği açıktır.

Tebliğin, "söz konusu verginin ödenmemesi veya yargı organlarında ihtilaf yaratılması halinde ise, iade ve mahsup talepleri dört kat teminat karşılığı yerine getirilecektir." yolundaki hükmü ise, iade ve mahsubu istenilen vergi aslı ile üç kat kaçakçılık cezasının karşılanmasına yönelik bir düzenleme olup, hazinenin muhtemel zararlarını önlemek amacıyla, haklarında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanıldığı konusunda rapor bulunan mükellefler yönünden genel iade ve mahsup prosedüründen farklı usul ve esaslar belirlenmiş olmasının yasaya aykırılığından söz edilemez.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 32 nci maddesiyle verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan ve iptali istenilen tebliğle yapılan düzenlemeler ile iade ve mahsup konusunda getirilen usul ve esaslarda yasaya aykırılık görülmediğinden, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ...- lira karar harcının davacı kurumdan alınmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-lira vekalet ücretinin davacı kurumdan alınarak davalı idareye verilmesine, 15.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 11. Daire, E. 1998/3664, K. 1999/4198, 15 Kasım 1999 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
11. Daire
Esas No
1998/3664
Karar No
1999/4198
Tarih
15 Kasım 1999

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1998/3817 K.1999/3598
  • Danıştay 9. Daire E.1998/3892 K.1999/4120
  • Danıştay 6. Daire E.1998/4211 K.1999/5155
  • Danıştay 11. Daire E.1998/4267 K.1999/4199
  • Danıştay 9. Daire E.1998/4487 K.1999/4150
  • Danıştay 4. Daire E.1998/4593 K.1999/3759

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.