KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2854 E., 2020/4810 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2020
- Esas No
- 2018/2854
- Karar No
- 2020/4810
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Polis memuru olarak görev yapmaktayken görevi esnasında yaralanması nedeniyle vazife malulü olduğuna karar verilerek idari polis memuru kadrosuna naklen atanan ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 47. maddesinin 1. fıkrası kapsamında maluliyet aylığı bağlanan davacı tarafından, maluliyetinin 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınması istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemin iptali ile idari polis memuru kadrosuna atandığı tarihten itibaren aylığının 2330 sayılı Kanun kapsamında ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince, davacının görevi başındayken Kayaş Polis Merkezine getirilen alkollü şahıs tarafından bileğinden yaralanması olayının güvenlik ve asayişin sağlanması görevini yerine getirmekte iken meydana geldiği, İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu kararı ile nakdi tazminat ödendiği, bu itibarla davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca aylık bağlanması gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
idari polis kadrosuna geçirildiği 04/03/2014 tarihinden itibaren, aylığının 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan vazife malüllüğü aylığının 04/03/2014 tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının yaralanmasına neden olan olayın, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada meydana gelmemesi nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceği, bu yönde emsal yargı kararları bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davalı idare tarafından dilekçesinde emsal olarak gösterilen yargı kararlarının meydana gelen olaya benzer nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/2854, K. 2020/4810, 28 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama